GENEL - 05 Ekim 2017 Perşembe 16:37

Gümüşhane’de yurt ve apart sahipleriyle toplantı yapıldı

A
A
A
Gümüşhane’de yurt ve apart sahipleriyle toplantı yapıldı

Gümüşhane’de Özel Öğrenci Barınma Hizmetleri Mevzuatıyla ilgili Vali Okay Memiş başkanlığında sektör temsilcilerinin katılımıyla toplantı düzenlendi.

Gümüşhane’de Özel Öğrenci Barınma Hizmetleri Mevzuatıyla ilgili Vali Okay Memiş başkanlığında sektör temsilcilerinin katılımıyla toplantı düzenlendi.


Üniversite öğrencilere barınma hizmeti sağlayan resmi ve özel yurt, apart ve pansiyon sahiplerinin katıldığı toplantıda geçtiğimiz aylarda yayımlanan ‘Özel Öğrenci Barınma Hizmetleri Mevzuatı’ hakkında bilgi verildi ve sorunlar görüşüldü.



“Gümüşhane’de en iyi şeklide ağırlanması en iyi şekilde yaşaması ve eğitim hayatlarını en iyi şekilde tamamlayıp iş hayatına girmeleri bizim en büyük arzumuzdur”


Toplantıda sektör temsilcilerini ve yetkilileri dinleyen Vali Memiş, yaptığı konuşmada Gümüşhane’nin 20 bin dolayındaki öğrenci sayısıyla bir üniversite kenti olduğunu belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanımızın 81 ilde uygulamış olduğu ‘Her ile bir üniversite’ projesinin gözlemlediğim kadarıyla en iyi örneklerinin başında Gümüşhane geliyor. Yaklaşık 60 bin nüfusumuz var. Bunun yanında 20 bin civarında üniversite öğrencimiz var. Kalkınmamızın en önemli dinamizmini üniversite oluşturuyor. 20 bin genç nüfus. Onların Gümüşhane’de en iyi şeklide ağırlanması en iyi şekilde yaşaması ve eğitim hayatlarını en iyi şekilde tamamlayıp iş hayatına girmeleri bizim en büyük arzumuzdur. Bu 20 bin öğrenci aynı zamanda Gümüşhane turizm elçisi” dedi.



“Gelen öğrencileri kendi çocuğumuz gibi görmek çok önemli”


Gümüşhane’de öğrenim gören öğrencilerin Gümüşhane’yle ilgili olumlu şeyler söylemesinin bu kente çok katkı sağlayacağını, olumsuz şeylerin de bir o kadar şehrin imajına negatif etki edeceğinin altını çizen Vali Memiş, “O yüzden gelen öğrencileri kendi çocuğumuz gibi görmek çok önemli. Buna tüm işletmelerimiz, esnaflarımız, kamu kuruluşları dikkat etmelidir” değerlendirmesinde bulundu.



“Bu kenti üniversiteyle büyüteceğiz”


Devlet olarak bin kişilik öğrenci yurdunun ihalesinin yapıldığını ve temelini atacaklarını, 2 bin kişilik yurdun da özel sektör tarafından önümüzdeki yıl başlayacağını kaydeden Memiş, “Biz kamu otoritesi olarak da öğrencilerimiz barınma ihtiyaçlarını gidermek istiyoruz. Hedefimiz bu kenti büyütmek, geliştirmek. Bu kenti üniversiteyle büyüteceğiz. Sosyal donatıları yaparak büyüteceğiz. Öğrenci sayımızı artıracağız. Yapılacak yeni fakülte, yüksekokullarla şehre dinamizm getirmek istiyoruz. Çünkü şehirlerin ölçeği de nüfusu da çok önemli” dedi.



“Birtakım eksiklikler var bu eksikliklerin giderilmesini istiyoruz”


Gerçekleştirilen mevzuat değişikliğiyle daha önce Belediyelerin uhdesindeki özel yurtların ve apartların denetiminin İl Milli Eğitim Müdürlüğü marifetiyle Valiliklere geçtiğini kaydeden Vali Memiş, “Bu konuyu size ilettik. Birtakım eksiklikler var bu eksikliklerin giderilmesini istiyoruz. Mümkün olduğu kadar toleranslı davrandık. Ama bizi sorumlu uruma düşürecek kadar da anlayışlı değiliz. Hele ki bir öğrencimizin başına bir şey gelmesini istemiyoruz. Geçtiğimi yıl başta ben olmak üzere yöneticiler ve idarecilerin bir hastane yolu meselesini yeterince yönetemediğimizden dolayı orada devam eden inşatta gencecik bir çocuk düşen kaya parçasıyla vefat etti. Müslümanım diyene, gerçek anlamda müminim diyene yeter bu sorular. Bu tür kazalarla anılmak istemiyoruz. Vicdanı olanları da vicdanıyla başbaşa bırakıyorum” diye konuştu.


