GENEL - 30 Mart 2017 Perşembe 10:14

Tünel dağı bu kez boğazından değil göbeğinden deliyor

A
A
A
Tünel dağı bu kez boğazından değil göbeğinden deliyor

Tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan ve asırlar boyunca hem insanlara hem de araçlara güçlükle geçit veren Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarındaki 2 bin 100 metre rakımlı Zigana Dağı’na yeni yapılan tünelle birlikte 30 yıl önceki 6 saatlik mesafe 40 dakikada alınacak.

Tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan ve asırlar boyunca hem insanlara hem de araçlara güçlükle geçit veren Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarındaki 2 bin 100 metre rakımlı Zigana Dağı’na yeni yapılan tünelle birlikte 30 yıl önceki 6 saatlik mesafe 40 dakikada alınacak.


İlk tünelin yaşanan çığ faciasının ardından 77 yıl önce yapıldığı Zigana Dağı’nda yapımı 14 yıl süren ve dönemin Başbakanı Turgut Özal tarafından 1989 yılında açılışı yapılırken “Dağı göbeğinden değil boğazından deldik” dediği bin 702 metre uzunluğundaki mevcut Zigana Tüneli’nin ardından bu kez Zigana Dağı’na dünyanın ikinci, Avrupa’nın ise en uzun karayolu tüneli yapılıyor.


Geçtiğimiz günlerde Başbakan Binali Yıldırım tarafından temeli atılan tünelde çalışmalar hızla devam ederken, hem Gümüşhane hem de Trabzon tarafından başlanan çalışmalar sonucunda çift tüpte toplam 4 kilometrelik mesafeye ulaşıldı.


Gümüşhane’nin çılgın projelerinden birisi olarak nitelendirilen, Trabzon tarafından bin 15, Gümüşhane tarafından da bin 212 metre rakımdan başlayan çalışmalar hızla yol alırken, tünelin 29 Ekim 2019 tarihine kadar bitirilmesi bekleniyor.



14,5 kilometre uzunluğunda çift tüplü tünel


Bin 800 metre rakımdaki mevcut Zigana tünelinin yerine yapılan ve sol tüpü 14 bin 448, sağ tüpü de 14 bin 481 metre olarak projelendirilen yeni Zigana tünelinin dünyanın en uzun ikinci, Avrupa ve Türkiye’nin en uzun karayolu tüneli olacağını kaydeden Gümüşhane Valisi Okay Memiş, yeni tünel çalışmalarını yerinde inceledi.


Yeni Zigana tüneli projesinin Doğu Karadeniz bölgesinin, Gümüşhane’nin çılgın projesi olduğunu kaydeden Vali Memiş, “Geçtiğimiz haftalarda Sayın Başbakanımızın ilimizi teşrifleri ile birlikte Zigana Tünelinin temel atma törenini gerçekleştirdik. Orada da Sayın Başbakanımız ifade ettiler. Müteahhit firma yetkililerinden aldıkları sözler doğrultusunda 29 Ekim 2019 tarihi itibariyle hem Gümüşhane’ye hem Trabzon’a hem de Karadeniz bölgesinin hizmetine açılacak. Bu tünel doğu Karadeniz bölgesinin çılgın projesi” dedi.



“30 yıl öncesinde 6 saatte alınan mesafe 40 dakikaya düşecek”


Yapılan tünel ve duble yollar sayesinde Gümüşhane’den sahile ulaşım mesafesinin kısalacağını kaydeden Vali Memiş, “Bundan bir 30 yıl öncesinde neredeyse 6 saatte Gümüşhane’den Trabzon’a gidilirken yapılan bu tünel sayesinde ve diğer duble yollarla beraber ilimizden Trabzon’a yani sahile ulaşım neredeyse 40 dakikada gerçekleşecek. Yine tarihi İpek Yolu üzerinde olan bu tünel sayesinde daha önceden meydana gelen trafik kazaları neticesinde oluşan ölümlerinde önüne geçmiş olacağız, kazaların önüne geçmiş olacağız. Belki de yapım maliyetini çok kısa sürede tolere edecek bir tünel olacak. Ben bu vesile ile ilimize ve bölgemize bu kadar önemli bir yatırıma bizleri kavuşturan başta sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Bey olmak üzere, sayın Başbakanımıza, Ulaştırma Bakanımıza, Karayolları Genel Müdürlük yetkililerine ve müteahhit firmanın bütün çalışanlarına, bütün teknik elemanlarına, işçilerine teşekkürlerimi ve şükranlarımı arz ediyorum” şeklinde konuştu.



