- 30 Ağustos 2022 Salı 09:36

Müzisyen aile 88 yıllık konakta hayatlarını sürdürüyor

A
A
A
Müzisyen aile 88 yıllık konakta hayatlarını sürdürüyor

Gümüşhane’de yaşayan Osman ve Seniha Aktürk çifti 88 yıllık konakta müzikle birlikte yaşamlarını sürdürüyor.

Gümüşhane’de yaşayan Osman ve Seniha Aktürk çifti 88 yıllık konakta müzikle birlikte yaşamlarını sürdürüyor.


Kentin Bağlarbaşı mahallesinde hayatlarını sürdüren 76 yaşındaki Osman Aktürk ve 70 yaşındaki Seniha Aktürk, 1934 yılında Osman Aktürk’ün babası tarafından inşa edilen 88 yıllık tarihi konakta yaşıyor. Babası gibi kendisi de müzisyen olan ve İstanbul Vefa Lisesi mezunu olan Osman Aktürk, akordeon, cümbüş, saz, gitar, darbuka, org gibi birçok müzik aletini çalıyor. Müzisyenliğin babasından kendisine miras kaldığını ifade eden Osman Aktürk, kendi çocuğunun hatta torununun da müzisyen olduğunu söyleyerek, müzisyenliğin ailelerinde gelenek olduğunu belirtiyor.



"Hayatım boyunca müzikle uğraştım"


Hayatı boyunca müzikle uğraştığını söyleyen Osman Aktürk (76), “Bu konağı babam yaptırdı 1934 yılında. Şu anda 88 yaşında bu konak. Babamın arabası vardı o zamanlar Babam da cümbüş çalardı, ben hayatım boyunca müzikle uğraştım. Ortaokulda da, lisede de hatta orkestram vardı düğünler yapardık biz. Şu anda bende akordeon var, cümbüş var, saz var, gitar var, darbuka var, org var. Düğünlerimizde bunların hemen hemen hepsini çalardık. Fakat şu an orkestralar çoğaldı her düğünde bir orkestra var. Biz de artık bu işleri bıraktık zaten ama evde canımız sıkıldığında elimize alıp tekrar tabi ki müzikle uğraşıyoruz. Bu konağı yapan mühendis Rus’muş, o zaman buralarda Rumlar yaşıyorlarmış. Babam Rus mimara buranın projesini çizdirmiş hatta. Ortaokuldayken İstanbul’da mızıka ile müziğe başladım. Benim kardeşlerim de müzikle uğraşırdı hatta ölen bir ablam vardı o da müzikle uğraşıyordu. Oğlum şu anda müzisyen, müzik öğretmeni zaten. Londra’da bir torunum var çok zeki bir kızımız şahane piyano çalıyor, sesi de çok şahane o da müzisyen” dedi.



“Balkona çıkar akordeon çalardı, derdim ki bu çocuk ne güzel çalıyor”


Eşi Osman Aktürk’ü balkonda akordeon çalarken gördüğünü ve etkilendiğini anlatan Seniha Aktürk (70), “Balkona çıkar akordeon çalardı, derdim ki bu çocuk ne güzel çalıyor. Herkes dinliyordu. Çok güzel çalıyordu, o zamanlar daha güzel çalıyordu. Ben bu konağa 1966 yılında geldim, o sene rahmetli kayınvalidem geldi beraber İstanbul’a gittik. Daha lisede okuyordu. Orada 1 buçuk sene kaldık. Sonra geldik öğretmen sınavlarına girdi kazandı ve öyle devam ettik. Mutlu oluyorum çaldığı zaman, böyle diyorum ki herkes burada toplansa da dinleseler diyorum. Hoşuma gidiyor. Fırsat buldukça çalıyor.” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti Bursa Milletvekili Varank ve MİT Başkanı Kalın, sahurda vatandaşlarla bir araya geldi Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. MİT Başkanı Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Varank, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan bir Ramazan-ı Şerif ayının daha sonlarına yaklaşıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları yaptığınız ibadetleri kabul eylesin. İnşallah en güzel şekilde Ramazan bayramına kavuşmayı tabii ki Kadir Gecesi’ni idrak edeceğiz. En güzel şekilde Kadir Gecesi’ni idrak etmeyi de bizlere nasip eylesin. Her sene Ramazan-ı Şerif ayında bir güzellik olarak vatandaşlarımıza çağrıda bulunuyoruz. Ben bir Bursa’da bir de Ankara’da bunu yapmaya çalışıyorum. Hemşerilerimizi sahura davet ediyoruz. Sağ olsun hemşerilerimiz de bizleri yalnız bırakmıyorlar. Bu güzel ortamı oluşturmak için, bizlerle beraber olmak için bizimle buluşuyorlar. Ben gelen her bir kardeşimize çok teşekkür ediyorum. Gerçekten Ramazan-ı Şerif demek, birlik demek, beraberlik demek. Aslında aynı değerler etrafında buluşabilmek demek. İşte sahur sofraları da sahur birliktelikleri de aslında bu toplumun en güzel değerlerinden bir tanesi. İşte bu güzellikle de biz sizlerle beraber buluşmuş olduk. Rabbim inşallah bu güzellikleri yaşamaya devam etmeyi bizlere nasip eylesin" dedi. Coğrafyanın içinde bulunduğu zor şartlara değinen Varank, şunları kaydetti: "Tabii zor bir coğrafyada yaşıyoruz değerli kardeşlerim. Etrafımız adeta bir ateş çemberi ve bu ateş çemberi içerisinde Türkiye’yi salimen rotasında tutabilmek büyük mücadeleler büyük fedakarlıklar gerektiriyor. Hamdolsun Sayın Cumhurbaşkanımız da aslında Türkiye Cumhuriyeti’ni o rotada tutabilmek, tam bağımsız büyük Türkiye’yi inşa edebilmek için büyük bir mücadele içerisinde inşallah bizler de bir olursak, beraber olursak, hep birlikte birbirimize tutunursak işte Sayın Cumhurbaşkanımıza en büyük desteği vermiş oluruz. Biz öyle inanıyoruz ve biz bir olduğumuzda da Türkiye’nin üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey olmaz. Biz yeter ki beraber olabileceğimiz fırsatları çoğaltalım. İşte kendi değerlerimize sahip çıkalım. Bu Ramazan-ı Şerif’i çok farklı bir şekilde yaşıyoruz. Hepiniz etrafınızda görüyorsunuzdur. 7’den 77’ye adeta herkes bu Ramazan-ı Şerif’in havasını yaşamaya devam ediyor. İnşallah önümüzdeki Ramazanlar da böyle olsun diyoruz. Rabbim birlik beraberliğimizi daim etsin diyor. Geldiğiniz için tekrar teşekkür ediyor sizlere." Varank’ın konuşmasının ardından, MİT Başkanı Kalın ve vatandaşlar hep beraber sahur yaptı.