KÜLTÜR SANAT - 06 Eylül 2021 Pazartesi 10:31

142 yıllık Sarı Mektep’te restorasyon çalışmaları devam ediyor

A
A
A
142 yıllık Sarı Mektep’te restorasyon çalışmaları devam ediyor

Türkiye’de adını değerli bir madenden alan tek şehir olan Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan tarihi Süleymaniye Mahallesinde bulunan 142 yıllık okulda restorasyon çalışmaları devam ediyor.

Türkiye’de adını değerli bir madenden alan tek şehir olan Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan tarihi Süleymaniye Mahallesinde bulunan 142 yıllık okulda restorasyon çalışmaları devam ediyor.


Osmanlı döneminde değerli madenlerin çıkarılması nedeniyle hem darphanenin kurulduğu hem de vatandaşlarının vergi ve askerlikten muaf olduğu Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan Süleymaniye Mahallesindeki tarihi eserler birer birer ayağa kaldırılıyor.


Tarihten kalma hanlar, hamamlar, köprüler, cami ve kiliselerin bulunduğu bölgede bilinen bin 500 tarihi eserden günümüze ulaşan 100 kadarı ayakta kalma mücadelesi veriyor.


Üç medeniyetin bir arada kardeşçe yüzyıllarca yaşadığı hoşgörü yerleşimi olan bölgede cami ile kilise yanyana bulunuyor. Uzmanlar bölgenin tarihi dokusuna uygun olarak restore edilmesi halinde buranın Şirince ve Cumalıkızık gibi tarihi Osmanlı kasabası görünümüne kavuşabileceğini vurguluyor.


Mahallede son olarak Sarı Mektep olarak bilinen 142 yıllık tarihi binanın restorasyonuna başlandı. İl Özel İdaresi tarafından ihalesi gerçekleştirilen tarihi okulun projesi ise tarihi mahallede doğup çocukluğunu burada geçiren ve Türkiye’nin önemli mimarlarından birisi olarak ülke genelinde birçok restorasyon işine imza atan Yüksek Mimar Burak Dolu hazırladı.


Proje müellifi olarak restorasyon çalışmalarının başındaki isim olan Dolu, 3 medeniyetin bir arada yaşadığı hoşgörü kenti Süleymaniye Mahallesinde bulunan tarihi okulun yıkılmak üzereyken yeniden ayağa kaldırılarak hafıza merkezi yapılacağını söyledi.



“1875’te inşaatı başladı 1879’da tamamlandı ve eğitime başladı”


Yıllardır Süleymaniye’nin kültürel ve doğal mirasının korunması üzerine çalıştıklarını belirten Dolu, “Çocukluğum buralarda geçti. Bu vesileyle muhtemelen mimar oldum ve sonra da restorasyon uzmanı oldum. Şuanda çalıştığımız alan Sarı Mektep. 1875’te inşaatı başladı 1879’da tamamlandı ve eğitime başladı. Savaş dönemleri ve 1918’den sonra eğitime ara verildi ve şehrin aşağı taşınması sürecinde bütün eski Gümüşhane’deki tarihi yapılar sökülerek yeni Gümüşhane kuruldu. Bu yapıda bundan ne yazık ki nasibini aldı. Yapının ahşap elemanları başta olmak üzere söküldü ve aşağı şehre taşındı” dedi.



“Gümüşhane diğer 42 maden şehrine madenci yetiştirmiş bir şehir”


Tarihi Süleymaniye Mahallesinde kurulan Gümüşhane’nin isminden mütevellit gümüş madenleri ve diğer madenler sebebiyle kurulduğunu kaydeden Dolu, “Gümüşhane, adını değerli madenlerden olan tek şehir. Madenci şehirlerinin başı diyebiliriz. Gümüşhane’de darphane vardı. Çünkü altın ve gümüş üretimi Osmanlı’dan öncesinden başlar ve Osmanlı’nın en önemli maden şehirlerinden biri olur. O dönemde diğer 42 maden şehrine madenci yetiştirmiş bir şehir. Dolayısıyla Osmanlı döneminde özellikle 1800’lere kadar çok zengin bir şehir. Vergi, askerlik muafiyetleri var. Büyük bir nüfus çekmiş. Dolayısıyla eğitim, kültür, ticaret, sosyal konularda da çok ileri bir şehir” diye konuştu.



