GENEL - 01 Kasım 2012 Perşembe 12:18

RUSYA İLE KARADENİZ BÖLGESİ ARASINDA KÜLTÜR KÖPRÜSÜ KURACAK

A
A
A
RUSYA İLE KARADENİZ BÖLGESİ ARASINDA KÜLTÜR KÖPRÜSÜ KURACAK

Rusya Federasyonu Trabzon Başkonsolosu Dmitry Talanov, görev süresi boyunca Rus kültürü ile Karadeniz Bölgesi arasında bir kültür köprüsü kurmaya çalışacağını söyledi.
Gümüşhane Valisi Dr. Yusuf Mayda`yı makamında ziyaret eden Başkonsolos Talanov, Rusya ile Türkiye`nin eskiden beri komşu olduğunu belirterek, ``Birbirimize destek vermeli ve barış içinde yaşamalıyız`` dedi.
Karadeniz bölgesinin turizm potansiyelinin bilincinde olduğunu ve bu bölgedeki turizmi geliştirmek için Rusya`nın gerekli katkıyı sağlayacağını ifade eden Talanov, geçtiğimiz yıl Türkiye`ye gelen 3 milyon Rus turistin yüzde 90`ının Akdeniz bölgesindeki illeri tercih ettiğini hatırlatarak, ``Rusya`da Karadeniz bölgesinin tanıtımı bu açıdan çok önemlidir. Tanıtım sadece turistik acenteler aracılığıyla değil, konsolosluğumuz aracılığıyla da yapılabilir. Tanıtım için her zaman sizlere yardımcı olmaya hazırım. Bu konuda daha çok işadamları aracılığıyla yapılması gereken çalışmalar, projeler var. Trabzon`da iş adamlarının katılımıyla gerçekleştirilecek bir proje var ve görüşmeler halen devam ediyor. Gümüşhaneli işadamlarının bu tür projelere katılması ile iliniz ekonomik açıdan katkı alacaktır`` diye konuştu.
Turizm sektörü ve diğer sektörlerde yapılacak projelerin hayata geçmesinde Gümüşhane`yi transit yol olarak gördüğünü kaydeden Talanov, Türk ve Rus işadamlarının ortaklaşa yapacağı her türlü projeye ellerinden gelen desteği vereceklerini, turizmin özellikle iki ülkenin iş ilişkilerini geliştireceğini belirterek, bölgesel alanda yapılan projelerin başarılı olacağına inandığını ve ellerinden gelen her türlü desteği vereceklerini söyledi.
Gümüşhane`de gezilecek tarihi turistik çok sayıda bölgenin varlığını öğrendiğini dile getiren Talanov, Rusya`dan Türkiye`ye gelen turistlerin birçoğunun kayak yapmak üzere Palandöken, Sarıkamış ve Uludağ gibi kayak merkezlerini tercih ettiğini belirterek Gümüşhane`nin turizm alanında potansiyelinin olduğunu düşündüğünü ve turistik alanda yapılacak bazı projelere destek olmak istediklerini ifade etti.
``GÜMÜŞHANE TURİZM AÇISINDAN ÇOK ELVERİŞLİ``
Türk kültürüne ait birçok tarihi eser ve tarihi kentlerin bulunduğu Gümüşhane`nin turizm açısından elverişli olduğunu kaydeden Talanov, ``Rusya, Karadeniz bölgesinin turizmini geliştirmek için de gerekli katkıyı sağlayacaktır`` şeklinde konuştu.
Gümüşhane Valisi Dr. Yusuf Mayda ise Başkonsolos Talanov`un ziyaretinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek yeni görevinde başarı dileklerinde bulundu. Rusya ile Türkiye`nin kadim dost ve komşu olduğunun altını çizen Vali Mayda, ``Bizim inancımızda komşu hakkı anne baba hakkı gibi görülür bu yakınlık bizim karşılıklı iyi ilişkiler içinde ekonomik katkı sağlamak amacıyla kullanmalıyız`` ifadelerini kullandı.
Başkonsolos Talanov ile bilgi ve tecrübe paylaşımın konusunda sürekli işbirliği içinde olacaklarını dile getiren Vali Mayda, şöyle konuştu:
