YEREL HABERLER - 26 Eylül 2016 Pazartesi 20:19

Satala Antik Kentinde kazı 2017 yılında

A
A
A
Satala Antik Kentinde kazı 2017 yılında

Roma İmparatorluğu’nun doğudaki en önemli askeri karargahının bulunduğu Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Sadak köyünde ki Satala Antik Kentinde 2017 yılında kazı yapılabilmesi için gerekli girişimler başlatıldı.
Gümüşhane Valisi Okay Memiş, Milletvekili Hacı Osman Akgül ve beraberindeki heyetle birlikte önceki dönemlerde çeşitli kanallar aracılığıyla kazı girişimlerinde bulunulan bölgede incelemelerde bulundu.
İlçe merkezine 28 kilometre uzaklıktaki Sadak köyünde Kelkit Kaymakamı Naif Yavuz, Kelkit Belediye Başkanı Ünal Yılmaz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Ateş, kurum müdürleri ve köy muhtarı ile birlikte giden Vali Memiş, ilk olarak tarihi Roma havuzu, hamam ve mahalle arasında incelemelerde bulundu.
“2017 YILI İTİBARİYLE KAZIYA BAŞLAYACAĞIZ”
Tarihi kaynaklara göre Roma İmparatorluğu döneminde 15. Lejyon Lego Apollinares tarafından kurulan ve antik dönemde garnizon olarak kullanılmasının yanı sıra Anadolu ve Kapadokya’dan Karadeniz’e geçen askeri yolların birleştiği noktada Roma’nın stratejik bir karakolu olan Satala Antik Kentinin tarihçiler tarafından önemli bir tarihi ve kültürel yer olduğunun değerlendirildiğini belirten Vali Memiş, 2017 yılı itibariyle kazı yapılabilmesi için hazırlıkların tamamlandığını söyledi.
“EVLERİN DUVARLARINDA BİLE TARİHİ TAŞLAR VAR”
Köyde insanların evlerinin duvarlarında kullandığı taşların bile tarihi değere sahip olduğunun değerlendirildiğini kaydeden Vali Memiş, bölgenin turizm açısından çok önem verdikleri bir bölge olduğuna vurgu yaparak İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Ateş’ten kazı yapılacak alanla ilgili bilgi aldı.
SADAK MİLLİ PARKI BAKAN ONAYINDA
Sadak köyünde ayrıca Kelkit’in rüyalarından birisi olan Sadak Barajının faaliyete geçtiğini, an itibariyle de sulama sisteminin yapıldığını dile getiren Vali Memiş, baraj gölünün olduğu alanla ilgili Milli Park çalışmalarının da devam ettiğini, Bakan onayındaki çalışmayla ilgili Milletvekillerinden müjdeli haber beklediklerini sözlerine ekledi.
“DOĞAL GÜZELLİKLERİMİZE ULAŞIMI KOLAYLAŞTIRMAK İÇİN KARARLI BİR ŞEKİLDE ÇALIŞIYORUZ”
AK Parti Gümüşhane Milletvekili Hacı Osman Akgül ise açıklamasında amaçlarının Gümüşhane’de turizme yönelik tesisleri ulaşılabilir konuma getirmek olduğunu belirterek, “En azından haftalık turlar yapılabilecek bir organizasyon içerisindeyiz. Doğal güzelliklerimize ulaşımı kolaylaştırmak için kararlı bir şekilde devam ediyoruz. Turistlerin en az 1 hafta Gümüşhane’de kalıp bu doğal güzellikleri görüp kentimizin ekonomisine de bir katkı sağlama çabası içerisindeyiz. Mevcut durumda turlar geliyor ama şehirde kalmadan dönüyorlar. Şuanda turizme açık olan mevcut Karaca Mağaramız var. Biz buna Limni Gölü’nü, Artabel Göllerini, Sadak’ı, Örümcek Ormanları’nı ilave ederek tur şirketlerinin hizmetine sunmak istiyoruz” dedi.
