SPOR - 30 Mayıs 2023 Salı 09:20

Kız çocuğu kick boks yapamaz diyenlere aldırmadı, Dünya şampiyonu oldu

A
A
A
Kız çocuğu kick boks yapamaz diyenlere aldırmadı, Dünya şampiyonu oldu

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde yaşayan Feyzanur Azizoğlu(22), İstanbul’da yapılan 8.

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde yaşayan Feyzanur Azizoğlu(22), İstanbul’da yapılan 8. Turkish Open WAKO Dünya Kupası’nda 56 kilogramda tüm rakiplerini yenerek Dünya şampiyonu oldu. Feyzanur’un bu başarısı ilçede yaşayan kız çocuklarına örnek oldu.


Türkiye Kick Boks Federasyonu tarafından organize edilen ve 17-21 Mayıs tarihleri arasında İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapılan turnuvada tüm rakiplerini yenen Gümüşhaneli Feyzanur Azizoğlu dünya şampiyonu oldu. Kelkit ilçesinde küçük yaşlarda kick boksa başlayan ve kendisine yönelik ’kızlar kick boks yapamaz’ eleştirilerine kulaklarını tıkayan Feyzanur, elde ettiği dünya şampiyonluğu ile ilçede yaşayan küçük kız çocuklarına örnek oldu. İlçede kız çocuklarının bu başarının ardından spora başladığını ve ailelerin de kız çocuklarına destek çıktığını söyleyen dünya şampiyonu Feyzanur Azizoğlu, bir kız çocuğunun istediğinde her şeyi başarabileceğini kanıtladığı için mutluluk duyduğunu söyledi.



“Benim sayemde Kelkit’in tüm kızları spora başladı”


Spora ilk başladığı dönemde ailesine ve kendisine yönelik çok fazla eleştiri olduğunu dile getiren Feyzanur Azizoğlu, “Kick boksa ilk olarak kuzenim başlamıştı ben de bir hevesle ailemin de desteğiyle başladım. Bu süreçte babama çok karşı çıkanlar oldu kızının ne işi var gitsin ders çalışsın, kız kısmı kick boks yapar mı başka spor mu bulamadınız diye çok baskı oldu aileme ama ailem bunları dikkate almadı. Bu söylentiler aslında beni spora daha çok bağladı aksine herkese bir kızın her şeyi başarabileceğini göstermek istedim. Şimdi benim sayemde neredeyse Kelkit’in tüm kızları spora başladı ailelerinin yönlendirmesiyle. Bunu başardığımı için çok mutluyum. Bu başarıya giden süreçte dünya şampiyonu İbrahim Çiçek hocam var, o olmasaydı bu başarımın gelmesi imkansızdı. Kelkit’te biz ilk başta sponsor bulamadık. Daha sonra kulübümüzün başkanı Osman Nas bize çok yardımcı oldu daha sonra milli sporcu olduktan sonra önüm açıldı. Bize destek veren herkese teşekkür ediyorum” dedi.



“Kelkit’e döndüğümde beni konvoyla ve çiçeklerle karşıladılar”


Çok çalışarak bir kız çocuğu olarak dünya şampiyonluğunu Kelkit’e getirdiğini söyleyen Feyzanur Azizoğlu, “Benim 8 Türkiye şampiyonluğum var. Son süreçte Dünya Kupası şampiyonu oldum. İslam Oyunları’nda şampiyon oldum, İtalya’da dünya 3’üncüsü oldum, Avrupa Kupası şampiyonu oldum. Dünya Kupası şampiyonası İstanbul’da yapıldı, 50 ülkeden 4 bin sporcunun katılımıyla gerçekleştirildi. Çok heyecanlıydım çünkü geçen sene beni yenen rakibim vardı, çok zordu. Ben kendime inandım ve o kadar çok antrenman yaptım ki sonunda başardım ve dünya şampiyonluğunu Kelkit’e getirdim. Kazandığım anda hocam çok duygulandı, annem babam aradığımda ağladılar. Ben maçta sevinçten ağlayacaktım, herkes beni izliyordu içimde yaşadım. O kadar güzel bir histi ki anlatamam. Kelkit’e geldiğimde girişte beni konvoyla, çiçeklerle karşıladılar çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.