“Kamulaştırma, 2-3 yıllık bir proje sürecinin ardından restorasyon başladı”


Restorasyonu başlayan Sarı Mektep’in eski Gümüşhane’deki birçok yapıda olduğu gibi hazine tarafından Cumhuriyet döneminde şahıslara satıldığını hatırlatan Dolu, “Daha sonra evvelki valimiz döneminde kamulaştırması yapıldı. İl Özel İdaresi tarafından satın alındı. 2-3 yıllık bir proje süreci, rölöve, restitüsyon, restorasyon projeleri, mekanik, elektrik, statik projeleri yapıldı ve Trabzon Koruma Kurulu tarafından onaylandı. Restorasyon projeleri, statik, mekanik, elektrik projelerini gönüllü olarak ben üstlendim. Bunları yapmaya 2018 yılında başladık, 2020’de kurula onaylattık. Restorasyon çok maliyetli ve özellikli bir iş. Bu konuda Valiliğimiz, İl Özel İdaresi bütçe ayırdı. DOKA’dan destek alındı. Bu sayede restorasyon başlatılabildi” şeklinde konuştu.



“Restorasyondan sonra hafıza merkezi olacak”


Sarı Mektep’in restore edildikten sonra eski Gümüşhane hafıza merkezi olacağını belirterek “Hafıza merkezi nedir?” sorusunu cevaplandıran Dolu, şunları söyledi:


“Bu bölgeye ait bütün tarihi evrak, belge, fotoğrafların yer aldığı bölgenin hafızası burada toplanacak. Bir arşiv ve kütüphane gibi düşünebiliriz. Salt bir arşiv, kamuya kapalı bir arşiv değil, herkesin erişebileceği, orada araştırma yapabileceği, ayrıca bir çocuk kütüphanesinin olacağı, çocuklar için atölyeleri olan, yetişkinler için kurslar düzenlenecek bir kültür merkezi gibi planlandı. Ayrıca alt katında ufak bir kafesi olacak. Bahçesinde mahalle sakinleri ve turistler zaman girebilecekler.”



“Günümüze ulaşan yüz yüze yakın tarihi yapı var”


Süleymaniye Mahallesinde günümüze ulaşan cami, kilise, hamam, köprü ve onlarca tarihi konak olduğunu hatırlatan Dolu, “Aslında 1500-2000 kadar tarihi yapı vardı ve şehrin yok olma sürecinde bunların çoğunu kaybettik. Günümüze ulaşan yüz yüze yakın tarihi yapı var. Bunlardan birçoğunun restorasyon projeleri yapıldı. Bir kısmının restorasyonları da tamamlandı” dedi.