Vali Memiş, Milli Eğitim Müdürlüğüne acil konularda toleransları olmadığını fakat diğer konularda biraz daha tolerans göstererek buraları ruhsatlı hale getirmesi talimatını verirken, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mesut Olgun’da mevzuat değişikliğiyle ilgili sunum gerçekleştirdi.


Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Halil İbrahim Zeybek ise konuşmasında, “Bu çocuklar bizim çocuklarımız. Yüzde 44’ü Karadeniz, yüzde 25’i Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinden, yüzde 3’ü de Marmara bölgesinden geliyor. Nereden gelirlerse gelsinler bunlar bizim çocuklarımız. Biz kendi çocuklarımız başka şehirlerinde bu tür ortamlarda barınızken onlar için hangi standartlarda hizmet arzu ediyorsak bu çocuklarımız için de o hizmeti sağlama sorumluluğundayız” dedi.



“Çocuklarımızın huzurlu, güvenlik, sağlıklı bir şekilde bu ortamda barınmalarını ve tıpkı geldikleri heyecanla güzel duygularla mezun etmeyi arzuluyoruz”


Öğrencilerin üniversite tercihlerini yaparken sosyal medyayı da çok iyi kullandıklarını, esnaftan barınma ortamlarına kadar çok çeşitli bilgilerin orada var olduğunu kaydeden Rektör Zeybek, “Dolayısıyla standartların yükselmesi, öğrencilerimizin şehrimizi daha çok tercih etmelerinin temel sebebi. Meslek yüksek okullarında Sınavsız geçiş kaldırıldığı için Türkiye genelinde üniversitelerin birçoğunda bırakın artmayı öğrenci miktarı azaldı. Biz bin civarında bir artış sağladık. Biz bölümleri programlarken sürdürülebilir olmasına dikkat ediyoruz. Genç nüfus Türkiye’de gittikçe azalıyor. Doğum sayısı azalıyor. Tam tersine üniversite sayısı arttı ve bir rekabet var. Üniversite çağındaki öğrenci sayısı azalıyor, mevcut üniversite sayısı arttı. O zaman öğrenci alabilmeyle ilgili standartlarınız önem kazanıyor. Siz ne kadar memnun edebilirseniz öğrenci o kadar tercih edebiliyor. Bu nedenlerle bütün yöneticilerimizden, şehre dair sözü olan herkesten çocuklarımızın huzurlu, güvenlik, sağlıklı bir şekilde bu ortamda barınmalarını ve tıpkı geldikleri heyecanla güzel duygularla mezun etmeyi arzuluyoruz” ifadelerini kullandı.


Toplantıda daha sonra özel öğrenci barınma birimlerinin yöneticileri ve çalışanları geçiş sürecinde yaşadıkları problemlerden bahsetti.


