EKONOMİ - 09 Aralık 2018 Pazar 10:06

44 yıl önce bir öğretmenin girişimleriyle kurulmuştu...

A
A
A
44 yıl önce bir öğretmenin girişimleriyle kurulmuştu...

Gümüşhane’de 44 yıl önce bir öğretmenin girişimleriyle Dünya Bankasından alınan krediyle kurulan Gümüşsu Kuşburnu fabrikasında üretim 7 yılın ardından yeniden başladı.

Gümüşhane’de 44 yıl önce bir öğretmenin girişimleriyle Dünya Bankasından alınan krediyle kurulan Gümüşsu Kuşburnu fabrikasında üretim 7 yılın ardından yeniden başladı. Hiçbir katkı maddesi kullanılmadan üretilen ürünler ise piyasada yoğun ilgi görüyor.


Merkeze bağlı Tekke köyünde 1974 yılında merhum emekli öğretmen Kemal Saygınar tarafından 7 ayrı kooperatif kurulmasının ardından Dünya Bankasından alınan krediyle temelleri atılan, merhum Vali Ayhan Çevik döneminde de zirveye ulaşan Gümüşsu Kuşburnu fabrikası özelleştirmenin ardından 2011 yılında ekonomik sıkıntılar nedeniyle kapanmıştı.


Geçtiğimiz aylarda Gümüşhane Belediyesi tarafından Halk Bankasından satın alınarak şirket aracılığıyla tekrar işletilmeye başlanan ve bir dönem ülke genelindeki tüm marketlerde satılan hatta Gümüşsu markasıyla ihracata başlayan fabrikanın bacası 7 yılın ardından ülke genelinde büyük fabrikaların bile konkordato ilan ettiği dönemde tekrar tütmeye başladı.



“Dünya Bankası’ndan kredi kullanarak 1974’de bu işe başladı, 1978’de ilk üretimi yaptı”


Kapanmadan önce fabrikanın genel müdürü olan, şimdi de belediye şirketi bünyesinde fabrika müdürü olarak görev yapan Yüksel Demir, Gümüşsu fabrikasının 1974 yılında kurulduğunu belirterek fabrikanın kuruluş sürecini şu sözlerle anlattı: “Kendisini rahmetle andığımız Kemal Saygınar hocamızın kafasında kuşburnuyla ilgili bir kıvılcım oluşmuştu. Bununla ilgili 10 tane kooperatif kurdurdu köylerde. Bunların ardından kooperatifler birliğini kurdu. Bu birlikle beraber Dünya Bankası’ndan kredi kullanarak 1974’de bu işe başladı. 1978 yılında da ilk üretimini yaptı. İlk üretime başladığında çeşit çok fazlaydı. Ayvasından, eriğine, elmasından tüm marmelat çeşitlerini yapıyordu. Zaman içerisinde piyasadaki karlılık oranına bakıldığında kuşburnu, kızılcık, böğürtlen ve alıçla devam etti.”



“Ayhan Çevik Valimizle fabrika zirveye taşındı”


Fabrikanın 1992 Anonim Şirkete dönüştüğünü ve 1993 yılında dönemin Valisi merhum Ayhan Çevik’le birlikte 1996 yılına kadar Gümüşsu’nun zirveye taşındığını kaydeden Demir, üretimin en yüksek olduğu, hammaddenin en fazla alındığı ve dünya teknolojisinin fabrikaya geldiği dönemin bu dönem olduğunu kaydetti.



“Zirveye çıkınca 6 ayda fabrikanın ipi çekildi”


Fabrikanın 1997 yılında özelleştirme kapsamında özelleştirildiğini 2010 yılında Gümüşhane’den ilk ihracatı yaptığını kaydeden Demir, yıllık 500 bin dolarlık bir ihracat rakamına ulaşıldığını, bütün ulusal zincir mağazalarda olduğunu ifade ederek, “Tercihen alınan ve aranan bir ürün haline geldi. 2010 yılında çok zirveye çıkınca da el değiştirme zamanı geldi dedi birileri. O dönem 6 ayda bu işletmenin ipi çekildi ve 6 ay içerisinde kapatıldı. Kim nasıl kapattı hala işin başında ben olduğum halde hala onu arıyorum. Birgün birileri bunun hesabını verecekler” diye konuştu.



