EKONOMİ - 31 Ağustos 2021 Salı 11:28

Bisikleti kırılınca kendi elektrikli bisikletini yaptı

A
A
A
Bisikleti kırılınca kendi elektrikli bisikletini yaptı

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde nalbur dükkanı işleten Yusuf Ayvazoğlu, satın aldığı elektrikli bisikletin kırılması üzerine kendi elektrikli bisikletini yaptı, talep olunca satışına da başladı.

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde nalbur dükkanı işleten Yusuf Ayvazoğlu, satın aldığı elektrikli bisikletin kırılması üzerine kendi elektrikli bisikletini yaptı, talep olunca satışına da başladı.


İlçe merkezinde yaklaşık 10 yıldır nalbur dükkanı çalıştıran 48 yaşındaki Ayvazoğlu, getir götür işleri için piyasada satılan elektrikli bisikletlerden bir tane aldı. Bir süre sonra aldığı bisikletin plastik aksamlı parçaları kırılınca kendisine sağlam bir bisiklet yapmaya karar veren Ayvazoğlu kollarını sıyırarak araştırmaya başladı. Demir doğrama işi yapan bir arkadaşından yardım alarak kendi özgün elektrikli bisikletini yapmaya başlayan Ayvazoğlu, eksiksiz şekilde yaptığı 2 ve 3 tekerlekli elektrikli bisikletleri piyasadan talep gelince satışına da başladı.



“Kendimize basit ama özgün, sağlam bir bisiklet yaptık”


Yaşadığı süreci anlatan Ayvazoğlu, “İhtiyacım oldu bir elektrikli bisiklet aldım. Tabii ki bunun parçaları kırıldı falan derken tamir ettim. Sonra bunu biraz değiştirebilirim dedim. Malzeme falan koymak için bazı aksamları değiştirdim. Eski parçalardan bir bisiklet yapmaya karar verdim. Arkadaşlarda yardımcı oldular, sağ olsunlar. Parçaları çok basit geldi bana metal üzerine çalışmak istedim. Daha sonra kendim özgün bir şeyler yapmak istedim. Böyle şeyler yapabilir miyim diye demir doğrama işi yapan arkadaşıma danıştım, o da sağ olsun yardımcı oldu. Kendimize basit ama özgün, sağlam bir bisiklet yaptık” dedi.



“Amacım ilerde bunu biraz daha güzel yapıp insanların daha fazla hizmetine sunmak”


Elektrikli bisikleti yapmaya başladığında “sen bunu yapamazsın” söylemleriyle karşı karşıya kaldığını dile getiren Ayvazoğlu, “Bunu götür hurdaya ver, çöpe at dediler. Bizde uğraştık ve yapabildi. Piyasadaki bisikletlerden farklı olduğu göründü. Herkes şaşırdı bu nasıl bir motor falan dediler. Daha sonra bize de yap diye talepler oldu. Ben bu istek üzerine 7-8 tane daha yaptım. Şu anda kimisini kurye olarak kullanıyorlar. İlk önce amatörce, hobi amacıyla başladım. Amacım ilerde bunu biraz daha güzel yapıp insanların daha fazla hizmetine sunmak” diye konuştu.



“Çocuklar için skooter tipi araç yapmak istiyorum”


Hem 2 tekerlekli hem 3 tekerlekli olarak yaptığı elektrikli bisiklete yoğun talep olduğunu aktaran Ayvazoğlu, “Yaşlı insanlar talep ediyor. Şu anda çocuklar da istiyor. Onları da unutmamak lazım. Onlara da ayakta sürülen skooter tipi araç yapmak istiyorum. Bunun şarjı normal elektrik fişine takılarak şarj edilebiliyor. Normal elektrikli bisikletlerde olan herşey bunda da var. Bunun özelliği basit olması, bisiklete yakın olması ve hafif olması. Piyasada satılan motorlar çok ağır. Ben elimden geldiğince sade ve sağlam yapmak istiyorum” şeklinde konuştu.