Dolu, Süleymaniye Mahallesinin tarihi ve doğal özellikleri korunarak, tarihi yapılarının restore edilerek, yeni yapıların da tarihi dokuya uygun olarak yapılması ve dokusunun korunması halinde burasının bir Şirince, Cumalıkızık gibi tarihi bir Osmanlı Kasabası görünümüne yeniden kavuşabileceğini sözlerine ekledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Uzmanlar: "Bayramda ikramları olabildiğince hafif tutun" Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü, yaptığı paylaşımda bayramda yapılan ikramlara dikkat çekerek, "Yapılan ikramlar gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine neden olabilir" ifadesini kullandı. Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşımda, Diyetisyen Melike Karataş, bayram gelenekleri ve Erzurum’un kültüründe. misafire şeker, çikolata ile birlikte karbonhidrat, yağ ve şeker oranı yüksek su böreği, baklava gibi ikramlar sunulmasının vazgeçilmezlerden olduğunu anlatarak, "Ancak bu ikramların ziyaret edilen her evde sunulması ve tüketilmesi gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine sebep olabilir. Gün boyu tekrar eden bu beslenme döngüsüyle özellikle çocuklar, yaşlılar ya da diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon (yüksek kan basıncı) gibi hastalığı bulunanlar için sağlık sorunları yaşama riski artar. Bunun önüne geçmek için ikramlıklar hazırlanırken şerbetli yerine sütlü tatlı hazırlanması; porsiyonların küçük tutulması; sebzeli veya yoğurtlu salataların (kabak tarator, yoğurtlu kereviz salatası, pancar salatası vb.) ikramlıklara eklenmesi; içecek olarak şekeri yüksek meyve suları yerine ayran ya da şekersiz açık çay, şekersiz Türk kahvesi gibi içeceklerin tercih edilmesi daha iyi olacaktır" dedi. Su içmek ihmal edilmemeli Erzurum için yine kültürel alışkanlıklar ve iklim şartları göz önünde bulundurulduğunda Ramazan ayı içerisinde iftar sonrası çayın çok önemli bir yer kapladığının görüldüğünü vurgulayan Karataş, "Hatta çoğu zaman çay içme alışkanlığı su tüketiminin önüne geçer. Bu alışkanlık Bayram’da da devam eder. Her ne kadar sağlıklı bireyler için günlük 6-8 çay bardağına kadar az demli çayın sağlık üzerine olumlu etkisi olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış olsa da içilen çayın demli olması, miktarının 6-8 çay bardağından fazla olması ya da su tüketiminin önüne geçmesi sağlık açısından riskler oluşturur. Su tüketiminin az olması, vücudun susuz kalmasına yol açabilir ya da bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına sebep olabilir. Bu sebeple su tüketimi ihmal edilmemeli, günlük olarak en az 2-2,5 litre su içilmelidir" şeklinde konuştu. Hareketin artırılması hedeflenmeli! Bayram nedeniyle değişen beslenme düzeninin yol açabileceği hazımsızlığa dikkat çeken Karataş, "Bağırsak hareketlerinin azalması ya da kan şekeri yükselmesi gibi olumsuz durumlarla mücadelede etkili yöntemlerden biri de hareketin artırılmasıdır. Bayram dolasıyla yapılacak ziyaretler aktif bir gün geçirmek için fırsat olabilir. Bunu sağlamak adına ziyaretler esnasında yürüme mesafesinde olan yerlere araç yerine yürüyerek gitmek, günlük hareketi artırmaya yardımcı olur. Hatta gün içerisinde zaman ayrılarak 30 dakikalık bir yürüyüş planlanabilir. Hayatın her alanında önemli bir yere sahip olan sağlıklı ve dengeli beslenme bir yaşam tarzı hali olmalıdır. Bununla birlikte böyle özel zamanlarda doğru beslenme sağlık için daha da önem arz edebilmektedir" diye konuştu.
Bursa Bursa’da bayram yoğunluğunu fırsat bilen 2 kadın 16 bin liralık ürün çaldı Bursa’da bir giyim mağazasında yaşanan hırsızlık olayı "bu kadarına da pes" dedirtti. Bayram alışverişi nedeniyle oluşan yoğunluğu fırsat bilen iki kadın, mağazadan yaklaşık 16 bin TL değerinde ürünü çalarak kayıplara karıştı. O anlar saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Olay Bursa’nın Yıldırım ilçesinde meydana geldi. Giyim mağazasını yeni devralan iş yeri sahibi Melih Bülbül’ün iddiasına göre, komşu esnaf daha önce kendisini bölgede yaşanan hırsızlık olaylarına karşı uyarmıştı. Ancak uyarıdan kısa süre sonra mağaza da hırsızların hedefi oldu. İddiaya göre iki kadın şüpheli, müşteri gibi mağazaya girerek bir süre içeride dolaştı. Bayram yoğunluğu nedeniyle çalışanların başka müşterilerle ilgilenmesini fırsat bilen şüpheliler, seçtikleri ürünleri fark ettirmeden mağaza dışına çıkarmaya başladı. Ürünleri dışarı taşıyan şüphelilerin daha sonra poşetlere koyarak uzaklaştıkları öğrenildi. Durum iş yerinin güvenlik kameralarını izleyen iş yeri sahibinin babası tarafından fark edildi. Hemen mağaza çalışanlarına haber verilse de yoğunluk nedeniyle geç fark edilen olayda şüpheliler çoktan kayıplara karıştı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye alırken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. Yaşanan olaya tepki gösteren iş yeri sahibi Melih Bülbül, "Burayı yeni devraldığımızda komşular hırsızlık olaylarının çok olduğunu söylemişti. Biz de dikkatli oluruz dedik ama ilk ayımızda başımıza geldi. Ramazan ayında olması bizi ayrıca üzdü. Emek veriyoruz, mücadele ediyoruz. İnşallah bir an önce yakalanırlar" dedi. İş yeri sahibi, benzer durumların yaşanmaması için şüphelilerin bir an önce yakalanmasını beklediklerini söyledi.