KÜLTÜR SANAT - 07 Ekim 2022 Cuma 09:09

Satala’da 5 metre derinlikte 5 bin yıllık bulgular çıkıyor

A
A
A
Satala’da 5 metre derinlikte 5 bin yıllık bulgular çıkıyor

Roma İmparatorluğunun Doğu sınırında günümüze kadar ulaşabilmiş ve Anadolu’da kazı çalışmasının yapılabildiği tek lejyon kalesi olan Satala Antik Kentinde kazı çalışmaları devam ediyor.

Roma İmparatorluğunun Doğu sınırında günümüze kadar ulaşabilmiş ve Anadolu’da kazı çalışmasının yapılabildiği tek lejyon kalesi olan Satala Antik Kentinde kazı çalışmaları devam ediyor.


Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Sadak köyündeki Satala Antik Kentinde sürdürülen arkeolojik kazı çalışmaları devam ediyor.


Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Gümüşhane Valiliği ve İl Özel İdaresi ile Kelkit Kaymakamlığı ve Kelkit Belediyesi’nin katkılarıyla gerçekleştirilen kazı çalışmaları Bartın Üniversitesi Arkeoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü başkanlığında aynı üniversitenin akademisyenlerinden Doç. Dr. Şahin Yıldırım ve ekibi tarafından sürdürülüyor.


2017 yılından beri devam eden arkeolojik kazılarda toprağın 50 santimetre altından başlayan tarihi bulgular 5 metre derinliğe kadar ulaştı. Bu yıl yapılan kazı çalışmalarında 5 bin yıl önce hüküm süren Urartuların bölgedeki varlığını mimari açıdan da kanıtlandı.


Roma İmparatorluğunun Apollinaris Lejyonu da denilen 15.Lejyonunun yaklaşık 600 yıl hüküm sürdüğü alanda erken tunç çağına ait el yapımı seramikler ve Helenistik dönemin bulgularının yer aldığı kazı alanının 6 metre derinliğinde ise geç Roma İmparatorluk dönemine ait olduğu tahmin edilen askeri zırh bulunmuştu.


Toprağın 40 santimetre altından itibaren 2 bin yıllık devasa duvarların ortaya çıktığı kazı alanında bulunan çok sayıda ok ucu, tiyatro maskı, kandil, Roma eyalet sikkesi, 15.lejyon damgalı tuğla, mızrak, miğfer parçalarından oluşan tarihi eserler Gümüşhane Müzesine gönderilirken bazı eserler restorasyon ve konservasyon işlemine tabi tutuldu.


Çok büyük yapı kompleksi ve onlara ait sütunlar, sütun başları, sütunlu galerilerden meydana gelmiş yapıların yer aldığı Satala Antik Kentinde yapılan çalışmaları Kelkit Kaymakamı Aziz Onur Aydın, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ekrem Akdoğan ve İl Genel Meclisi üyeleriyle birlikte inceleyen Gümüşhane Valisi Kamuran Taşbilek, Doç.Dr. Şahin Yıldırım’dan son bulgular hakkında bilgi aldı.



“Bu bölge kültür turizmi açısından çok önemli bir noktaya gelecek”


Alanla ilgili hazırlanan 3 boyutlu ve hologramlı proje örneğini de inceleyen Vali Taşbilek yaptığı açıklamada “Burada çok önemli çalışmalara imza atılıyor. Bu bölgede 3 yıldır Valiliğimizin, İl Özel İdaremizin destekleriyle ekibimiz, kazı başkanı hocamızın önderliğinde çok önemli, çok özellikli bir çalışma yürütüyor. Bunun sonucunda inşallah bu bölge kültür turizmi açısından çok önemli bir noktaya gelecek. Ortaya çıkarttığımız bir kent var. Burada bir antik kent, bir lejyon kenti, Roma döneminin en önemli lejyon kentlerinden birisi var. Bu bölge inşallah bütün dünyanın hizmetine sunulacak. Kültürel değer olarak bütün dünyaya gösterilecek bir çalışma. Kazı çalışmalarında emeği geçen başta değerli hocamıza ve onun ekibine çok teşekkür ediyorum. 3 yıldır çabalarını esirgemeyen İl Genel Meclisimize de İl Özel İdaremize de çok teşekkür ediyorum. Kültür Bakanlığımızın öncülüğünde yürütülen çalışmalar ve Valiliğimizin çok önemli destekleriyle belirli bir noktaya kadar geldi. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.


