ÇEVRE - 24 Haziran 2023 Cumartesi 09:25

Kumrular 5 yıldır balkondaki kombinin üzerine yuva yapıyor

A
A
A
Kumrular 5 yıldır balkondaki kombinin üzerine yuva yapıyor

Gümüşhane kent merkezindeki bir evin cam balkonun açık kanadından 5 yıl önce girerek yuva yapan kumru kuşları o günden beri her yıl nisan ayında gelerek balkonun çeşitli noktalarına yuva yapıp yavrularını büyütüyor.

Gümüşhane kent merkezindeki bir evin cam balkonun açık kanadından 5 yıl önce girerek yuva yapan kumru kuşları o günden beri her yıl nisan ayında gelerek balkonun çeşitli noktalarına yuva yapıp yavrularını büyütüyor.


Cumhuriyet Caddesindeki evlerinde 12 yıldır yaşayan Yalçın ailesinin balkonu son yıllarda ilginç misafirler ağırlıyor. Hayvansever bir aile olan ve evde muhabbet kuşu besleyen ailenin evini 5 yıl önce bir nisan günü açık cam balkondan giren kumru kuşları da evi biliyor.


Evin artık birer sakini olan ve Yalçın ailesiyle aralarında bir bağ oluşan kumru kuşları her yıl nisan ayında gelerek kombinin üzerine ve çiçek saksılarının içine yumurtlayıp üzerinde yavruların çıkmasını bekliyor. Yavrular büyüdükten sonra balkonu terk eden kumru kuşları 5 yıldır aynı ritüeli kesintisiz yerine getiriyor ve ailenin verdiği su ve yiyecekleri yemiyor.



“Her yıl geliyorlar”


Evi yoğun güneş gördüğü için 5 yıl önce nisan ayında cam balkonun bir kanadını açık bıraktıktan sonra ertesi sabah gelen kuş sesiyle balkona baktıklarında kuşların doğalgaz kombisinin üzerine yuva yaptığını görünce çok şaşırdıklarını anlatan evin annesi Derya Yalçın, “Bu kuşlar her yıl Nisan ayından itibaren geliyorlar. İlk gördüğümüz kuş eşiyle birlikte çalı taşımaya başlayarak yuvayı kurdular ve hemen yumurtladılar. Her yıl bu şekilde devam ediyor. Bu yıl da nisan ayında gelerek yumurtladılar, yavru çıkardılar. Bu sene saksıdaki kuşlarla 4.yavru olacak. Her yıl böyle geliyorlar. Ben de onları çok seviyorum. Sevdiğimizi de anlıyorlar o yüzden bizden de kaçmıyorlar” dedi.



“Yuvada yavru varken başka bir kuş gelip yumurtladı”


Kumru kuşlarıyla ilgili yaşadığı ilginç bir olayı da anlatan Yalçın, “İkinci yavrular biraz büyüyüp uçmaya yakınken başka bir anne kumru gelerek o yuvaya yumurtladı. Yavruların arasına yumurtalarını bıraktı. Yavrularla beraber üvey anne yuvada oturmaya devam etti. Birkaç gün sonra da diğer yavrular uçunca anne oturmaya devam etti ve yavrularını çıkardı. Bu döngü bu şekilde devam ediyor” ifadelerini kullandı.



“Kuşlarla aramızda bir bağ oluştu”


Her yıl bu durumun devam ettiğini ve kuşların aynı kuşlar olabileceğini dile getiren Yalçın, ilk başlarda kuşlara yem ve su vermek istediklerini fakat kuşların kesinlikle ne suyu içtiğini ne de yemi yediğini belirerek, “Çocuklarım çok seviyor. Biz ailece hayvanları çok seviyoruz. Muhabbet kuşumuz da var. Kuşlarla aramızda bir bağ oluştu. Kuşlar bizi seviyor biz de onları seviyoruz. Hayatımızı böyle sürdürüp gidiyoruz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.