“Markanın bilinirliği hala yüksek noktada”


Gümüşsu’nun bir dünya markası olduğunu, Yüksekova’dan Tekirdağ’a, Karadeniz’in en ücra köşesinden Güneydoğu’nun en ücra köşesine kadar bilinirliği çok yüksek olan bir marka olduğunu hatırlatarak bundan 8 yıl önce yapılan marka değeri araştırmasında Gümüşsu’nun o dönem 5 milyon lira civarında bir marka değeri olduğunu kaydeden Demir, “Bugün bile hala insanlar Gümüşsu markası adında meyve suyu ve marmelat arıyorlarsa demek ki bu markanın bilinirliği hala yüksek noktada” dedi.



“Eylül ayı itibariyle bacası tekrar tütmeye başladı”


Fabrikanın kapandıktan 7 yıl sonra Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen tarafından icra kanalıyla geçtiği Halk Bankasından satın alındığını ifade eden Demir, “Gümüşhane Belediyesi burayı satın aldı. 5-6 ay bakım onarımdan geçti. Teknolojimiz zaten yeniydi. Ufak tefek dokunuşlarla beraber fabrika tekrar üretim aşamasına geldi. Eylül ayı itibariyle de bacası tekrar tütmeye başladı” şeklinde konuştu.



“5 milyon dolarlık bir ihracat yapmayı hedefliyoruz”


Fabrikada şuanda 30’a yakın personel istihdam edildiğini ve 27 Kasım itibariyle de Gümüşhane piyasasında her noktaya ürünleri ulaştırdıklarını dile getiren Demir, “Bundan sonra belediye başkanımız Ercan Çimen’in hedefi şu: Yeni teknolojilerle beraber ürün portföyünü geliştirmek, daha fazla üretim yapmak ve ihracatta eski günlerine dönüp hedefi 5 milyon dolarlık bir ihracat yapmayı hedefliyoruz. Allah utandırmasın. Bizde elimizi taşın altına koyduk. Şu anda tam kapasite üretim yapmaya devam ediyoruz. Umarım Gümüşsu eski günlerine döner, bir daha üretim kesintisi olmaz” dedi.



“Fabrika Gümüşhane’de 3 bin aileye katkı sağlıyor”


Sadece çalışan 30 kişiye değil Gümüşhane’de 3 bin aileye katkı sağladığının altını çizen Demir, “Fabrikanın açılışı hammaddenin bittiği döneme denk gelmesine rağmen Gümüşhane’de bugüne kadar hiç para etmeyen 150 ton alıç alındı. 200 ton üzerinde de kuşburnu alımı yapıldı. Bugün bile halen köylerden insanlar kuşburnu getiriyor. Şuanda sadece hammadde olarak yılda 5 bin 600 ton meyve işleme kapasitesine sahip fabrikamız. Günlük 30 ton üzerinde mamul üretimi yapıyoruz. 3 üretim bandımız var. Şişe, marmelat ve aseptik dolum hattımız ayrı ayrı çalışabilecek durumda. Ufak dokunuşlarla bu kapasiteyi 2 katına çıkarma imkanına sahibiz” diye konuştu.



“Hiçbir ürünümüzde en ufak bir katkı maddesi yok, pancar şekeri kullanıyoruz”


Kuşburnu, kızılcık, böğürtlen ve alıç marmelatının yanında yakında karadut, yaban mersini marmelatı da yapacaklarını, meyve suyunda kuşburnu, kızılcık, böğürtlen yaptıklarını, dut, üzüm, keçi boynuzu pekmezi işleyebildiklerini, ayrıca limonata ve 12 çeşit doğal çay üretim grupları da olduğunu ifade eden Demir, Gümüşsu ürünlerinin diğer ürünlerden en önemli farkının hiçbir ürününün içerisinde en ufak bir katkı maddesinin olmaması olduğunu belirterek, “Şu anda kullandığımız kuşburnu suyunda sadece yüzde 55 kuşburnu, yüzde 45 pancar şekeri ve doğal olarak limon suyu konsantresi var. Bunların dışında hiçbirşey yok. Glikoz şurubu kullanmıyoruz. Genleriyle oynanmış mısırdan yapıldığı ve bu konuyla ilgili sürekli spekülasyon yapıldığı, içerisinde ne olduğunu bilemediğimiz için kullanmıyoruz” ifadelerini kullandı.



