- 01 Ekim 2022 Cumartesi 13:40

45 yıl sonra gelen ‘evet’ ile evliliklerini resmiyete döktüler

A
A
A
45 yıl sonra gelen ‘evet’ ile evliliklerini resmiyete döktüler

Gümüşhane’de yıllar önce dini nikahla evlenen Kemal Akçay ve Muteber Akçay aradan geçen 45 yılın ardından resmi nikah kıyarak dünya evine girdi.

Gümüşhane’de yıllar önce dini nikahla evlenen Kemal Akçay ve Muteber Akçay aradan geçen 45 yılın ardından resmi nikah kıyarak dünya evine girdi. Soyadının farklı olmasından dolayı kendini eşinin yanında yıllardır yabancı gibi hissettiğini söyleyen Muteber Akçay, eşinin soyadını aldıktan sonra artık tam anlamıyla evinin hanımı olduğunu söyledi, eşinden kendisini balayına götürmesini istedi.


Gümüşhane merkezde yaşayan Kemal Akçay (85) ve Muteber Akçay (65), 45 yıl önce dini nikahla hayatlarını birleştirdi. Bu süre zarfında 4 çocuk sahibi olan aile ortaya çıkan bazı sorunlardan dolayı resmi nikah kıyamadı. Yıllardır hayalini kurdukları resmi nikah ise aradan geçen 45 yıl sonra Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen tarafından kıyıldı. Gümüşhane Belediyesi Nikah Salonunda 45 yıllık çiftin resmi nikahı kıyılırken arka fonda Müslüm Gürses’in ‘Seni Yazdım’ isimli şarkısı çalındı. İmzalar atıldıktan sonra Kara olan soyadı değişen ve Akçay soyadını alan Muteber Akçay, 45 yıllık süreçte soyadının farklı olmasından dolayı rahatsızlık duyduğunu hatta eşiyle otelde kalırken bile sorunlar yaşadığını söyleyerek eşinin soyadını aldıktan sonra kendisini gerçekten evin hanımı gibi hissettiğini söyledi.



“Nikah kıydıktan sonra sanki ağrılarım hep gitti, içime bir sevinç doldu”


Kemal Akçay ile evliliklerinden 4 çocukları olduğunu ve soyadı farklı olduğu için kendisini sürekli yabancı gibi hissettiğini söyleyen Muteber Akçay, (65), “ Artık soyadım Akçay oldu. Soyadım Kara’yken kendimi yabancı gibi hissediyordum. Ama şimdi Akçay soyadını alınca sanki dünyalar benim oldu. Nikah kıydıktan sonra sanki ağrılarım hep gitti. İçime bir sevinç doldu, o imzayı atarken sanki bir yere gezmeye gittim, tatile gittim öyle mutlu oldum. Benim soyadımın farklı olması kötü bir şeydi bir otele gitsek, otelde bizi yatırmıyorlardı. Bu benim yıllardır eşim. Neymiş nüfus kağıdımda farklı isim yazıyormuş. Ama şimdi mutluyuz, başkanıma da teşekkür ediyorum. Bu duruma benden çok çocuklarım sevindi. Dünyalar benim oldu. Ben 45 yıl sonra eşimin esas hanımı oldum, bugün ev hanımı oldum. Şimdi mutfağıma geçebilirim, sanki yabancı gibiydim. O evlilik cüzdanını elime alınca dünyalar benim oldu. Balayına köyümde evim olsa köye gideceğim ama köyümde yok. Taksi kiralasa çok pahalı, Yomra tarafına gidebiliriz. O götürecek beni ben kadınım” diye konuştu.



“Eşimi balayına köye götüreceğim”


Eşiyle resmi nikah kıydığı için çok mutlu olduğunu ve balayına köye götüreceğini ifade eden Kemal Akçay (85), “Resmi nikahımız yoktu. Dini nikahı kıydık evlendik. Şimdi çok mutluyum. Çoluk çocuğumuz var Allah’a şükür memnunuz. Günlerimiz hep iyi geçti, hiç kötü günümüz olmadı. Eşimi balayına köye götüreceğim” dedi.



