YEREL HABERLER - 28 Kasım 2012 Çarşamba 09:25

``GÜNÜMÜZ GENÇLİĞžİ VE SORUNLARINA AKADEMİK BAKIŞ`` KONFERANSI

A
A
A
``GÜNÜMÜZ GENÇLİĞžİ VE SORUNLARINA AKADEMİK BAKIŞ`` KONFERANSI

Gümüşhane Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından ``Günümüz Gençliğinin Özellikleri ve Sorunları`` konulu konferans düzenlendi.
Konferansa konuşmacı olarak katılan İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celalettin Vatandaş, gençlik kavramını tanımlayarak başladığı konuşmasında geçmişte ergenlik ve gençlik dönemi diye bir dönemin sınırlama ve tanımlamaya gidilmediğini, günümüzde ise gençlik ve ergenlik dönemi diye bir dönemden ve bu dönemin kurgusal sorunlarından bahsedildiğini söyledi.
Vatandaş, psikolojik ve sosyal açıdan ergen olmak gibi ergenliğe yönelik yaklaşımların yanı sıra ergenlik yaş sınırlarının da değiştiğini belirterek, sosyal açıdan ergen olmanın sosyal şartlara göre değiştiğini ve Türkiye şartlarında bu yaşın 14-15 ve 27- 28 arasında olduğunu ifade etti.
Konuşmasında insan hayatının geleneksel toplumlarda çocuk, olgun ve yaşlı olarak üçe ayrılırken, modern toplumlarda bu ayrımın ara dönemlerinin de yer aldığını ifade eden Vatandaş sözlerini şöyle sürdürdü: ``Modern çağın ortaya çıkardığı bu ara dönem, geçtiğimiz yüzyılda ortaya çıkmıştır ve gençlik yaşı 1980`lerde 13, 14 ve 24 yaşları ile sınırlandırılırken geleneksel toplumlarda olgunluk dönemine evlenerek ve iş sahibi olarak geçilmektedir, ki Türkiye`de buna askerlik de eklenmektedir. Bu gençlik dönemi, uzmanlaşma ile eğitim ve öğretim faaliyetlerin artması, eğitime ayrılan sürenin uzaması, yüksek lisanssın da eğitimde gerekli süre olarak eklenmesi gibi nedenlerle uzamıştır. Bugün 14-15 ve 28-30 yaşları gibi uzun bir süreyi kapsamıştır ve gittikçe de uzamaktadır.``
Gençlik döneminin önem kazandığı günümüzde gençliğin sorunlarını ve özelliklerini dikkate almış ve bunu zamana yaymış, kategoriler oluşurmuş çalışmaların olduğunu ``68,78 Kuşağı`` gibi ifadelerini kullanıldığı bir gençlik döneminden bahsedildiğini kaydeden Vatandaş, Türkiye`de ve dünyada sınıflandırılmış, 68, 78, 80, 90 ve 2000 kuşağı gençliği hakkında bilgi verdi. Vatandaş, günümüze en yakın dönem olan 2000`li gençliği hakkında ise şu ifadeleri kullandı: ``2000`li yıllar meta fetişizminin, yani eşya fetişizminin, tüketime yönelik eğilimlerin arttığı bir dönemdir ve bu denem ``˜Milenyum Kuşağı`` olarak adlandırıldığı gibi, ``˜İnternet ve Cool Kuşağı` diye de iki alt başlıkta tanımlanmaktadır. Hayat karşısında direncinin, mahremiyetinin olmadığı, marka tüketiminin yaygın olduğu bir Milenyum Kuşağının en büyük sorunlarından biri ise depresyondur. Sürekli gençler depresyona girer ve uzun süre de çıkmazlar. Bu onların hayat karşısında ne kadar dirençsiz olduklarının önemli bir göstergesidir.``
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü’nde uygulamalı yaban hayatı eğitimi Kastamonu’da 22 Mayıs Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte üniversite öğrencileri, Ilgaz Dağı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nda tür izleme çalışmaları ve fotokapan kurulumu hakkında uygulamalı eğitim aldı. Kastamonu’da, 22 Mayıs Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü dolayısıyla geleceğin ormancıları ve doğa koruyucularına yönelik uygulamalı arazi eğitimi düzenlendi. "Küresel Etki İçin Yerel Hareket" temasıyla Ilgaz Dağı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nda gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler, yağmurlu havaya rağmen biyolojik çeşitlilik çalışmalarını sahada tecrübe etti. Doğa Koruma ve Milli Parklar İl Şube Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen programa, Orman Fakültesi Doğa Koruma ve Biyoçeşitlilik Yönetimi Bölümü, Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Ormancılık Bölümü Avcılık ve Yaban Hayatı programı ile Kastamonu Üniversitesi Eko Turizm ve Çevre Topluluğu öğrencileri katıldı. Öğretim Üyesi Dr. Abdullah Uğış eşliğinde yapılan bilimsel teknik gezide öğrencilere, Doğa Koruma ve Milli Parklar yetkilileri de eşlik etti. Öğrencilere