“Türkiye’nin her noktasına kısa süre içerisinde ulaşmayı planlıyoruz”


Ürünlerin ilk pazara çıktığı anda insanların gözündeki o ışığı gördüğünü kaydeden Demir, “Gümüşhane yöresinde bizim Gümüşsu algısı var. Gümüşsu artık insanların ailelerinden birisi gibi. Piyasaya hızlı girdik. Çevredeki her noktaya ulaşıldı. Hedefimiz çevremizden başlayarak gittikçe büyüyeceğiz. Türkiye’nin her noktasına kısa süre içerisinde ulaşmayı planlıyoruz. Belediye Başkanımız Ercan Çimen’e şehrin markasını yeniden ekonomiye kazandırdığı için şehrimiz adına teşekkür ediyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Burdur Çölyak hastalarına umut olan atölye Burdur’da kurulan atölyede kentte ve çevre illerde yaşayan yaklaşık 400 çölyak hastası için glutensiz ekmek üretiliyor. Çölyak hastalarının en temel sorunu olan glutensiz ekmeğe erişim, hayata geçirilen bir projeyle çözüme ulaştı. Burdur İl Milli Eğitim Müdürlüğü öncülüğünde başlatılan "Çölyak Hastalarının Hayatlarına Dokundular Projesi" çerçevesinde kurulan ekmek üretim atölyesinde, yüzlerce hasta için düzenli üretim yapılıyor. Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, okul aile birliği, Halk Eğitim Merkezi öğretmenlerinin destekleriyle kurulan atölyede, kentte ve çevre illerde yaşayan yaklaşık 400 çölyak hastası için glutensiz ekmek üretiliyor. Atölyede unlu mamuller kursiyerleri ile Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Gastronomi Bölümü öğrencileri aktif rol alırken, proje hem hastaların hayatını kolaylaştırıyor hem de öğrencilere uygulamalı eğitim imkanı sunuyor. Atölyede 2 gün ekmek üretimi, hafta da bir gün ise diğer unlu mamüllerin üretimi yapılıyor. "Sıkıntı yaşayan çocuklarımızın o gözlerindeki ışık ve mutluluk bizlere ilham oldu" Burdur Mehmet Akif Ersoy Halk Eğitim Merkezi Müdürü Hamit Kayacıoğlu, atölyenin yaklaşık 2 yıl önce kurulduğunu belirterek, "Bu konuda bizi ilk harekete geçiren husus çölyaklı hastalarımızın, özellikle ilimizde faaliyet gösteren Çölyak Derneğindeki kişilerin yaşadıkları sıkıntıları anlatması ile başladı. Bu ekmeğin ulaşımındaki sorunları, maliyetini özellikle hasta olan çocuklarımızın taze ekmeğe ulaşımı noktasındaki sıkıntıları ifade edince biz de bununla ilgili araştırma çalışmasına başladık. Çölyak hastalarımız hassas. Bu yüzden de dikkatli bir üretim süreci bizim için önemliydi. İlk başlarda üretim konusunda sınırlı sayıda üretebiliyorduk. Gelişen süreç sonrasında biz sadece glutensiz ekmek değil onun dışında kuru pasta ürünleri de üretmeye başladık. Burada bu ürünlere ulaşma noktasında sıkıntı yaşayan çocuklarımızın o gözlerindeki ışık ve mutluluk bizlere ilham oldu. Hali hazırda bu çocuklarımız diğer arkadaşları gibi bir şekerli gıda ya da hamurlu bir gıda tükettiğinde imrenerek onlara bakarken bu gün gelinen noktada biz o ürünleri üretebilir hale geldik. Burdur özelinde yaklaşık 200’e yakın Çölyak hastamız var. Isparta’da 200-300 bandına hastamız var. Burada normal bir üretim sistemi yok. Bizim sosyal medya gruplarımız var, siparişler bir gün önceden alınıyor. Biz de ona göre üretimini yapıyoruz. Şu an ekmek üretimi 2 gün, hafta da bir gün ise diğer unlu mamüllerini üretmeye çalışıyoruz" dedi. "Son bir aydır da yaş pasta ve tatlı çeşitlerini üretmeye başladık" Konaklama ve Seyahat Hizmetleri Öğretmeni Halil Murat ise atölyede haftada 3 gün üretim yaptıklarını ifade ederek, "İşimize sabah başlıyoruz. Akşam üstü de 4’e kadar üretimler yapılıyor. 2 sene öncesinde başladığımız zaman sadece ekmek üretimi vardı. Daha sonrasında da erişte, kek, pizza gibi glutensiz ürünleri üretmeye başladık. Son bir aydır da yaş pasta ve tatlı çeşitlerini üretmeye başladık. Çünkü bize bu noktada çok fazla talep geliyor. Özellikle çölyak hastası çocuklardan bize talepler geliyor. Bizler de üzerinde çalıştık ve bu ürünleri üretmeye başladık. Şu anda yaklaşık 9-10 çeşit ürün çıkartabiliyoruz" şeklinde konuştu.