GENEL - 09 Ekim 2018 Salı 17:29

Gümüşhane’de üreticilere 180 adet süt sağım makinesi dağıtıldı

A
A
A
Gümüşhane’de üreticilere 180 adet süt sağım makinesi dağıtıldı

Gümüşhane’de üreticilere Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) kaynaklarıyla 180 adet süt sağım makinesi dağıtıldı.

Gümüşhane’de üreticilere Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) kaynaklarıyla 180 adet süt sağım makinesi dağıtıldı. Yüzde 80’i hibe olarak karşılanan projeye 540 başvuru olunca kura çekildi.


Gümüşhane Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün DOKAP’la ortaklaşa gerçekleştirdiği ‘Süt sağım teknolojisi geliştirme’ projesi kapsamında üreticilere yüzde 80’i hibe olarak sağlanan 180 adet süt sağım makinesi düzenlenen törenle teslim edildi.


Kurum bahçesinde gerçekleştirilen törende konuşan Tarım ve Orman İl Müdürü Edip Birşen, Gümüşhane olarak yaptıkları projelere ciddi destekler aldıklarını belirterek, “42 bin dolayında sağmal ineğimiz mevcut. Süt sağım makineleri de bölge için ihtiyaç. Çiftçilerimizin makineli tarıma geçişi ve modernizasyon önemli. Süt en hızlı şekilde bozulan, bakterilerin en hızlı çoğaldığı gıdaların başında geliyor. Sütün hijyenik şartlarda elde edilmesi ve hızlı bir şekilde soğuk zincire aktarılması son derece önem arz ediyor. Bundan dolayı biz bu projeleri hayata geçirmeye çalışıyoruz” dedi.



“Cep telefonsuz, arabasız yaşayabiliriz ama gıdasız yaşayamayız”


Gıda üretimi yapmak ve üretmenin Tarım Bakanlığı çalışanlarına göre kutsal bir görev olduğunu kaydeden Birşen, “Üretmek bizim önceliğimizdir. Önceliğimiz üreticilerimizin memnuniyetidir. Özellikle gıda üretimi yapmak, üretmek Tarım Bakanlığı çalışanlarına göre kutsal bir görevdir. Önceliğimiz üreticilerimiz. Onlar ürettikçe biz onlara destek olmaya çalışıyoruz. Kaliteli ve güvenilir üretim yapmanın insanlığa yapılacak en önemli hizmet olduğunu düşünüyorum. Gıdasız yaşanmıyor. Bunu son yıllarda dünya gördü. Gıda olmadan olmuyor. Cep telefonsuz, arabasız yaşayabiliriz ama gıdasız yaşayamayız. Gelecek yıllarda gıdanın daha da ön plana çıkacağını düşünüyorum. O yüzden bizim bu altyapıları şimdiden oluşturmamız lazım. Uyguladığımız projeler tarım sektörünü olduğu kadar ilimizin ekonomisi ve istihdamına da ciddi katkılar yaptığı görüyoruz” diye konuştu.



“Üreticilerimizin ekonomik imkanlara sahip olması, gelir seviyelerinin yükselmesi devletimizin temel politikası ve bizim de arzumuzdur”


Son bir yılda Gümüşhane’de üreticiye verilen destek miktarının 25 milyona ulaştığını, bunların ciddi yatırımlar olduğunu ve yansımalarını gördüklerini dile getiren Birşen, “Küçük işletmelerimizi de düşünerek 10 baş sağmal ineği olan vatandaşlarımızın modernizasyonla buluşması, daha sağlıklı ve hijyenik şartlarda süt üretmesi için bu projeyi geçen yıl DOKAP idaremizle planladık. 180 tane süt sağım makinesi dağıtıyoruz. Bunları kurayla belirledik. 540 müracaat oldu. Keşke hepsini karşılayabilseydik. Sağımı Anadolu coğrafyasında kadınlar yapıyor. Bizde bu projede daha çok kadınlarımızı düşündük, standartlarını yükseltmeyi, daha kaliteli süt üretilmesini, Tüberküloz ve Brusella gibi hastalıklarla mücadeleyi, tarımla ilgili gelişmelerin çiftçiye duyurulması amaçlarıyla bunu yaptık. Hayatın yükünü çeken kadınlarımızın işlerini kolaylaştırmak, ailelerine daha fazla vakit ayırmasını amaçladık. Üreticilerimizi bir bütün olarak ekonomik imkanlara sahip olması gelir seviyelerinin yükselmesi devletimizin temel politikası, bizim de arzumuzdur” şeklinde konuştu.