Osman Nas: “Feyza savaşçı bir ruha sahip”


Feyzanur ile ilk tanıştıklarında gözlerindeki ışığı fark ettiğini söyleyen Osmanlı Gençlik ve Spor Kulübü Başkanı ve Antrenörü Osman Nas, “2014 yılında spor salonunu ilk açtığımda Feyza daha çocuktu. O zaman biz Feyza’nın gözlerindeki ışığı gördük. Ailesi sağ olsun arkasında durdular, kendisi de azmetti, gayret etti ve sonuçta başardı. Biz kulübümüzü açarken de, gençlerin elinden tutup dünya arenasına çıkarmamız lazım dedik. Feyza yürekten savaşçı bir ruha sahip ve azimli. Sporcunun yeteneği tabi önemli ama her şeyden önce istikrarlı olması lazım. Feyza bu konuda çok hevesli ve istikrarlı. Bunun sayesinde de şu anda kendi kilosunda dünyanın zirvesinde bu da Kelkit ve Gümüşhane’mizin yüz akı. Feyza kız çocuğunun gerçekten isteyince başarabileceğini göstermiş oldu. Bu başarıyı gören aileler ve kız çocukları da bunun yapılabilir olduğunu görüp gönül rahatlığıyla spora başlıyorlar” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TŞOF tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakalara cezai işlem uygulanmayacak Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılan ve mühürlenen plakalara kanunda belirtilen standartların dışında dahi olsa cezai işlem uygulanmayacak. İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, plaka değişim işlemleri sırasında yoğunluk ve kuyruk oluşması üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, denetimler 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme çalışması şeklinde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu kapsamda 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezaların, Bakan Çiftçi’nin talimatlarıyla iptal edilecek. Yetkilendirilmiş kuruluş olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılmış ve mühürlenerek vatandaşlara verilmiş plakaların, kanunda belirtilen standartlar dışında dahi olsa cezai işleme konu edilmeyecek. Sadece vatandaşın, yetkili kuruluş tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakayı aldıktan sonra plaka üzerinde ekleme veya değişiklik yapması durumunda 4 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanacak. Yetkili kuruluş olan TŞOF dışında, yetkisiz şekilde plaka basan yerlerden alınan gayriresmi, sahte plakaları araçlarında kullananlar için ise 140 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanmasına devam edilecek. Ayrıca edinilen bilgilere göre bunun da kanunun açık amacı olan başta uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve terör gibi suçlarla mücadele kapsamında kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin temini açısından önemli bir gereklilik olduğu ifade edildi.
Ankara İletişim Başkanı Duran Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi. Düzenlenen iftar programı hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yapan Duran, medyanın Ankara Temsilcileri ve Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile bir arada olmaktan memnuiyet duyduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iletişim gündeminde çok sayıda konuya vaziyet etmek durumundayız. Bu bir yönüyle bir devlet sorumluluğu ama diğer yönüyle baktığımızda hepimizi de içine alan çok genel bir kamu sorumluluğudur. Bu sorumluluğu yerine getirirken, bir ilke olarak, bir prensip olarak sürekli basın mensuplarıyla temas halinde olan, kapıları açık ve iletişimi güçlü bir konumda olmaya çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi. Paylaşımında doğru bilginin önemine dikkati çeken Duran, "Dünyanın giderek daha kırılgan ve krizlere açık bir dönemden geçtiği bu süreçte, doğru ve teyitli bilginin önemi her zamankinden daha büyüktür. Kriz dönemlerinde yapılan en küçük hatanın dahi büyük yanlış anlamalara ve ciddi sonuçlara