SPOR - 25 Ekim 2022 Salı 09:03

Gümüşhaneli dünya şampiyonu çocuklara umut olmak için memleketine döndü

A
A
A
Gümüşhaneli dünya şampiyonu çocuklara umut olmak için memleketine döndü

Gümüşhaneli milli vücut geliştirme sporcusu, dünya şampiyonu Alper Demir, çocuklara umut olmak için Muğla’nın Marmaris ilçesindeki spor salonunu kapatarak doğduğu Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine döndü.

Gümüşhaneli milli vücut geliştirme sporcusu, dünya şampiyonu Alper Demir, çocuklara umut olmak için Muğla’nın Marmaris ilçesindeki spor salonunu kapatarak doğduğu Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine döndü.


Marmaris’teki işyerini 2020 yılında kapatarak baba ocağı Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine dönen dünya şampiyonu vücut geliştirme sporcusu Alper Demir, doğduğu Kelkit ilçesindeki çocuklara umut oluyor. İlçeye bağlı Bulak köyü doğumlu Demir, 2012 yılında Türkiye şampiyonu olarak başladığı vücut geliştirme sporunda Kıbrıs’ta düzenlenen WABBA Univers Dünya Şampiyonası’nda birisi şampiyonlar şampiyonu olmak üzere 6 kupa kaldırarak kariyerinin zirvesine ulaştı. Elde ettiği başarılarla Türkiye’yi uluslararası arenada gururlandıran vücut geliştirme sporcusu, ilçesindeki gençleri salonuna davet ederek kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını sağlarken aynı zamanda geleceğin sporcularını da yetiştiriyor.



“Umutsuz çocuklara bu ilçeden de şampiyonların çıkabileceğini göstermek istedim”


Vücut geliştirme sporuyla ilk olarak üniversite yıllarında tanıştığını söyleyen Alper Demir, "Bu sporla ilk olarak öğrenci olarak gittiğim Muğla Üniversitesi’nde elime geçirdiğim bir spor dergisini inceleyerek merak sardım. Orada bir spor salonu gördüm, kayıt oldum. İlk kayıt olduğumda param bile yetmiyordu. Oradaki süreç beni mutlu ediyordu, okula odaklanma anlamında. Aynı zamanda da kendimi keşfetme anlamında da sürekli beni içine çeken bir spor oldu. Vücut geliştirme diye bir branşın ve federasyonun olduğunu sonradan öğrendim. Podyuma ilk çıkışım 2014 yılında oldu. Orada çok etkilendim, insanların emeğinin oraya yansıtılması ve izleyenlerin sana farklı bakması beni çok etkilemişti. Daha sonra kendimi daha da geliştirdim ve birçok yarışma deneyimim oldu. Daha sonra pandemi döneminde Kelkit ilçesine dönme fırsatım oldu. Buradaki gençlerde umutsuzluk gördüm, kahvehanelerde, kafelerde boş uğraşlar peşinde zehirlendiklerini gördüm ve bu beni çok üzdü. Bunun üzerine Marmaris’teki işletmemi kapatarak Kelkit’e döndüm. Tamamen manevi amaçlarla. Burada beni en çok etkileyen salonumun tadilatını yaparken fotoğraflımı koymuştum buraya, 7-8 yaşlarındaki iki çocuğun konuşmalarına şahit oldum, o beni çok fazla etkiledi. Çocuklardan biri bu adam dünya şampiyonuymuş diye beni gösterirken diğer çocuğun, ‘Ne işi var dünya şampiyonunun Kelkit’te’ demesi bir çocuğun umutla beni göstermesi, diğer çocuğun da umutsuz bir şekilde yola yürümesi aslında benim buraya gelmemdeki temel hikayenin en büyük sebebiydi. Ben o umutsuz çocuğa bu şehirden şampiyon çıktığını ve şampiyonlar da çıkacağını göstermem için tekrardan yarışma kararı aldım" dedi.



