YEREL HABERLER - 03 Ocak 2016 Pazar 14:52

Gümüşhane'de Binlerce Kişi Sarıkamış Şehitleri İçin Yürüdü

A
A
A
Gümüşhane'de Binlerce Kişi Sarıkamış Şehitleri İçin Yürüdü

Sarıkamış Harekatının 101.yıldönümünde Gümüşhane’de dondurucu soğukta binlerce kişinin katılımıyla ‘Vefakar gençlik, fedakar ecdadını unutmayacak’ projesi kapsamında Sarıkamış Şehitlerini Anma Yürüyüşü düzenlendi.
Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü tarafından organize edilen programa Vali Yücel Yavuz, Garnizon Komutanı Albay Cezayir Danışan, Belediye Başkanı Ercan Çimen, Vali Yardımcıları İsmail Özkan, Şenol Turan, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü İsrafil Aslan, kamu kurum müdürleri, AK Parti İl Başkanı Celalettin Köse, MHP İl Başkanı Ali Ateş, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı.
Aydın Doğan Spor Salonu önünde katılımcılara atkı, bere ve eldiven dağıtılmasının ardından başlayan yürüyüş Fuadiye, Atatürk, Cumhuriyet ve Hasanbey Caddeleri istikametinden devam ederek Zafer Meydanında son buldu.
Yürüyüş boyunca açılan dev Türk bayrağının arkasından yürüyen gençler sık sık “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganları atarken ellerinde taşıdıkları Türk bayraklarını dalgalandırdı.
“SARIKAMIŞ ŞANLI TÜRK TARİHİNİN HÜZÜNLÜ YAPRAKLARINDAN BİRİSİDİR”
Yürüyüşün sonunda Zafer Meydanında düzenlenen anma programı ise İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Tarih öğretmeni Fazıl Yazıcı’nın Sarıkamış harekatıyla ilgili katılımcıları bilgilendirmesinin ardından söz alan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü İsrafil Aslan, Sarıkamış Harekatının şanlı Türk tarihinin hüzünlü yapraklarından biri olarak hafızalarda yer almış bir destan olduğunu söyledi. Şartların tüm olumsuzluğu karşısında gösterdiği üstün cesaret, sabır ve metanetle, muharebe ettiği düşmanının bile takdirini kazanan Türk askerinin Sarıkamış Harekatında harp tarihinde eşine az rastlanır bir mücadele örneği sergilediğini kaydeden Aslan, büyük kayıplar verilse de vatan uğruna çıkılan bu yoldan asla geri dönmeyi düşünmeyen Türk askerinin direniş ve mücadele azminin üstünlüğünü bir kez daha ispatladığını ifade etti.
Alanı dolduran gençlere hitaben yaptığı konuşmada Türk tarihinin belki de en önemli kırılma noktalarından birisi olan Sarıkamış Harekatında donarak şehit olan askerler için eksi 10-15 derece arasında yürüyüş yaptıklarını kaydeden Vali Yücel Yavuz, “Bundan 101 yıl önce Sarıkamış Dağlarında bizim ecdadımızın donarak şehit olduğu, şehadet mertebesine ulaştığı o gün ki şartları anlayasınız diye sizleri yürütüyoruz. Şu anda bu kalabalığı hayranlıkla izlemek ve bunları takdirle yad etmek lazım” dedi.
“TARİHTEN TEKERRÜR ETMEMESİ İÇİN İBRET ALMAK LAZIM”
Vali Yavuz, tarihten tekerrür etmemesi için ibret alınması gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi: “Bundan 101 yıl önce Kafkas Cephesinde ecdadımız biz bu günleri rahat ve huzurlu yaşayalım diye o zamanki şartlarda sorgulamadan gittiler. Tereddütsüz bir şekilde en değerli varlıklarını, canlarını feda ettiler. Niye? Bayrağımız için, ezanımız için, Kur’anımız için. 100 yıl geçti değişen bir şey yok. Yine ülke savunulmak zorunda, yine ülke sınırları korunmak zorunda. Yine aynı tehditler devam ediyor. Yine vatan evlatları şehit oluyor. Bu hiçbir zaman kötü niyetli, art niyetli kişilerin amaçlarına ulaşamayacaklarının en büyük göstergesidir. 100 yıl önceki o manevi ruh 2016’nın üçüncü günü itibariyle dahi aynı şekilde ve aynı heyecanla devam ediyor.”