“BİZİM GÖREVİMİZ ALTYAPIYI HAZIRLAMAK”
Devam eden otel inşaatlarının yanısıra turistlere yaylalarda butik konaklama imkanı sunmak istediklerini dile getiren Akgül, “Bazı tur şirketleri merkezde, bazıları yaylalarda konaklamak istiyor. Biz her tercihe göre hizmet sunma çabası içerisindeyiz. Ağırlıklı olarak yaylalara butik oteller yaparak konaklama imkanı sunacağız. Yatırımcı zaten cazibe görünce geliyor. Karşıyaka Tabiat Parkı’na yatırımcı geldi, 25 milyon gibi bir yatırım yapacak. Demek ki bir cazibe gördüğü için geldi. Turizme bu yerlerinin ulaşımını sağladığımız zaman sermaye gelecektir. Bizim görevimiz altyapıyı hazırlamak. Kayak Merkezimizi önümüzdeki dönemde özel müteşebbisle yapmayı planlıyoruz. Sermaye sahipleri Gümüşhane’de yatırım yapabiliyorlar. Bu önemli bir şey. Zaten özel müteşebbis gelmeden kamu imkanlarıyla yapabileceğiniz şeyler sınırlıdır. Ekonomik bütçeye bağlı. Serbest müteşebbis geldiği zaman hizmetlerin de kartopu gibi yürüyeceğini göreceksiniz” diye konuştu.
Vali Memiş ve beraberindekiler daha sonra Satala Antik Kentine su getirmek için 15. yüzyılda 47 gözlü olarak yapılan fakat günümüze kadar 1 tanesi sağlam kalan su kemerini de inceledikten sonra bölgeden ayrıldı.
Satala Antik Kentinden çıkarılan veya bulunan eserler Türkiye’de Erzurum ve İstanbul Arkeoloji müzesinde, bronzdan yapılan Afrodit büstü ise Londra British Müzesi’nde sergileniyor.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Gürlek: "27 Nisan E-muhtırası, hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "27 Nisan E-muhtırası, seçilmiş hükümeti hedef alan ve doğrudan milletimizin egemenlik hakkına ve hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "27 Nisan E-muhtırası, seçilmiş hükümeti hedef alan ve doğrudan milletimizin egemenlik hakkına ve hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın millet iradesine dayanan kararlı duruşu, tarihi bir dönüm noktası oldu ve bu girişimi boşa çıkardı. Bugün Türkiye; rotası bildirilerle çizilen değil, iradesini sandıkta ortaya koyan milletin yön verdiği bir hukuk devleti ise, bu Cumhurbaşkanımızın 27 Nisan’da sergilediği güçlü liderlik ve aziz milletimizin bu iradeye verdiği sarsılmaz destekle mümkün oldu" ifadelerini kullandı. "Demokrasimize sahip çıkma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın duruşunun Türkiye’de darbe ve muhtıra zihniyetine karşı verilen mücadelenin en önemli kırılma anlarından biri olarak tarihe geçtiğini belirten Bakan Gürlek, "27 Nisan’da ortaya konan irade, 15 Temmuz’da milletimizin destansı direnişiyle daha da güç kazandı. Adalet Bakanlığı olarak milli iradeyi esas almaya, demokrasimizin üzerinde hiçbir vesayet gölgesine izin vermemeye kararlılıkla devam ediyor; 27 Nisan E-muhtırasının yıl dönümünde demokrasimize sahip çıkma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz. Bu vesileyle her türlü anti-demokratik girişimin karşısında olduğumuzu; hukuktan, adaletten ve milli iradeden asla taviz vermeyeceğimizi; vesayet ve darbe dönemlerinin artık tamamen geride kaldığını en güçlü şekilde ifade ediyoruz" dedi.
