KÜLTÜR SANAT - 30 Eylül 2022 Cuma 08:53

Kekeme öğrenciler tarafından kuruldu, bir benzeri şuana kadar yapılmadı

A
A
A
Kekeme öğrenciler tarafından kuruldu, bir benzeri şuana kadar yapılmadı

Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Seda Fırın’ın aynı fakültede eğitim gören başka bir öğrencinin kendisine kekeme olmasından dolayı iletişim fakültesinde olamayacağını söylemesi üzerine akademisyenlerin ve arkadaşlarının desteğiyle başlattığı “Kekele TV” projesi büyüyerek uluslararası arenaya açılmayı hedefliyor.

Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Seda Fırın’ın aynı fakültede eğitim gören başka bir öğrencinin kendisine kekeme olmasından dolayı iletişim fakültesinde olamayacağını söylemesi üzerine akademisyenlerin ve arkadaşlarının desteğiyle başlattığı “Kekele TV” projesi büyüyerek uluslararası arenaya açılmayı hedefliyor.


Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi akademisyenleri ve öğrencileri tarafından kekeme olan Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencisi Seda Fırın’a destek olmak ve konuşma bozukluğuna farkındalık oluşturmak amacıyla hazırlanan “Kekele Tv” projesi kuruluşundan bu yana geçen 3 yıllık süreçte büyük bir kitleye ulaşmayı başardı. Kurulduğu günden bugüne ulusal çapta birçok ödüle layık görülen projeyle kekemeliğe farkındalık oluşturmak amaçlanıyor. Proje koordinatörü Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doktor Öğretim Üyesi Kaan Gez, projeye yeni isimlerin kazandırılmaya devam ettiğini ve projenin artık uluslararası boyuta taşınması için gerekli hazırlıkların yapıldığını söyledi. Kekele TV ile birlikte kekemeliğin daha görünür olmasını sağladıklarının altını çizen Gümüşhane Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü mezunu Seda Fırın, projenin sadece kekeme insanlara değil farklılığı olan bütün insanlara hitap ettiğini söyledi.



“Kekele TV’yi uluslararası bir boyuta taşımak istiyoruz”


Hazırlanan projenin ulusal çapta birçok ödüle layık görüldüğünü ve uluslararası arenaya açılması için gerekli altyapı çalışmalarının başladığını söyleyen Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Medya Merkezi Koordinatörü Doktor Öğretim Üyesi Kaan Gez, “Kekele TV aslında bir kekemelik farkındalık projesi. Biz bu projeyi yaklaşık 3-4 yıl önce İletişim Fakültesi Medya Merkezi Uygulama Birimlerinde hayata geçirdik. Seda Fırın ve arkadaşları bu projeye başlangıç yaptılar ve ben de bu projenin danışmanlığını yürütmekteyim. Sosyal medya üzerinden biz bu projemizi başlattık ve özellikle YouTube üzerinden videolar çekmeye başladık. Seda kendi hikayesini anlatmaya başladı kekemelik üzerine ve kısa zamanda çok büyük bir kitleye ulaşmayı başardık. Projemiz çok büyük bir ilgi gördü. Biz bunun ilk araştırmasını yaptığımız zaman maalesef bu konuyla ilgili herhangi bir proje hazırlanmadığını gördük ve bu beni üzdü sonrasında projeye başladık. Çok büyük bir ilgi gördü projemiz, iletişim yarışmalarından onun dışında diğer ulusal ve uluslararası yarışmalardan ödüllerle dönmeyi başardık ve son olarak Avrupa Birliği’nden bir hibe kazandık ve onu da şu anda projemizde kullanıyoruz. Projemiz artık bizim fakültemizi aştı, ulusal bir boyutta ve artık çok büyük bir kitleye ulaşıyoruz ve projemize yeni yeni isimler kazandırmaya başladık. Bundan sonraki aşamada da artık altyapılarını oluşturarak uluslararası bir boyuta taşımak istiyoruz. Şu an bu konuda da projemiz tek olduğu için ulusal düzeyde belirli bir seviyeye ulaştıktan sonra artık uluslararası düzeyde de bu konuda bir şeyler yapmak istiyoruz. Seda kekemelik özelliği olan bir öğrencimdi ve sosyal medyada videolar çekmek istediğini daha doğrusu bu konuda farkındalık oluşturmak istediğini söyledi. Biz daha sonra projemizi geliştirdik ve bu şekilde Seda kamera karşısına geçerek videolar çekmeye başladı. Bu sayede kekemeliğini de bir seviyede aşmış oldu ve kendine bir özgüveni gelmiş oldu. Onu izleyen kekeme özelliğini taşıyan bireyler de ondaki bu değişimi gördükçe yine kendilerine bir güvenleri gelmiş oldu ve doğal olarak hem kekeme olan bireylerin kendilerine karşı bir farkındalıkları oluştu hem de kekeme olmayan bireylerin bu konuda bir farkındalığı oluştu. Ülkemizde yaklaşık 1 milyona yakın kekeme birey var ve maalesef onların sesini hiçbir yerde duyma şansımız olmadı, bu sayede biz bu konuda bir farkındalık oluşturduk ve onların sesi olmayı amaçladık” dedi.