Toplantıya Vali Yardımcıları Ali Arıkan, Aytaç Akgül, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Halil İbrahim Zeybek, İl Emniyet Müdürü Ömer Faruk Karataş, Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Erdem, İl Jandarma Komutan Yardımcısı Yarbay Faruk Akıncı, İl Milli Eğitim Müdürü Seydi Doğan, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü İsrafil Aslan, Yurtkur İl Müdürü Mücahit Atalay, barınma hizmeti sağlayan sektör temsilcileri katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bulgaristan 5 yılda 8’inci kez sandık başında: Türkiye’de 27 sandık kuruldu Bulgaristan’daki erken genel seçimler için İstanbul’da oy verme işlemi başladı. Beşiktaş’ta sabah saatlerinde başlayan oy verme işlemiyle, seçmenler sandık başındaki yerini aldı. İstanbul’da kurulan sandıklarda yoğunluk yaşandığı görüldü. Bulgaristan’da son 5 yıldır devam eden siyasi istikrarsızlık nedeniyle seçmenler bir kez daha sandık başına gidiyor. Ülkede yaklaşık 6,5 milyon kayıtlı seçmenin katılımıyla gerçekleştirilecek erken genel seçimler, son 5 yıl içinde yapılan 8’inci seçim olma özelliği taşıyor. Yurt dışında yaşayan Bulgaristan vatandaşları için de birçok ülkede sandık kurulurken, Türkiye genelinde toplam 27 noktada oy verme işlemi gerçekleştirilecek. İstanbul’da Bulgar vatandaşlarının yoğun olarak yaşadığı bölgelerden biri olan noktada bulunan Şehit Büyükelçi İsmail Erez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde kurulan sandıklarda sabah saatlerinden itibaren yoğunluk oluştu. Sabah erken saatlerde oy vermek için sandık başına gelen Bilal Yıldırım "Bulgaristan seçimleri ile ilgili görevimizi yapmaya geldik. Sultangazi’deyiz üç-beş yıldır buradayız. Oy atacağımız partiyi tam tanımıyoruz seçim sonucu ne olur bilemiyorum. Biraz haklarımızı gasp ettiler. Onları düzeltmek lazım. Bizim orada emeğimiz var bizim emeğimizi gasp ettiler. Emekli maaşımız düzgün değil. Düşük maaşlarımız bu konu ile ilgili bir şeyler yapılsın" dedi. Oy kullanmaya gelen Hatice Akçay ise " Haklarımızı almak için oy kullanıyoruz. Orda da haklarımızı almak, biz ile ilgili partilerin kazanmasını istiyoruz. Rahat giriş-çıkış olsun" ifadelerini kullandı. Bir başka seçmen Mehmet Cesur ise "Bugün vatandaşlık görevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz. Sabah erken geldik diye düşünüyorduk ama bayağı bir yoğunluk var. Bu bizim için iyi bir şey. Herkes görevini layığı ile yerine getirirse olaylar daha farklı gelişir bu da iyi olur. Hepimiz için iyi olur" şeklinde konuştu. Oy kullanmaya gelen Ayşe Şen " Hak eden kazansın. Bir oy kaçırmadık bu zamana kadar. Türklük orada da olsa kaybolmasın" şeklinde konuştu.
Adana Adana’da "Güney Sarısı" bereketi: Yerli ırk üreticinin yüzünü güldürüyor ADANA (İHA) – Adana’nın yerli sığır ırklarından "Güney Sarısı"nın süt kalitesi ve verimi, üreticilerin yüzünü güldürürken, ırkın korunması ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar da hız kazandı. Yerli "Güney Sarısı" sığır ırkının korunması ve yaygınlaştırılması amacıyla yürütülen farkındalık çalışmaları kapsamında üreticiler ile sektör temsilcileri bir araya geldi. Kozan İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mutlu Karataş ile teknik personelin katılımıyla gerçekleştirilen programda, ilçede yetiştiricilik yapan Zafer Karabulut’un üretim tesisinde incelemelerde bulunuldu. Toplantıda, yerli "Güney Sarısı" ırkının süt verimi ve kalite özellikleri ele alınırken, elde edilen sütün katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik yapılabilecek çalışmalar değerlendirildi. Üreticilerin gelir seviyesini artırmaya yönelik projeler üzerine fikir alışverişinde bulunulurken, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen eğitim faaliyetleri kapsamında yetiştiricilere süt üretim süreçleri hakkında bilgilendirme yapıldı. İlçede yaklaşık 2 bin 500 baş yerli "Güney Sarısı" sığır varlığının bulunduğu belirtilirken, bu önemli gen kaynağının korunması, saf olarak sürdürülebilirliğinin sağlanması ve elde edilen sütün ekonomiye kazandırılması için çalışmaların sürdüğü kaydedildi. Bölgede sayılarının 10 ila 15 bin arasında olduğu ifade edilen "Güney Sarısı" ırkının, yemden yararlanma ve zorlu iklim şartlarına uyum kabiliyetiyle öne çıktığına dikkat çeken İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mutlu Karataş, "Melez ve yüksek verimli saf ırklarda 1 kilogram yeme karşılık ortalama 4 kilogram süt elde edilirken, bu ırkta bu oran 6 kilograma kadar ulaşabilmektedir" dedi.
