ÇEVRE - 20 Haziran 2023 Salı 10:50

Türkiye’nin büyüleyici doğal güzelliği: Artabel Gölleri

A
A
A
Türkiye’nin büyüleyici doğal güzelliği: Artabel Gölleri

Türkiye’nin muhteşem dağ manzaraları sunan noktalarından birisi ve büyüleyici bir doğal güzellik olan Artabel Gölleri Tabiat Parkı, haziran ayının son günlerinde olunmasına rağmen buzla kaplı gölleri, dereleri, şelaleleri, çiçekleriyle ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.

Türkiye’nin muhteşem dağ manzaraları sunan noktalarından birisi ve büyüleyici bir doğal güzellik olan Artabel Gölleri Tabiat Parkı, haziran ayının son günlerinde olunmasına rağmen buzla kaplı gölleri, dereleri, şelaleleri, çiçekleriyle ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.


Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarında Türkiye’nin doğal güzellikleri listesine adını yazdıran, kristal berraklığındaki sularıyla ünlü irili ufaklı 22 göle ev sahipliği yapan Artabel Gölleri Tabiat Parkı, yaz mevsimiyle birlikte eşsiz bir görüntüye büründü.


‘Işıkla suyun buluştuğu zirve’ ve ‘Yüksek zirvelerin cenneti’ olarak da adlandırılan Tabiat Parkı, kentin en yüksek zirvesi olan 3 bin 331 metre rakımlı Abdal Musa Zirvesi başta olmak üzere çok sayıda zirveyi de içerisinde barındıran vadilerden oluşan bir coğrafyada yer alıyor.


Yalçın dorukların çevrelediği buzul gölleri, endemik bitki ve canlıları, eski göç yolları, yabani hayvan çeşitliliği, zengin flora ve faunası, siperleri, şehitlikleriyle özellikle yaz aylarında ziyaretçilerine eşsiz manzaralar ve büyüleyici güzellikler sunan Artabel Gölleri Tabiat Parkı, Gümüşhane’nin çatısı olarak nitelendiriliyor.


1998 yılında tabiat parkı ilan edilen 58 bin 590 dekarlık alana sahip Artabel Gölleri Tabiat Parkında geçtiğimiz yılların aksine bu yıl haziran ayının son günlerinde olunmasına rağmen göllerin üzerinin hala buzla kaplı olduğu gözlendi.


Gürül gürül akan derelerin, şelaleleri, göllerin oluşturduğu eşsiz güzellikleri görmek için bölgeye giden fotoğraf sanatçıları Gülaçar köyünden ulaştıkları alanda 6 kilometrelik parkurda irili ufaklı 10’dan fazla buzul gölünü görme fırsatı yakaladı.


2 bin 720 metre rakımdaki Büyük Gölden sonra yoğun kar örtüsü üzerinden yürüyerek 2 bin 890 metre rakımdaki Adalı Göle geçen ekip yol üzerinde yanlarındaki poşetin üzerine oturup haziran ayının son günlerinde kar üzerinde kaydı.



"Her geldiğimizde yeni bir şey keşfediyoruz"


Alçak kesimlerden yüksek kesimlere doğru açan birçok çiçeğin hem görüntüsü hem de kokusunu derin derin ciğerlerine doldurup onlarca şelaleden ve buzul göllerinin yanında minik göller görme fırsatı yakalayıp bol bol fotoğraf çeken ekipten Herkes İçin Spor Federasyonu İl Temsilcisi spor uzmanı Osman Yılmazer, “Artabel Göllerine her yıl fırsat buldukça gelmeye çalışıyorum. Bu yıl da gelmek nasip oldu. Burası şelaleleriyle, buzul gölleriyle, ters laleleriyle, tüm doğal güzellikleriyle kendisine hayran bırakıyor. Her geldiğimizde de yeni bir şey keşfetmenizi sağlıyor. Bu yıl da şöyle bir hikayesini öğrendim: Ormanlı-Rus harbi sırasında burada bir tabur askerimiz göle düşerek şehit olmuş. Şehit olan askerlerimizi gören tabur komutanı ah taburum ah taburum diye feryat etmiş ve o gölün adı Ahtabur Gölü olarak kalmış. Biz de bu vesileyle buradaki şehitlerimiz başta olmak üzere tüm şehitlerimizi yad etmiş olduk” dedi.



