EKONOMİ - 07 Şubat 2018 Çarşamba 08:40

Herkes "Nasıl olacak?" derken o olmaz denileni yaptı

A
A
A
Herkes "Nasıl olacak?" derken o olmaz denileni yaptı

Gümüşhane’nin Torul ilçesinde yaşayan 35 yaşındaki Hasan Turgut, işsiz olduğu dönemde Genç Çifti projesine müracaat etti.

Gümüşhane’nin Torul ilçesinde yaşayan 35 yaşındaki Hasan Turgut, işsiz olduğu dönemde Genç Çifti projesine müracaat etti. Olmaz denileni yapan Turgut, devlet desteğiyle Doğu Karadeniz bölgesinin en büyük kültür mantarı üretimi tesisini kurdu ve şimdi ailesiyle birlikte bin 200 ton mantar üretiyor.


Torul ilçesine bağlı Altınpınar köyü nüfusuna kayıtlı Turgut, çocukluğundan beri meraklı olduğu mantar işi için Tarım İlçe Müdürlüğü tarafından açılan mantar yetiştiriciliği kursuna katıldı. Çeşitli nedenlerle işsiz kaldığı dönemde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının hibe desteği sağladığı ‘Genç Çiftçi’ projesine müracaat eden Turgut’un projesi ilçede 2017 yılında kabul edilen 17 projeden birisi oldu.


Geçtiğimiz temmuz ayında evlenen ve düğün yaptıktan bir hafta sonra projesi kabul edilen Turgut, eşine de projeden o zaman bahsetti. Ailesi ve eşinin ilk başta “Nasıl olacak?” soruları ve endişeleriyle karşılaşan Turgut, İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından sağlanan teknik destekle Türkiye’de bu işin en iyi yapıldığı yerlerden malzeme teminini sağladı.


Köydeki arsasına 100 metrekarelik bir mantar çadırı kuran Turgut, çadırın ısı yalıtımını yapıp klimalarını ve nemlendirme cihazlarını bağladıktan sonra İzmit’ten getirttiği kompostlarla hemen üretime başladı.



Tesis 50 bin liraya mal oldu


Devletin sağladığı 30 bin liralık hibenin yanısıra 20 bin lira dolayında da kendisi harcayan Turgut, Doğu Karadeniz Bölgesinde olmayan ve 365 gün üretim yapılabilen kültür mantarı üretim tesisini kurarak bir ilki gerçekleştirdi. Özellikle kış aylarındaki soğuk günlerde gece sıfırın altında 10 dereceye kadar düşen hava sıcaklığında bile mantar çadırında yalıtım ve klimalar sayesinde içerideki hava sıcaklığı 18 derecede sabit kalırken, nem oranı ise yüzde 90’lar seviyesinde sağlanıyor.


Köyde hayvancılıkla uğraşan anne ve babasının yanısıra abisi ve eşiyle birlikte ilk seride bin 200 kilogram mantar toplayan Turgut, pazar sorunu da yaşamıyor. Taze ve temiz olması nedeniyle ürünleri Trabzon ve Gümüşhane pazarında hemen pazarlayan Turgut, ilk hasattan alan vatandaşların mantarların lezzetinin oldukça iyi olduğunu söyledi.


Kasım ayı ortasında tesisin kurulduğunu ve şuanda ikinci hasadı topladıklarını kaydeden Turgut, “Gerekli bakımları yaptıktan sonra ürün almaya başladık. Şuanda 2. hasadı topluyoruz. Devletin bize bu imkanı sunmasa, ile ve il müdürlüğü teknik destek vermese biz bu şekilde bu tesisi kuramayız” dedi.


Daha değişik üretimler, iş imkanları konusunda Gümüşhane’nin biraz kapalı bir il olduğunu belirterek bundan sonra yeni tesisler açılacağına inandığını dile getiren Turgut, gençlere bin 500 lira için İŞKUR kapılarında dolanmayıp devletin bu imkanlarından ve desteklerinden faydalanmaları tavsiyesinde bulundu.



“Mantarlara çocukluğumdan beri meraklıyım”


Çocuk yaşlarından beri köyde doğada mantar aramaya meraklı olduklarını ifade eden Turgut, “Dağlarda çok mantar topladık. Oradan hevesimiz vardı. Ayrıca 2016 yılında Halk Eğitimde Tarım İlçe Müdürlüğünün eğitimlerine de katıldım. Bilgilerimiz daha ileri seviyeye gelince yetiştirebileceğimize inandık. Genç Çiftçi projesine başvuru yaptık. Ardından tesisi kurduk ve üretime başladık. Tesisin tam kurulması 2 ay kadar sürdü” diye konuştu.