“7’DEN 77’YE MİLLİ DAVAMIZI, MİLLİ BAYRAĞIMIZI, MİLLİ DURUŞUMUZU HER AN VE HER ŞARTTA YAŞATMAK ZORUNDAYIZ”
Bu tür etkinliklerin yapılması gerektiğini dile getiren Vali Yavuz, “Bunu bütün dünyaya alemi ibret olsun diye duyurmak her vatan evladının boynunun borcudur. İşte onun ispatı olsun diye bu etkinlikleri yapıyoruz. Dış güçlere, iç güçlere özellikle içeride ki hain, kahpe ve satılmışlara ibret alemi olsun diye bu etkinlikleri canı gönülden yapmak zorundayız. Evlerde oturarak sıcak ortamlarda bulunarak bu iş olmaz. Taşın altına herkes elini koyacak. Önemli olan vatan mevzusudur işte o anda gerisi teferruattır der büyüklerimiz. Bunun milli duruşunu, milli ruhunu hep birlikte yaşamak zorundayız. Yeni doğan çocuğumuzdan ölüm döşeğinde ki yaşlımıza kadar, 7’den 77’ye kadar biz milli davamızı, milli bayrağımızı, milli duruşumuzu her an ve her şartta yaşatmak zorundayız. Onu sağlamanın yolu da milli ve manevi değerlerimizi her an ve her ortamda yaşatmaktan geçer. Onu için bu etkinliğe katıldığınızdan dolayı sizlere teşekkür ediyorum. Allah bu vatan için bayrak için mukaddesatımız için bağımsızlığımız için şahadete eren bütün büyüklerimizi cenneti ile mükafatlandırsın, gazilerimize şifalar versin, şehit ve gazi ailelerine kolaylıklar versin. Tarih boyunca yaşadığımız ve her zaman istiklalimiz için yaptığımız bu mücadeleyi gerekirse kıyamete kadar yaparız. Ama istiyoruz ki dünyada barış olsun, ülkemizde huzur olsun, insanlık huzura ersin. Eğer istemeyenlerde varsa onlarında cezasını en sert şekilde vereceğimizi de tarih boyunca olduğu gibi günümüzde de olduğu gibi her zaman göstermeye hazır ve nazırdır bu millet” diye konuştu.
Gümüşhane İl Müftüsü Ercan Aksu’nun yaptırdığı duanın ardından yürüyüşe katılanlara sıcak çorba ve simit ikramı ile program sona erdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Şeyh Şaban-ı Veli dualarla anıldı Anadolu’nun dört manevi direğinden biri kabul edilen Şeyh Şaban-ı Veli, 31’inci Uluslararası Şeyh Şaban-ı Veli ve Kastamonu Evliyalarını Anma Haftası kapsamında düzenlenen programda dualarla anıldı. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, dünyada sadece maddi sıkıntıların yaşanmadığını belirterek, "Savaşlar, saldırılar, katliamlar değil, aynı zamanda bir manevi açlık yaşıyor. İşte o manevi açlığın şifası bu topraklarda" dedi. 31’inci Uluslararası Şeyh Şaban-ı Veli ve Kastamonu Evliyalarını Anma Haftası, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kastamonu Valiliği ile Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Kültür Vakfı iş birliğiyle, Şeyh Şaban-ı Veli Külliyesi’nde düzenlenen anma programı başladı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda 1481 yılında Kastamonu’da doğup, 1569’da vefat eden Halvetiye tarikatının Şabaniyye kolunun kurucusu olan ve Anadolu’nun 4 manevi direğinden biri olarak kabul edilen Şeyh Şaban-ı Veli, dualarla anıldı. Anma programında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, "Çok kıymetli, çok ihtiyaç duyulan bir çalışmayı, ülkemiz adına, sadece ülkemiz değil, bütün dünya adına aslında tertip etmiş oluyorsunuz. Zira bu değerlerimiz, o birikimlerimiz, geçmişimizden gelen bu mirasımız sadece Kastamonu’ya ait değil, sadece Türkiye Cumhuriyeti’ne ait değil, başta gönül coğrafyamız olmak üzere bütün dünyaya şifa dağıtan, maneviyat dağıtan önemli bir merkez. Yüzlerce ismini bildiğimiz, bilemediğimiz şehitlerimiz, evliyalarımız var. Ama en büyük velilere baktığımız zaman bir köşesinde