sahada yürütülen tür izleme çalışmaları, endemik türlerin korunması ve yaban hayatının takibinde kullanılan fotokapan sistemleri hakkında bilgi verildi. Etkinliğin amacını anlatan Dr. Öğretim Üyesi Abdullah Uğış, biyolojik çeşitliliğin korunması ve kayıt altına alınmasının önemine dikkat çekti. Uğış, "Etkinliğin amacı; biyolojik çeşitliliğin ne anlama geldiğini, neden önemli olduğunu, fauna ve flora elemanlarının nasıl tespit edildiğini öğrencilerimize sahada aktarmaktı. Aynı zamanda bu türlerin envanterinin çıkarılması ve koruma çalışmalarında nasıl kullanıldığını uygulamalı olarak gösterdik" dedi. Eğitime katılan Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Ormancılık Bölümü öğrencisi Rümeysa Zehra Kaderli ise etkinliğin mesleki açıdan kendileri için önemli olduğunu söyledi. Kaderli, "Şeflerimiz ve ormancılarımız bize biyolojik çeşitlilik ve fotokapan hakkında bilgiler verdi. Geleceğin ormancıları olarak mesleğimiz açısından çok güzel katkılar sağladılar. Doğa harika, böyle bir ortamda bulunmak benim için çok güzel" diye konuştu. Etkinlik kapsamında öğrenciler, uzmanlar eşliğinde bölgedeki biyolojik çeşitlilik unsurlarını yerinde inceledi. Yaban hayatının takibinde önemli rol oynayan fotokapanların doğaya nasıl kurulduğu da öğrencilere uygulamalı olarak gösterildi.
Samsun Samsun’da Milli Aile Haftası başladı: Aile Durağı açıldı Millî Aile Haftası kapsamında düzenlenen açılış programında aile yapısının korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalar kamuoyuyla paylaşılırken, ayrıca farkındalığın artırılması amacıyla "Aile Durağı"nın açılışı gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından mayıs ayının son haftası olarak ilan edilen Millî Aile Haftası kapsamında Samsun’da düzenlenen açılış programıyla birlikte farkındalık etkinliklerinin startı verildi. Programın ardından Samsun Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi karşısında konumlandırılan "Aile Durağı"nın açılışı gerçekleştirildi. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen programa Vali Vekili Abdulkadir Demir başkanlık ederken, Vali Yardımcısı Canan Hançer Baştürk, Samsun Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Bilgin, ilçe kaymakamları, Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin temsilcileri ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Kemal Gümrükçü ve kurum müdürleri katıldı. Programda konuşan Vali Vekili Abdulkadir Demir, Cumhurbaşkanı tarafından ilan edilen "Aile ve Nüfus On Yılı" vizyonunun, aileyi toplumun temeli olarak ele alan güçlü bir yaklaşım olduğunu belirtti. 2026-2035 dönemini kapsayan bu vizyonun insanı merkeze alan ve güçlü aile yapısını stratejik bir unsur olarak gören önemli bir politika olduğuna dikkat çekti. Demir, her yıl mayıs ayının son haftasının Millî Aile Haftası olarak kutlanacağını hatırlatarak, bu haftanın aile bağlarını güçlendiren ve toplumsal değerleri pekiştiren önemli bir farkındalık süreci olacağını ifade etti. Ailenin yalnızca bireylerin bir arada yaşadığı bir yapı olmadığını vurgulayan Demir, sevgi, merhamet, dayanışma ve fedakârlığın kuşaktan kuşağa aktarıldığı temel kurum olduğunu söyledi. Etkinlik kapsamında "Aile ve Nüfus On Yılı"na ilişkin kamu spotu ve tanıtım filmleri de katılımcılara sunuldu. Hafta boyunca kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin katkılarıyla çeşitli etkinlikler, eğitim ve farkındalık programlarının gerçekleştirileceği bildirildi. Millî Aile Haftası kapsamında ayrıca huzurevlerinde kalan yaşlılar, çocuk evlerinde bulunan çocuklar, engelli bireyler, şehit aileleri, gaziler, koruyucu aileler ve evlat edinen ailelere yönelik ziyaretler yapılacağı, toplumun farklı kesimlerini kapsayan çalışmalar yürütüleceği ifade edildi. Bunun yanı sıra "Üç Kuşak Bir Sofra" buluşmalarıyla aynı aileden üç neslin bir araya getirileceği etkinliklerin düzenleneceği belirtildi. Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilen "Aile Durağı" projesinin ise vatandaşların aile odaklı sosyal hizmetlere ve farkındalık çalışmalarına daha kolay erişimini sağlaması hedefleniyor.