GENEL - 19 Haziran 2020 Cuma 09:20

Korku, heyecan ve adrenalin arayanlar burada

A
A
A
Korku, heyecan ve adrenalin arayanlar burada

Gümüşhane’nin Torul ilçesindeki tarihi kalenin yanında 240 metre yüksekliği ile Türkiye ve Avrupa’nın en yüksek seyir teraslarından biri olma özelliğini taşıyan Torul Kalesi Cam Seyir Terasında koronavirüs tedbirleri alınarak ziyaretçi kabulüne başlandı.

Gümüşhane’nin Torul ilçesindeki tarihi kalenin yanında 240 metre yüksekliği ile Türkiye ve Avrupa’nın en yüksek seyir teraslarından biri olma özelliğini taşıyan Torul Kalesi Cam Seyir Terasında koronavirüs tedbirleri alınarak ziyaretçi kabulüne başlandı.


Türkiye ve dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen birçok adrenalin tutkununu ağırlayan ve hem ilçe merkezi hem Harşit Çayı hem de yüksek zirvelerin eşsiz manzarasını ziyaretçilerine sunan Torul Kalesi Cam Seyir Terası yükseklik korkusu olanlara zor anlar yaşatıyor.


Her yıl ortalama 3 milyon aracın geçiş yaptığı Gümüşhane-Trabzon bölünmüş karayoluna 1,5 kilometre mesafede olması nedeniyle ulaşım sorununun olmadığı Torul Kalesi Cam Seyir Terası, koronavirüs tedbirleri kapsamında ara verdiği faaliyetlerine tüm hazırlıklar tamamlanarak yeniden başladı.


Salgın nedeniyle geçtiğimiz yıllara göre daha sakin bir sezon başlangıcı yapan tesiste sosyal mesafe, dezenfektan ve maske tedbirleri alındı. 1 Haziran’dan bugüne 3 bin kişinin ziyaret ettiği alan Gümüşhane’nin ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin en gözde turizm merkezlerinden biri haline geldi.


Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Söğütlü Beldesinden gelen Mehmet Alperen Türkel, buraya ilk defa geldiğini belirterek, “Daha önce cam teraslara çıkmıştım ama yüksek olması nedeniyle insanda yine de ister istemez korku ve heyecan oluyor. Burada korku, heyecan ve adrenalin bir arada yaşanıyor. Herkesi davet ediyorum” dedi.



“Bu yükseklikte cam teras Türkiye’de çok az, belki de hiç yok”


Torul Belediye Başkanı Evren Özdemir ise tesisi İçişleri Bakanlığı’nın yayınladığı genelgeden sonra kapattıklarını ve o zaman zarfında eksikleri tamamladıklarını kaydederek, “Normalleşme süreci başladıktan sonra da her türlü tedbiri alarak ziyaretçilerimizi almaya başladık. Hem sosyal mesafe hem dezenfektan hem maske konusunda tüm çalışmalarımızı tamamladık. Bu süreçte gelen ziyaretçi sayımız fazla değil. 1 Haziran’dan bugüne 3 bine yakın ziyaretçimiz oldu. Herkesi burayı görmeye davet ediyoruz. Bu yükseklikte cam teras Türkiye’de çok az, belki de hiç yok. Çok güzel bir manzarası var. Ekibimizle beraber herkesi bekliyoruz. Biz hazırız” diye konuştu.


