ÇEVRE - 11 Haziran 2023 Pazar 11:03

Bu manzarayı görebilmek için 10 gün kaldı

A
A
A
Bu manzarayı görebilmek için 10 gün kaldı

Gümüşhane’nin “Altın vadisi” olarak nitelendirilen Sarıçiçek köyünde yılın sadece bu zamanlarında görülen ve köye adını veren sarı çiçekler açtı.

Gümüşhane’nin “Altın vadisi” olarak nitelendirilen Sarıçiçek köyünde yılın sadece bu zamanlarında görülen ve köye adını veren sarı çiçekler açtı.


Gümüşhane’den doğarak Karadeniz’e dökülen ve Türkiye’nin en hızlı akan çaylarından birisi olan Harşit çayının doğduğu yerlerden birisi olan Sarıçiçek köyüne adını veren sarı çiçekler, yılın bu mevsiminde sadece 20 gün boyunca açıyor.


Denizden 2 bin 80 metre yükseklikteki köyün yaylasından ve dağlarından akan suların oluşturduğu ve üzerinde 2 adet tarihi köprünün de yer aldığı derenin meydana getirdiği vadide yaklaşık 15 kilometre boyunca uzanan alanda yılın bu mevsiminde açan sarı çiçeklerin oluşturduğu manzarayı görmek isteyenler bölgeye akın ediyor.


Tarihi Sarıçiçek Köy Odalarının da olduğu ve il merkezine 43 kilometre uzaklıktaki köyden başlayan ve vadi boyunca oluşan çiçekler yöre sakinlerinin “at ayağı” dediği bitkiden çıkıyor.


Senede yalnız bir kere açan ve haziran ayı içerisinde yaklaşık 20 gün boyunca açık kalan çiçeklerin bu yıl mevsimin yağışlı olması nedeniyle daha uzun süre açık kalabileceği değerlendiriliyor.


Derenin oluşturduğu mendereslerde vadi boyunca derenin sağında ve solunda açan çiçeklerin yoğunluğu görenleri mest ederken, son yıllarda yapılan tanıtımlarla bölgenin ziyaretçi sayısı da arttı.



“Bu çiçekler yılın 15-20 gününde açıp solan çiçekler”


Sarıçiçek köyü muhtarı Salim Gündüz, eski adı "İşkilas" ve "Eskinos" olarak adlandırılan köylerinin yeni adının bahse konu çiçekler nedeniyle Sarıçiçek olduğunu hatırlatarak, “Köyümüz adını bu sarı çiçeklerden aldı. Bu çiçekler yılın 15-20 gününde açıp solan çiçekler. Bizim buranın tabiriyle ’at ayağı’ diye tabir ettiğimiz otlardan çıkan bir çiçek. Haziran’ın 1 ve 20’si arasında açıp kapanır. Senede bir kez açıyor. Vadi boyunca yaklaşık 15 kilometre boyunca bu çiçekler çayırlarımızı sarıyor. Harşit çayının doğuş noktasından başlayıp vadi boyunca açıyorlar. Genelde çayırlarda oluyor. 20 gün içinde açıp soluyor bu çiçekler” dedi.



“Köyümüzde çiçeklerimiz haricinde Türkiye’de örneği olmayan usta ve çırağın yarışma usulüyle yaptığı odalarımız var”


Muhtar Gündüz, Sarıçiçek köyünün usta ve çırağın yaptığı tarihi misafir odalarıyla da bilindiğini hatırlatarak, “Son yıllarda köyümüzün de içinde olduğu bu vadi tanıtımın da etkisiyle bayağı revaçta. Ziyaretçilerimiz çok fazla. Köyümüzde çiçeklerimiz haricinde Türkiye’de örneği olmayan usta ve çırağın yarışma usulüyle yaptığı odalarımız var. Halen de aktif durumdalar. Köyümüz sadece çiçekleriyle ünlü değil. Bunu kaçırmış olanlar da üzülmesinler tarihi odalarımızı yılın 365 günü ziyaret edebilirler” diye konuştu.