Kültür mantarı yetiştirilmesi işinin yoğun bakım servisi gibi olduğunu dile getiren Turgut, bakım ve hijyenin çok önemli olduğunu, tesisin sürekli temizlenmesi gerektiğini belirterek, “Kompost, örtü toprağı, bakımı ve hijyen olması çok önemli ki mantarı sağlıklı piyasaya sunabilelim. Temiz ve güzel mantar olmazsa kimse almaz onu” dedi.


Nemlendirme, ısıtma ve soğutma sistemlerinin tam otomasyonla çalıştığını, herşeyin bir tuşla halledildiğini kaydeden Turgut, mantarları alanların çok beğendiğini belirterek, “Toptan satışımız ayrı, manavlara satışımız ayrı, vatandaşlar doğrudan da bizden mantar istiyor. Şuanda talep çok iyi. İnsanlar bayağı sevdi. Bekleme süresi az. Hemen tüketiciye ulaşması gerek. Trabzon’a da gönderiyoruz. Merkez ilçeden çok fazla talep var. Torul’un halk pazarında da satıyoruz. Satışlarda sorun yok” diye konuştu.



“Böyle bir tesis çevrede yok, hiç yapılmamış bir iş”


Geçtiğimiz Temmuz ayının 7’sinde evlendiğini, projenin onayının da 14 Temmuz’da açıklandığını hatırlatan Turgut, “Ondan sonra eşime söyledim. İlk başta çok inanmadılar. Böyle bir tesis çevrede yok, hiç yapılmamış bir iş. Yap dediler ama işte. Sonunda herkes inandı artık. Ailemin desteği olmasa bu işin altından kalkamayız. Anne, baba, abim, eşim hepsi bizimle beraber” ifadelerini kullandı.


Çadırı 100 metrekare alana kurduklarını, 4 kat makas sistemi ranzalarda 10 ton komposla ilk seferde bin 200 kilogram mantar topladıklarını, iyice bittikten sonra kompostu değişerek tekrar devam edeceklerini dile getiren Turgut, şöyle konuştu: “Bizim bu şekilde tesisin en büyük destekçisi her zaman her şartta milletin yanında olan devlet. Devlet olmazsa, bu imkanı, bu teşviki sağlamasa bizim bu tesisi kurma şansımız yok. Buradaki bütün kazancımız devletin sayesinde, devletimize sonuna kadar teşekkür ediyoruz. Bütün genç arkadaşlarımıza da tavsiyem devletten gitsin istesinler, üretsinler. Her zaman devlet üretenin, yapanın yanında, desteği sonuna kadar var.”



“Bana ilk dediğinde olmaz, tutmaz dedim”


Anne Kerime Turgut ise köyde çiftçilikle uğraştıklarını, 5 çocuğundan birisi olan Hasan’ın bu işi yaptığını belirterek, “Kesmesine, sulamasına, temizliğine yardım ediyoruz. Bana ilk dediğinde olmaz, tutmaz dedim. Şimdi memnunum. Devletin desteğiyle yaptık. Tek olsak yapamazdık, cesaret edemezdik. Bizi sürekli teşvik etti yetkililer. Devletimize teşekkür ediyoruz” dedi.