Başkan Özdemir otopark sorunu olmayan alanda 2 ayrı çay ocağı, restoran, hediyelik eşya satış reyonları bulunduğunun altını çizerek “Torul Kalesi Cam Seyir terası herşeyiyle hazır, ziyaretçilerini bekliyor” çağrısında bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ı gururlandıran başarı: Şampiyon takım yarı finalde Kars Valisi Ziya Polat, Digor Kaymakamı Ahmed Tayyib Kahraman ile birlikte, Ağrı’da düzenlenen Okul Sporları Yıldız Kızlar futbol müsabakalarında şampiyon olarak Türkiye Yarı Finalleri’ne katılmaya hak kazanan T.T. Yatılı Bölge Ortaokulu kız futbol takımı antrenörleri ve sporcularını makamında kabul etti. "Şampiyon takıma tebrik" Ziyarette, elde edilen başarıdan dolayı sporcuları tek tek tebrik eden Vali Ziya Polat, takımın disiplinli çalışmasının ve azminin bu başarıda önemli rol oynadığını vurguladı. Genç sporcuların Kars’ı en iyi şekilde temsil ettiğini ifade eden Polat, elde edilen şampiyonluğun hem il hem de eğitim camiası adına gurur verici olduğunu belirtti. "Hedefiniz daha büyük başarılar olsun" Vali Polat, Türkiye Yarı Finalleri öncesinde sporculara moral vererek, "Bu başarı sizin azminizin ve emeğinizin bir sonucudur. Şimdi önünüzde daha büyük bir hedef var. Türkiye Yarı Finalleri’nde de aynı kararlılıkla mücadele ederek ilimizi en iyi şekilde temsil edeceğinize inanıyorum" dedi. "Sporun ve eğitimin önemi vurgulandı" Ziyaret sırasında gençlerin sporla iç içe büyümesinin önemine dikkat çekilirken, sporun sadece fiziksel gelişim değil, aynı zamanda disiplin, takım ruhu ve özgüven kazandırdığına vurgu yapıldı. Öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra sportif alanda da elde ettikleri bu tür derecelerin desteklenmeye devam edeceği ifade edildi. Ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getiren antrenör ve sporcular, kendilerine verilen destekten dolayı Vali Ziya Polat ve Digor Kaymakamı Ahmed Tayyib Kahraman’a teşekkür etti. Türkiye Yarı Finalleri’nde de aynı başarıyı sürdürmek için çalışmalarını aralıksız sürdüreceklerini belirttiler. Kars’ı başarıyla temsil eden T. T. Yatılı Bölge Ortaokulu kız futbol takımı, elde ettiği şampiyonlukla hem ilde hem de bölgede takdir topladı. Gözler şimdi Türkiye Yarı Finalleri’nde mücadele edecek olan başarılı takımın göstereceği performansa çevrildi.
Ağrı Patnos’ta baharın coşkusu: Nevruz ateşi birlik için yandı Ağrı’nın Patnos ilçesinde, baharın gelişini müjdeleyen Nevruz Bayramı, düzenlenen renkli bir programla kutlandı. Protokolün ve öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte, birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Patnos İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen Nevruz Bayramı kutlamaları, bu yıl Süphandağı Anadolu Lisesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Baharın gelişini ve doğanın uyanışını simgeleyen program, renkli görüntülere sahne oldu. Kutlama programına; Patnos Kaymakam Vekili Ahmet Coşkun, AK Parti Patnos İlçe Başkanı Çetin Taşdemir, Patnos Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Faruk Yavuz, İlçe Milli Eğitim Müdürü Yüksel Zorlu, ilçe protokolü, okul müdürleri, öğretmenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Geleneksel Nevruz Ateşi Yakıldı Programın en heyecan verici anı, baharın ve bolluğun simgesi olan geleneksel Nevruz ateşinin yakılması oldu. Kaymakam Vekili Ahmet Coşkun ve protokol üyeleri, yakılan ateşin üzerinden atlayarak bu kadim geleneği yaşattı. Katılımcıların neşesi ve öğrencilerin bayram coşkusu alana hakim olurken, Nevruz’un kardeşlik iklimi tüm ilçeye yayıldı. Kaymakam Coşkun’dan Birlik Mesajı Törende kısa bir konuşma yapan Kaymakam Vekili Ahmet Coşkun, Nevruz’un sadece bir mevsim değişikliği değil, aynı zamanda gönülleri birleştiren bir köprü olduğunu vurguladı. Coşkun konuşmasında şu ifadelere yer verdi:"Nevruz, binlerce yıllık tarihimizden gelen ortak bir kültür mirasıdır. Bu bayramın ilçemizde ve ülkemizde birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını daha da pekiştirmesini temenni ediyorum. Programın hazırlanmasında büyük emek harcayan öğretmenlerimize ve heyecanlarını bizlerle paylaşan öğrencilerimize teşekkürlerimi sunuyorum." Program, çekilen hatıra fotoğrafları ve Nevruz’un ruhuna uygun çeşitli etkinliklerin ardından sona erdi.