``Gümüşhane`nin Zigana Kayak merkezi ve yakın zamanda bitmesi planlanan Süleymaniye kış sporları merkezi var. Tarihi doku ve kültürel değerler ile yaylaları turizm açısından ilin önemli potansiyelleri olarak görünmektedir. Sayın Talanov`u vakitleri olduğunda ilimizin tarihi ve turistik alanlarında gezdirmek isteriz. Bunların tanıtımını yaparak, il ekonomisine katkı sağlamak çok önemli. Ulaşım açısından halen devam eden duble yol çalışmaları 2013 Aralığında bitecek ve Trabzon ili ile ulaşım daha yakın hale gelecek. Bu güzergâh üzerinde kendilerine yardımcı olmak isteriz. İşadamlarıyla değişik ülkelere DOKA aracılığıyla geziler düzenliyoruz bu anlamda Rusya ile de karşılıklı görüşme ile tanıtım yapabiliriz. Sayın Başkan Putin`in bu 100 milyarlık öngörüsü bizi de sevindirecek müjde olarak görüyoruz, dolayısıyla ülkeler arasında artan iş hacmi bölgemize ve ilimize katkı sağlayacak ve bundan faydalanacağız. Gümüşhane sahip olduğu kültür miraslarıyla adeta bir açık hava müzesi olduğunu öne süren Vali Mayda, kültür turizmine doğa ve eko turizminin de katılması gerektiğini belirterek, Zigana Dağları ve Çimen Dağlarının muhteşem doğası, florası ve faunası hem ekolojik anlamda hem de turizm anlamında önümüzdeki yakın dönemde çok iyi bir şekilde değerlendirilecektir. Turizmin çeşitlendirilebilir anlamında çoğaltılması ilimize ayrıca bir değer katacaktır. Bunu hedeflemekteyiz. Ayrıca Sayın Talanov Gümüşhane`nin turizm elçisi olsun istiyorum.``
Vali Mayda daha sonra ziyaretin anısına Başkonsolos Talanov`a Karaca Mağarası rölyefi ve Pestil Köme hediye etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Annesinin güvenli diye gönderdiği ev, duvarın çökmesiyle 15 yaşındaki çocuğa mezar oldu Hatay’da aşırı yağışla birlikte oluşan heyelana dayanamayan müstakil evin duvarları çöktü. Afete uykusunda yakalanan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed hayatını kaybetti. Olay yerindeki aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, "Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi. Kentte etkili olan şiddetli yağışla birlikte yaşanan heyelan, Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde, dağ yamacında bulunan müstakil bir evin duvarlarının çökmesine neden olmuştu. Heyelana uykuda yakalanan ev halkından 4 kişi yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Olayda yaralanan 2 kardeşin, anneleri tarafından evlerinin güvenli olmadığı düşünülerek akşamüzeri ablalarına misafirliğe gönderildiği anlaşılmıştı. Abdulhanan Elmuhammed’e mezar olan ve kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed’in ağır yaralanmasına neden olan müstakil evin heyelanla birlikte duvarlarının çöktüğü ve tavanın sağlam olduğu görüldü. Olayın ilk anında aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, yaşananları anlatarak yağmur suyunun gidecek yer bulamayınca evin duvarını patlattığını söyledi. Olayda hayatını kaybeden 15 yaşındaki çocuğun çekyat altında sıkışarak can verdiğini anlatan Mehmet Ceylan, "İlk etapta geldiğimde aşağısının bayağı kötü olduğunu gördüm. 3 kişi çıkarılmıştı, 1 kişi ise bulunamamıştı. Anneyle karşılaştığımda şoktaydı. Duvarların patlamış olduğunu gördüm. Yağmur suyunun, toprağın birikintisinin gidecek yeri olmadığından duvarları patlatıp, heyelanı oluşturduğunu gördük. Çevreye baktık bulamadık. En son çocuk, yağmur sularının gittiği derede bulundu. Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi.
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.