GENEL - 11 Aralık 2017 Pazartesi 15:57

Gümüşhane’de organik arıcılık gelişiyor

A
A
A
Gümüşhane’de organik arıcılık gelişiyor

Türkiye’nin en zengin endemik bitki çeşitliliğine sahip illerinden olan ve kimyasal ilaç ve gübrenin en az satıldığı il olan Gümüşhane’de organik arıcılığa yönelik yatırımlar ve desteklemeler her geçen gün artıyor.

Türkiye’nin en zengin endemik bitki çeşitliliğine sahip illerinden olan ve kimyasal ilaç ve gübrenin en az satıldığı il olan Gümüşhane’de organik arıcılığa yönelik yatırımlar ve desteklemeler her geçen gün artıyor.


Bu kapsamda Gümüşhane’de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü arıcılara 200 bin TL değerinde organik kovan ve organik varroa ilacı dağıtımı yaptı.


Kurum bahçesinde düzenlenen törende konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Edip Birşen, 10 çiftçiye 460 organik kovan, 22 çiftçiye de 3 bin 520 adet organik varroa ilacı dağıtımı yapılacağını belirterek, “Gerçekleştirdiğimiz bu proje bedeli olan 200 bin lira bakanlığımız tarafından karşılandı” dedi.



“Zigana dağı ile Kop dağı arası Türkiye’nin en zengin endemik bitkisine sahip”


Gümüşhane’nin bir tarım kenti olduğunu kaydeden Birşen, Gümüşhane coğrafyası ile ilgili SWOT analizi yaptıklarını belirterek, “Zigana dağı ile Kop dağı arası gerçekten Türkiye’nin en zengin endemik bitkisine sahip. Bizim de bunu değerlendirmemiz, ekonomiye kazandırmamız gerekiyor. Çitçimizin gelir seviyesini yükseltecek hamleler yapmamız gerekiyor. Bunu projelendirmemiz gerekiyor. Biz bir eylem planı hazırladık. Ceviz de bir eylem planı hazırladık. Balda da bir eylem planı hazırladık. 2015 yılında başlattık bunu da. İlk yıllarda daha mütevazi desteklemeler verdik. Ama bu sene bakanlığımızdan güçlü bir ödenek koparınca böyle devasa kovanları burada görmek bizi gerçekten mutlu etti” diye konuştu.



“Kovan başı verim Türkiye’de 16, Gümüşhane’de 18 kilogram”


Gümüşhane’nin zor coğrafyasında zor şartlarda üretim yapıldığını dile getiren Birşen, yüzde çiftçinin yüzde 50 değil, yüzde 100 desteklenmesi taraftarı olduğunun altını çizerek, “Türkiye olarak şuanda Çin’den sonra dünya ikincisi durumundayız. Ama bal üretimi bakımından kovan başı veriminde istediğimiz seviyede değiliz. Türkiye ortalaması kovan başı verim 16 kilogram, Gümüşhane’de 18 kilogram. Ama bu yeterli değil bizim için. Bunu daha da arttırmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.



“40 bine yakın bir kovan varlığımız söz konusu”


Bakanlığın arıcılık kayıt sistemine göre Gümüşhane’de 528 kayıtlı arıcı bulunduğunu ifade eden Birşen, şunları söyledi: “40 bine yakın bir kovan varlığımız söz konusu. Bu sene de sezon iyi gitti. Türkiye’de yeteri kadar konvansiyon üretim söz konusu balda. Ama biz bunun organik yaparsak çiftçimizin daha çok kazanacağını düşündük. Organik tarımda girdiler daha maliyetli. Kovanlar pahalı. Biz burada yüzde 80 hibe verdik. Mum en büyük girdi. İlaçları da destekleme kapsamına aldık. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarının ücretlerini de biz karşılayalım dedik. Sadece bal ana ücretlerini arıcılarımız karşılasın dedik. Böyle bir eylem planı hazırladık.”



