KÜLTÜR SANAT - 28 Ekim 2022 Cuma 08:42

Gümüşhane’nin öksüz minareleri

A
A
A
Gümüşhane’nin öksüz minareleri

Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan Süleymaniye mahallesinde şehrin taşındığı 1925 yıllarında yeni şehre inşa edilecek yapıların taş ihtiyacının giderilmesi için camilerin yıkılması sonucunda tek başlarına ayakta kalan minareler görenleri şaşırtıyor.

Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan Süleymaniye mahallesinde şehrin taşındığı 1925 yıllarında yeni şehre inşa edilecek yapıların taş ihtiyacının giderilmesi için camilerin yıkılması sonucunda tek başlarına ayakta kalan minareler görenleri şaşırtıyor.


Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan ve yüzyıllar boyunca Türk, Ermeni ve Rum’ların bir arada yaşaması nedeniyle ‘Hoşgörü merkezi’ olarak nitelendirilen tarihi Süleymaniye mahallesinde bulunan camisiz minareler görenleri şaşırtıyor. Şehrin eski yerleşim yeri olan ve 1925’li yıllarda şehrin Harşit vadisine taşınma kararı alınmasıyla kurulacak yeni şehirde taş ihtiyacının karşılanması için taş yapılar ve camilerin yıkılmasıyla tek başına ayakta kalan minareler geçen zamana rağmen ayakta duruyor. Önceki yıllarda restore edilen ve tarihi Süleymaniye mahallesinin en ilgi çekici yapılarından olan minarelerle ilgili konuşan tarihçi-yazar Serhat Doğan, taş ihtiyacının giderilmesi için sadece camilerin değil bölgedeki kiliselerin ve diğer taş yapıların da yıkıldığını söyledi.



“Ziyaretçiler ’Camisi nerede?’ diye soruyor”


