EKONOMİ - 08 Mart 2020 Pazar 09:25

Bir yıl boyunca defalarca denenerek üretildi

A
A
A
Bir yıl boyunca defalarca denenerek üretildi

Gümüşhane’de bir avucunda bir kasa portakaldan daha fazla C vitamini olan ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği için dünyayı endişelendiren korona virüsüne karşı da koruyucu etkisi olduğu söylenen kuşburnu meyvesi, bir yıllık denemelerin ardından meyve tanecikli reçel olarak piyasaya sürüldü.

Gümüşhane’de bir avucunda bir kasa portakaldan daha fazla C vitamini olan ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği için dünyayı endişelendiren korona virüsüne karşı da koruyucu etkisi olduğu söylenen kuşburnu meyvesi, bir yıllık denemelerin ardından meyve tanecikli reçel olarak piyasaya sürüldü.


Türkiye’de gen merkezinin Gümüşhane olduğu kabul edilen ve doğada kendiliğinden yetişen C vitamini deposu kuşburnu meyvesinin suyu ve marmelatının ardından reçeli de uzun denemeler sonunda katkısız olarak üretildi.


Gümüşhane’de 27 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra emekli olan 55 yaşındaki Zakir Ölmez, 2019 yılında KOSGEB desteğiyle Gümüşhane Şehit Öğretmen Necmettin Yılmaz Geleneksel ve Organik Ürünler İş Geliştirme Merkezinde (İŞGEM) ürettiği kuşburnu reçelini vatandaşların beğenisine sundu.


Bir yıl boyunca onlarca kez denemeler yaptıktan sonra ürünün standardını tutturabilen Ölmez, ürününü internet satış siteleri üzerinden vatandaşların beğenisine sunarken, ulusal ve uluslararası fuarlarda da görücüye çıkardı.


Köyünün eski adı olan “Meyhazer” markasıyla ürettiği kuşburnu reçelinin dünyada ilk kez meyve tanecikli olarak üretildiğini savunan Ölmez, yabani meyve zengini olan Gümüşhane’de önümüzdeki süreçte daha fazla yabani meyvelerle ilgili ürünleri vatandaşların beğenisine sunmak için çalışmalarına devam ediyor.



“Herhangi bir koruyucu katkı maddesi koymuyoruz”


Kuşburnu reçelini çok uzun bir süreçte üretildiğini, toplanan kuşburnu meyvelerinin tek tek elden geçirildiğini kaydeden Ölmez, yapım sürecini şu ifadelerle anlattı: “Şu anda kuru kuşburnudan üretiyoruz. Önce seçilerek bozuk olanları ayıklıyoruz. Makinede kırılarak elendikten sonra tekrar elden geçirerek kalan iç tüyleri ve çekirdekleri ayıklanıyor. Ondan sonra tekrar elde ettiğimiz ve kapçık adını verdiğimiz kuşburnu taneleri suda yıkanarak şekerle ballandırdıktan sonra kazanda pişirilir ve buna bir miktar bal, limon tuzu ve limon suyu ekleyerek üretimimizi yapıyoruz. Sıcak dolum yaparak raf ömrünü uzatmaya çalışıyoruz. Çünkü herhangi bir koruyucu katkı maddesi koymadığımız için uzun ömürlü olması biraz zor. Bunu da sıcak dolum yaparak korumaya çalışıyoruz.”



“Bir yıldır denemeler yapıyordum, şuanda standartlarını oluşturarak üretmeye başladım”


Ürünü bu noktaya getirinceye kadar onlarca defa denemeler yaptığını, arkadaşı Hüseyin Özgün’den de destek aldığını kaydeden Ölmez, “Onlar taze kuşburnudan yapıyorlar. Ben taze kuşburnudan, kuru kuşburnudan, şekerle, balla yaptım. En son standartlarımı oluşturdum. Bu bir yıllık bir süreç. Bir yıldır deneme aşamasında olan bu ürünü şuanda standartlarını oluşturarak üretmeye başladım. Asıl amacımız yeni ürünler elde etmek. Bu yeni ürünlerle iç ve dış piyasada katma değer üretmek istiyoruz. Türkiye’nin azda olsa, küçücük de olsa bir katkıda bulunmayı hedefliyoruz” dedi.



“Kuşburnu bağışıklık sistemini güçlendirdiği için korona virüsü gibi hastalıklara karşı da koruyucu etkisi vardır”


Ürünü hem internet üzerinden satın alanların hem de gittiği fuarlarda tadına bakanların çok beğendiğini ifade eden Ölmez, “Kuşburnu doğal yetişen bir yaban meyvesidir. Herhangi bir ilaçlama yok. C vitamini bakımından çok zengindir. Bir avuç kuşburnuda bir sandık portakala eşdeğer C vitamini var. Bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Bu nedenle de korona virüsü gibi hastalıklara da karşı koruyucu etkisi vardır, gribe karşı, basura, idrar yollarına çok faydası vardır. Biz buna bal ilave ederek yaptığımız için de biraz daha etkisini artırıyoruz” diye konuştu.