“Çift tüpte toplam 4 kilometreye ulaşıldı”


Tünelin yapımında şu anda toplamda 4 kilometreye yaklaştığını ifade eden Vali Memiş şunları söyledi: “Torul’dan gireceğiz, Maçka’dan çıkacağız. Bu çok önemli bir çalışma. Türkiye’de ki bütün vatandaşlarımızın karayolları ağında görebileceği en güzel coğrafya, en güzel karayollarından bir tanesi Gümüşhane-Trabzon karayoludur. Bu güzergah yaklaşık 1 saat mesafeliktir. Ancak Zigana Dağıyla, Toruluyla, Trabzon tarafında Hamsiköy’ü Başarköyüyle büyüleyici bir atmosferdir. İnanılmaz bir doğal güzelliği olan yoldur. Onun için bu karayolunu biz Türkiye’nin en güzel karayollarından biri olarak değerlendiriyoruz ve bununda en somut göstergesi Doğu Karadeniz Bölgesine gelen yaklaşık 1 milyona yakın Arap turist kardeşlerimiz bu güzergahı kullanmaktadırlar. Bu da bizim için çok önemli bir değer, çok önemli bir turizm potansiyelidir” kaydetti.


Dünyanın ve Türkiye’nin en güzel coğrafyalarından birisinde seyahat etmek isteyen vatandaşların yine Zigana Dağını kullanarak ulaşımı sağlayacaklarını dile getiren Vali Memiş, yeni Zigana tünelinin başlı başına bir turizm potansiyeli olduğunu belirterek, “Çünkü insanlarımız dünyanın en uzun ikinci tünelinden, Avrupa’nın en uzun tünelinden geçmeyi deneyimleyecekler. Bu tünelin bütün bölge halkına, bütün Türkiye’ye hayırlı olmasını diliyorum” dedi.



Zigana dağına tünel yaptıran çığ faciası


Zigana dağının zirve geçidinde 3 nesilden beri sürdürdüğü iş yerinde hayatını sürdüren emekli öğretmen Osman Özgün ise “Atlı kızaklarla zor geçilen Zigana Dağı, şimdi dünyanın ikinci, Avrupa’nın en uzun tüneli ile geçilecek” ifadelerini kullandı.


Kendisinin de dedesi ve babası gibi Zigana dağında mücadele verdiklerini kaydeden Özgün, “O yıllarda yol yoktu. Kış ayları çok yoğun kar yağışı ile geçerdi, 3-4 metre yüksekliğinde kar kalınlığı olurdu. Karayolları bugünkü gibi değildi. Yolları açamıyorlardı. Kızaklarla buradan geçiş sağlanıyordu. Dedem İzzet Ağanın çift atlı kızağı vardı. O dönemlerde posta vazifesi görüyordu. Gümüşhane tarafından gelen yolcuları Zigana köyünden alıp, Trabzon tarafına götürüyordu. Trabzon tarafından gelenleri de alıp Gümüşhane’ye getiriyorlardı. İki amcamdan bir tanesi kızağı kullanıyordu. Zigana köyünden 2 amcam, 2 yolcuyu alarak bu zirveye geliyorlar ve buradan da izine gidecek olan 2 askeri alarak Trabzon’a doğru yola çıkıyorlar. Şu anda çığ tünelinin olduğu yerde bir çığ geliyor, bunları atıyla, arabasıyla, kızağı ile alıp dereye kadar sürüklüyor. Amcamın bir tanesi yaralı olarak kurtuluyor, diğerleri ise çığ altında kalarak hayatlarını kaybediyorlar. Ancak bütün aramalara rağmen askerin bir tanesini bulamıyorlar. Bahar aylarında karlar eriyince askeri buluyorlar ve şu anda babaannemin mezarının bulunduğu yere defnediliyor. Arayıp soranı da olmadı” dedi.


Çığın geldiği ve dört kişinin hayatını kaybettiği yere çığ tüneli yapıldığını belirten Özgün, “1940’lı yıllarda yapılmış, ben o zamanlar daha doğmamıştım. Çocukluğumuzda oraya giderdik, büyüklerimiz o tünele ‘cankurtaran’ derdiler. Ancak, çığ tüneli yapıldıktan sonra da bir daha o bölgeden çığ gelmedi” ifadelerini kullandı.