Süleymaniye mahallesinde 3 adet caminin olduğunu ve minarelerin bu camilerden kaldığını dile getiren Tarihçi-yazar Serhat Doğan, “Süleymaniye mahallesinde 3 tane yıkık cami var bu camilerin minareleri ayakta kalmış. Tabi bu durum insanların ilgisini çekiyor. Aslında 1925’e kadar uzanan bir geçmişi var bu minarelerin. Bir tanesi dere içerisinde bulunan Dere Cami, diğeri Çarşı Cami, bir diğeri de Cami-i Sagir diye adlandırılan cami. Bu minarelerin bir çoğu bundan 10 yıl öncesine kadar yıkılmak üzereydi ama restore edildi ve hala ayakta tutuluyor. 1925 yılında şehrin Süleymaniye mahallesinden Harşit Vadisine taşınması gündeme geliyor. O dönemin şartları 1. Dünya Savaşı şartları. Savaştan yeni çıkılmış Milli Mücadele verilmiş halkın elinde çok fazla kaynak yok. Bu şehrin taşınması sırasında malzeme ihtiyacı var. Yeni binaların yapımında kullanılacak bu malzemeyi de buradaki taş binalardan sağlamak istediler. Bu yapılırken sadece bölgedeki camiler yıkılmadı aynı zamanda kilise ve cezaevi kompleksi olarak kullanılan taş binaların neredeyse tamamı taşındı ve yeni şehrin inşasında kullanıldı. Minareler taş işçiliğinde oval taşlar kullanılmadığı için yıkılmaya gerek görülmemiş. Bu kadar birbirine yakın ve sık olmasının sebebi şehir nüfusu ile de alakalı. Buraya gelen ziyaretçilerimiz ilginç olarak ’Camisi nerede?’ diye soruyorlar. Çünkü sadece minareyi görüp camiyi göremeyince ilginç geliyor. Verdiğimiz cevap şehir taşınırken camiler yıkıldı şeklinde oluyor. Onlar da soruyor ’Minareyi niye yıkmadılar?’ diye. Belki bir aidiyet duygusu geliştirmek maksadıyla bir parçasını burada bırakmış olabilirler. O dönemden şu anda hayatta kalan kimse olmadığı için bunu niye böyle yaptılar diye soramıyoruz ancak yorumlayabiliyoruz. Burayla yeni şehir arasında bir bağ kurabilmek, tekrar gidip gelebilmek maksadıyla minareleri bırakmış olabilirler yada gözetleme amacıyla bırakmış olabilirler” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Didim’de cenazelerin hastane morgunda karıştığı iddiası Aydın’ın Didim ilçesinde aynı gün hayatını kaybeden Alman ve Türk vatandaşların cenazeleri iddiaya göre, hastane morgunda karıştı. Alman ailenin fark etmesiyle olay gün yüzüne çıkarken savcılık tarafından soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, olay, 31 Aralık 2025 Çarşamba günü meydana geldi. Didim Devlet Hastanesi’nde aynı gün kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Alman vatandaşı Derahaea Mana Heffmann (81) ile Türk vatandaşı Fikriye Tuna’nın (76) cenazeleri morga kaldırıldı. Ancak iddiaya göre, burada cenazeler karıştı. İlk olarak Fikriye Tuna’nın yakınları hastaneye gelerek cenazeyi teslim aldı. Gerekli işlemlerin tamamlanmasının ardından Tuna’nın cenazesi mezarlığa götürülerek toprağa verildi. Bir süre sonra Alman vatandaşı Derahaea Mana Heffmann’ın ailesi cenazeyi almak üzere hastaneye başvurdu. Morgda bulunan cenazenin kendilerine ait olmadığını fark eden aile, durumu hastane yetkililerine bildirdi. Yapılan incelemede cenazelerin karıştığı kesinleşti. Bunun üzerine Alman aile hastane yönetimi hakkında şikayetçi oldu. Olayın ortaya çıkmasının ardından hastane yetkilileri Türk aileyle irtibata geçti. Yanlış cenazenin defnedildiği bilgisi verilerek mezarın yeniden açılması gerektiği ifade edildi. Fikriye Tuna’nın ailesinin onayıyla mezar açıldı, cenazeler doğru ailelere teslim edildi. Yaşanan olayın ardından Didim Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı öğrenildi.
Kayseri Büyükşehir kütüphaneleri 2025 yılında 2 milyon ziyaretçiyi ağırladı Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin kütüphanelerinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın okuyan ve okutan şehir Kayseri vizyonu ile bugüne kadar milyonlarca ziyaretçi sayısına ulaşılırken, 2025 yılında ise kütüphaneler 2 milyona yakın kitapseveri misafir etti. Hayata geçirdiği proje ve gerçekleştirdiği uygulamalarla Kayseri’yi öğrenci dostu şehir haline getiren Başkan Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi; eğitime yönelik ücretsiz olan çeşitli kursları ile diğer taraftan eğitim öğretime dair destekleri ile kentteki gençler ve öğrenciler başta olmak üzere tüm vatandaşlara katkısını sürdürüyor. Büyükşehir’in 15 kütüphanesi ile gençlerin, vatandaşların donanımlı olmasına katkı sağladığı kentte, Büyükşehir’in kütüphanelerinden 2025 yılında toplam 346 bin 215 kitap ödünç alınırken, toplam üye sayısı ise 378 bin 649 oldu. Büyükşehir Belediyesi’ne ait kütüphanelerde toplam basılı kitap sayısı 214 bin 893 olurken, toplam kişi kapasitesi ise 6 bin 450 kişi şeklinde oldu. 2 milyona yakın ziyaretçi Kayseri Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki kütüphanelere gerçekleşen 2025 yılındaki ziyaretçi miktarı ise toplam 1 milyon 893 bin 821 oldu. 2025 yılında Mevlana Kütüphanesi hizmete başlarken, Altınoluk Kütüphanesi ise açılışa gün sayıyor. Kütüphanelerde, 2020-2025 yılları arasındaki toplam ziyaretçi sayısı ise 10 milyon 534 bin 233’e ulaşırken, söz konusu süreçte ise Kayseri’ye 10 kütüphane kazandırıldı. Büyükşehirde, Bebek Kütüphanesi Projesi’nin hayata geçirilmesi ile çocuk kütüphanelerinin sayısının arttırılması da planlanıyor. Büyükşehir Belediyesi kütüphanelerinde, ücretsiz internet ve bilgisayar hizmeti veren bilgisayar odaları, üye olan herkese ücretsiz fotokopi, şubelerinde sabah ve öğle saatlerinde öğrencilere ücretsiz çay, çorba hizmeti ve diğer tüm imkânlar sağlanıyor. Kütüphanelerde ayrıca; üyelik kartı sistemi, öğrencilerin kontrolünü ve güvenliğini sağlayabilmek için turnikeli geçiş sistemi, emanet dolapları, tv izleme üniteleri, sesli çalışma alanları, satranç köşesi, öğrencilerin yiyecek ve içecek ihtiyacını karşılamak için otomatlar bulunuyor.