GENEL - 21 Temmuz 2017 Cuma 16:15

CHP heyetinden şehit öğretmenin ailesine taziye ziyareti

A
A
A
CHP heyetinden şehit öğretmenin ailesine taziye ziyareti

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve milletvekillerinden oluşan bir heyet Tunceli’de şehit edilen öğretmen Necmettin Yılmaz’ın ailesine taziye ziyaretinde bulundu, mezarında Kur’an okudu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve milletvekillerinden oluşan bir heyet Tunceli’de şehit edilen öğretmen Necmettin Yılmaz’ın ailesine taziye ziyaretinde bulundu, mezarında Kur’an okudu.


CHP Genel Başkan Yardımcısı Ordu Milletvekili Seyit Torun, Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Gümüşhane İl Başkanı Bedri Ağaç, Bayburt İl Başkanı İbrahim Kaldırımoğlu, Merkez İlçe Başkanı Tekin Saraçoğlu ve Torul İlçe Başkanı Ali Osman Araz’dan oluşan heyet Torul ilçesine bağlı Demirkapı köyü merkez mahallesinde bulunan acılı aileyi ziyaret etti.


Baba Hamit Yılmaz ve akrabaları ile evlerinin önünde bir süre sohbet eden CHP heyeti daha sonra şehit öğretmen Necmettin Yılmaz’ın aile kabristanlığındaki mezarlığına geçti. Burada bir din görevlisinin okuduğu Kur’an-ı Kerim’i dinleyip dua eden CHP heyeti daha sonra köyden ayrıldı.


Ziyarette CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun taziyelerini acılı baba Hamit Yılmaz’a ileten CHP Genel Başkan Yardımcısı Ordu Milletvekili Seyit Torun, şehit öğretmen Necmettin Yılmaz’ın, çocukların bu ülkeye donanımlı bir yurttaş olması için mücadele ettiğini söyledi.



"Asla bu ülkeyi bölemeyecekler ve asla bizi birbirimize düşüremeyecekler"


"Asla bu ülkeyi bölemeyecekler ve asla bizi birbirimize düşüremeyecekler. Biz bu ülkede yine kardeşlik içinde karşılıklı anlayış içerisinde yaşayacağız" değerlendirmesinde bulunan Torun, "Biz büyük bir milletiz. Bunları da aşacak gücümüz var. Kötü günler geçiriyoruz ama bunları da aşacağız. Necmettin kardeşimiz bizim evladımız. Hepimizin kardeşi. Bu vatan toprakları bu beladan da kurtulacaktır. Birlik ve beraberliğimizi bozmadan bunu aşacağız. Buna olan inancımız tam. Allah birlik ve beraberliğimizi bozmasın" dedi.



"Hepimiz bir evladımızı bir kardeşimizi kaybetmiş gibi çok büyük bir acı hissettik"


Şehit öğretmen Necmettin Yılmaz’ın oradaki çocukların eğitimi ve geleceğe hazırlanması için mücadele ettiğini, kalemiyle o çocuklara bir şeyler öğrettiğini hem okul müdürlüğü hem de öğretmenlik yapmaya çalıştığını, belki de çocukların anne babalarından daha özenle davranan birisi olduğunu ifade eden Torun, "Bu olay bütün Türkiye’yi gerekten çok üzdü. Hepimizi derinden yaraladı. Hepimiz bir evladımızı bir kardeşimizi kaybetmiş gibi çok büyük bir acı hissettik. Acınızı paylaşıyoruz. Allah böyle bir acıyı bir daha göstermesin bu ülkeye. Bu ülkeyi asla bölemeyecekler ve asla bizi birbirimize düşüremeyecekler. Bu bayrak sonsuza kadar dalgalanacak. Bu ezan da sonsuza kadar okunacak. Bu ülkede inanıyorum ki daha güzel günlere hep beraber kavuşacağız" diye konuşu.



"Benim temennim bu ateş memleketimizden bir an önce silinsin"


Acılı baba Hamit Yılmaz ise bayrakta bir damla kanı olduğunu belirterek, "Dayanması zor ama Rabbim hidayet etsin, bana da sabır versin. Kolay bir iş değil. Benim temennim bütün milletimden meclisimizden kimin elinde ne yetki ve bilgi var ise bu ateşi memleketimizden bir an önce silinmesi. Kim yetkili ise elinden kimin ne geliyorsa dağdaki çobandan meclisteki bakanımıza cumhurbaşkanımıza kadar herkes bu işte sorumlu. Biz bir milletiz ayrılmayacağız ve ayrılmak da ben istemiyorum. Çünkü Kürt, Türk, Çerkez, Abaza ben bunların hiçbirini kabul etmiyorum. Biz insanız. Ölüm insanlığın ölmesidir. Bir kişinin ölmesi bütün insanlığın ölmesidir. Bunu en aza indirebilmek en büyük temennimiz. Kucaklaşacağız. Ayrım yok. Birlik var. Benim çocuğum bu işte kurban olsun oldu da zaten. Vatanımız milletimiz var olsun. Bayrağımız inmesin. Temennimiz bu" şeklinde konuştu.