“Türkiye’de kimyasal ilacın ve gübrelerin en az satıldığı il Gümüşhane”


Bugün gelinen noktada Gümüşhane’de 22 tane organik arıcı olduğunu dile getiren Birşen, “2018’de 2 bin kovanla biz bal üretimine devam edeceğiz. Bu sene tam 10 ton organik bal üretimimiz gerçekleşmiştir. Bu da ilimize artı katma değer sağlamıştır. Gümüşhane doğallığıyla, organikliğiyle ön planda olan bir ilimiz. Gümüşhane’nin komple organik tarım havzası ilan edilme durumu var, bunun çalışmaları devam ediyor. Gümüşhane merkezde kimyasal ilaçlarda hiç bayimiz yok. Türkiye’de kimyasal ilacın ve gübrelerin en az satıldığı il Gümüşhane diyebiliriz. Elimizde böyle bir fırsat varken o zaman bizim buradan kazanç elde etmemiz lazım dedik ve organik bal üretmeye başladık. İnşallah önümüzdeki yıllarda organik kovan ve üretici sayımız artarak devam edecek. Biz bunu yaparken köyü komple organik havza kapsamına aldık. Havza bazlı çalıştık. Konvansiyel arıcı ile organik arıcıyı yan yana koymadık. Eğitimler verdik. Bunlar da projenin başarılı olmasında etkili oldu” şeklinde konuştu.



‘Gümüşhane Balının Marka Yolculuğu’ projesi başlıyor


Arıcılar Birliği ile hazırladıkları ‘Gümüşhane Balının Marka Yolculuğu’ projesinin DOKAP tarafından kabul edildiğini ve sözleşmesinin imzalandığını kaydeden Birşen, “İnşallah Gümüşhane balını paketleyeceğiz, ambalajlayacağız ve tüketicinin huzuruna sunacağız. Böylelikle Gümüşhane ön planda olacak. Güzel şeyler oluyor diye umut ediyorum. Arıcılık zor bir iş biliyorum. Ama zahmetsiz de rahmet gelmiyor” ifadelerini kullandı.


Törende konuşan organik arıcılık yapan üretici Ahmet Çubukçu ve Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Niyazi Gül de desteklerin artarak devam etmesi temennisinde bulunarak Gümüşhane’de arıcılık konusunda çok büyük adımlar atıldığını vurguladı.