“Vadi boyunca 10-15 kilometre boyunca sarı çiçekler var”


Yılın bu zamanlarını bekleyerek bölgenin eşsiz coğrafyasını ölümsüzleştirmek için fotoğraf makinesinin deklanşörüne defalarca basan fotoğraf sanatçısı Metin Aydın da “Üçüncü gelişim bu. Her gelişimizde farklı bir güzellik görebiliyoruz. Farklı tonlar veriyor. Çok güzel fotoğraflar yakalıyoruz. Tam açmamış bir haftası var daha. Vadi boyunca 10-15 kilometre boyunca sarı çiçekler var. Çok güzel bir görüntü oluşturuyor. Fotoğrafçılar için kesinlikle gelinmesi gereken bir yer. Bekliyoruz herkesi” diye konuştu.



“Altın vadi diye adlandırdığımız mükemmel bir coğrafyada güzel fotoğraflar yakaladık”


Bir diğer fotoğraf sanatçısı Samet Çelik ise önceki yıllara göre bölgede çok su olduğunu vurgulayarak, “Sarıçiçek köyünde bu sene önceki senelere göre çok fazla su vardı. Çok kurak değildi. Yer yer ıslandık diyebiliriz. Gerçekten buraya geldiğimize değdi. Sarıçiçek yani buranın da ağzıyla at ayağı dedikleri çiçeklerin olduğu, altın vadi diye adlandırdığımız mükemmel bir coğrafyada güzel fotoğraflar yakaladık. Gözümüz alabildiğince sarı çiçekler, yer yer papatyalar da gördük. Menderesler eşliğinde güzel manzaralar yakaladık. Bölgede tarihi, köprüler, menderesler, değirmenler de gördük. Hepsi birbirinden güzeldi. Doğa severleri, fotoğraf tutkunlarını buraya bekliyoruz. Mükemmel bir yer. Kesinlikle gelmenizi tavsiye ediyorum” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği, cemaatlerin kendi kurumlarını yaşatabildiği ve karşılıklı saygının hakim olduğu örnek bir ülkedir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da dini azınlık temsilcileri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ramazan ayı gönülden gönüle köprülerin kurulduğu, paylaşmanın ve dayanışmanın arttığı kardeşliği güçlendiği müstesna bir zaman dilimidir. Savaşların, çatışmaların, ayrışmaların, acıların, zulümlerin insanlığın gündemini belirlediği günümüzde burada verilen birlik beraberlik ve dayanışma görüntüsünün çok anlamlı olduğunu inanıyor ve anlıyorum. Üzerinde yaşadığımız Anadolu toprakları medeniyetlerin buluştuğu, farklı inançların kaynaştığı, aynı sokakta yer alan camiilerin, kiliselerin, sinagogların her birini birbirine yakıştığı bir coğrafyadır. Bu akşam da aynı sofranın etrafında Rum Ortodoks, Ermeni, Musevi, Süryani, Katolik ve farklı cemaatlerimizin kıymetli temsilcileri buluşuyor. Davetimize icabet ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Mesele yaratılanı yaratandan ötürü sevebilmektir" Allah’ın yarattığı insanları ayırmanın kimsenin haddi olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler sadece kendi cemaatlerinizin değil, aynı zamanda Türkiye’nin çok kültürlü ve çok inançlı toplumsal yapısının da temsilcilerisiniz. Bu toprakların mayasında birlikte yaşama kültürü vardır, bu toprakların ruhunda karşılıklı saygı vardır, bu toprakların hafızasında kardeşlik vardır. Mesele yaratılanı yaratandan ötürü sevebilmektir. Allah’ın yarattığı insanları kategorilere ayırmak, ırkçılık yapmak, mezhep ve meşrebine göre ötekileştirmek kimsenin haddi de hakkı da değildir" ifadelerini kullandı. "Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise bizim dönemimizde inşa edildi" Türkiye’de farklı inançlara mensup vatandaşların sosyal yaşamın birçok alanında bulunduğunu belirten Erdoğan, "Son 23 yılda bu minvalde çok kapsamlı adımlar attık. Cemaat vakıflarının geçmişten gelen mülklerinin iadesi konusunda önemli düzenlemeler yaptık. Vakıflar mevzuatında gerçekleştirdiğimiz reformlarla cemaat vakıflarının haklarını genişlettik. Uzun yıllar ihmal edilmiş pek çok kilise ve ibadethaneyi restore ederek yeniden cemaatlerin hizmetine sunduk. Cemaatlerin ihtiyaç duyduğu din görevlileri konusunda da ciddi kolaylıklar sağladık. Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise bizim dönemimizde inşa edildi. İstanbul Yeşilköy’de ibadete açtığımız Süryani Kilisesi, Türkiye’deki dini özgürlük ortamının güçlü bir sembolü olmuştur. Farklı inançlara mensup vatandaşlarımızın akademide, bürokraside, iş dünyası ve siyasette aktif olmalarından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Yakın zamanda Ermeni kökenli bir vatandaşımızın kaymakam olarak atanması ve Ermeni milletvekillerimizin TBMM’de uzun süredir görevde bulunması bunun en güzel örneklerinden biridir. İnşallah önümüzdeki dönemde sizlerle el birliği ve gönül birliği içerisinde bu iklimi daha da güzelleştirmeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Türkiye, herkesin inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir" "Gerçekler apaçık ortadayken zaman zaman bazı uluslararası çevrelerin dini özgürlükler konusunda ülkemizi haksızca eleştirdiğini görüyoruz" diyen Erdoğan, "Türkiye karşıtlığını siyasetlerinin merkezlerine yerleştirenlerin söylediklerinin bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur. Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği, cemaatlerin kendi kurumlarını yaşatabildiği ve karşılıklı saygının hakim olduğu örnek bir ülkedir. Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Fransuva’nın Türkiye’yi ziyareti sırasında yaşananlar bunun önemli bir göstergesidir. Gerek İznik’teki dua programı, gerekse İstanbul’da gerçekleştirilen ayin devletimizin sağladığı imkanlar sayesinde icra edilmiştir" ifadelerini kullandı. "Camii, kilise, havra demeden bombalayanlara müsamahamız yoktur" Türkiye olarak her türlü ayrımcılığa karşı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün dünya maalesef ayrımcılık, nefret söylemi ve ötekileştirme gibi ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Özellikle son yıllarda tırmanan İslam düşmanlığı, hem bizim insanlarımızı hem de bir arada yaşama kültürünü açıkça tehdit ediyor. Türkiye olarak her türlü ayrımcılığa karşıyız. Bunun da mücadelesini içeride ve dışarıda kararlılıkla veriyoruz. Aynı şekilde camii, kilise, havra demeden bombalayan, ibadethaneler dahi saygısı olmayan DEAŞ vari karanlık yapılara da müsamahamız yoktur. Söylediğim gibi İslam düşmanlığı nasıl bir insanlık suçuysa, Anti-Semitizm de suçtur, makul ve meşru görünemez bir kötülüktür. Bizim hedefimiz açıktır, bu topraklarda yaşayan herkesin kendini eşit, özgür ve güvende hissettiği bir Türkiye’yi inşallah hep birlikte inşa ettik, inşa edeceğiz. Bu akşamki İftar soframızı bu arzumuzun bir nişanesi olarak görüyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftar programına katılan dini azınlık temsilcilerine teşekkür etti, ramazanın ayının ülkeye, millete ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini diledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve birçok davetlinin bulunduğu programa, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, Türkiye Musevileri Hahambaşı David Sevi, Süryani Metropoliti Yusuf Çetin, Papa Türkiye Dini Temsilcisi Latin Katolik Metropoliti Massi Milano, Arkepiskopos İzmir Metropoliti Monsenyör Martin Kmetec, Türkiye Süryani Katolik Metropoliti Orhan Çanlı, Türkiye Ermeni Katolik Cemaati Ruhani Reisi Vartan Kerabaydzar Kirakos Kazancıyan, Kadıköy Metropoliti Emanuel Adamakis, Hatay Katolik Anadolu Havarisi Vekili Antuan Ilgıt, Mardin Süryani Metropoliti Mor Timotheos Samuel, Keldani Kilisesi Başepiskoposu Sabri Anar, Ermeni Vakıflar Birliği Platformu Başkanı Bedros Şirinoğlu, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Başkanı Konstantin Yuvanidis, Türk Musevi Toplumu Başkanı Erol Kohen, Yahudi Cemaati Başkanı İsak İbrahimzadeh, Süryani Vakfı Başkanı Kenan Gürdal, Mor Gabriel Vakfı Başkanı Kuryakus Ergun, Kadıköy Rum Vakfı Başkan Vekili Lena Kaçi Açık, Ermeni Katolik Vakfı Başkanı Antuan Sultanoğlu ve Süryani Katolik Vakfı Başkanı Münir Üçkardeş katıldı.