“7 yaşındaki çocukların umudu olmak çok büyük bir gurur”


Yarışmalara giderken Kelkit ilçesinde yaşayan çocukların kendisine umutla baktığını anlatan Demir, "2022’nin Ocak ayında yarışma kararı aldım. Bu süreçte maddi ve manevi sıkıntılarımız vardı. Salon açtık, bunun sorunları vardı. Haziran ayında dünya şampiyonasını Kıbrıs’ta düzenleyeceklerdi. Ben katılma kararı aldım. Katı bir diyet ve fiziksel antrenman sürecinde gerçekten zorlu bir süreçle federasyonun düzenlediği dünya şampiyonasında 4 ayrı siklette dünya şampiyonluğu aldım ve WABBA Pro Kart sahibi oldum. Bu dünyada ve Türkiye’de sayılı sporcuların aldığı bir ünvan. O şampiyonluğun ardından tekrar yarışma planı çizdim ve 9-10 Ekim’de düzenlenen İFBB’nin dünyanın en iyi sporcularının yarıştığı muhteşem bir sahneye çıktım. Daha sonra 15-16 Ekim arasında da Makedonya’da kendi branşımda Avrupa şampiyonu oldum. Vücut Geliştirme Federasyonu’nda milli sporcuyum. Şu anki koçum Dr. Hasan Mert. Bu camiada çok değerli bir insan. Onun hedefi ve gösterdiği ilkelerle katıldığımız yarışmalarda ülkemizi temsil ediyoruz. Ben 11 yıldır bu sporun içerisindeyim, 2022 yılındaki yarışmalara hazırlığım 12 ay sürdü. 12 ay boyunca Kelkit gibi bir yerde tereyağlı lavaş yememek dünyanın en büyük, en zorlu süreciydi. Günde çift antrenman yapıyordum ve bu 12 ay boyunca devam etti. Bu sürecin bana verdiği bitkinlik çok fazla oldu. Ben buradan giderken o gençlerin bana olan bakışındaki pırıltıyı hissettiğim için bu şampiyonlukları kazandım. Buradaki o 7 yaşındaki çocukların umudu olmak çok büyük bir gurur" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Kamp yaparken kaybolan Elif Kumal’ın yengesi konuştu Balıkesir’in Erdek ilçesi Kapıdağ Yarımadası’nda kamp yaptığı sırada kaybolan Elif Kumal’ı arama çalışmaları 6. gününde sürerken, Elif Kumal’ın yengesi Fatma Kumal, "O akşam bu bölgede silah sesleri duyulduğu söyleniyor. Ya yaraladılar, bir yere sakladılar ya da bir itiş kakış sırasında zarar verdiler. Nerede olduğunu onlar biliyor. Benim kapıma da getirip bıraksınlar kardeşimi" dedi. Kapıdağ Yarımadası’nda kamp yaptığı sırada kaybolan Elif Kumal’ı arama çalışmaları 6. gününde sürerken, Elif Kumal’ın yengesi Fatma Kumal, yaşanan sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Fatma Kumal, Enis G. ile olay günü yaşanan telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı: "Enis beni Messenger üzerinden aradı. Benim sosyal medyamda ekli değil, numarası da yoktu. Aramasını gördüm, geri döndüm. Yanlışlıkla mı aradın, bilinçli mi diye sordum. Bana Elif’in kayıp olduğunu söyledi. Saat 11.23’tü." Elif’in kaybolduğu sürece ilişkin Kumal, "(Enis G.) Gece bir tartışma olduğunu, Elif’in ortamdan ayrıldığını söyledi. Eve gittiğini iddia etti ama bizim evimizin girişinde kamera var, herhangi bir giriş çıkış yok. ‘Sabaha kadar dağda aradım’ diyor ama beni saat 11.23’te arıyor. Olay gece oluyor. Bu vakte kadar neden beklendi? Bunun saati mi var şüpheli bir vaka bu" dedi. Fatma Kumal, "Altı gündür bu dağlarda elimiz boş dönüyoruz. Ne araba var ne kardeşimiz. Kuş olup uçmadı, yer yarılıp içine girmedi. Yemek yok, uyku yok. Gözünü kapatınca bile açmak istiyorsun. Kabustan uyanmak istiyorum" dedi. Olayın üzerinin örtülmeye çalışıldığını iddia eden Kumal, "Bu şahıs darbettiği halde eli