“Yeni Zigana tüneli dağın tam göbeğinden deliniyor”


Karayolundaki mevcut Zigana Tüneli’nin ise yapımına 1975 yılında başlanıldığını ve 14 yılda tamamlandığını ifade eden Özgün, “Tünel başladığı zaman ‘bu tünel 10 senede bitecek’ dediler. Ama 14 senede tamamlandı. Tünelin açılışına gelen rahmetli Turgut Özal dağı çok yukarıdan deldiklerini söyledi. Özal, dağı bir insana benzeterek, ‘Göbeğinden bıraktık, boğazından deldik’ demişti rahmetli. İşte şimdi bugün de Yeni Zigana Tüneli ile dağ tam göbeğinden deliniyor” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı Ağrı’da TOBB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi açıldı Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ağrı’da son 23 yılda eğitime 1 milyar 687 milyon lira yatırım yapıldığını belirterek, eğitim altyapısının önemli ölçüde güçlendirildiğini söyledi. Bolat, meslek liselerinin üretim ve sanayiyle bütünleşerek Türkiye ekonomisine doğrudan katkı sağladığını vurguladı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından yaptırılan TOBB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin açılış törenine Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanı sıra TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Ağrı Valisi Önder Bozkurt, AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci, il protokolü, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Bakan Bolat, Ağrı’da eğitim alanında önemli bir kapasite artışı sağlandığını ifade ederek, "İlimize son 23 yılda toplam 1 milyar 687 milyon liralık yatırım kazandırıldı. Bu süreçte 7 bin 47 derslik, 8 bin 745 öğretmen ve 1.029 okul ve kurumla eğitim altyapısı güçlendirildi. Okul öncesinde 5 yaş net okullaşma oranı yüzde 82,6’ya ulaştı" dedi. Eğitimde erişim ve hizmet kapasitesinin yükseldiğini belirten Bolat, ilköğretimde derslik başına 18, ortaöğretimde 26 öğrenci düştüğünü; öğretmen başına düşen öğrenci sayısının ise ilkokulda 16, ortaöğretimde 19 olduğunu kaydetti. Mesleki eğitimin önemine dikkati çeken Bolat, meslek liselerinin yalnızca eğitim kurumu değil, aynı zamanda üretim ve sanayi ekosisteminin bir parçası haline geldiğini söyledi. Bu kapsamda meslek liselerinin döner sermaye gelirlerinin 2019’da 356 milyon liradan 2024’te 7,1 milyar liraya yükseldiğini belirten Bolat, Ağrı’daki meslek liselerinin de 2024 yılında 53 milyon 130 bin lira ciroya ulaştığını ifade etti. Bolat, meslek liselerinde verilen uygulama ağırlıklı eğitimin öğrencileri iş hayatına hazırladığını vurgulayarak, sanayi ile kurulan iş birliklerinin nitelikli iş gücü yetiştirilmesinde kritik rol oynadığını dile getirdi. Konuşmaların ardından Bakan Bolat ve beraberindekiler okulun açılış kurdelesini kesti. Heyet, daha sonra sınıfları ve üretim alanlarını gezerek öğrencilerle bir araya geldi. Bakan Bolat, öğrencilere kitap hediye etti.
İstanbul Hasret bitiyor Formula 1 geliyor: Başkan Bingöl’den "Hazırız" mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Formula 1 Türkiye Grand Prix’sinin 2027 yılından itibaren yeniden takvime dahil edileceği açıklandı. Organizasyonun 2027-2031 yılları arasında Türkiye’de düzenleneceği bildirilirken, yarışlara İstanbul Park’la ev sahipliği yapacak olan Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, "Tuzla Belediyesi olarak ulaşım, altyapı ve tüm ihtiyaçlarda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde düzenlenen Formula 1 Türkiye Grand Prix Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin motor sporlarındaki yerinin güçlenerek devam edeceğini belirtti. Erdoğan, "Bir motor sporları ülkesi olan Türkiye’nin Formula 1 ile ortaklığının önümüzdeki yıllarda güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum. İstanbul Park, 2027-2031 yılları arasında tam 5 dönem boyunca göz dolduran, heyecanlı, seyir zevki yüksek yarışlara ev sahipliği yapacaktır" ifadelerini kullandı. "Tuzla Belediyesi olarak ulaşım, altyapı ve tüm