Samsun Makineleşen insan eleştirisi tuvale yansıdı: "Transhüman-izm" Samsun’da açıldı Teknolojinin insanı dönüştüren değil, dönüştürülmüş bir varlığa indirgeyen yönüne dikkat çeken çarpıcı bir sergi Samsun’da sanatseverlerle buluştu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Engin Güney’in "Transhüman-izm" adlı resim sergisi açıldı. Sergi, teknolojinin kendisinden çok, kullanım amacı ve arkasındaki ideolojik yönelimlerin insanı nasıl makineleştirdiğini eleştirel bir bakışla sorguluyor. Kontrolsüz dijitalleşme ve popüler kültürün, insan kimliğini adeta programlanmış bir robota dönüştürdüğüne vurgu yapılan sergide toplam 29 eser yer alıyor. Serginin 10 gün boyunca açık olacağını belirten Doç. Dr. Engin Güney, günümüzdeki teknolojik dönüşümün paradoksal bir noktaya ulaştığını ifade ederek, "Makine insansılaştırılırken insan makineleşiyor. Sanal olan gerçekmiş gibi sunulurken, gerçek olan da giderek sanallaştırılıyor. Doğal olanın tahrip edildiği bu süreçte insan, vicdan ve merhamet gibi öz değerlerinden uzaklaştırılıyor" dedi. "Transhüman-izm" başlığındaki ‘izm’ ifadesinin bilinçli olarak ayrıldığını dile getiren Güney, bu tercihle değişimin ideolojik boyutuna dikkat çekmek istediğini söyledi. Teknolojinin faydalarının yanı sıra bağımlılık üretme ve çıkar odaklı kullanım risklerine de işaret eden Güney, dijital oyunlar, sosyal medya, yapay zeka ve sanal gerçeklik uygulamalarının yanlış kullanımının insan üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Serginin iki bölümden oluştuğunu belirten Güney, ilk bölümde "dijitopik" yaşam modelinin eleştirildiğini, ikinci bölümde ise renk ve doku üzerinden geleceğe dair alternatif bir yaşam önerisi sunduğunu ifade etti. İnsan davranışlarına dair karamsar bir tablo gördüğünü söyleyen Güney, bu tablonun ancak ortak bir bilinçle değiştirilebileceğini vurguladı. Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Galerisi’nde düzenlenen serginin açılışına OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Seylan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
İstanbul Beylikdüzü’nde tır kazasında faciadan dönüldü İstanbul Beylikdüzü’nde arıza nedeniyle duraklayan tır yokuş aşağı kaydı. Muhtemel bir faciayı önlemek için aracı 10 metrelik uçuruma yönlendirip, aşağı atlayan şoför hafif şekilde yaralandı. Kaza, saat 17.00 sıralarında Beylikdüzü ilçesi Kavaklı Mahallesi Kavaklı Caddesi’nde yaşandı. İddiaya göre, arıza nedeniyle sağ şeritte duraklayan tır kendiliğinden hareket etti. Hareket eden araç, sol şeritte seyreden başka bir tıra çarptı. Şoför, daha büyük bir facianın önüne geçmek için aracı yolun yanındaki 10 metrelik uçuruma doğru yönlendirerek, araçtan aşağı atladı. Hafif yaralanan şoför, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı. "Kahramanlık yapmış, kendini feda ederek tırı uçuruma yönlendirdi" Kazaya ilişkin konuşan esnaf Lokman Kondi, "Bizim 200-300 metre ileride dükkanımız var. Çok büyük bir gürültüye koştuk. Ben dedim her halde bina çöktü. O kadar gürültülü bir ses geldi ki, buradan 200 metre ilerideki toprak titredi. İnsanların koştuğunu görünce biz de yardım için koştuk. Tır şoförü araç kaymaya başlayınca kendisin kurtarmak için aşağıya atlamış. Ayağını burkmuş ama ucuz atlatmış. Burada yoğun bir trafik var, aşağıya gitse daha büyük bir facia olabilirdi. Aslında şoför kendisine göre bir kahramanlık yapmış. Bu bölgeden kendisini buraya atmış. Allah razı olsun, duyarlı vatandaşmış. Kendini feda ederek aracı uçuruma yönlendirmiş" dedi. Polis ekipleri ise kazayla ilgili inceleme başlattı.