"Bu birlikteliği daha da bir araya gelerek artırmamız gerekiyor"


CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan ise bu acının Türkiye’nin acısı olduğunu dile getirerek, "O bizim onurumuz, gururumuz. Ama biz yılmamamız lazım. Yıkılmamamız lazım. Bu birlikteliği daha da bir araya gelerek artırmamız gerekiyor. Bugün Tunceli’de de milletvekili arkadaşlarımız bir grup orada halk ile beraber yürüyüş yapacaklar. Çünkü bu sesi duyurmalıyız. Teröre karşı tek vücut olmamız için bir araya gelmemiz gerekir. Duysunlar artık. Biz bir aradayız. Bu vatan bizim. Bu topraklar bizim. Hep birlikte bu şehitlerin kanı yerde kalmayacak diye birlikte mücadele edeceğiz. Bu şehitlerin kanının yerde kalmaması için teröre karşı tek vücut, bütün millet genciyle kadınıyla bir araya gelip ses vermemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.


CHP Tokat Milletvekili Kadim Yılmaz da kendisinin eski bir öğretmen olduğunu ve 46 yıl önce ilk görev yerinin Gümüşhane olduğunu hatırlatarak, "Sevgili meslektaşımı rahmetle anıyorum. Cenab-ı Hak inşallah kısa sürede bu ülkede yanlış emeller peşinde koşanların ve bunların uluslararası işbirlikçilerinin aklını başına devşirir. Bu ülkenin birliğini bütünlüğünü birlikte yaşama kültürüne zarar vermeden bu badireleri atlatırız" dedi.



"En fazla acıyı yaşayanlar en fazla yüreğine ateş düşenler bu ülkenin bu toprakların birliğini bütünlüğünü kardeşliğimizin kıymetini biliyorlar"


CHP Ankara Milletvekili Necati Yılmaz ise olayın ardından duyguları en iyi şekilde CHP Tunceli İl Başkanının anlattığını, ortaya koyduğu ifadelerin sadece kendilerinin değil bütün Türkiye’nin duygularının yansıması olduğunu kaydederek, "Gerçekten de duygularımızı en iyi o tercüme etti. Ateşin düştüğü yerden gelen ses diyordu ki ‘Hiçbir acı barışımızı kardeşliğimizi bozmayacak’ dedi. Görüyoruz ki en fazla acıyı yaşayanlar en fazla yüreğine ateş düşenler bu ülkenin bu toprakların birliğini bütünlüğünü kardeşliğimizin kıymetini biliyorlar. Bu bizim dayanacağımız en büyük güçtür. Acılarımız bizi birliğimize bütünlüğümüze doğru daha da fazla taşıyor. Bu topraklar üzerinde yaşanan ne kadar sıkıntı varsa onlar da bizim için ortaktır. Kardeşliğimiz birliğimizi bozmayacağız" şeklinde konuştu.


CHP Gümüşhane İl Başkanı Bedri Ağaç da terörün, ölümün sağı-solu, siyaseti olmayacağını ifade ederek, "Acılarda birleşiyoruz. Ortaklaşıyoruz. Biz bu acıyı paylaşmak üzere buraya geldik. Vekillerimiz de manevi destek için buradalar. Şu anda şu saatlerde Tunceli de insanlar toplanış terörü kınıyorlar. Bunun için yürüyüş yapıyorlar. Bakın kolay değil Tunceli gibi bir yerde teröre karşı ayağa kalkmak yeter artık demek. Biz o arkadaşlarımız adına da burada yeter diyoruz. İnşallah bu son olur" diye konuştu.