Vali Taşbilek, hazırlanan projenin hayata geçirilmesi halinde de bir tarafında Baksı Müzesi bir tarafında Kenan Yavuz Etnografya müzesi bulunan bölgenin ülkeye ve insanlığa çok önemli hizmetler sunacağını da sözlerine ekledi.


Kazı başkanı Bartın Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Doç.Dr. Şahin Yıldırım ise Satala’daki bu yılki kazı çalışmalarının oldukça verimli geçtiğini, bu yıl özellikle lejyon kalesinin olduğu alandaki üçüncü alanda çalışmalar yürüttüklerini ve çok önemli bulgulara ulaştıklarını söyledi.



“Urartuların buradaki varlığını mimari açıdan da kanıtlamış olduk”


Geçen yıllarda bölgede Urartu varlığını belgeleyen bulgular olduğunu fakat mimari anlamda bir kalıntı bulamadıklarını hatırlatan Yıldırım, “Bu sene yapmış olduğumuz çalışmalarda Urartuların buradaki varlığını mimari açıdan da kanıtlamış olduk. Büyük bir Urartu konutuna ait izlerle karşılaştık girişiyle ve duvarlarıyla birlikte. Büyük olasılıkla kerpiç bir mimarisi vardı. Roma İmparatorluk dönemi lejyonu buraya yapıldığı zaman bu Urartu yerleşimi tahrip edilmiş” diye konuştu.



“Lejyon kalesinin yaklaşık 170 bin metrekarelik bir alanı kapsadığını belirledik”