yol açabildiğini unutmamak gerekiyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; diplomasiden güvenliğe, ekonomiden bölgesel ve küresel barış girişimlerine kadar pek çok alanda yoğun bir gündem yürütmektedir. Türkiye’nin küresel ölçekte artan etkisi, iletişim alanında da güçlü, koordineli ve etkin bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır" ifadelerini kullandı. Duran’ın yaptığı paylaşımda, İletişim Başkanlığı’nın amaçlarına değinilerek, "İletişim Başkanlığı olarak amacımız; devletimizin politikalarını ve faaliyetlerini hem milletimize hem de uluslararası kamuoyuna doğru, hızlı ve güvenilir şekilde aktarmaktır. Dezenformasyonla mücadele artık yalnızca medya alanının değil; aynı zamanda demokrasi, güvenlik ve toplumsal huzurun da önemli bir parçasıdır. Bu nedenle sorumlu, dengeli ve teyit edilmiş bilgiye dayalı habercilik her zamankinden daha kıymetlidir. Bu duygularla, gerçeğin peşinden ayrılmayan, sorumlu habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyor; her zaman yanlarında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum" ifadelerine yer verildi.
Çankırı Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Alpaslan: "Türkiye turizmde dünyada 4’üncü ülke" Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Türkiye’nin turizmde önemli bir başarı yakaladığını belirterek 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan ülkeler arasında 4’üncü sıraya yükseldiğini ve turizm gelirinin 65 milyar doları aştığını söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çerkeş Belediyesi arasında imzalanan protokol kapsamında yapımı tamamlanan "Kemer Köprü Halk Kütüphanesi" düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış törenine katılan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, ilçenin tarihi, doğal güzellikleri ve gastronomisiyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. İlçeye kazandırılan kütüphanenin kültür hayatına katkı sağlayacağını ifade eden Alpaslan, eserin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmasında Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki gelişimine de değinen Bakan Yardımcısı Alpaslan, son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyledi. Alpaslan, "Türkiye son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında çok büyük mesafeler kat etti. Türkiye, 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan 4’üncü ülke konumuna geldi ve 65 milyar doların üzerinde turizm geliri elde etmeye başladı. Etrafımızda çok büyük savaşlar ve acılar yaşanmasına rağmen Türkiye’nin bu gelişmişliği sağlaması çok önemlidir" dedi. Dünyada kültür, inanç, gastronomi ve doğal güzelliklere yönelik ilginin her geçen yıl arttığını dile getiren Bakan Yardımcısı Alpaslan, Batı Karadeniz Bölgesi’nin de bu potansiyelle turizmin önemli merkezlerinden biri haline geleceğini kaydetti. Konuşmaların ardından kütüphanenin açılış kurdelesi kesildi, ardından kütüphanede kitap okuyan öğrencilere çeşitli hediyeler verildi.
Bitlis Ahlat’taki Ahıska Türkleri iftar sofrasında bir araya geldi Bitlis’in Ahlat ilçesinde yaşayan Ahıska Türkleri, düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu yansıtan programa çok sayıda davetli katıldı. Ahlat Belediyesi’ne ait bir alışveriş merkezinde düzenlenen program öncesinde Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türkleri ile kısa bir toplantı yaparak sorun ve taleplerini dinledi. Daha sonra iftar programına geçildi. Kadir Koçak tarafından yapılan duanın ardından oruçlar açıldı. İftar sonrası konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türklerinin tarih boyunca büyük zorluklar yaşadığını belirterek şu ifadeleri kullandı; "Siz kıymetli Ahıskalı Türkler vatan kavramının ne demek olduğunu en iyi bilenlersiniz. 