SPOR - 21 Haziran 2015 Pazar 10:52

Türkiye'de Amatör Futbol

A
A
A
Türkiye'de Amatör Futbol

Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği (TÜFAD) Trabzon Şube Başkanı Nurettin Balaban, Türkiye’de 19 yıldır mücadele ettiği amatör futboldaki 4 bin kulübe gerek devletin gerekse federasyonun eğileceğine ve katkı sağlayacağına olan inancının azaldığını söyledi.
“EĞER BİR ÜLKENİN FUTBOLU KALKINACAKSA AMATÖR KULÜPLERİN VE PROFESYONEL TAKIMLARIN ALTYAPILARINDAN GEÇİYOR”
Gümüşhane’de katıldığı bir toplantı sonrasında İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Balaban, Türkiye’de futbola 19 yılını verdiğini anımsattı. Türkiye’de tabandaki 4 bin amatör kulübe gerek devletin gerekse TFF’nin eğileceğine ve katkı sağlayacağından ümitvar olmadığına değinen Balaban, “19 yıllık mücadelemizde biz bunu başaramadık. Meslek olmamız konusunda çok mücadele ettik ama büyüklerimize bunu kabul ettiremedik. Her gittiğimizde genel merkezde, TFF toplantılarında, her toplantıda ‘eğer bir ülkenin futbolu kalkınacaksa amatör kulüplerin ve profesyonel takımların altyapılarından geçiyor’ dedik” ifadelerini kullandı.
“18 BİN ANTRENÖR KADERİYLE BAŞBAŞA BIRAKILDI”
Türkiye’de antrenörlük yapan 18 bin kişinin 6-16 yaş grubuna hizmet verdiğini fakat ülke geneline bakıldığı zaman bundan maddi ve manevi anlamda, sosyal güvenlik anlamında kazanım sağlayan, geleceğini sağlayan 500 teknik adam olduğunun altını çizen Balaban, 18 bin antrenörün kaderiyle başbaşa bırakıldığını savundu.
“FUTBOL FEDERASYONUNU FUTBOL ADAMLARI SEÇERSE O ZAMAN TÜRKİYE’DE FUTBOLU KONUŞABİLİRİZ”
Görev yaptığı süre boyunca bunun mücadelesini verdiklerini fakat bunun karşılığında da bugün yıpratılmaya çalışıldıklarını kaydeden Balaban, “Ankara’ya bunların düzelmesi için hep anlattık. Türkiye genelinde 56 TÜFAD şubesi var. Biz bu şekilde 81 ile katkı sağlamaya çalışıyoruz. Dilimiz döndüğü kadar anlatıyoruz. Gerçekleri söyleyince de kötü oluyoruz. Ben Trabzon şube başkanı olarak, genel merkez yönetim kurulu üyesi olarak çok umutlu değilim. İnşallah devletimiz buna el atar. Futbol Federasyonunu futbol adamları yönetir. Futbol Federasyonunu futbol adamları seçer. O yapı kurulursa o zaman Türkiye’de futbolu konuşabiliriz” dedi.
“BİR ÜLKEDE 24 BİN FUTBOL TAKIMINI FUTBOL FEDERASYONU GÖRMÜYORSA VE GÖRMEK İSTEMİYORSA BU DÜŞÜNDÜRÜCÜDÜR”
Türkiye’de 126 profesyonel futbol takımı olmasına karşın Türkiye Futbol Federasyonunu (TFF) 18 takımın yönettiğini ve her şeyin o 18 takımın iki dudağı arasında olduğunu kaydeden Balaban, “Hepimiz amatörde yani tabanda çalışıyoruz. Ne kurslar konusunda bir geleceğimiz var, ne de kulüp kurma konusunda geleceğimiz var. Ülke federasyonunun devlet politikasına girmesi gerekiyor. 4 bin amatör kulüp var. Türkiye genelinde 24 bin takım oluyor. Bir ülkede 24 bin futbol takımını Futbol Federasyonu görmüyorsa, göremiyorsa ve görmek istemiyorsa bu düşündürücüdür. Bizim dernek olarak çok ciddi boyutta çalışmamız gerekiyor. Bir yerde adalet yerini bulacak diye düşünüyorum” diye konuştu.
“TÜRKİYE’DE SOSYAL GÜVENCESİ OLMAYAN BİNLERCE FUTBOL ANTRENÖRÜ VAR”
Türkiye’de sosyal güvencesi olmayan binlerce futbol antrenörü olduğunu, kurs mağdurları olduğunu ifade eden Balaban, son düzenlemelerle iki yıl sonra buradaki antrenörlerin 3. Lig’deki bir takımın bile başında olamayacağına dikkati çekti ve bu işe gönül veren insanların bu işten el çektirilmeye çalışıldığını savundu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.