Gümüşhane’de kaliteli ürün üretmeyi amaçladıklarını dile getiren Birşen, katma değeri yüksek ve organik ürünleri ön plana çıkarmaya çalıştıklarını sözlerine ekledi.



“Gümüşhane’de 95 bin 876 baş büyükbaş hayvan varlığı var”


Hayvan Sağlığı Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürü Özgür Oytun Ören ise Gümüşhane’de 95 bin 641 sığır ve 235 manda olmak üzere 95 bin 876 büyükbaş hayvan bulunduğunu belirterek, “Belirlediğimiz yetiştiricilerimize vereceğimiz 180 adet çift sağım başlıklı ve 40 litrelik tek güğümlü süt sağım makinesinin merkez ve ilçeler bazında dağılımı; başvuru sayısı, genel hayvan mevcudu ve mevcut anaç sığır sayısı göz önünde bulundurularak, Kelkit ilçemize 72, Köse’ye 16, Kürtün’e 9, Gümüşhane merkez ilçeye 28, Şiran’a 41 ve Torul ilçemize 14 adet süt sağım makinesi verilecektir. Amacımız, hayvancılık faaliyetleri ile uğraşan kesimin yaşam standartlarını yükselterek yaptığı faaliyetten daha çok kazanç elde etmesine hizmet etmektir” diye konuştu.


Yapılan konuşmalardan sonra Gümüşhane merkez ilçede süt sağım makinesi almaya hak kazanan 28 üreticiye süt sağım makinelerinin dağıtımı gerçekleştirildi.


Törene İl Emniyet Müdürü Ömer Faruk Karataş, Gümüşhane Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bahri Bayram, DOKAP Proje Koordinatörü Şerif Demir, kurum müdürleri ve üreticiler karıldı.