1944 sürgününden beri bir sürü sıkıntılar çektiniz, bir sürü zulümler gördünüz, zorluklar yaşadınız. Ama hiçbir zaman ümidinizi kaybetmediniz. Öz yurdunuza, öz vatanınıza bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle gelerek burayı kendinize vatan edindiniz. Hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın iskan kararnamesi ile yaklaşık 300’e yakın, 280 civarında hanemiz şu an Kubbet-ül İslam, şehitler diyarı Ahlat’tasınız. Siz de artık birer Ahlatlısınız. Siz de artık birer Bitlislisiniz ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşısınız, Türk vatandaşısınız. Elbette daha önceden ayrıldığınız topraklarınızı özlediğiniz konular olacaktır. Bu insani bir şey. Ama şunu bilin ki bu topraklar da sizin öz vatanınız. Ve biz Ahlatlı hemşerilerimizle sizleri hiçbir zaman ayrı görmüyoruz. Onlar da çok güzel bir kaynaşma içerisindesiniz. Bundan dolayı da çok büyük memnuniyet duyuyoruz. Çünkü sizlerin çalışkanlığını, sizlerin vatan sevgisini ben çok iyi biliyorum. Sizler, Ahıskalı Türkler bulundukları coğrafyaya her daim sadakatle bağlanmıştır. Her daim hizmet etmeyi prensip edinmiştir ve her zaman oraya en güzel şekilde uyum sağlamıştır." Programda konuşan Yavuz Gülmez ise bölgedeki gelişmelere dikkat çekerek Ahıska Türklerinin yaşadığı zorluklara değindi. Gülmez, "Etrafımız ateş çemberi. Dün Suriye’de olanları gördük. Ondan önceki günlerde Afganistan’da olanları gördük. Şimdi de İran’da olanları görmekteyiz. Bu acıları en fazla yaşayan halk da aslında sizlersiniz. Ben bazen bazı ortamlarda Ahıskalı kardeşlerimizi eleştiren bazı kesimlere şu cevabı veriyorum: Bunlar sınır boylarında bizim namus bekçiliğimizi yaptılar. Ve bu vatanı hakkıyla müdafaa eden çok kıymetli değerlerimizdir diyorum. Biz de Ahlatlılar ve Türkiye vatandaşları olarak ensar vazifemizi yerine getirip bu muhacir kardeşlerimize gönül soframızı, yüreğimizi, kalbimizi açmak mecburiyetindeyiz" diye konuştu. Son olarak konuşan Dünya Ahıska Türkleri Birliği Genel Sekreteri Fuat Uçar ise Ramazan ayının huzur ortamında geçirilmesinin önemine değindi. Uçar sözlerini şöyle sürdürdü; "Değerli halkımız Allah’a şükürler olsun ki yine böyle mübarek bir ayda dünyanın gözbebeği huzurlu bir ülkede vatanımızda bir Ramazan ayını daha idrak ediyoruz. Bu hakikaten de şükredilmesi, her zaman akıldan çıkarılmaması gereken bir durumdur. Bayrağın altında huzurla yaşamak, dünyadaki en lüks yerlerden daha güzeldir. Çünkü vatansızlığın ne kadar acı bir şey olduğunu en iyi bilen Ahıskalı Türklerdir. Bu sebeple böyle güzel bir yerde, hele hele Ahlat gibi kutlu şehirde yaşamak ayrı bir gurur vesilesidir. Aslında bizim Ahıskalı Türklerin buraya yerleşenleri şanslı. Ahlat gibi Türk’ün, dedelerimizin ilk birinci vatanı olan yerde yaşamak bir ayrıcalık. Hakikaten de bunun farkındalığını anlamak lazım. Bu sebeple her zaman bizimle beraber olan, bize gerçekten gönülden her türlü çalışmamıza destek veren devletimizdir. Allah bu devlete zeval vermesin. Ve bunun da arkasında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderin olmasıyla bu işler olmuştur. Allah razı olsun." Yapılan konuşmaların ardından toplu hatıra fotoğrafıyla birlikte program sona erdi. İftar programına; Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Türk Akraba Toplulukları Daire Başkanı Anıl Gündüç, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, İl Emniyet Müdürü Koray Şensoy, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, İl Özel İdare Genel Sekreteri Adem Aydoğdu, Dünya Ahıskalı Türkler Birliği (DATÜB) Genel Sekreteri Fuat Uçar, Göç İdaresi Başkanlığı Basın Müşaviri Ömer Çetin, İl Göç İdaresi Müdürü Cihan Cavli ve ilgili kurum amirleri yer aldı.