Ankara Bakan Ersoy: "Ziya Gökalp yalnızca bir yazar ya da şair değil, Türk dünyasının fikir babasıdır" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Ziya Gökalp yalnızca bir yazar ya da şair değil, Türk dünyasının kültürel bütünleşme idealinin fikir babası ve bu büyük vizyonun mimarıdır" dedi. Bakan Ersoy, Doğumunun 150. Yılında Ziya Gökalp Anma Yılı Açılış Töreni’ne katıldı. Programda konuşan Ersoy, Türk düşünce hayatının en önemli isimlerinden biri olan Ziya Gökalp’i doğumunun 150. yılında anmak, anlamak ve yeniden yorumlamak üzere bir araya geldiklerini kaydederek, "Bu anlamlı buluşma, yalnızca bir anma programı değil; aynı zamanda küresel çapta önemli gelişmeler yaşanırken Türk devletlerinin birlik ve dayanışma ruhunu eyleme dönüştüren en güçlü irade beyanıdır" diye konuştu. "Bu yılın ’Ziya Gökalp Anma Yılı’ olarak ilan edilmesi çok önemli bir karardır" Türk devletlerini ortak bir çatı altında buluşturan Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı’nın (TÜRKSOY) yalnızca fikir birliğinin değil, bu fikirlerin somut adımlara dönüşmesinin de öncüsü ve itici gücü olduğuna değinen Ersoy, şöyle konuştu: "Bu çerçevede 16 Kasım 2024 tarihinde Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta gerçekleştirilen TÜRKSOY Daimi Konsey 41. Dönem Toplantısı’nda bakanlığımızın teklifi ile 2026 yılının ’Ziya Gökalp Anma Yılı’ olarak ilan edilmesi oy birliğiyle kabul edilmişti. 2025 Türk Dünyası Kültür Başkenti Kazakistan’ın Aktau şehrinde yapılan toplantılarda ise bu somut kararlar bir takvime bağlanmıştı. İçinde bulunduğumuz yılın ’Ziya Gökalp Anma Yılı’ olarak ilan edilmesi çok önemli bir karardır. Bu karar, Türk dünyasının ortak aklının, ortak hafızasının ve ortak geleceğe dair iradesinin somut bir göstergesidir. Hem Aşkabat hem de Aktau’da yapılan planlamalar, Gökalp’in fikirlerinin yalnızca geçmişe ait olmadığını; bugün de yol gösterici olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Nitekim 2024 yılı boyunca, vefatının 100. yılı vesilesiyle düzenlenen bilimsel toplantılar, sempozyumlar ve anma etkinlikleri, Gökalp’in düşünce dünyasının ne denli canlı ve güncel olduğunu bir kez daha göstermiştir." "Ziya Gökalp yalnızca bir yazar ya da şair değil, Türk dünyasının fikir babasıdır" Ziya Gökalp’in Türk birliği idealini yalnızca siyasi bir hedef olarak değil; kültürel ve bilimsel temeller üzerine inşa edilmesi gereken köklü bir medeniyet tasavvuru olarak ele alan öncü bir mütefekkir olduğunu vurgulayan Ersoy, "Onun kültür ve medeniyet ayrımı, bugün Türk devletlerinin kendi öz kimliğini koruyarak modern dünyada güçlü bir şekilde var olma arayışına yön veren temel bir rehber niteliğindedir. TÜRKSOY ise bu vizyonun kurumsal hayattaki en somut yansımasıdır. Kültürel bütünleşme hedefi; Gökalp’in bir asır önce işaret ettiği istikametin bugün hayata geçirilmiş halidir. İsmail Gaspıralı’nın ’dilde, fikirde, işte birlik’ ülküsüyle şekillenen bu anlayış, Gökalp’in ortaya koyduğu sosyolojik temeller üzerinde yükselerek Türk dünyasının ortak geleceğine yön vermektedir. Bu çerçevede Ziya Gökalp; yalnızca bir yazar ya da şair değil, Türk dünyasının kültürel bütünleşme idealinin fikir babası ve bu büyük vizyonun mimarıdır. Kendi kültürüne dayanarak evrenselleşmek. İşte bu yaklaşım, bugün TÜRKSOY’un temsil ettiği kültürel bütünleşme vizyonunun da temelini oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. "Ziya Gökalp’in fikirleri, gençlerin zihninde yeniden hayat bulmalıdır" Bakan Ersoy, bugün başlatılan bu etkinlikler silsilesinin; Türkiye’den Türkistan coğrafyasına Balkanlar’dan Batı dünyasına uzanan geniş bir etki alanına sahip olduğuna dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi: "Üniversitelerimizde düzenlenecek bilgi şölenleri, sanat kurumlarımızın katkılarıyla hayat bulacak eserler, uluslararası paneller ve sergiler; Gökalp’in fikirlerini yeniden yorumlayarak geleceğe taşıyacaktır. Selanik’ten Malta’ya, Bakü’den Ankara’ya uzanan bu çok katmanlı program, aynı zamanda bir kültürel diplomasi hamlesidir. Bu anma yılının en önemli hedeflerinden biri de genç kuşaklardır. Ziya Gökalp’in