ihtiyaçlarda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız" Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl de Formula 1 yarışlarının yeniden Türkiye’de düzenlenecek olmasından memnuniyet duyduklarını belirterek, "2027 yılından itibaren ülkemizde gerçekleştirilecek Formula 1 yarışlarının, İstanbul Park’ta ve Tuzla’mızın ev sahipliğinde düzenlenecek olmasının gururunu yaşıyoruz. Tuzla Belediyesi olarak ulaşım, altyapı ve tüm ihtiyaçlarda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. Hayırlı olsun" dedi. Formula 1 10’uncu kez Tuzla’da Motor sporlarının en prestijli organizasyonlarından biri olan Formula 1 kapsamında Türkiye Grand Prix’si, 2027 takviminde yer alacak. Tuzla’daki İstanbul Park, daha önce 2005-2011 ile 2020-2021 yılları arasında düzenlenen yarışların ardından 2027’de 10. kez Formula 1’e ev sahipliği yapacak. İlk kez 2005 yılında takvime giren Türkiye Grand Prix’si, 2011’e kadar aralıksız gerçekleştirildi. 2020’deki yarışlar pandemi nedeniyle seyircisiz, 2021’de ise sınırlı kapasiteyle düzenlendi. En başarılı pilot Massa, son şampiyon Hamilton Türkiye Grand Prix’sinde bugüne kadar en başarılı isim, 2006, 2007 ve 2008 yıllarında üst üste üç kez kazanan Brezilyalı pilot Felipe Massa oldu. Lewis Hamilton ise İstanbul’da iki kez zafere ulaşırken, 2020 yılında kazandığı yarışla kariyerinin 7. dünya şampiyonluğunu ilan etti. İstanbul Park’ta düzenlenen ilk yarışı ise 2005 yılında Kimi Raikkonen kazandı. 155 bin seyirci kapasitesi bulunuyor Toplam 5,3 kilometre uzunluğundaki Tuzla İstanbul Park Pisti, 14 virajı ve teknik yapısıyla sürücüler açısından zorlu parkurlar arasında gösteriliyor. Pist, 2,21 milyon metrekarelik alan üzerine kurulu olup 155 bin seyirci kapasitesine sahip bulunuyor. 8. viraj ile ün kazandı Pistin en dikkat çekici bölümlerinden biri olarak öne çıkan 8. viraj (Turn 8), yaklaşık 640 metre uzunluğu ve dört tepe noktasıyla Formula 1’in en zorlu virajlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu viraj aynı zamanda İstanbul Park’ın dünya çapında ün kazanmasında önemli rol oynuyor.
İstanbul Emine Erdoğan, TOGEM-DER’in geleneksel "Cemre Çarşısı"nın açılışına katıldı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, "Türkiye olarak, aile meselesini küresel gündeme de taşıyan ve farkındalık oluşturan bir ülkeyiz. Türkiye’de Aile Yılı, 2026-2035 dönemini ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ ilan ettik" dedi. Emine Erdoğan, Toplumsal Gelişim Merkezi Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneğinin (TOGEM-DER) bu yıl ‘iyilik, sürdürülebilirlik ve dayanışma’ temasıyla organize ettiği 4. Cemre Çarşısı’nın açılışına katıldı. TOGEM-DER Yönetim Kurulu Başkanı Mihrimah Belma Sekmen’in ev sahipliğindeki çarşının açılışına, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile eşi Özlem Kacır, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın eşi Nuran Fidan, AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, bazı belediye başkanları, hayır çarşısının sponsorları, iş insanları, yapımcılar, yönetmenler, şefler, sinema ve dizi oyuncuları, şarkıcılar, gazeteciler, modacılar ve sosyal medya içerik üreticileri de katıldı. Beyoğlu’ndaki bir otelin fuaye alanında kurulan çarşının açılışında konuşan Erdoğan, Cemre Çarşısı’nın iyiliğin cemre olup hayatın manevi toprağına düştüğü hayırlı bir platform olduğunu belirtti. Emine Erdoğan, dünyanın merhamet damarlarının kuruduğu bu çağda, vicdanlara bahar gelmesine ziyadesiyle ihtiyaç duyulduğunu ifade ederek, kötülüğün sıradanlaşmasına verilecek en güçlü cevabın hayır ve hasenatın çoğalması olduğunu dile getirdi. Erdoğan, "Sezai Karakoç’un "Kötülükleri bitiremeyiz ama iyilikleri çoğaltabiliriz. İşte o zaman iyilik, hayatı güzelleştirip anlam katmanın simyası olur. Eğer arkamızda bir ayak izi bırakacaksak bu iz, insanlık için atılmış adımlardan arda kalan, kalbe dokunan izler olmalıdır. Çok şükür bizim topraklarımız böyle izlerle dopdolu. Nitekim bizler, hayatın anlamını ve varlık