YEREL HABERLER - 29 Ekim 2012 Pazartesi 21:33

GÜMÜŞHANE`DE CUMHURİYET RESEPSİYONU DÜZENLENDİ

A
A
A
GÜMÜŞHANE`DE CUMHURİYET RESEPSİYONU DÜZENLENDİ

Gümüşhane Valisi Dr. Yusuf Mayda, Türkiye Cumhuriyeti`nin kuruluşunun 89.yıldönümü nedeniyle halka açık resepsiyon düzenledi.
Halk Eğitim Merkezinde düzenlenen resepsiyonda konuklarını eşi Müberra Mayda ile kapıda karşılayan Vali Mayda, daha sonra konuklarını masalarında tek tek ziyaret ederek sohbet etti.
Resepsiyona Garnizon Komutan Vekili Albay Haldun Öğüt, Belediye Başkanı Mustafa Canlı, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Arslantaş, Vali Yardımcısı Armağan Önal, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ekrem Akdoğan, AK Parti İl Başkanı Ercan Çimen, ilçe kaymakamları, kamu kurum müdürleri, sivil toplum örgütü temsilcileri, şehit aileleri, gazi ve gazi yakınları ile vatandaşlar katıldı.
Şehit aileleri, gazi ve gazi yakınları ile özel olarak ilgilenen Vali Mayda, Garnizon Komutan Vekili Albay Öğüt`le birlikte ailelerin masasında uzun süre oturarak şehit ve gaziler ile ailelerinin sorunlarını dinledi ve çözümü noktasında yetkililere talimat verdi.
Resepsiyonun ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Vali Mayda, Cumhuriyetin ilanının 89. yıldönümünü milletçe kutlamanın haklı gurur ve sevincini yaşadıklarını belirterek, ``Bu ülkede yaşayan herkes hür ve birinci sınıf vatandaştır. Herkes, aynı geçmişi ve ortak bir geleceği paylaşmaktadır. Bunun için de herkes, tasada, kederde ve sevinçte bu ortaklığın paydaşı olmalıdır.`` dedi.
Türk insanının Cumhuriyet sayesinde tebaa olmaktan çıkıp vatandaş haline geldiğini kaydeden Vali Mayda, ``Demokratik, laik ve sosyal Cumhuriyet ve onun kazanımları ırk, dil, din, inanç, cinsiyet farkı gözetmeksizin her Türk vatandaşının ortak varlığıdır. Bu açıdan ``˜faziletli insanların` rejimi olan cumhuriyetimizi korumak ve geliştirmek yegane vazifemiz olmalıdır. Başta, büyük önder Atatürk olmak üzere, bizlere, cumhuriyetimizi ve bu güzel vatanı armağan eden, ülkemiz ve milletimizin bölünmez bütünlüğü için, canlarını veren tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi bir kez daha rahmet, minnet ve şükran duygularıyla anıyor, Büyük Türk Milletinin ve Gümüşhanelilerin Cumhuriyet Bayramını kutluyorum.`` diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.