“Patent başvurusunu yaptım, tamamlanmak üzere”


Dikenli çalı bitkisinden güçlükle toplanan ve meyveleri küçük olan kuşburnunun daldan toplanıp reçel haline gelinceye kadar çok zorlu ve uzun aşamalardan geçtiğini, ayva, vişne, kayısı reçeli gibi hızlı yapılamadığını dile getiren Ölmez, “Ben şu anda ürettiğim meyve taneli kuşburnu reçelinin patent başvurusunu da yaptım ve almak üzereyim. Kasım ayında İslam İşbirliği Teşkilatının organize ettiği uluslararası helal fuarına katılarak ihracat yapmayı hedefliyorum. Gelecek yıllar içerisinde de yabani meyvelerden yeni ürünleri ürün yelpazemize katacağız inşallah” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Bakan Işıkhan, Gaziantep Protez-Ortez Merkezi’nde engelli bireylerle bir araya geldi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Gaziantep’te Buğday Tanesi Protez Ortez Yapım ve Uygulama Merkezi’ni ziyaret ederek, engelli bireylerle bir araya geldi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Buğday Tanesi Protez Ortez Yapım ve Uygulama Merkezi’ni ziyaret etti. Türkiye’de yerel yönetim tarafından kurulan ilk protez-ortez merkezi olma özelliği taşıyan tesiste incelemelerde bulunan Işıkhan, merkezde yürütülen üretim ve uygulama süreçlerine ilişkin yetkililerden bilgi aldı. Merkezde protez ve ortez üretim aşamalarını yerinde gözlemleyen Bakan Işıkhan, kullanılan teknolojiler ve kişiye özel uygulamalar hakkında detaylı bir sunum dinledi. Rehabilitasyon süreçlerine ilişkin bilgi alan Işıkhan, merkezin önemine dikkat çekti. "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her türlü hizmeti sunacağız" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde vatandaşlara yönelik hizmetlerin kararlılıkla sürdürüleceğini belirten Işıkhan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile proje öncesinde görüş alışverişinde bulunduğunu belirterek, "Projenin daha adını söyledi, hayırlı olsun dedim. Sadece adı, yani o kadar önemli ki. İnşallah diğer belediyelerimize de örnek olur bu Gaziantep Büyükşehir Belediyemizin projesi" dedi. Bakan Işıkhan, ziyaret kapsamında merkezden hizmet alan vatandaşlarla da yakından ilgilendi.
Edirne Edirne’de Balkan şehitleri için F-16 ve Atak’tan saygı uçuşu Edirne’de 26 Mart Balkan Şehitleri’ni Anma Günü kapsamında Selimiye Camii Meydanı’nda düzenlenen programda F-16 savaş uçakları, Bayraktar Akıncı TİHA ve Atak helikopterleri saygı uçuşu gerçekleştirdi. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Selimiye Camii Meydanı’nda gerçekleştirilen anma programı yoğun katılımla yapıldı. Törene Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Edirne Valisi Yunus Sezer ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, Orgeneral Tokel’in meydanda bulunan 57’nci Alay ve komando birliklerini selamlaması ile başladı. Komandoların yemin töreni sonrası Orgeneral Tokel ve Vali Sezer, meydanda kurulan yerli ve milli savunma sistemleri ile Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait silah ve techizatların sergilendiği alanı gezerek bilgi aldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve Balkan şehitleri için dualar edilen programda, Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği konser verdi. Tören sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait F-16 savaş uçağı, Bayraktar Akıncı TİHA ile T-129 Atak helikopterleri Selimiye Camii semalarında saygı uçuşu gerçekleştirdi. Uçuşlar vatandaşlar tarafından ilgiyle izlenirken, birçok kişi o anları cep telefonlarıyla kaydetti. Öte yandan, "Trakya Milli ve Yerli Sistemlerle Edirne’de Buluşuyor" etkinliği kapsamında savunma sanayisine ait yaklaşık 50 yerli ve milli sistem Selimiye Camii Meydanı’nda sergilendi. Sergi alanını gezen vatandaşlar, sistemler hakkında bilgi alarak, fotoğraf çektirdi. "Mühendislerimizle gurur duyuyoruz" Vali Sezer, "İnşallah yeni Türkiye Yüzyılı’nda daha iyi yerlere götürecekler. Bugün 50’ye yakın yerli ve milli savunma sistemimiz sergileniyor. Bayraktar, İHA’lar, SİHA’lar, Akıncı, TİHA ve TB2’ler burada semalarımızı şenlendirdi. Aynı zamanda F-16’ların saygı uçuşu yaptığı, Atak helikopterlerimizin saygı uçuşu taptığı ve burada yerli ve milli sistemlerimizin tamamını gençlerimize gösterdiğimiz mini bir savunma fuarımız oldu. Bununla gurur duyuyoruz. Mühendislerimizle gurur duyuyoruz. Allah hepsinden razı olsun" dedi.