Proje kapsamında 10-20 baş arası sağmal ineği bulunan ve kura ile belirlenen yetiştiricilere 180 adet çift sağım başlıklı ve 40 litrelik tek güğümlü süt sağım makinesi dağıtılacak. Merkez ve ilçeler bazında dağılımı başvuru sayısı, genel hayvan mevcudu ve mevcut anaç sığır sayısı göz önünde bulundurularak belirlendi. Buna göre Kelkit’te 72, Köse’de 16, Kürtün’de 9, Merkez’de 28, Şiran’da 41 ve Torul’da 14 adet makine dağıtılacak.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Çameli Belediye Meclisinden kırsal mahalle kararı 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun Ek Madde 3’ü ile 7254 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında, kırsal mahalle ve kırsal yerleşik alan yönetmeliği doğrultusunda Çameli ilçesi sınırları içerisinde bulunan mahallelerin kırsal yerleşim özelliği taşıyıp taşımadığının tespiti konusu Çameli Belediye Meclisinde görüşülmüştür. 31 Aralık 2025 tarihinde sona eren yasal düzenleme çerçevesinde, mahalle muhtarlarımızın talepleri de dikkate alınarak yapılan değerlendirmeler sonucunda; Çameli merkez mahalleler hariç köyden dönüşen tüm mahallelerin kırsal mahalle statüsünde kalmasının uygun olduğuna Belediye Meclisinde oy birliği ile karar verilmiştir. Alınan bu karar, ilgili mevzuat gereği Denizli Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ne gönderilecek olup, nihai karar Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından verilecektir. "Tek amacımız kırsal yaşamın teşvik edilmesi ve vatandaşlarımızın mevcut hak ve imkanlardan yararlanmasıdır" Bu karar ile amaçlarının kırsal alanda vatandaşların desteklenmesi olduğunu belirten Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan; "Bu karar ile temel amacımız; kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın desteklenmesi, kırsal yaşamın teşvik edilmesi ve vatandaşlarımızın mevcut hak ve imkanlardan yararlanma ya devam etmesinin sağlanmasıdır. Alınan kararın ilçemize ve tüm mahallelerimize hayırlı ve uğurlu olmasını dileriz" dedi.
Kayseri "Araçlarda ÖTV indirimi tüm engellileri kapsamalı" Kayseri’de avukatlık yapan ve yüzde 81 oranında bedensel engelli olan İsmail Arslan, ÖTV Kanunu’nda yapılan düzenleme ile ilgili yaptığı açıklamada, "Engel oranı ne olursa olsun tüm engelliler için araç alımında ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmalıdır" dedi. Kayseri’de avukatlık yapan İsmail Arslan, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenleme ile sadece ortopedik engellilere ÖTV ve MTV muafiyeti tanınması, zihinsel veya başka gerekçelerle araç süremeyeceklere hak tanınmaması konusunda açıklama yaptı. Araç ve toplu taşıma araçlarını kullanabilir durumda olmayan tüm engellilere ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmasını gerektiğini söyleyen Arslan, "Engellilerin araç alımlarında ÖTV bağışıklığından yararlanma konusunda yeni bir gelişme oldu ve bu konuda çokça sorun doğdu. Yüzde 81 bedensel engelli, vergi hukuku alanında çalışan bir avukat olarak ülke idaresindeki insanların yanlış yapma, hatalı ve hukuka uygun olmayan kararlar verme hakları yoktur. Bu minvalde atılan her imzadan ciddi bicinde sorumludurlar ve alınan kararların arkası, önü iyi hesap edilmelidir. TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen 259 Sayılı Kanun Teklifi. verilen bir önergeyle aşağıdaki hüküm eklenerek kabul edildi. Özel Tüketim Vergisi Kanunu/nun 7. maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinin c alt bendi yeniden düzenlenmiştir. Hesaplanması gereken Özel Tüketim Vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 2 milyon 873 bin 900 TL’yi aşanlar hariç, motor silindir hacmi 2 bin 800 santimetreküpü aşanlar hariç ve G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler ile engelli sağlık kurulu raporunda ortopedik engelliği yüzde 40 ve üzeri olup, bu engel durumu nedeniyle sürücü belgesi alamayan malul ve engelliler tarafından burada sadece ortopedik engellilere bu hakkın tanınması ve zihinsel veya başka gerekçelerle araç süremeyeceklere bu hakkın tanınmaması hakkaniyete ve hukuka uyar değildir" dedi. Arslan, "Cumhurbaşkanımızdan yasa önünüze geldiğinde bu yönde düzenleme yapılması için Meclis’te geri göndermesini talep ediyorum. Anayasa Mahkemesi’nin ÖTV Kanunu 7/2-c maddesindeki ‘Bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler tarafından’ bölümünü iptal eden kararı 26.06.