Bu seneki çalışmalar sırasında özellikle Roma İmparatorluk dönemine dair bulgular elde ettiklerini dile getiren Yıldırım, “Lejyonun kalesinin özellikle giriş bölümü ve burçlarını ortaya çıkardık ve lejyon kalesinin yaklaşık 170 bin metrekarelik bir alanı kapsadığını belirledik. Bununla beraber giriş yönündeki kuleler ve diğer kalıntılarla beraber lejyona dair bu sene çok daha önemli veriler elde ettik. Sütunlu yapının önemli bir kısmı ortaya çıkarıldı. 1500 yıllık bir bazilika ve sonrasında da bir hamam kompleksine dönüştürülmüş. Bu da bu bölge için oldukça önemli. Hemen bunun altında da Roma imparatorluk dönemi katlarını bulduk ve buradan gelen gerek amforalar, gerekse çeşitli silah, ok ucu gibi kalıntılar lejyonun buradaki varlığını yine bize doğrulayan unsurlardan birisi oldu. Lezyona ait çok sayıda üzerinde leg 15 Apollinaris baskılı damgalı tuğlalar da bulduk. Yapı tuğlaları. Bunlar da buradaki Roma Lejyonunun varlığını bize kanıtlayan önemli göstergeler oldu. Gelecek yıllardaki çalışmalarla beraber buradaki hem Urartular’la ilgili hem erken Hıristiyanlık hem de Roma İmparatorluk dönemi bulguları, lejyonla ilgili çok daha önemli veriler elde edeceğimizi umuyoruz” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Bakan Yumaklı: "Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir dizi ziyarette bulunmak için Gümüşhane’ye geldi. İlk olarak Gümüşhane Valiliğini ziyaret eden Bakan Yumaklı program kapsamında sırasıyla AK Parti Tekke Belde Başkanlığı, Gümüşhane Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, AK Parti İl Başkanlığı, MHP İl Başkanlığı ve Gümüşhane Belediyesi’ni ziyaret etti. Sektör Paydaşları Toplantısı’na katılan Bakan Yumaklı gündeme dair açıklamalarda bulundu. Konuşmasına İlber Ortaylı için başsağlığı dileyerek başlayan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Buraya gelirken ülkemizin yetiştirdiği çok önemli değerlerden, çok kıymetli tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefat haberini aldım. Rabbim kendisine rahmetiyle muamele eylesin. Gerçekten bazen toplumda kayıplar olur, üzüntü tarif edilir gibi değildir. Çünkü sadece bir vatandaşımızın, bir insanımızın hayatını kaybetmesi değil; bir değerin gitmesidir. Ama ben inanıyorum ki İlber Ortaylı hocamızın yetiştirmiş olduğu öğrencileri de bu ülkeye nice İlber Ortaylılar hediye etmiş olacaktır. Ben tekrar kendisine Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyorum. Sevenlerine, yakınlarına ve ailesine de başsağlığı diliyorum" dedi. "Risklere karşı yol haritalarımızı belirledik" İran, Amerika ve İsrail arasındaki savaş ile birlikte ortaya çıkabilecek riskler noktasında yol haritalarının belirlendiğini ifade eden Bakan Yumaklı, "Dünyada yaşanan gelişmeleri hakikaten takip etmekte hepimiz zorlanıyoruz. ‘Yeni normal’ dediğimiz unsurlar artık bizi bütün alışkanlıklarımızdan başka yerlere doğru getirmiş durumda. Elbette ki tarım ve orman sektörü, yani tarım, orman ve su olarak ifade ettiğimiz bu sektör, yeni normal dediğimiz bu unsurlardan çok yakından etkilenmeye başladı. Önce pandemi vardı. Daha sonra hâlâ 5 yıldır devam eden bir Rusya-Ukrayna savaşı var. Suriye’deki iç savaş devam ediyor. Daha sonrasında herkesin ‘Hakikaten bu kadar da olur mu?’ dediği Venezuela’daki hadiseler oldu. En son ise bugün İran, Amerika ve İsrail arasındaki savaşa şahit oluyoruz. Biz elbette devlet olarak, hükümet olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde bütün riskli alanları önceden değerlendirerek herhangi bir riskin ortaya çıkma ihtimalinde ne yapacağımızı belirlemiş durumdaydık. Her bir riskin ortaya çıkma ihtimali değerlendirildikten sonra yol haritalarımızı belirlemiş olduk" diye konuştu. "Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok" İran, Amerika ve İsrail arasındaki savaşla birlikte gübre ve gübre hammaddeleri tedariki ile ilgili tedbirlerin önceden alındığını ve herhangi bir olumsuzluk olmadığını belirten Yumaklı, "Özellikle İran ile Amerika ve İsrail arasındaki savaş sonrasında Türkiye’de ‘Acaba yeteri kadar gübre ya da gübre hammaddesi var mı, olacak mı? Bir sıkıntı yaşayacak mıyız?’ konusu konuşuldu. Ben şunu ifade etmek istiyorum; gübre ve gübre hammaddeleri tedarikimizi zaten yapmıştık. Bunu tekrar ifade etmek isterim. Hatta Cumhurbaşkanımız da kabine toplantısı sonrasında bunu tekrar dile getirdi. Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok. Bu kapsamda arzı artırma yönünde bazı tedbirler de aldık. Bunlar zaten bizim planladığımız hususlardı. Alternatif ülkelerden gübre tedarikinin gerçekleştirilmesi için Ticaret Bakanlığımızla birlikte karar alarak bazı ülkelere uyguladığımız gümrük vergisini sıfırladık. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz bazı gübre çeşitlerinin ihracatını durdurduk. Böylelikle bu ürünlerin yurt içerisinde daha fazla kullanılmasını sağlamış olduk. Antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden transit ticaretini ve yeniden ihracını da bu vesileyle durdurmuş olduk. Son olarak aldığımız başka bir tedbirle, 10 yıldır kullanımı yasak olan amonyum nitrat gübresinin tarımda kullanımına geçici olarak izin verdik. Bütün bu uygulamaların tamamı Çiftçi Kayıt Sistemi ve Gübre Takip Sistemi üzerinden takip edilecek. Amonyum nitratla ilgili olarak da söylüyorum; 30 Mayıs’a kadar takip edeceğiz. Ülkemizin etrafındaki bu ateş çemberinden bizler, Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde en az etkilenecek şekilde tedbirlerimizi alıyoruz. Tarımsal üretim açısından ve gıda arz güvenliği açısından hiçbir problemimiz yoktur; altını çizerek ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.