“Ömrümde ilk defa böyle bir nikah kıydım”


Kemal Akçay ve Mutaber Akçay çiftinin bütün gençlere örnek olması gerektiğini ifade eden Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen, “Gerçekten çok mutlu oldum. 45 yıl resmi nikahsız hayatlarını birleştirmişler, hayatlarını idame ettirmişler. Evlatları var torunları var. Muteber Kara ablamızla Kemal Akçay amcamızın nikahını kıydık. Çok mutluyuz bu 45 yıla bir 45 yıl daha ilave etmek istediler. Resmi nikahı benim kıymam da benim için bir onur, bir şereftir. Çok mutlu oldum ömrümde de ilk defa böyle bir nikah kıydım. İçimden de kıskandım, maşallah bütün gençlere örnek olsun dedim. Önemli olan bir resmi evlilik cüzdanı değilmiş önemli olan birbirlerine olan o sevgi ve saygı. Nice yıllara, hayırlı olsun diyorum” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Casperlar" suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı ’Casperlar’ suç örgütüne yönelik Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada 839 sayfalık iddianame hazırlandı. 145’i tutuklu 223 şahsın ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldığı iddianamede, şüphelilerin karıştığı 116 eylem olduğu belirtildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, liderliğini İsmail Atız’ın yaptığı Bahçelievler ilçesi başta olmak üzere Küçükçekmece ve Bağcılar ilçelerinde, ‘yağma’, ‘kasten yaralama’, ‘tehdit’, ‘uyuşturucu ticareti’, ‘fuhuş’, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ gibi suçlara karıştıkları tespit edilen ‘Casperlar’ suç örgütüne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nca hazırlanan 839 sayfalık iddianamede, 145’i tutuklu 223 şahıs ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Örgütün eylem ve faaliyetleri yurt dışından yönettiği belirtildi İddianamede, aile grubundan oluşan yapıya İsmail Atız’ın, Ş.A. ve P.A. ile birlikte öncülük ettiği, şüphelilerin Şirinevler bölgesinde uyuşturucu madde ticareti, yağma, tetikçilik gibi meşru faaliyet alanlarında yer aldıkları, şüphelilerin 2008-2018 yılları arasında faaliyet gösteren U.T.’nin cezaevine girmesinden sonra etkinlik kazanmaya başladıkları belirtildi. Örgüt lideri Hamuş kod adlı İsmail Atız’ın, 31 Ağustos 2020 günü Yenibosna bölgesinde meydana gelen M.Ş.D.’nin kardeşi Yusuf Demir’in öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturmada ‘sanık’ sıfatında bulunduğu bilgisi de iddianamede yer aldı. Başta İsmail Atız olmak üzere Ş.A., S.S., Ö.B., S.D., N.D., olmak üzere örgüt mensuplarının firari konumda bulundukları, eylem ve faaliyetlerini yurt dışından yönetme ve sürdürme yoluna gittikleri anlatıldı. "Dayı lakaplı şahıs beni arayarak, "Bana yolunu kaybetmiş gençler bul" dedi İddianamede, Casperlar silahlı suç örgütü lider ve yönetici kadrosunun eylemlerinde, kullanılmak üzere cezaevinden çıkan ve yine paraya ihtiyacı olan şahısları para ve barınma karşılığında örgüt içerisine aldığı ve eylemlerde kullandığına ilişkin tespitler yapıldığı, örgütün eylemlerde kullanılmak üzere üye temin etme sürecinde zorluk çekmediği belirtildi. Örgüt üyesi Ö.A.’ya ait dijital materyallerden elde edilen örgütsel nitelikte suç içerikli yazışmaların da yer aldığı iddianamede, örgüte yeni katılmak isteyen şüphelilerin "kardeş, yeğen" olarak adlandırıldığı, örgüte yeni katılan üyelerin, örgüt yöneticileri tarafından örgüt lideri İsmail Atız ile görüştürüldüğü ve yeni katılan üyelere örgüt içerisinde değerli bir konumda olduklarını hissettirdikleri aktarıldı. İddianamede, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade veren birçok şüpheli ve suça sürüklenen çocukların, örgütün eylem ve faaliyetlerini sekteye uğrattığı, örgütün ana faaliyet alanı Bahçelievler ilçesi ve civarından temin ettiği, örgüt mensupları, yabancı uyruklu şahıslar hususunda da başarılı olmaması nedeniyle İstanbul dışından da üye temin yoluna gittiği