Etkinlikte daha sonra arıcılara organik kovanları ve organik ilaçları dağıtıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Alanya’da 9 bin hastaya işitme sağlığı hizmeti Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Odyometri Birimi, 2026’nın ilk üç ayında 9 bin 937 hastaya sağlık hizmeti sundu. Kulak Burun Boğaz hekimlerinin yönlendirmesiyle görev yapan odyologlar ve odyometristler, işitme ve denge bozukluklarının tanı, tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinde rol üstleniyor. Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Sorumlu Odyometrist Nezahat Küçük, birimde her yaş grubuna yönelik kapsamlı hizmet sunulduğunu belirterek, "Odyolojik testler, timpanometri, yenidoğan işitme taraması (BERA), denge ve koordinasyon testleri ile klinik BERA uygulamaları, deneyimli odyolog ve odyometristlerimiz tarafından sessiz kabin ortamında, ağrısız ve güvenli şekilde uygulanmaktadır. Bu sayede işitme kayıplarının erken teşhisi sağlanmaktadır" dedi. Odyolojinin hem işitme hem de denge sistemlerini inceleyen çok yönlü bir bilim dalı olduğuna dikkat çeken Küçük, birimde 5 odyometrist ve 3 odyolog ile hizmet verdiklerini belirterek, "Odyolagların Sorumlusu Fatih Kaş ile birlikte son üç ayda 4 bin 190 hastaya odyolojik test, 2 bin 890 kişiye timpanometri, 425 bebeğe yenidoğan işitme taraması, bin 220 kişiye denge ve koordinasyon testi uygulanırken, 84 hastaya klinik BERA testi gerçekleştirdik. Toplamda 9 bin 937 hastanın testlerini başarıyla tamamlayarak tanı süreçlerini kolaylaştırdık" ifadelerini kullandı. Kulak Burun Boğaz Kliniği Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Murat Kar ise işitme kaybının yalnızca duyma değil, iletişim ve sosyal yaşamı da etkileyen önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek, erken tanı ve uzman desteğinin önemini vurguladı. Doç. Dr. Kar, "İşitme kaybı yalnızca sesleri az duymak anlamına gelmez. Aynı zamanda konuşmaları ayırt etme, anlamlandırma ve sosyal ortamlarda sağlıklı iletişim kurma becerisini de etkiler. Sosyal, fiziksel ve zihinsel sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilen bu durum, ihmal edilmemesi gereken önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu süreçte odyolog ve odyometristlerin katkısı son derece değerlidir "dedi.
Bursa El bileği cerrahisi ve ortopedi alanında önemli bir yenilik Türkiye’de ilk kez el bileği artroskopisi için özel olarak hazırlanmış maket modelleri üzerinde gerçekleştirilen "El Bileği Artroskopisi Eğitimi" başarıyla tamamlandı. Alanında uzman eğitmenler tarafından düzenlenen El Bileği Artroskopisi kurs programı, katılımcılara hem teorik hem de uygulamalı bir eğitim olanağı sundu. Özel olarak hazırlanan ve Avustralya’dan temin edilen maketler üzerinde yapılan uygulamalar sayesinde, katılımcılar "El Bileği Kapalı Ameliyatları" konusunda deneyim kazanma fırsatı elde etti. Bursa Özel Hayat Hastanesi’nde el bileği anatomisi ve kapalı ameliyat girişim teknikleri detaylı şekilde ele alındı. Katılımcıların kapalı el bileği ameliyatları konusundaki becerileri geliştirildi. Minimal invaziv cerrahi teknikler arasında yer alan el bileği artroskopisinin, doğru eğitim modelleriyle desteklenmesinin önemi ortaya konuldu. Katılımcılar, bu yenilikçi eğitim yaklaşımının klinik uygulamalarına önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Son derecede başarılı geçen toplantı sonrasında El Bileği Artroskopisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Tufan Kaleli şu açıklamalarda bulundu: "Bilindiği gibi Hayat Hastanesi IWC (International Wrist Centers-Uluslararası El Bileği Merkezleri) nin resmi temsilcisidir. İnsan vücudunun çeşitli anatomik boşluklarında yaklaşık 40 yıldır endoskopik cerrahi metotları uygulanıyor. Hatta son 10 senedir robotik ameliyatlar, çeşitli branşlarda, yurt dışında olduğu gibi ülkemizde de başarıyla yapılıyor. El bileği eklemimiz 8 adet küçük kemik içeren karmaşık bir eklem. El bileğinde robotik ameliyat uygulaması henüz Dünya’da yok. Ancak küçük, ince optik sistemler kullanarak artroskopik ameliyatlar yapıyoruz. Hayat Hastanesi El Bileği Artroskopik Ameliyat cihazlarını aldı. Biz de ekip olarak el bileği ameliyatlarını artık kapalı yöntemle yapıyoruz. Halihazırda Güney Marmara’da el bileği hastalık ve travmalarını artroskopik yöntemle tedavi eden bir hastaneyiz." Prof. Dr. Tufan Kaleli, "El Bileği Artroskopisi Derneği olarak, düzenlenen kurs ile ilgili gerekli olan eğitim maket sistemini ve kapalı ameliyat cerrahisi ile ilgili cihazları temin eden başta Bursa Özel Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uz. Dr. Ahmet Özkul olmak üzere, Başhekim Uz. Dr. Fatih Özkul’a ayrıca organizasyona katkı sunan Hastane Müdürü Nurten Molla’ ya, Uluslararası Pazarlama ve Marka Müdürü Yasemin Gilaner Acı’ya teşekkürlerimizi sunuyoruz. Eğitim programımıza Pamukkale Üniversitesi’nden Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fahir Demirkan, İstanbul’dan Prof. Dr. Mehmet Alp ve Doç. Dr. Ali Cavit, Bursa’dan Prof. Dr. Alparslan Öztürk, Doç. Dr. Abdullah Küçükalp