kolu serbest geziyor. Benim içim bunu kaldırmıyor. Bu ülkenin de kaldırmasını istemiyorum. Herkes bildiğini konuşsun. Saklayan olabilir. Bugün bize, yarın size" diye konuştu. Silah sesleri iddialarına da değinen Kumal, "O akşam bu bölgede silah sesleri duyulduğu söyleniyor. Ya yaraladılar, bir yere sakladılar ya da bir itiş kakış sırasında zarar verdiler. Nerede olduğunu onlar biliyor. Benim kapıma da getirip bıraksınlar kardeşimi" dedi. Kumal, "İzlemekle yaşamak çok farklı. Ben iki küçük çocuğumu evde bırakıp geldim. Burada dondurucu bir soğuk var. AFAD, jandarma, gönüllüler herkes sahada ama alan çok büyük. Sahalar genişletilmeli. Lütfen destek olun" ifadelerini kullandı. Öte yandan Elif Kumal’ın kamp yaptığı alan, gölet bölgesi ve çevresi Bayraktar TB2 insansız hava aracı ile sürekli olarak havadan taranırken, helikopter destekli aramaların da aynı bölgelerde aralıksız sürdüğü öğrenildi. Kara, hava ve su altı unsurlarının koordineli şekilde yürüttüğü çalışmalara gönüllü off-road grupları da destek veriyor. Yetkililer, arama kurtarma faaliyetlerinin çok yönlü olarak devam ettiğini bildirirken, soruşturma kapsamında adli sürecin sürdüğü kaydedildi.
Antalya Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2025’te 1 milyon 857 bin hastaya sağlık hizmeti sundu Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, 2025 yılında 2 bin 124 sağlık personeliyle birlikte toplam 1 milyon 857 bin 740 hastaya ayaktan sağlık hizmeti verildiğini açıkladı. 2025 yılı sağlık hizmeti verilerini değerlendiren Başhekim Prof. Dr. Karakuş Yılmaz, "Hastane olarak tüm sağlık çalışanlarımızla birlikte, hasta ve hasta yakınlarımıza bilimin ışığında gelişen teknolojik altyapımızla kaliteli sağlık hizmeti sunmak adına çalışıyoruz. Acil servis dâhil olmak üzere 2025 yılında toplam 1 milyon 857 bin 740 hastamızın ayaktan tedavisini gerçekleştirdik. Acil serviste 430 bin 463 hastamızın muayenesi yapıldı. Hastanemizde 30 bin 122 hastamız yatarak tedavi gördü. 32 bin 156 hastamızın ise başarılı bir şekilde ameliyatını gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. Doğum hizmetlerine de değinen Prof. Dr. Yılmaz, "Hastanemizde bin 402 bebek dünyaya gözlerini açtı. Anne ve baba olma heyecanı yaşayan ailelerin mutluluklarına ortak olduk" diye konuştu. Diyaliz ve fizik tedavi hizmetleri hakkında da bilgi veren Karakuş Yılmaz, bin 88 diyaliz hastasına 10 bin 441 seans hizmet verildiğini, 2 bin 505 hastaya anjiyo işlemi uygulandığını, Fizik Tedavi Ünitesi’nde ise 145 bin 85 seans FTR hizmeti sunulduğunu söyledi. Yılbaşı gecesi bin 641 hastaya sağlık hizmeti verildi Yılbaşı dönemine ilişkin verileri de paylaşan Prof. Dr. Yılmaz, "31 Aralık 2025 gecesi ve 2026 yılının ilk gününde acil servisimizde bin 641 kişi sağlık hizmetinden faydalandı. Bu hastalardan 54’ünün yatışı yapılarak tedavilerine servislerimizde devam edildi, 10 hastamızın ise başarılı bir şekilde operasyonu gerçekleştirildi" dedi. 2026 yılına ilişkin hedeflerini de dile getiren Yılmaz, "2026 yılında 884 hekim ve toplam bin 240 sağlık personelimizle, insan hayatının kutsallığından ve kaliteden ödün vermeden; hasta ve hasta yakınlarımıza umut olmaya, sağlıklarına kavuşmalarına ortak olmaya, onlarla birlikte yeni hikayeler yazmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.