"İnsan kendini buradayken farklı bir gezegende hissediyor"


Tüm Gümüşhanelilerin ve doğaseverlerin burayı gelip görmesini tavsiye eden Yılmazer, “Artabele hayranız. Hayran olmamızın en büyük nedeni de insan kendini buradayken farklı bir gezegende hissediyor olması. Burada şehirden, köyden, yaylalardan farklı bir ortam buluyor insan. O yüzden Artabeli çok seviyor ve her yıl da gelmeye çalışıyorum. Artabeli seviyorum çünkü burada farklı hissediyorum. Yaylalara gidiyoruz, köylere gidiyoruz zaten şehir merkezindeyiz ama burası o saydığım yerlerden gerçekten çok farklı. Farklı olduğu için çok seviyorum” diye konuştu.



"Yılda en az 2-3 kez gelmek gerekir buraya çünkü her seferinde farklı bir manzara, farklı bir detay görüyoruz"


Bölgeye giden fotoğrafçılardan Samet Çelik ise “Artabel Gölleri Gümüşhane’nin muhteşem diyebileceğimiz yerlerden birisi. Karın erimediği, buzulları gördüğümüz, çiçekleri, dereleri, ters lalelerin, mor sümbüllerin bu muhteşem coğrafyada bize verdiği fotoğraflar çok güzeldi. Artabel’e bu yıl biraz erken geldik. Kar üzerinde kaydık. Haziran ayının sonlarında kar üzerinde kaymak farklı bir duyguydu. Yanımızda getirdiğimiz karpuzu da kar üzerinde Artabelin soğuk suyuyla tatlandırdık. Ömrüm nasip ederse her yıl gelmeyi istiyorum. Yılda en az 2-3 kez gelmek gerekir buraya. Çünkü her gelmemizde farklı bir manzara, farklı bir detay görüyoruz” ifadelerini kullandı.