sebebimizi iyilik yapmak için vesileler aramada, ailemize, komşularımıza, dostlarımıza ve tüm canlılara el uzatmakta buluyoruz. Malumunuz, merhametin bizde uzun bir tarihi ve geleneği vardır" dedi. "Ne mutlu ki bu ruh, bugün de Cemre Çarşısı’ndan yükseliyor" Osmanlı’da kurulan vakıf sayısının 26 bini geçtiğini söyleyen Erdoğan, ecdadın kurduğu medeniyetin nasıl da insan odaklı olduğunun en önemli göstergesi olduğuna dikkati çekerek, "Vakıfların mahiyetine baktığımızda insanla beraber içine doğayı da alan bütüncül bir medeniyet tasavvuru görüyoruz. Dayanışmanın toplumsal yaşamın bel kemiği olduğunu ve iyiliğin gündelik bir yaşam pratiği haline geldiğini anlıyoruz. Ne mutlu ki bu ruh, bugün de Cemre Çarşısı’ndan yükseliyor. Bu safın en güzel yanıysa kimseyi ayırmadan, iyiliği ortak bir vicdan dili haline getirmesidir. Hazreti Mevlana’nın da dediği gibi ’Bir mum diğer mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez" ifadelerini kullandı. "Aile, insanlığın karşı karşıya olduğu pek çok sorunun çözüm merkezidir" Emine Erdoğan, "Çağımıza baktığımızda savaşlarla yorulmuş bir dünya, tüketim alışkanlıklarıyla yok edilen doğal kaynaklar, vicdandan uzaklaşan bir insanlık görüyoruz. O zaman bize bir panzehir lazım. Cemre Çarşısı’nın bu seneki teması olan ’Aile, İyilik ve Sürdürülebilirlik’, aslında bize çözümün ne kadar yakınımızda, tabiri caizse elimizin tam altında olduğunu söylüyor. Zira aile, insanlığın karşı karşıya olduğu pek çok sorunun çözüm merkezidir. Çünkü eğitimden değer aktarımına kadar, hayatın tüm temel süreçleri aile çatısı altında şekillenir. Çocuktaki cevheri işleyen, davranış kalıplarını oluşturan, benlik duygusunu inşa eden ailedir. İnsanlığa sevgiyle bağlı, doğayla bağ kuran ve israfın karşısında bilinçle duran nesiller ancak anne babanın verebileceği bir vicdan eğitimiyle yetişir" şeklinde konuştu. "2026-2035 dönemini "Aile ve Nüfus 10 Yılı" ilan ettik" Emine Erdoğan, modern dünyada aile bağlarının zayıfladığı ve aile kurumunu zedeleyen birçok risk olduğuna dikkati çekerek, bu sebeple geçen yılı "Türkiye’de Aile Yılı", 2026-2035 dönemini "Aile ve Nüfus 10 Yılı" ilan ettiklerini vurguladı. Erdoğan, "Türkiye olarak, aile meselesini küresel gündeme de taşıyan ve farkındalık oluşturan bir ülkeyiz. Fakat bu, hepimizin ortak gayreti olmalı, hepimiz kendimizi bu mücadelenin en önemli paydaşı olarak görmeliyiz. Bunun için, toplumumuzun kurucu kodlarına, bilhassa hamiyet kültürüne sımsıkı sarılmalıyız. Bizi biz yapan değerlerimizin hiçbir şekilde, ’Bir zamanlar’ diye başlayan cümlelere hapsolmasına izin vermemeliyiz. Çünkü o cümleler, kökleri beslenmediği ve ihmal edildiği için bugüne aktarılamamış değerlere yakılan ağıtlardır" diye konuştu. Erdoğan, Cemre Çarşısı’nın, söyleşi programları, çocuklara yönelik kültür-sanat faaliyetleri ve mutfak atölyeleri gibi birçok etkinlikle herkes için bir ilham kaynağı olacağını ifade ederek, organizasyonda emeği geçenleri gönülden kutladı. Açılış töreni, aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Törenin ardından çarşıyı gezen Emine Erdoğan, stant görevlileriyle sohbet ederek, geliri derneğin sosyal yardım faaliyetleri ve projelerinde kullanılacak ürünlerden alışveriş yaptı. Erdoğan, tekstilden ev aksesuarına, gıdadan el sanatlarına kadar 80’i aşkın markanın stant kurduğu çarşıda, firmaların sürdürülebilir moda, sıfır atık ve geri dönüşüm faaliyetlerini önceleyen çalışmalarını inceledi. Tüm stantları ziyaretinin ardından çarşıdaki workshop atölyelerine katılan Erdoğan, mutfak atölyesine geçerek Şef Claudio Chinali ile birlikte peynirli makarna yaptı. Erdoğan daha sonra, kendi himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Türkiye’nin kültürel, coğrafi ve yerel zenginliklerini koruyarak dünyaya tanıtmayı, yerel üreticiyi desteklemeyi ve Anadolu’nun bereketini dijital platformlara taşıyarak ekonomik kalkınmayı hedefleyen seferberlik projesi ‘Anadoludakiler’ standını ziyaret etti.