Mevlana Celalettin Rumi, diğer bir köşesinde Hacı Bektaşi Veli, diğer bir köşesinde Yunus Emremiz ve burada da Şeyh Şaban-ı Veli Hazretlerimiz ile Anadolu’muzun adeta manevi çelik kubbesini inşa etmiş durumdalar. Allah’ın izniyle biz onların yolundan gittiğimiz sürece, onların bize sağladığı mirası sahip çıktığımız sürece, onların himmetine bir şekilde mazhar olduğumuz sürece bize, dünyaya da hiçbir sıkıntı gelmeyecek, inşallah. Bu güzelliklerimiz, bu gücümüz bizim istiklalimize, egemenliğimize, bütün milli mücadelemiz başta olmak üzere, geçmişimizden bugüne bütün çabalarımıza bir katkı vermiş, bir manevi zenginlik vermiştir" dedi. Dünyanın şu anda manevi açlık içerisinde olduğunu söyleyen Çam, "Sadece maddi sıkıntılar yaşamıyor, savaşlar, saldırılar, katliamlar değil, aynı zamanda bir manevi açlık yaşıyor. İşte o manevi açlığın şifası bu topraklarda, buralarda. Bunların kıymetini bizim çok iyi bilmemiz, yeni yetişen nesillerimize çok iyi aktarmamız icap ediyor" diye konuştu. Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çiftçi ise Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli’nin hayatıyla ilgili bilgiler vererek, "Şeyh Şaban-ı Veli, 1481-1569 yılları arasında yaşamış, Halvetiye tarikatının Şabaniyye kolunun kurucusu olan bir zattır. Türbesi ziyaretçilerle dolup taşmaktadır. Türbesinin ziyareti ilk başlarda 100 bin kişiyle başladı, şu anda 500 bini geçmiş durumdadır. Yine Şaban-ı Veli hazretleri, ‘sonumuz önümüzden daha gür olacak’ sözünü söylüyor. Bu ziyaretçi akınının bir tezahürüdür" şeklinde konuştu. Program, Olgunlaşma Enstitüsü tarafından hazırlanan hüsn-i hat sergisinin açılışıyla devam etti. Anma programının sonunda İl Müftüsü Bekir Derin tarafından yapılan dua sonrası katılımcılara ikramda bulunuldu. 31. Uluslararası Şeyh Şaban-ı Veli ve Kastamonu Evliyalarını Anma Haftası, 7 gün boyunca çeşitlik etkinliklerle devam edecek.
Eskişehir Bakan Bayraktar: "600 milyon dolarlık yatırım olacak, bin 500’e yakın yeni istihdamı Eskişehir’imize kazandırzacağız" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Eskişehir için 3 çok önemli projenin olduğunu belirterek, "Lityum Karbonat Projesi, Penta 6 Tesisi ve bütün dünyanın gözünün üzerinde olduğu Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi. Dünyada nadir toprak elementlerine erişimle alakalı büyük bir mücadele var. Bu üç tesisimizde toplam yaklaşık 600 milyon dolarlık bir yatırım olacak ve neredeyse bin 500’e yakın da yeni istihdamı Eskişehir’imize, kazandırmış olacağız" diye konuştu. Bakan Bayraktar, 1 Mayıs Eskişehir programı kapsamında Eskişehir AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Bakan Alparslan, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak karşıladı. Ziyarette AK Parti Eskişehir Milletvekili ve TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez de bulundu. Bakan Bayraktar, Eskişehir için 3 proje hakkında bilgi verdi. Lityum Karbonat Projesi, Penta 6 Tesisi ve Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi’nde önemli adımların kaydedildiğini söyleyen Bakan Bayraktar, bu tesislerde Eskişehir’e bin 500 istihdam sağlanacağını aktardı. Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi’nde, endüstriyel tesis üretimine bu yıl içerisinde başlanacağına değinen Bakan Alparslan Bayraktar, bu anlamdan Türkiye’nin dünyanın ilk 5’inde olmasını hedeflediklerini söyledi. "600 milyon dolarlık bir yatırım olacak" Bayraktar, "Türkiye ekonomisi büyüyen, ihracatı büyüyen bir ülke. Son 23 yılda 230 milyar dolardan 1 buçuk trilyon dolarlık bir ekonomi haline geldik. Bunun ana itici gücü, ana motoru açıkçası bizim sanayimiz, üretimimiz ve ihracatımızdır. Dolayısıyla emek burada var, çok önemli bir çaba var. Sayın Bakanımız da ifade ettiler, bu çabanın karşılık bulması çok önemli ama samimi bir şekilde; yani istismar unsuru değil, samimiyetle bu çabanın karşılık bulması önemli. Biz 23 buçuk yıldır olduğu gibi, bugüne kadar olduğu gibi inşallah bundan sonraki süreçte de bu emekçimizin hakkının hiçbir zaman için kaybolmaması için büyük bir gayret içerisinde olacağız. Biz Kırka tesislerimizde bugün incelemelerde bulunduk. 2026’ya dair yatırım planlamalarımızı da bu arada yerinde inceledik. Onları da kısaca size ifade edeyim, özellikle 3 tane çok önemli projemiz var; Lityum Karbonat Projesi, Penta 6 Tesisi ve bütün dünyanın gözünün üzerinde olduğu Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi. İnşallah bu nadir toprak elementlerinde dünyanın ilk beşine girme hedefimiz var. Dünyada bugün artık maden savaşları, bu nadir toprak elementlerine erişimle alakalı büyük bir mücadele var. Ülkemizi bu anlamda o üst lige çıkaracak çok önemli projelerimizden bir tanesi. Onda da pilot tesisi malumunuz, bakanımızın döneminde tamamlamıştık, hizmete açmıştık. Şimdi endüstriyel tesis üretimine inşallah bu sene içerisinde başlıyoruz. Bütün bu üç tesisimizde toplam yaklaşık 600 milyon dolarlık bir yatırım olacak ve neredeyse bin 500’e yakın da yeni istihdamı inşallah biz Eskişehir’imize, özellikle bu bölgelerimize kazandırmış olacağız. İnşallah hayata geçtiğinde Eskişehir’in bir taraftan da sanayisinin de aynı şekilde lokomotif olacağı bir döneme gireceğiz. Biz her zaman için madencilikte şunu söylüyoruz: İş sağlığı ve güvenliği bizim için önemli. Dolayısıyla işçimiz, emekçimiz önemli. Çevreyle uyumlu madencilik; çevreye rağmen değil, çevreyle birlikte, onunla uyumlu bir şekilde madencilik ve katma değerli madencilik. İşi sadece ham maddeden ibaret değil; ham maddeyi ara ürüne ve nihai ürüne çevireceğiz" dedi. "Buradaki dağıtım bölgesi özellikle kırsalda yatırım anlamında geride kalmış" Eskişehir’in kırsal alanının elektrik ve doğalgaz hizmetlerinde geri de kaldığını belirten Bakan Bayraktar, Sevinç Mahallesi için düşünülen doğalgaz projesini planlanandan daha da erken bitireceklerini belirterek, "Bir başka konuda, bizim kendi alanımız; elektrik ve doğalgaz hizmetleri. Malumunuz vatandaşlarımızın, 86 milyonun 7/24 elektriğe ihtiyacı var, enerjiye ihtiyacı var. Artık elektriksiz, enerjisiz bir hayat düşünmek mümkün değil. Bu hizmetlerin de ki Eskişehir ve bu bölge diyelim buradaki dağıtım bölgesi özellikle kırsalda yatırım anlamında geride kalmış durumda. Bunları da inşallah o aradaki farkı kapatarak daha da ileri götürmek ve bu anlamda bu elektrik çağında, yeni dönemde herhangi bir şekilde hizmet kalitesinde düşüklük olmadan bu hizmetleri sizlere, vatandaşlarımıza ulaştırmak istiyoruz. Eskişehir aslında 1995’te doğalgazla tanışmış ama şu anda doğalgazın gitmediği halen mahallelerimiz var, özellikle merkezdeki mahalleler. Başta bunlar olmak üzere doğalgazı da gitmeyen yerlere götürmekle alakalı bir gayretin içerisindeyiz. Burada özellikle Sevinç Mahallesi’ndeki arkadaşlarımızla bugün konuştuk. Zaten takvimimizdeydi, onu inşallah biraz daha öne aldık. Önümüzdeki kış, inşallah onları doğalgazla tanıştırmış olacağız. Bu duygu ve düşüncelerle ben tekrar hepinize teşekkür ediyorum."