Artabel Gölleri Tabiat Parkının bir bölümü 3 bin 149 metre rakımdaki zirvelerinde yer alan Osmanlı-Rus harbi döneminden kalma şehitlik, siper ve diğer savaş kalıntıları nedeniyle geçtiğimiz yıl Türkiye’nin en yüksek rakımdaki tarihi sit alanlarından birisi olarak tescillenmişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Selinus Antik Kenti Nijerya’da tanıtıldı Türkiye ile Nijerya arasında kültürel diyaloğun güçlenmesi adına başkent Abuja’da yapılan "İki Aşa-İki Kültür, Tek Vizyon" fotoğraf sergisinde Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) akademisyeni ve aynı zamanda Selinus Arkeolojik Yüzey Araştırmaları Başkanı Doç. Dr. Tuna Akçay’ın fotoğrafları yoğun ilgi gördü. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi ulusal ve uluslararası projelere öncülük etmeye devam ediyor. Bu kapsamda Nijerya ile kültürel bağların güçlenmesi adına yapılan "İki Aşa - Two Cultures, One Vision / İki Aşa- İki Kültür, Tek Vizyon" fotoğraf sergisine ALKÜ’den önemli bir katkı sağlandı. Nijerya’nın başkenti Abuja’da düzenlenen "İki Aşa - Two Cultures, One Vision / İki Aşa - İki Kültür, Tek Vizyon" fotoğraf sergisi, Türkiye ile Nijerya arasında kültürel diyaloğu güçlendiren anlamlı bir sanat buluşmasına sahne oldu. Abuja Yunus Emre Türk Kültür Merkezi ile Nijerya Cumhurbaşkanlığı Sanat, Kültür ve Ekonomi Özel Asistanlığı Ofisi iş birliğinde gerçekleştirilen sergi, iki ülkenin insanlarını, şehirlerini, tarihi mekânlarını ve kültürel değerlerini sanatın evrensel diliyle bir araya getirdi. Serginin açılışı, Abuja Büyükelçisi Mehmet Poroy ile Nijerya Cumhurbaşkanlığı Sanat, Kültür ve Ekonomi Özel Asistanı Ayomide Adeagbo’nun katılımlarıyla yoğun ilgi eşliğinde gerçekleştirildi. Devlet kurumlarının temsilcileri, diplomatik misyon üyeleri, sanatçılar ve çok sayıda davetlinin katıldığı açılış, kültürel diplomasi açısından dikkat çekici bir organizasyon olarak öne çıktı. Selinus ve Gazipaşa tanıtıldı Sergide, ALKÜ Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi ve Selinus Arkeolojik Yüzey Araştırmaları Başkanı Doç. Dr. Tuna Akçay’ın Türkiye’den taşıdığı seçkin fotoğraf eserleri ile Nijeryalı sanatçılar Sope Adelaya ve Anigbogu Ozioma Uche’nin çalışmaları birlikte izleyiciyle buluştu. Doç. Dr. Tuna Akçay’ın eserleri arasında Gazipaşa’nın doğal, kültürel ve tarihi değerlerini yansıtan fotoğraflar özel ilgi görürken, bu kareler aracılığıyla Gazipaşa’nın uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlandı. Serginin dikkat çeken yönlerinden biri ise, Akçay’ın fotoğrafları üzerinden Selinus Antik Kenti’nin de Nijerya’da tanıtılması oldu. Gazipaşa’nın arkeolojik hafızasında önemli bir yere sahip olan Selinus Antik Kenti, bu sergi sayesinde yalnızca bir fotoğraf teması olarak değil aynı zamanda Türkiye’nin köklü tarihi mirasını temsil eden güçlü bir kültürel değer olarak yabancı izleyicilere sunuldu. Böylece sanat, yalnızca estetik bir paylaşım alanı değil, aynı zamanda arkeolojik mirasın ve yerel kimliğin uluslararası görünürlüğünü artıran bir kültürel temsil aracı işlevi gördü. "İki Aşa - İki Kültür, Tek Vizyon" sergisi, Türkiye ve Nijerya’nın estetik hafızasını ortak bir platformda buluştururken, iki farklı coğrafyanın renklerini, ruhunu ve hikâyelerini tek bir vizyonda birleştirdi. Sergi, aynı zamanda Türkiye ile Nijerya arasında yeni kültürel köprüler kurulmasına katkı sunarak, sanatın birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koydu. Ziyarete açık olacak sergi, sanatseverleri Abuja Yunus Emre Türk Kültür Merkezi’nde ağırlamaya devam edecek.
Muş Hasköy’de gençler iftar programında buluştu Muş’un Hasköy ilçesinde düzenlenen iftar programında gençler bir araya geldi. Hasköy İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü tarafından organize edilen "Gençler iftarda" programı, geniş bir katılımla yapıldı. Programa, Hasköy Kaymakamı İsmail Güney, Hasköy Milli Eğitim Müdür Necdet Bozyel, İlçe Müftüsü Kerem Dağdagül, Gençlik Hizmetleri Müdürü Hamdullah Kardaş, Gençlik Çalışanları ve çok sayıda genç katıldı. İftar programında konuşan protokol üyeleri, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ayı olduğuna dikkat çekerek gençlerle bir arada olmaktan duydukları mutluluğu ifade etti. Gençler, aynı sofrada bir araya gelerek dayanışma ve kardeşlik duygularını pekiştirdi. Bu organizasyon, katılımcılar arasında Ramazan ayının manevi atmosferini birlikte yaşama fırsatı sundu. Gençlik ve Spor İlçe Müdür Vekili Erhan Demir, "Bizler Hasköy İlçe Gençlik Spor Müdürlüğü olarak son iki yıldır yaptığımız iftar programlarına bir yenisini ekledik. Tabi buradaki amacımız, gençlerimizin spor ve sanat anlamındaki birleştirici gücünü aRamazan ayının maneviyatını da katarak son iki yıldır yaptığımız iftarlarımıza bir yenisini ekledik. İnşallah önümüzdeki yıllarda devam ettirmek istiyoruz. Sayıyı artırarak daha da güzel programlarla gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Tabii burada özellikle Hasköy İlçe Kaymakamımız Sayın İsmail Güney’e desteklerinden hem de katılımlarından ötürü çok teşekkür ediyorum ve her türlü desteği esirgemeyen Gençlik Spor İl Müdürümüz Sayın Yusuf Kılıç’a ve Gençlik Hizmetleri Müdürümüz Sayın Hamdullah Kardaş’a da teşekkür ediyoruz" dedi. Programa katılan gençler ise program dolayısıyla yaşadıkları mutluluğu dile getirerek her yıl bu tarz programların tekrarlanmasını talep ettiler. Gençlik Merkezi’nin spor salonunda gerçekleşen etkinlik, ilçedeki gençlerin sosyal bir araya gelmesine imkan tanıdı. İftar sonrasında gençlere mısır dağıtılarak program sona erdi.