ve Op. Dr. Ahmet Özdel, Sakarya’dan Öğr. Üyesi Op. Dr. Kutay Yılmaz eğitmenler olarak değerli katkılarını sundular. El Bileği Artroskopisi Derneği gelecekte meslektaşlarımıza her organizasyonda yeni eğitim metodları ile eğitime devam edecektir" dedi. Dünya’ da ilk kez maketler üzerinde gerçekleştirilen eğitim programı, katılımcılar ve ortopedi uzmanları tarafından, el bileği cerrahisi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Kayseri AK Partili Cıngı: "2028 yılına kadar 3 milyondan fazla gencin istihdama kazandırılması hedefleniyor" AK Parti Kayseri Milletvekili Dr. Murat Cahid Cıngı, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında İŞKUR’un genç istihdamı ve işverenlere sağlanan destek politikalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Milletvekili Cıngı, Türkiye İş Kurumu’nun son yıllarda hayata geçirdiği uygulamalarla istihdam piyasasında aktif ve yönlendirici bir rol üstlendiğini belirterek, her yıl ortalama 1 ila 1,5 milyon kişinin istihdama kazandırıldığını ifade etti. Türkiye’nin genç ve dinamik nüfus yapısına dikkat çeken Cıngı, gençlerin eğitimden istihdama geçişinin yalnızca bireysel değil, ekonomik büyüme ve toplumsal refah açısından da stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Bu kapsamda 6 Ocak 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Gençliğin Üretim Çağı - GÜÇ Projesi doğrultusunda yürütülen çalışmaların önemine değinen Cıngı, ‘Geleceğim Meslekte’ Programı ile gençlerin daha eğitim sürecindeyken iş hayatına hazırlandığını ifade etti. Program kapsamında bin 625 iş ve meslek danışmanının sahada aktif görev yaptığını, Mart 2026 itibarıyla yaklaşık 100 bin öğrenciyle birebir görüşme gerçekleştirildiğini ve 2028 yılına kadar 750 binin üzerinde gence ulaşılmasının hedeflendiğini belirtti. Milletvekili Cıngı, İşverenlere sağlanan desteklerden de bahsederek, İŞKUR’un işbaşı eğitim programları ve mesleki eğitim kurslarıyla nitelikli işgücü ihtiyacına doğrudan çözüm sunduğunu ifade etti. Bu kapsamda bir çalışanın 6 aylık maliyetine karşılık gelen yaklaşık 240 bin TL’lik desteğin İŞKUR tarafından karşılandığını, meslek lisesi mezunlarında bu desteğin yüzde 30 artırıldığını söyledi. Cıngı, kadın istihdamını artırmaya yönelik desteklerin de yine artırımlı olarak uygulandığını belirtti. Milletvekili Cıngı, 2028 yılına kadar yaklaşık 475 milyar TL kaynakla 3 milyondan fazla gencin istihdama kazandırılmasının hedeflendiğini aktardı ve Kayseri’nin güçlü sanayi altyapısı sayesinde bu süreçten önemli ölçüde fayda sağlayacak illerden biri olduğunu ifade etti. Konuşmasının sonunda başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ve İŞKUR Genel Müdürü ve yönetimine teşekkür eden Milletvekili Cıngı, gençlerin üretime katılımını artıracak çalışmaların Türkiye’nin kalkınmasına güçlü katkı sağlayacağını vurguladı.
Zonguldak Zonguldak’ta Ortaokul Öğrencisinde Menenjit şüphesi Zonguldak Merkez Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu 8. sınıf öğrencisinde yüksek ateş, bulantı, kusma, baş ağrısı ve bilinç kaybı şikayetleri üzerine menenjit şüphesiyle hastaneye yatırıldı. Kentte 8 Nisan 2026 Çarşamba günü yüksek ateş, bulantı, kusma, baş ağrısı ve bilinç kaybı şikayetleri üzerine Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesine başvuran öğrenci, menenjit şüphesiyle aynı gün akşam saatlerinde hastaneye yatırıldı. Söz konusu durum, İl Sağlık Müdürlüğünün bildirimi zorunlu hastalıklar sistemi kapsamında şüpheli vaka olarak kaydedildi. Okul idaresi tarafından İl Millî Eğitim Müdürlüğüne yapılan bildirim üzerine, iki kurum arasında koordinasyon sağlandı. Bu kapsamda, 9 Nisan 2026 Perşembe günü saat 09.00’da Halk Sağlığı ekipleri tarafından okulda inceleme ve bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalar doğrultusunda, yakın temaslı öğrenciler, öğretmenler, okul kantini çalışanları ve aile bireylerine yönelik koruyucu tedavi başlatıldı. Ailelere de gerekli bilgilendirmeler yapıldı. İkinci bir vaka tespit edilmedi Zonguldak Valiliği, olayla ilgili bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, basına yansıyan menenjit şüphesi haberlerinin hassasiyetle takip edildiği; mevcut durumda ikinci bir menenjit şüpheli vaka tespit edilmediği bildirildi. Kadın, Doğum ve Çocuk Hastanesi ile Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Çocuk Acil Servisleri başta olmak üzere tüm sağlık birimlerinin, Valilik koordinasyonunda konuyu takip ettiği öğrenildi. Valilik "Yapılan çalışmalar kapsamında; yakın temaslı öğrenciler, öğretmenler, okul kantini çalışanları ve aile bireylerine yönelik koruyucu tedavi başlatılmış, ayrıca ailelere gerekli bilgilendirmeler yapılmıştır. Basına yansıyan menenjit şüphesi haberleri hassasiyetle takip edilmekte olup, mevcut durumda ikinci bir menenjit şüpheli vaka tespit edilmemiştir. Başta Kadın, Doğum ve Çocuk Hastanesi ile Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Çocuk Acil Servisleri olmak üzere tüm sağlık birimleri konuyu Valiliğimiz koordinasyonunda hassasiyetle takip etmektedir" ifadelerini kullandı.