bilgisi yer aldı. İddianamede, örgüt üyesi Ö.A.’nın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında vermiş olduğu ifadesi de yer aldı. Ö.A., "Alperen’i hem bu şahıslardan hem de Casperlar adlı gruptan uzak durması konusunda uyardım. Bir süre sonra Dayı lakaplı şahıs beni arayarak, ’Sen sadece Alperen’i bana ulaştır, paraya ihtiyacın olduğu zaman bana belirt ben sana yardımcı olurum ve bana yolunu kaybetmiş gençler bul’ dedi" ifadelerini kullandı. İletişim halinde olduğu örgüt yöneticisi ’dayı’ kod adlı S.B.’nin da "bana yolunu kaybetmiş gençler bul" şeklinde ifadesi ile örgütün lider ve yönetici kadrosunun eylemlerde kullanılmak üzere hedef kitlesinin sorunları olan gençlerden oluştuğu iddianamede vurgulandı. İddianamede, örgütle bağlantılı 116 adet eylem anlatıldı. Örgüt üyelerince işlenen 7 cinayet yer alırken, örgütün faaliyetlerinden 154 kişinin de mağdur olduğu bilgisi yer aldı. İddianame ağır ceza mahkemesine gönderildi Örgüte yönelik düzenlenen farklı tarihlerdeki operasyonlarda, 3 adet AK-47 uzun namlulu otomatik tüfek, 1 adet MP-5 tam otomatik tabanca, 3 adet seri atım aparatlı tam otomatik tabanca, 64 adet tabanca, farklı çaplarda 2 bin 976 adet fişek, 74 adet şarjör, 2 adet el bombası ile 12 adet balistik çelik yelek ele geçirildiği iddianamede belirtildi. Ayrıca düzenlenen operasyonlarda ele geçirilen 1 adet kırmızı renkli, 23-033 seri numaralı polis yeleği, 1 adet kelepçe, 1 adet gri renkli polis rozeti ile çok sayıda polis üniformasına da el konuldu. Hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.
Ankara MKE’den Çankırı Silah Fabrikası’nın kapatılacağı iddialarına yalanlama Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından yapılan açıklamada, Çankırı Silah Fabrikası’nın kapatılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtildi. MKE’den yapılan açıklamada, "1976 yılında MKE Uçaksavar Top Fabrikası olarak hizmete başlayan Fabrikamız günümüzde MKE Çankırı Silah Fabrikası adıyla hizmet vermektedir. 1976 yılından günümüze kadar kesintisiz şekilde Türk Silahlı Kuvvetlerimiz başta olmak üzere güvenlik güçlerimiz ile dost ve müttefik ülkelere NATO standartlarında üretimlerini sürdürmektedir. Fabrikamızda; 03 Ocak 2026 tarihi itibarıyla toplam 347 aktif personel halihazırda istihdam edilmektedir. Fabrikamızda aktif olarak ülkemizin çok kritik orta ve ağır silah sistemleri üretimleri gerçekleştirilmektedir. Bunlar; 105 mm Havadan Taşınabilir Hafif Çekili Obüs BORAN, 35 mm KORKUT ve GÖKDENİZ Uçaksavarların Silah Sistemleri, 40 mm Tamburalı Bombaatar, 12,7 mm Uçaksavar Topu, o 25 mm ILGAZ Otomatik Top, 107 mm Çok Namlulu Roketatar (ÇNRA), 155 mm FIRTINA ve PANTER Obüslerinin Silah Sistemlerinin Ana Kompleleri" denildi. MKE Çankırı Silah Fabrikası’nın kapatılacağı iddialarının gerçeği yansıtmadığı belirtilen açıklamada, "Cumhuriyet tarihimizin ilk obüs sınıfı ihracatı olan BORAN Obüsü, MKE Çankırı Silah Fabrikası üretimi olup; 2024 yılında Bangladeş’e ihracatı gerçekleşmiştir. 2025 yılında ise Cumhuriyet tarihimizin Avrupa’ya ilk obüs ihracat başarısı gerçekleşmiş ve BORAN Obüsünün Kuzey Makedonya’ya ihracat başarısına imza atılmıştır. MKE Çankırı Silah Fabrikamız 50 yıllık kesintisiz üretim kabiliyeti ve ileri mühendislik tecrübesiyle ülkemiz için son derece kritik ve stratejik silah sistemlerini üretmenin yanında ülkemizin savunma sanayii ihracatına katkı sunmaktadır. İddiaların aksine MKE Çankırı Silah Fabrikamızın kapatılmamış olup yapılan yatırımlar ile sürekli olarak geliştirilmektedir, 2025 yılında yaklaşık 150 milyon lira yatırım yapılmış, 2026 yılında ise yaklaşık 1 milyar lira yatırım planlaması yapılmıştır. Fabrikamızın kapanması ya da kapatılması söz konusu değildir. Üretimlerine kararlılıkla devam etmek ve yapılan yatırımlar ile üretim kapasitelerini her geçen sene arttırmaktadır" ifadelerine yer verildi.