Baba Osman Turgut ise devletin teşvikiyle yaptıkları tesiste oğullarına yardımcı olduklarını, hem de vakit geçirdiklerini belirterek, “Devam edeceğiz. Yalnız bu mantar için değil diğer işlerde de devletimiz teşvik ediyor” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Misket elma tadında baklava Amasya’nın coğrafi işaretli misket elması artık baklavaları tatlandırıyor. Cezeryede kullanılıp olumlu sonuç alınan elma, baklava çeşitlerinde de tercih ediliyor. Geleneksel baklavalar fıstık yerine elma tadında kokmaya başladı. Tarihi şehirde 2 bin yıldır yetiştirilen ve coğrafi işaret alan misket elma, geleneksel Türk tatlısı olan baklavanın yapımında da kullanılmaya başlandı. Kabukları soyulan elmalar rendelenip pişirilerek püre haline getirildi. Fıstık yerine elma Geleneksel baklavanın yapımı gibi, merdanelerle açılan ince hamurların arasına fıstık veya badem eklemek yerine elmalar ile ceviz dizildi. İsteğe göre usta ellerin hüneriyle burma ya da midye görünümünde şekillenen hamurlar fırında kızartıldı. "Cezeryede denemiş ve olumlu sonuç almıştık" Elma kokusunun buram buram hissedildiği lezzetin Amasya’nın mutfak kültürüne katıldığını belirten Amasya Olgunlaşma Enstitüsünde görevli usta şef Gönül Göl, "Bölgemizde 2 bin yıldır yetiştirilen elmayı artık baklavalarda kullanıyoruz. Cezeryede denemiş ve olumlu sonuç almıştık. İncecik açtığımız hamurlar burulmasıyla kıtırlık kazanıyor. Bu işlem ayrı bir ustalık gerektiriyor" dedi. "Elma, kalp sağlığını korur" Elmanın faydalarına değinen Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümünde görevli Tuğçe Kalkan da, "Elma, kalp sağlığını koruyan, sindirimi düzenleyen lifli yapısı, güçlü antioksidanlar ve c vitamini içeriğiyle bağışıklığı güçlendiriyor. Hafızayı güçlendiriyor" diye konuştu.
Mersin Akdeniz’de tehlike saçan metruk yapılar yıkılıyor Mersin’in Akdeniz ilçesinde, can ve mal güvenliği açısından risk oluşturan metruk yapılar, belediye ekipleri tarafından iş makineleriyle yıkılıyor. Akdeniz Belediyesi, çökme riski taşıyan ve uzun süredir kullanılmayan metruk yapılarla mücadelesini sürdürüyor. Bu kapsamda Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, yasal süreçleri tamamlanan Kazanlı ve Hürriyet mahallelerindeki harabe yapıların kontrollü yıkımını gerçekleştirdi. Ekipler, Kazanlı Mahallesi Mersin Caddesi ile Hürriyet Mahallesi Atatürk Caddesi üzerinde bulunan ve yıllardır atıl durumda olan yapıların yıkımı için harekete geçti. Çökme tehlikesi nedeniyle çevre sakinleri için risk oluşturan yapılar, iş makineleri yardımıyla kontrollü şekilde ortadan kaldırıldı. Çevre güvenliği sağlandı Yıkım çalışmaları sırasında Yapı Kontrol Müdürlüğü görevlilerinin gözetiminde; emniyet güçleri ve zabıta ekipleri tarafından çevre güvenliği sağlandı. Titizlikle yürütülen çalışmalar sonucu ortaya çıkan molozlar kamyonlara yüklenerek mahallelerden çıkarıldı. Akdeniz Belediye Encümeni kararıyla gerçekleştirilen yıkımlara tanık olan mahalle sakinleri, uzun süredir tehlike oluşturan yapıların kaldırılmasından memnuniyet duyduklarını belirterek belediye ekiplerine teşekkür etti. Mücadele sürecek Akdeniz Belediyesi yetkilileri, kent estetiğini bozan, çevresel kirliliğe yol açan ve zaman zaman sosyal sorunlara neden olan metruk yapılarla mücadelenin devam edeceğini bildirdi. Yetkililer, sahadaki ekiplerin tespitleri ve muhtarların talepleri doğrultusunda belirlenen, yasal işlemleri tamamlanan metruk yapıların, encümen kararının ardından kontrollü şekilde yıkılmayı sürdüreceğini ifade etti.
İstanbul Arnavutköy’de kadın kuaföründe "ödeme yapmadan kaçtı" iddiası İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde bir kadın kuaföründe işlem yaptıran kişi, yaklaşık 3 saat süren hizmetin ardından ödeme yapmadan iş yerinden ayrıldı. İşletmeci, durumu gece saatlerinde fark etti. Olay, Arnavutköy Bolluca Mahallesi’nde bulunan bir kadın kuaföründe meydana geldi. İddiaya göre, Nezahat Kocayiğit’in işlettiği kuaföre müşteri gibi gelen bir kişi, yaklaşık yarım saat sıra bekledikten sonra işlem yaptırmaya başladı. İşlemler sırasında farklı hizmetler de talep eden kadının, bu şekilde iş yerinde uzun süre vakit geçirdiği ve yaklaşık 3 saat boyunca saç ve makyaj işlemleri yaptırdığı belirtildi. Ardından da ödeme yapamadan kuaförden ayrıldı. Yoğunluk nedeniyle durumun fark edilmediğini belirten işletmeci Nezahat Kocayiğit, "Normal bir çalışma günümüzdü. Kendisi müşteri gibi içeriye girdi, yaklaşık yarım saat sıra bekledi. Daha sonra işlemlerini yapmaya başladık. Farklı işlemler de yaptıracağını söyleyerek burada vakit geçirdi. Yaklaşık 3 saat ilgilendik ve 2 bin TL’nin üzerinde işlem yaptık. O gün çok yoğunduk, ayrıca yakınımızın nişanı vardı, ona hazırlanıyorduk. Olay saat 17.00-18.00 civarında oldu ama biz dolandırıldığımızı gece 02.00’de fark ettik" dedi. Şahsın işlemlerin ardından iş yerinden ayrıldığı ve bir daha geri dönmediği ifade edilirken, kadının kuaför dükkanına geldiği içeride sıra beklediği ve hızla dükkandan ayrıldığı anlar güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.