POLİTİKA - 20 Haziran 2015 Cumartesi 10:50

Gümüşhane MHP Milletvekili Canlı Basınla Buluştu

A
A
A
Gümüşhane MHP Milletvekili Canlı Basınla Buluştu

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Gümüşhane Milletvekili Mustafa Canlı, 7 Haziran seçimlerinin ardından Ankara’ya gitmeden önce basın mensuplarıyla iftar yemeğinde bir araya geldi.
İftar yemeğinde seçim sürecini değerlendiren Canlı, 3 dönem Belediye Başkanlığı yaptığı Gümüşhane’ye şimdi de Milletvekili olarak hizmet vereceğini, sadece kendisine oy verenlerin değil, toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir anlayışla temsil etmeye özen göstereceğini söyledi. Salı günü yemin edeceklerini hatırlatan Canlı, yeminine sadık bir şekilde çalışmanın boyunlarının borcu olacağını belirterek “Her zaman şeffaf ve açık olacağız. Hiçbir arka planımız olmayacak. Sorunları, çözüm önerilerini sizlerle paylaşacağız. Eleştiriye her zaman açık olacağız. Bu şehirde 15 yıllık bir Belediye Başkanlığı dönemimiz var” dedi.
“BEN İNANIYORUM Kİ AK PARTİ MHP’YE GELDİĞİ ZAMAN BİR ORTAK NOKTADA BULUŞACAKLAR”
Önümüzdeki süreçte halkın oluşturduğu parlamento içerisinde bir hükümet çıkması temennisinde bulunan Canlı, “Bizde hükümetin kurulmasından yanayız. Vatandaşları gezerken daha soru sormadan halkın beklentilerini aldık. Bu beklentileri kısmen yukarıya ilettim. Halkın sesini dinlemek lazım. Partiler hükümeti kurarken sorumluluklarını unutmamalı. Burada en büyük sorumluluk AK Parti’ye düşüyor. Çünkü sayısal olarak en çok milletvekili çıkaran onlar. Ben inanıyorum ki AK Parti MHP’ye geldiği zaman bir ortak noktada buluşacaklar. Toplum gelinen noktada biz uzlaşma istedi” ifadelerini kullandı.
Koalisyon hükümetlerinin uzlaşmaya dayalı olduğu için herkesin adımını atacağı zaman dengeli bir şekilde attığını ve koalisyondan korkulmaması gerektiğini belirten Canlı, “Uzlaşma kültürüne dayalı koalisyon hükümetlerinin çokta kötü olduğunu düşünmüyorum. İnşallah milletimiz ve memleketimiz için güzel olur. Önemli olan milletimizin birliği, beraberliği ve geleceği. Önümüzdeki süreçte parlamentoyu ve halkımızı biraz da zor günler bekliyor. Ama birlik beraberlik içerisinde olursak bu işlerin aşılacağından emin olabilirsiniz” diye konuştu.
“TBMM’DE BU DÖNEM GÜMÜŞHANE KÖKENLİ 11 MİLLETVEKİLİMİZ VAR”
Hizmet alma hakkına sahip olan herkesin kendilerine oy verip vermediğine bakmaksızın ona hizmet götürmenin boyunlarının borcu olduğunu vurgulayan Canlı, zor bir seçim sürecinden geçtiklerine de vurgu yaparak, “Toplumun sağduyusu galip geldi ve neticede tercihini kullandı. Diğer milletvekili arkadaşımıza da başarılar diliyorum. Üniversite yıllarından beri kendisini tanıyoruz. İnşallah Gümüşhane odaklı olan konularda omuz omuza vereceğiz. TBMM’de bu dönem Gümüşhane kökenli 11 milletvekilimiz var. Bunlardan birisi de HDP’li. 26 Haziran’da Ankara’da bir iftar yemeğinde bu arkadaşlarımızla da tanışacağız” şeklinde konuştu.
“GÜMÜŞHANE’DEKİ EN BÜYÜK SORUN İŞSİZLİK”
Gazetecilerin bir sorusu üzerine Gümüşhane’deki en büyük sorunun işsizlik sorunu olduğunu kaydeden Canlı, “Diğer sorunlar bir şekilde absorbe edilebilir ama işsizlik sorunu bence en büyük sorun. Bunun çözümü noktasında çalışmalar yapacağız. Bu sorunu aşarsak gerisi ardından gelir. İşsizlik olunca göç oluyor. Yetişen beyin buradan gidiyor. Seçim döneminde bölgeyi tanıyan birisi olarak yaptığımız ziyaretlerde mesela Kürtün bölgesinde en büyük sorunun yaylaların elektrik sorunu olduğunu gördük. Kelkit ve Şiran tarafında da tarım ve hayvancılıkla ilgili sorunlar ön plana çıkıyor. Uzun yıllar bölgede üst düzey yöneticilik yapmamız nedeniyle hangi bakanlığa hangi sorunu taşıyacağımızı biliyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.
“ANKARA’DA KOALİSYON OLDUĞU ZAMAN İLDE DE KOALİSYON OLSUN DİYORUZ”
MHP İl Başkanı Ali Ateş ise güzel bir seçim süreci geçirdiklerini belirterek Gümüşhane teşkilatı olarak AK Parti ile koalisyona bakış açılarıyla ilgili bir soruya, “Koalisyon döneminde ben bu şehirde Merkez ilçe başkanlığı yaptım. Ankara’da koalisyon olduğu zaman ilde de koalisyon olsun diyoruz. İldeki il başkanları veya yöneticilerinin de Gümüşhane’nin sorunlarıyla hep beraber hareket etmesi en doğru olanıdır. Olursa bizim kimseyle bir husumetimiz yoktur” dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."