fikirleri, sadece akademik metinlerde kalmamalı; gençlerin zihninde yeniden hayat bulmalıdır. Onun ortaya koyduğu düşünce sistemi, dijital çağın dünyasında gençlerimiz için sağlam bir pusula olabilir." Programa ayrıca, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Derya Örs, Türk Ocakları Genel Başkanı Mehmet Öz, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev ve davetliler katıldı. Program, Türk Ocakları Genel Başkanı Öz tarafından Bakan Ersoy’a plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Eskişehir Down Sendromu farkındalığı için anlamlı buluşma Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Türkiye Down Sendromu Derneği iş birliğiyle ‘Down Sendromu Farkındalık Etkinliği’ gerçekleştirildi. Etkinlik, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda yapıldı. Program kapsamında panel, sergi açılışı ve çeşitli gösteriler yer aldı. Panel bölümünün açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, tüm katılımcılara teşekkür ederek, "Down sendromlu bireyler hayata +1 ile başlar. Dolayısıyla hayatta önemli olan, eksikliği değil bu artı değerleri görebilmek ve bunu yalnızca bir gün değil, her gün hatırlayabilmektir. Bu noktada eğitim kritiktir; çünkü farkındalık oluşturur, kapsayıcılığı güçlendirir ve toplumu dönüştürür" dedi. "Ailelerin çocuklarla kurduğu iletişim, gelişim sürecinde temel rol oynar" Panelde konuşan Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken ise erken çocukluk döneminde kurulan etkileşimin belirleyici rolüne dikkat çekti. Özellikle 0-9 yaş aralığının kritik olduğunu belirten Diken, ailelerin çocuklarla kurduğu iletişimin gelişim sürecinde temel rol oynadığını ifade ederek, "Çocuklar uyanıkken ve etkileşimler aracılığıyla öğrenir. Öğrenme, anlık yaşantıların anlamlandırılmasıyla gerçekleşir" diye belirtti. "Onlar bize iyi insan olmayı öğretiyor" Eskişehir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, Down sendromlu bireylerin topluma kattığı manevi değere dikkat çekti. Hancı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Down sendromlu bireyler dünyaya, bizlerin çoğu zaman unuttuğu bir pencereden bakar. Bizler onlara bir şey öğretmeye çalışırken aslında onlar bize iyi insan olmayı öğretir. Eğitim camiası olarak bizler, kapsayıcı eğitim anlayışıyla her öğrencimizin potansiyelini ortaya çıkarmayı ve onları hayata en donanımlı şekilde hazırlamayı temel bir görev kabul ediyoruz." "Gerçek engel zihinlerdeki kalıplardadır" Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Koordinatörü Uğur Bozkurt, farkındalığın ötesine geçerek ‘dâhil etme’ vurgusu yaptı. Bozkurt, "Gerçek engel kromozom sayılarında değil, zihinlerdeki kalıplarda ve toplumsal önyargılardadır. Bu kapsamda onlara sadece kapıları açmakla kalmamalı, o kapıdan birlikte yürümeliyiz" ifadelerini kullandı. Down sendromuna ilişkin toplumsal algı Türkiye Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen, down sendromuna ilişkin toplumsal algıya değinerek 21 Mart’ın kendileri için bir farkındalık gününden öte anlam taşıdığını ifade etti. Toplumsal sorumluluğun önemi Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu ise, Eskişehir’in özel bireyler için örnek bir şehir olduğunu belirterek toplumsal sorumluluğun önemini vurguladı. Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerileri Panelin bir diğer konuşmacısı, Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Ergenekon oldu. Ergenekon, Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerilerine odaklanarak "Serbest zaman etkinlikleri bireyin bağımsızlığını ve yaşam kalitesini artırır. Bu becerilerin sistemli şekilde öğretilmesi gerekiyor" dedi. Panelin ardından etkinlikte Down sendromlu bireyler tarafından hazırlanan çalışmalar sergilenirken, katılımcılar farkındalık mesajları verdi. Etkinlik, konuşmacılara çiçek takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Etkinliğe; Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, Eskişehir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Koordinatörü Uğur Bozkurt, Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu, Türkiye Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen ile öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.