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış, yürürlük tarihi 9 ay sonra olarak karar verilmişti. Söz konusu 9 ay 26.03.2026 tarihinde dolmuş olup, iptal kararı yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle bugün Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararındaki gerekçeleri karşılanarak yeni bir yasal düzenleme yapılmalıdır. Yasayı Meclis yapar, ancak hukuka uygun hazırlığı hükümete düşer. Bu başvuruyu CİMER üzerinden Strateji Başkanlığı’na kendi adıma iletmiştim. Meclis’e cevabı geldi. Anayasa Mahkemesi idarenin hakkı daralttığı ve araç kullanabilir durumda olmayan engelliler için bu hakkı vermediği için yasayı iptal etmişti. Oysa şu an ortada artık yasa da olmadığı için tüm yüzde 90 altında engelliler haktan mahrum kaldılar ki bu işin aslı 2013 yılından bu yana engellilere tanınan hakların suistimalinin bütçeye getirdiği yükler kökenlidir. Engel oranı ne olursa olsun araç kullanabilir durumda olmayan veya toplu taşıma araçlarını kullanabilir durumda olmayan tüm engelliler için araç alımında ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmalıdır. Ayrıca engel durumu otomatik vites veya tertibatlı araç kullanmasını gerektiren engelliler de bu vergileri ödememelilerdir. Suistimal de engellenmelidir. Bir tarafta engelli çocuğu araç içinde tuvalet ihtiyacını ancak karşılayabildiği için araca ihtiyaç duyanlar, diğer tarafta torunlar gezme tozma için dedesinin üzerinden araç almak isteyenler. Bu konu çok hassas. Geçen sene araç alımlarının büyük bir kısmı engelli alımlarını oluşturdu ise bu husustaki suistimal daha da artacak demektir ki, bu da göz ardı edilmeden hukuka da uygun bir yasa çıkmalıdır. Devlet yasama-yargı-yürütme sacayakları üzerinde iş yapar ve tüm unsurlar uyumlu olmalıdır. Bu geçiş döneminde araç ihtiyacı olup bağışıklıktan faydalanamayan engellilere de önerim bir vergi hukuku avukatı olarak şu şekildedir: Aracın ÖTV’sini ihtirazi kayıtla ödetsinler veya bayi buna yanaşmazsa bizzat araç sahibinin adına aracın alındığı il defterdarlığına hitaben ödenen ÖTV ve ÖTV üzerinden hesap edilen KDV için ihtirazi kayıt ve ödemenin iadesi dilekçesi versinler. Ret halinde vergi mahkemesine dava etsinler. Yargı süreci uzasa da hakları olanı alacaklardır kanısındayım" ifadelerini kullandı.
Balıkesir "Ağrı Tedavisinde Bitkisel Yaklaşımlar" kitabı raflarda Kas-iskelet sistemi ağrılarının yönetiminde bitkisel yaklaşımları ele alan "Ağrı Tedavisinde Bitkisel Yaklaşımlar" adlı kitap yayımlandı. Eserde Balıkesir Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalından Prof. Dr.Nilay Şahin, Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Fatih Satıl ve Altınoluk MYO, Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü, Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Programı’ndan Prof. Dr. Selami Selvi yazar olarak yer aldı. Bilimsel literatür ışığında hazırlanan eser, ağrı mekanizmalarını ve bitkisel ajanların etki yollarını kapsamlı bir şekilde ele alarak hem sağlık profesyonellerine hem de konuya ilgi duyan geniş bir okuyucu kitlesine hitap ediyor. Kitabın yazarlarından Prof. Dr. Nilay Şahin, çalışmanın özellikle hastalar açısından önemli bir boşluğu dolduracağını vurgulayarak, "Ağrı, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen çok yaygın bir sorun. Bu kitapta, bitkisel yaklaşımların bilimsel temellerini ortaya koyarak hem hekimlere hem de hastalara yol gösterici olmayı amaçladık. Okuyucuların güvenilir ve anlaşılır bilgiye ulaşmasının, doğru tedavi yaklaşımlarına katkı sağlayacağını düşünüyoruz" dedi. Kitabı hazırlayanlardan Prof. Dr. Fatih Satıl’da "Kitap, Anadolu’nun derinliklerinden gelen geleneksel halk bilgilerini, süzgeçten geçirilmiş güvenilir tıp ve botanik kaynaklarıyla harmanlandı. "Kulaktan dolma" bilgilerin oluşturduğu bilgi kirliliğine son vererek; doğru bitkinin, doğru dozda ve doğru yöntemle kullanımını esas alıyor" dedi. Tabiat eczanesinden istifade edilerek bilinçli okurlar için bir başucu kaynağı niteliğindeki bu çalışma, bilimsel doğruluktan taviz vermeden herkesin anlayabileceği duru bir dille kaleme alındı. Sağlığınızı şansa değil, doğru kaynağa emanet edin. Kitapta bitkisel ürünlerin etki mekanizmaları, kullanım alanları ve güncel bilimsel veriler sistematik bir yaklaşımla sunuluyor. Günlük yaşamda sık karşılaşılan ağrı problemlerine farklı bir bakış açısı kazandırmayı hedefleyen kitap, yalnızca hekimler için değil; ağrı yönetimi ve bitkisel tedavilere ilgi duyan herkes için anlaşılır ve kapsamlı bir kaynak niteliği taşıyor. Bilimsel temele dayanan bu çalışma, tamamlayıcı tıp yaklaşımlarına ilgi duyan okuyucular için güvenilir bir başvuru eseri olarak öne çıkıyor.