Mardin Mardin’de "Tespih Fuarı" açıldı Mardin’de bu yıl ikincisi düzenlenen "Tespih Fuarı" ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Mardin’de, Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Tespihçiler Esnaf ve Sanatkarlar Federasyonu ve Mardin Antika Tespih ve Gümüşçüler Derneği iş birliğinde Artuklu Fuar Alanı’nda düzenlenen etkinliğin açılışı gerçekleştirildi. Açılışa, Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Yaşar Dener, İl Emniyet Müdürü Recep Tecimer, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Tahsin Saruhan ile davetliler katıldı. Protokol üyeleri stantları gezerek sergilenen ürünleri inceledi. Vali Tuncay Akkoyun, Mardin’in barış, kardeşlik ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan bir şehir olduğunu belirterek, "Bu coğrafya sadece tarihi yapılarıyla değil, aynı zamanda önemli sanat ve zanaatlarıyla da dikkat çekiyor. Gümüş ve telkari işçiliğinin yanı sıra kehribar ve farklı materyallerden yapılan tespihler de bu mirasın önemli bir parçasıdır. Tespih, sabrın sanata dönüştüğü, geçmişin mirasını modern tasarımla buluşturan önemli bir değerdir" dedi. Fuarın hem ustaları hem de meraklıları bir araya getirdiğini ifade eden Akkoyun, 1-3 Mayıs tarihleri arasında açık olacak etkinliğe tüm vatandaşları davet ederek, bu tür organizasyonların desteklenmeye devam edeceğini kaydetti. Federasyon Başkanı Rezan Yılmaz da fuarın sektör temsilcilerini bir araya getirdiğini belirterek, "Mardin’e yakışır bir organizasyon oldu. Valimizin destekleriyle esnafımız burada buluştu. Tüm tespih severleri fuarımıza bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Mardin Antika Tespih ve Gümüş Derneği Başkanı Ümit Demir ise kehribarın Baltık Denizi’nden çıkarıldığını ve işlenerek Türkiye’ye ithal edildiğini belirterek, "Türkiye genelinde bayilerimize dağıtım yapıyoruz, aynı zamanda ihracat da gerçekleştiriyoruz. Bu fuar sektör açısından oldukça verimli geçiyor. Türkiye’nin dört bir yanından, hatta yurt dışından katılım var. Tespih sektörü, Mardin turizmine de önemli katkı sağlayacaktır" dedi. Satıcı Muhammed Akkurt ise fuarda ağırlıklı olarak antika ve özel koleksiyon ürünlerinin yer aldığını ifade ederek, "Osmanlı dönemine ait, 100 yılı aşkın geçmişe sahip tespihler sergileniyor. Mikro art sanatı tekniğiyle, aylar süren çalışmalar sonucu hazırlanan özel koleksiyonlar da bulunuyor. Fuarda ayrıca yaklaşık 50 bin dolar değerinde, Esmaül Hüsna motifli özel bir tespih de yer alıyor" diye konuştu. Tespih satıcısı Hakan Şidim ise 15 yıldır sektörde olduğunu ifade ederek, "Mardin esnafının büyük bölümü tespih ve antika ile ilgileniyor. Mardin denince akla ilk gelenlerden biri kehribar tespihlerdir. Fuardan memnun kaldık" dedi. Şidim, Osmanlı dönemine ait "alman sıkması" olarak bilinen tespihlerin antika kategorisinde yer aldığını belirterek, "Bu ürünler gramla satılıyor ve gram fiyatı 100 ile 150 dolar arasında değişiyor. En düşük fiyatlı tespihlerimiz 1000 liradan başlayıp 5 bin liraya kadar çıkıyor" diye konuştu.