Gaziantep Bahar aylarında tescilli lezzet Beyran’a yoğun ilgi Gaziantep’in tescilli lezzetlerinden, padişah yemeği olarak bilinen beyran, bahar aylarında da yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Özellikle mevsim geçişlerinin etkisiyle artan grip ve soğuk algınlığı vakaları, vatandaşları doğal ve geleneksel yöntemlere yönlendirirken, beyran bu noktada adeta şifa kaynağı olarak öne çıkıyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren beyran salonlarının yolunu tutan vatandaşlar, hem lezzetli bir öğün tüketiyor hem de hastalıklara karşı direnç kazandıklarına inanıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirdiği düşüncesiyle tercih ediliyor Kuzu eti, et suyu, pirinç, sarımsak ve çeşitli baharatlarla hazırlanan beyran, özellikle bağışıklık sistemini güçlendirdiği düşüncesiyle tercih ediliyor. Beyran ustaları ise yılın her döneminde yoğunluk yaşandığını ancak bahar aylarında bu ilginin daha da arttığını belirtiyor. Vatandaşların özellikle soğuk algınlığı, halsizlik ve kırgınlık şikayetleriyle geldiğini ifade eden usta Yusuf Pektaş, "Beyran hem doyurucu hem de içenleri terleterek rahatlatıyor. Bu yüzden hasta olan da sağlıklı olan da tercih ediyor" dedi. Gaziantep mutfağının en önemli değerlerinden biri olan beyran, sadece yerli halkın değil, şehre gelen turistlerin de ilgisini çekmeye devam ediyor. Geleneksel yapımı ve güçlü aromasıyla dikkat çeken bu özel yemek, dört mevsim sofralardaki yerini korurken, özellikle bahar aylarında adeta şifa niyetine tüketiliyor" dedi. "Biz beyranı doğal bir antibiyotik olarak görüyoruz" Beyran yemeğine ilginin her mevsim yoğun olduğunu söyleyen usta Yusuf Pektaş, "Beyran, haşlanmış pirinç ve kuzu etiyle yapılır. Et olarak genellikle kuzunun kürek kısmı tercih edilir. Ayrıca yaklaşık 12 saat kaynatılarak hazırlanan ilikli kemik suyu kullanılır. Biz beyranı doğal bir antibiyotik olarak görüyoruz. Yaklaşık 80 yıl önce beylere hitap eden bir yemek olduğu için ‘beyran’ adını almıştır. Misafirlerimiz bazen beyranı çorba olarak adlandırır ancak biz buna katılmıyoruz. Beyran bir çorba değil, sulu bir ana yemektir. Oldukça doyurucudur; içerisinde pirinç ve et bulunur. Sağlık açısından da önemli bir yere sahiptir. Özellikle kış aylarında hastalandığımızda hastaneye gitmeden önce bol acılı ve sarımsaklı beyran tüketiriz. Ardından dinleniriz ve ertesi güne daha enerjik uyanırız. Beyran kolajen içerir. İçerisinde sarımsak ve ilikli kemik suyu bulunduğu için doğal bir antibiyotik olarak kabul edilir. Beyranın belirli bir zamanı yoktur, günün her saatinde tüketilebilir. Sabah kahvaltısında, öğle yemeğinde, akşam ya da gece saatlerinde tercih edilebilir. Yaz aylarında ise sıcak havalar nedeniyle sabah saatlerinde çok tercih edilmez. İçeriğindeki pul biber, sarımsak ve kemik suyu sıcak havada ağır gelebilir. Ancak akşam serinliğinde yeniden yoğun ilgi görür. Beyranın fiyatı 360 TL’dir ve bizde her gün bulunur. Hazırlık sürecinde, önceden elde edilen ilikli kemik suyu ocağa alınır ve yüksek ateşte yaklaşık 4-5 dakika kadar özleşmesi sağlanarak servise hazır hale getirilir" şeklinde konuştu. "En çok tercih edeceğimiz yemek kesinlikle beyran olur" Ankara’dan geldiklerini belirten vatandaş Kubilay Yorulmaz, "Gittiğimiz birçok yerde bu tarz özgün tatları bulamıyoruz. Bu yüzden özellikle beyran yemek için buraya geldik. Gerçekten çok memnun kaldık, ustanın eline sağlık. Gaziantep gastronomi açısından çok zengin bir şehir. Sadece beyran değil, diğer yemekler de oldukça lezzetli. Ama en çok tercih edeceğimiz yemek kesinlikle beyran olur" diye konuştu.