“ ’Bu konuşmayla iletişim fakültesinde ne işin var’ denmesi üzerine Kekele TV kuruldu”


Kekeme olmasından dolayı hayatının büyük bir bölümünde sorunlarla karşılaştığını ve bunun üzerine böyle bir proje hazırlandığını ifade eden Gümüşhane Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü mezunu Seda Fırın, “Kendimi kekemeliği olan bir iletişimci olarak tanımlıyorum. Kekele TV 2019 yılında 22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Gününde yayın hayatına başladı. Sahip olduğum farklılık nedeniyle hayatım boyunca bazı alanlarda zorbalıklar yaşadım. Bu artık üniversiteye kadar taşınmıştı ve birgün birisinin bana bu konuşmayla iletişim fakültesinde ne işin var demesi üzerine bir şeyler yapma ihtiyacı hissettim çünkü benim gibi bu farklılığa sahip birçok arkadaşım vardı ve yaşadıklarımız çoğunlukla ortaktı. Elimde iki şey vardı bildiğim birincisi kekemelik, diğeri iletişim. Aldığım eğitimle kekemeliği birleştirince Kekele TV adında bir dayanışma ağı çıktı. Dayanışma ağı olarak tanımlıyoruz çünkü hem benim gibi bu farklılığa sahip binlerce insana ulaştı. İçerikleri kekemeliği olan diğer arkadaşlarımızla, terapistlerimiz desteğiyle üretiyoruz. İçeriklerin üretimine çoğu zaman takipçiler karar veriyor bu nedenle bir dayanışma ağı diyoruz. Bununla birlikte Kekele TV sadece kekemeliğe sahip olan bireylere değil bir farklılığı, başka bir hayatı, başka bir dünyayı merak eden herkesi bekliyor. Bu projeyle iletişim ve sosyal alanlarda birçok ödüller aldık. Bunlar da proje sayesinde kekemeliğin daha görünür olmasını sağladı. Umarız ki destekçilerimiz artar proje büyür ve konuşma güçlüğü yaşayan insanların sesleri daha çok duyulur” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mardin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölgeyi hep birlikte başaracağız" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Mardin’de bir otelde düzenlenen vefa iftarı programında yaptığı konuşmada hem bölgedeki gelişmelere hem de Türkiye’nin güvenlik ve kalkınma vizyonuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Mardin’de bir otelde düzenlenen programa AK Parti teşkilat mensupları, milletvekilleri ve partililer katıldı. Yılmaz, "Terörsüz Türkiye vizyonu aynı zamanda bölgemizde huzurun güçlendiği terörsüz bir bölge anlayışını da içeriyor" dedi. Mardin’in farklı inanç ve kültürlerin yüzyıllardır bir arada yaşadığı kadim şehirlerden biri olduğunu belirten Yılmaz, şehrin mimarisinin ve toplumsal yapısının Anadolu’nun köklü medeniyet birikimini yansıttığını ifade etti. Ramazan ayıyla birlikte şehirdeki dayanışma ve kardeşlik ikliminin daha da görünür hale geldiğini vurgulayan Yılmaz, mahallelerde hareketliliğin arttığını, sofraların genişlediğini ve kapıların misafirlere açıldığını söyledi. *"AK Parti’nin siyasetini millet belirler"* Yılmaz, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin siyaset anlayışının temelinde milletin iradesinin bulunduğunu ifade ederek, milletin taleplerinin siyasete yön verdiğini dile getirdi. Bu taleplerin sahadan merkeze taşınmasında teşkilatların önemli rol oynadığını belirten Yılmaz, "Teşkilatlar AK Parti hareketinin omurgasını oluşturur" dedi. Kurulduğu günden bu yana Mardin teşkilatında görev alan tüm isimlere teşekkür eden Yılmaz, geçmişten bugüne emek veren teşkilat mensuplarına şükranlarını sundu. "Güvenlik, demokrasinin ve kalkınmanın temelidir" Konuşmasında Türkiye’nin terörle mücadelesine de değinen Yılmaz, güvenliğin hem demokrasinin hem de ekonomik kalkınmanın temeli olduğunu vurguladı. Terörün gündemden çıktığı bir ortamda demokratik siyasetin güçleneceğini ve kalkınmanın hızlanacağını ifade eden Yılmaz, huzurlu ve güvenli bir ortamın aynı zamanda güçlü bir yatırım ortamı anlamına geldiğini söyledi. Terörün Türkiye’ye uzun yıllar büyük ekonomik maliyetler getirdiğini belirten Yılmaz, bazı hesaplamalara göre bu kaybın 2 trilyon doların üzerinde olduğunu dile getirdi. Yılmaz, "Artık kaynaklarımızı terörle mücadele yerine çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceği için harcamamız gereken bir döneme giriyoruz" diye konuştu. "Bölgemiz ateş çemberi içinde" Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Yılmaz, İran’a yönelik saldırılar ve ardından yaşanan karşılıklı misillemelerin bölgesel istikrar açısından ciddi riskler oluşturduğunu söyledi. ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan gerilimin bölgeyi daha kırılgan hale getirdiğini belirten Yılmaz, "Bölgemiz maalesef bir ateş çemberinin içinde. Bu ortamda Türkiye adeta bir istikrar adası konumundadır" dedi. *"Sorunlar diplomasiyle çözülmeli"* Türkiye’nin başından beri krizlerin savaş yerine diplomasi ve müzakere yoluyla çözülmesi için çaba gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, taraflara ateşkes çağrısında bulundu. Savaşın kimseye fayda getirmeyeceğini belirten Yılmaz, adil bir barışın ise herkesin lehine olacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderler diplomasisi kapsamında yoğun çaba sarf ettiğini kaydeden Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumların da diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü söyledi. Tarafların müzakere yolunu tercih etmesi halinde Türkiye’nin sürece katkı vermeye hazır olduğunu belirten Yılmaz, bölgedeki çatışmaların bir an önce sona ermesini ve normalleşmenin sağlanmasını temenni ettiklerini dile getirdi. Mardin’in dillerin ve dinlerin barış içinde yaşadığı, tarihi derinliğiyle dünyaya örnek olan bir huzur adası olduğunu vurgulayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, şöyle konuştu: "Mardin’in potansiyelini, teşkilatımızın bu enerjisiyle birleştirerek şehrimizi kalkındırmaya devam edeceğiz. Hedefimiz; Mardin’in her bir ferdinin, gencinin ve emekçisinin bu büyük vizyondan payını almasıdır." Programa, AK Parti Mardin Milletvekili Muhammed Adak, AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti Mardin İl Başkanı Mehmet Uncu ve Diyarbakır - Mardin Metropoliti Saliba Özmen katıldı.
Kayseri KAYPİDER Başkanı Tarla: "Birlikte bereket, ayrılıkta azap var" Kayseri Plastik İşletmecileri Derneği (KAYPİDER) Başkanı Yunus Tarla, düzenledikleri iftar programında, "Birlikte bereket, ayrılıkta azap var" dedi. KAYPİDER tarafından düzenlenen iftar programına Kayseri Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) İl Müdürü Vekili Ayşe Ak, KOSGEB Kayseri İl Müdürü Ahmet Özbekler, Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Meclis Başkanı Abidin Özkaya, KAYPİDER Başkanı Yunus Tarla ve üyeler katıldı. İftarın açılmasının ardından bir konuşma yapan KAYPİDER Başkanı Yunus Tarla, "Derneğimizde şu ana kadar 52 üyemiz vardı. Biz inşallah üye sayımızı artıracağız. Birlikte kuvvet ve bereket var. Kayseri’de 400’ün üzerinde plastik sektöründe faaliyet gösteren firmalarımız var. Ancak bu firmalarımızın hepsi derneğimize kayıtlı değil. Firmaların bir kısmı sanayi odası, bir kısmı ticaret odası, bir kısmı da KESOB’da kayıtlı. Biz biriz ve beraberiz. Plastik camiası olarak aileyiz. Birlik içerisinde hep birlikte mücadele edeceğiz. KAYPİDER olarak yerimizi OSB’ye taşıyacağız. Donanımlı bir yer yapacağız. OSB Başkanımızdan bu konuda söz aldık. Konferanslar vereceğimiz, eğitimler vereceğimiz, başkanlık makamının yer alacağı güzel bir mekanımız olacak. Derneğimize üye olan firmalarımızı Çin’e seyahat ayarlayacağız. Biliyorsunuz ki Çin’e gitmek biraz meşakkatli ama önce yapacağımız işin teknolojisini orada görmemiz lazım. Sanayi Odası Başkanımızın nezdinde Yeşil Dönüşüm Projesiyle alakalı bir proje var. Bu şu anda Türkiye’de gündemde 5 yıl yıl süremiz var. 5 yıl boyunca hedefimizde yürüyeceğiz. Hepimiz birbirimize sahip çıkarsak, bir ekmeğimizi paylaşırız. Toplulukta ve birlikte bereket var. Ayrılıkta azap var" dedi. Konuşmaların ardından 8 Mart Kadınlar Günü dolayısıyla KAYPİDER tarafından İŞKUR İl Müdür Vekili Ayşe Ak’a plaket verildi. Program toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.