Ayvazoğlu’nun nalbur dükkanında çalışan üniversite öğrencisi Abdul Samet Akgül ise “Ben nalbur dükkanında çalışmaya ilk başladığımda bu motosikleti gördüm. Biraz mağazada satılan elektrikli motosikletlere benziyordu. Daha sonra baktığımda el işçiliği olduğunu fark ettim. Hepsinde bir ölçü var, ince bir işçilik var. Güzel bir sistem var içinde. Diğer bisikletlerde aküler dengesiz yerleştirildiğinden araçta denge problemi çıkıyordu. Hafif yan yatmalar da düşme şansınız falan riskiniz yüksek oluyor. Bu motosiklette özellikle ağırlık merkezi altta olduğu için daha dengeli oluyor, daha manevralı oluyor, daha rahat bir sürüş zevki sunuyor insana” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Uzmanlar: "Bayramda ikramları olabildiğince hafif tutun" Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü, yaptığı paylaşımda bayramda yapılan ikramlara dikkat çekerek, "Yapılan ikramlar gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine neden olabilir" ifadesini kullandı. Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşımda, Diyetisyen Melike Karataş, bayram gelenekleri ve Erzurum’un kültüründe. misafire şeker, çikolata ile birlikte karbonhidrat, yağ ve şeker oranı yüksek su böreği, baklava gibi ikramlar sunulmasının vazgeçilmezlerden olduğunu anlatarak, "Ancak bu ikramların ziyaret edilen her evde sunulması ve tüketilmesi gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine sebep olabilir. Gün boyu tekrar eden bu beslenme döngüsüyle özellikle çocuklar, yaşlılar ya da diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon (yüksek kan basıncı) gibi hastalığı bulunanlar için sağlık sorunları yaşama riski artar. Bunun önüne geçmek için ikramlıklar hazırlanırken şerbetli yerine sütlü tatlı hazırlanması; porsiyonların küçük tutulması; sebzeli veya yoğurtlu salataların (kabak tarator, yoğurtlu kereviz salatası, pancar salatası vb.) ikramlıklara eklenmesi; içecek olarak şekeri yüksek meyve suları yerine ayran ya da şekersiz açık çay, şekersiz Türk kahvesi gibi içeceklerin tercih edilmesi daha iyi olacaktır" dedi. Su içmek ihmal edilmemeli Erzurum için yine kültürel alışkanlıklar ve iklim şartları göz önünde bulundurulduğunda Ramazan ayı içerisinde iftar sonrası çayın çok önemli bir yer kapladığının görüldüğünü vurgulayan Karataş, "Hatta çoğu zaman çay içme alışkanlığı su tüketiminin önüne geçer. Bu alışkanlık Bayram’da da devam eder. Her ne kadar sağlıklı bireyler için günlük 6-8 çay bardağına kadar az demli çayın sağlık üzerine olumlu etkisi olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış olsa da içilen çayın demli olması, miktarının 6-8 çay bardağından fazla olması ya da su tüketiminin önüne geçmesi sağlık açısından riskler oluşturur. Su tüketiminin az olması, vücudun susuz kalmasına yol açabilir ya da bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına sebep olabilir. Bu sebeple su tüketimi ihmal edilmemeli, günlük olarak en az 2-2,5 litre su içilmelidir" şeklinde konuştu. Hareketin artırılması hedeflenmeli! Bayram nedeniyle değişen beslenme düzeninin yol açabileceği hazımsızlığa dikkat çeken Karataş, "Bağırsak hareketlerinin azalması ya da kan şekeri yükselmesi gibi olumsuz durumlarla mücadelede etkili yöntemlerden biri de hareketin artırılmasıdır. Bayram dolasıyla yapılacak ziyaretler aktif bir gün geçirmek için fırsat olabilir. Bunu sağlamak adına ziyaretler esnasında yürüme mesafesinde olan yerlere araç yerine yürüyerek gitmek, günlük hareketi artırmaya yardımcı olur. Hatta gün içerisinde zaman ayrılarak 30 dakikalık bir yürüyüş planlanabilir. Hayatın her alanında önemli bir yere sahip olan sağlıklı ve dengeli beslenme bir yaşam tarzı hali olmalıdır. Bununla birlikte böyle özel zamanlarda doğru beslenme sağlık için daha da önem arz edebilmektedir" diye konuştu.
Bursa Bursa’da bayram yoğunluğunu fırsat bilen 2 kadın 16 bin liralık ürün çaldı Bursa’da bir giyim mağazasında yaşanan hırsızlık olayı "bu kadarına da pes" dedirtti. Bayram alışverişi nedeniyle oluşan yoğunluğu fırsat bilen iki kadın, mağazadan yaklaşık 16 bin TL değerinde ürünü çalarak kayıplara karıştı. O anlar saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Olay Bursa’nın Yıldırım ilçesinde meydana geldi. Giyim mağazasını yeni devralan iş yeri sahibi Melih Bülbül’ün iddiasına göre, komşu esnaf daha önce kendisini bölgede yaşanan hırsızlık olaylarına karşı uyarmıştı. Ancak uyarıdan kısa süre sonra mağaza da hırsızların hedefi oldu. İddiaya göre iki kadın şüpheli, müşteri gibi mağazaya girerek bir süre içeride dolaştı. Bayram yoğunluğu nedeniyle çalışanların başka müşterilerle ilgilenmesini fırsat bilen şüpheliler, seçtikleri ürünleri fark ettirmeden mağaza dışına çıkarmaya başladı. Ürünleri dışarı taşıyan şüphelilerin daha sonra poşetlere koyarak uzaklaştıkları öğrenildi. Durum iş yerinin güvenlik kameralarını izleyen iş yeri sahibinin babası tarafından fark edildi. Hemen mağaza çalışanlarına haber verilse de yoğunluk nedeniyle geç fark edilen olayda şüpheliler çoktan kayıplara karıştı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye alırken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. Yaşanan olaya tepki gösteren iş yeri sahibi Melih Bülbül, "Burayı yeni devraldığımızda komşular hırsızlık olaylarının çok olduğunu söylemişti. Biz de dikkatli oluruz dedik ama ilk ayımızda başımıza geldi. Ramazan ayında olması bizi ayrıca üzdü. Emek veriyoruz, mücadele ediyoruz. İnşallah bir an önce yakalanırlar" dedi. İş yeri sahibi, benzer durumların yaşanmaması için şüphelilerin bir an önce yakalanmasını beklediklerini söyledi.