Heyet daha sonra şehit öğretmen Necmettin Yılmaz’ın kabrini ziyaret edip dua ettikten sonra vedalaşarak köyden ayrıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara RTÜK’ten bazı televizyon kanallarına ceza Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), "abartılı şiddet, çocuk ve gençlere zarar veren içerikler" gerekçesiyle bazı televizyon kanallarına yaptırım uyguladı. RTÜK, gündemdeki yayın ihlallerini incelemek üzere toplandı. TLC adlı medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından 13 Nisan’da yayınlanan ‘GEBER!’ isimli yabancı filmin "geneline hakim olan şiddet unsurlarının suçluların güç mücadelesinde başvurdukları başlıca çözüm yöntemi olarak gösterildiğine ve filmde yer verilen şiddet sahnelerinin şiddetin normalleştirdiğine" karar veren Üst Kurul, TLC adlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşa 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan ‘şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz’ hükmünü ihlalden idari para cezası ve program durdurma yaptırımı uyguladı. "Zuhal Topal’la Yemekteyiz" yarışmasındaki sözler nedeniyle TV8’e ceza RTÜK, TV8’de 7 Nisan’da yayınlanan Zuhal Topal’la Yemekteyiz isimli programla ilgili resen başlatılan incelemeyi ve İletişim Merkezi’ne iletilen çok sayıda vatandaş şikayetini değerlendirdi. Üst Kurul, programa yarışmacı olarak katılan 70 yaşındaki emekli devlet memuru şahsa yönelik diğer yarışmacıların kullandığı ‘Kokoşum’, ‘Görmüyor’, ‘Titreme, dökeceksin’, ‘İlaçlarını içtin mi?’, ‘Senin burada ne işin var?’, ‘Yürüyemiyorsun’, ‘Sekiz bakıyorsun’ ve ‘Yaşınızın kadını değilsiniz’ gibi söylemlerle "yarışmacının küçük düşürüldüğüne ve bu durumun insan onuruna saldırı olduğuna" karar verdi. Bu söylemlerin yanı sıra "kadın yarışmacının ’Yemek dışında yorum yapmayın’, ’Yaşımla ilgili konuşmayın’ demesine rağmen diyalogların devam ettiği ve sunucunun bu durumu sonlandırmadığının tespit edildiği" belirtildi. "Canlı olarak yayınlanmayan ve montajlandıktan sonra ekranlara getirilen söz konusu bölümde yaşlılara yönelik aşağılamaların tamamen reyting amaçlı korunduğu ve sunucunun da diğer yarışmacılara müdahale etmediği" ifade edildi. Bu gerekçelerle TV8’e 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un ‘Yayın ilkeleri’ başlıklı 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ‘İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz. Kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez’ hükmünü ihlal etmekten idari para cezası verildi. Kanal 26’ya ceza RTÜK, Kanal 26 televizyonunda 13 Nisan’da yayınlanan Açık Futbol programı nedeniyle ceza verdi. "Programda sarf edilen eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, insan onuruna aykırı ve aşağılayıcı olduğu" ifade edilirken, bahsi geçen kanala 6112 Sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan ‘İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz. Kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez’ hükmünü ihlal etmekten idari para cezası kesildi.
Samsun Samsun, Yöresel Ürünler Fuarı’nın yıldızı oldu Anadolu’nun dört bir yanından gelen coğrafi işaretli ve binlerce yöresel ürünün Antalya’da ziyaretçilerle buluşturulduğu Yöresel Ürünler Fuarı’nda Samsun rüzgârı esti. Samsun TSO öncülüğünde hazırlanan Samsun standı, kentin coğrafi işaretli ve geleneksel lezzetlerini ziyaretçilerle buluştururken, fuarın en dikkat çeken katılımlarından biri oldu. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle 2009 yılında "Sizin oraların nesi meşhur?" sloganıyla başlayan ve yurdun dört bir yanında üretilen ve yetiştirilen binlerce yöresel ürünü bir arada buluşturan Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX), bu yıl 14’üncü kez kapılarını açtı. Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla gerçekleşen fuarda, Samsun standı ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği alanlardan biri oldu. Fuarda bu yıl Türkiye genelinden çok sayıda oda ve borsa, kalkınma ajansı, kooperatif, üretici birliği ve firma yer aldı. Fuarın açılışına, Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Meclis Başkanı Haluk Akyüz, yönetim kurulu ve meclis üyeleriyle birlikte Samsun’daki oda ve borsa başkanları katıldı. Coğrafi işaretle ve yöresel ürünlerin sergilendiği Samsun standı, Samsun’un önceki dönem Valisi Doç. Dr. Zülkif Dağlı ve TOBB Yönetim Kurulu üyeleri olmak üzere protokol üyeleri, diğer şehirlerden gelen oda ve borsa başkanları, Antalya’da yaşayan Samsunlular ile fuara katılan davetlilerden büyük ilgi gördü. Uzun kuyruğun oluştuğu stantta TOBB Başkan Yardımcısı ve Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu oda ve borsa başkanlarıyla sohbet ederken Samsun’a özgü ürünleri misafirlere tanıttı ve ikram etti. Samsun ürünleri ilgi odağı oldu Samsun standında sergilenen Çarşamba yöresinin sekiz köşe şapkası, yumurta topuklu ayakkabısı, fındığı, kıvratma tatlısı ve kuru çay simidi, Bafra’nın nokulu, kaymaklı lokumu, pidesi, pirinci, Terme’nin pirinci, böreği ile Samsun lokumu ve simidi gibi çeşitli yöresel ürünler bu yıl da ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Stantta pişirilen Samsun simidi ile Bafra pirinç pilavı ve pidesi fuara gelen ziyaretçilere ücretsiz olarak dağıtıldı. Davetliler, simit ve pilavdan alabilmek için stant önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Stantta ayrıca Bafra’daki kadın kooperatifleri tarafından glutensiz olarak üretilen geleneksel lezzetler de yer aldı. Murzioğlu: "Ürünlerimizi tanıtmaya, farkındalık oluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz" Fuar boyunca ziyaretçilerle yakından ilgilenen Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Yöresel Ürünler Fuarı’nın yerel değerlerin yaşatılması ve tanıtılması açısından önemli bir platform olduğunu belirtti. Yöresel ürünlerin ait oldukları coğrafyanın kültürünü, emeğini ve kimliğini yansıttığını ifade eden Murzioğlu, "Yöresel değerlerimizin korunarak gelecek nesillere aktarılması büyük önem taşıyor. Türkiye’nin dört bir yanında tanıtılmayı bekleyen sayısız değerli ürün var. İşte YÖREX, 14 yıldır bu değerleri bir araya getiriyor ve hem üreticiler hem de ziyaretçiler için eşsiz bir buluşma noktası oluşturuyor. Samsun olarak biz de tüm oda ve borsalarımızla birlikte fuarda güçlü bir temsil sağlıyoruz. Amacımız, şehrimizin yöresel ürünlerini her yönüyle en iyi şekilde tanıtmak, ürünlerimizin değerini göstermek ve ziyaretçilere Samsun’un zengin kültürünü anlatmak. Bu yıl da Samsun standımıza gösterilen ilgiden son derece memnunuz. Standımızın hazırlanmasında ve organizasyonun başarılı bir şekilde yürütülmesinde emeği geçen tüm oda ve borsa başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Hedefimiz, Samsun’un kültürel ve ekonomik değerlerini daha geniş kitlelere ulaştırmak, farkındalığı artırmak ve tanıtım çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmek. Bizler için bu sadece bir fuar değil, aynı zamanda şehrimizin ve ülkemizin değerlerini dünyaya açma fırsatıdır" dedi.
Aydın Vali Canbolat: "Sizler bu milletin ümidi, yarınlarımızın asıl sahiplerisiniz" 23 Nisan’ın milli egemenliğin ilanının ve dünyada çocuklara armağan edilen ilk ve tek bayramın olduğuna dikkat çeken Aydın Valisi Yakup Canbolat, çocuklara seslenerek "Sizler bu milletin ümidi, yarınlarımızın asıl sahiplerisiniz" dedi. Aydın Valisi Yakup Canbolat, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Vali Canbolat mesajında "Bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin açılışının, milli egemenliğimizin ilanının ve dünyada çocuklara armağan edilen ilk ve tek bayramın 106. yıl dönümüne ulaşmanın derin gururunu hep birlikte yaşıyoruz. 23 Nisan 1920 tarihi, ’Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesiyle bağımsızlık meşalesinin yakıldığı ve aziz milletimizin kendi geleceğine sarsılmaz bir kararlılıkla sahip çıktığı eşsiz bir dönüm noktasıdır. Milli iradenin yegane temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisimizin açılışı, tam bağımsızlık yolunda atılan en kararlı adımdır. Tarihin akışını değiştiren bu kararlı duruşla milli iradenin üzerinde hiçbir gücün tanınmayacağı ve istiklal sevdamızın asla teslim edilmeyeceği tüm dünyaya ilan edilmiştir. Tam bağımsızlık yolunu açan bu köklü miras, günümüzde de demokratik değerlerimizin ve sarsılmaz birliğimizin en güçlü güvencesidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımıza bir bayram olarak armağan etmesi, gelecek nesillere duyulan güvenin en somut göstergesidir. 23 Nisan, bugün sınırları aşarak tüm dünya çocuklarının sevgi, kardeşlik ve dostluk duygularıyla kenetlendiği evrensel bir barış köprüsü niteliği taşımaktadır. Sevgili çocuklar, sizler bu milletin ümidi, yarınlarımızın asıl sahiplerisiniz. Sizlerin nitelikli ve değerlerine bağlı bireyler olarak yetişmesi en temel gayemizdir. Her birinizin birer umut kaynağı olduğunu unutmadan; azimle çalışarak bu kıymetli emaneti çok daha ileriye taşıyacağınıza olan inancım tamdır. Sizlerin hayalleri ve başarıları, Türkiye’yi çok daha güçlü ve müreffeh yarınlara ulaştıracaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Millî Mücadele’nin tüm kahramanlarını, Gazi Meclisimizin kurucu üyelerini ve bu vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyorum. Geleceğimizin teminatı olan tüm çocuklarımızı sevgiyle kucaklıyor; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyor, bayramınızı en içten duygularımla kutluyorum" ifadelerini kullandı.