ÇEVRE - 25 Haziran 2023 Pazar 07:56

Gümüşhane’de ayı tehdidine Karadeniz usulü çözüm

A
A
A
Gümüşhane’de ayı tehdidine Karadeniz usulü çözüm

Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Büyük Silve Yaylasında yıllardır başları ayılarla dertte olan ev sahipleri buldukları Karadeniz usulü ilginç çözümle ayıların evlerini tarumar etmelerinin önüne geçti.

Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Büyük Silve Yaylasında yıllardır başları ayılarla dertte olan ev sahipleri buldukları Karadeniz usulü ilginç çözümle ayıların evlerini tarumar etmelerinin önüne geçti.


Koruma altında olması nedeniyle vurulması yasak olan hayvanların başında gelen ama diğer yandan da vatandaşların hem bağ bahçe hem de yayla evlerinin en büyük tehdidi olan ayılar için “Ancak Karadeniz’de olur” denilecek çözüm Gümüşhane’den geldi.


Torul ilçesine bağlı Yücebelen köyünün Büyük Silve Yaylasındaki vatandaşlar her yıl kış uykusundan uyandıktan sonra yayla evlerine girerek yiyecek bulmak için buzdolabından kapılara kadar evleri paramparça eden, evin için savaş alanına çeviren ayılardan korunmak için çivi ve vida çakılı kapı ve eşiklerle ayıların önüne geçti.


Sıcak yaz günlerinde hayvancılık yapmak için denizden 2 bin 285 metre yükseklikte kurulu ve yaklaşık 70 hanenin bulunduğu yaylada “Ali Baba” lakabıyla tanınan Ali Özcan, benzeri korku filmlerindeki sahneleri andıran düzeneği kurarak ayı tehdidinden kurtulduklarını anlattı.


“Ayılardan çok çektik”


Bu zamana kadar başta kendi yaylaları olmak üzere hem köylerinde hem de civar yaylalarda ayılardan çok çektiklerini ve çok zararını gördüklerini ifade eden Özcan, “Ayılardan çok çekiyoruz. Ayılar her zaman kar kalkmaya başladığı zaman kapıları kırıyor, içerileri kırıyor, çok zarar veriyor bize. Her yıl oluyor ve hiçbir şekilde baş edemedim. En son çare kapıları vidalama sistemi ve çivi çakmakta buldum. Daha giremiyor artık” dedi.


“Ayı yerdeki çivili tahtaya basamıyor, çivili kapıya elleriyle vuramıyor”


Yaptığı düzeneğin ayıya nasıl engel olduğunu anlatan Özcan, “Ayı yere koyduğum çivi çakılı kapının üzerine çıkamıyor. Çivi ve vida çakılı kapıya da vuramıyor. Çiviler eline geçiyor. Açamıyor bu sefer. Faydasını gördüm. Öncesinden gelip camları, pencereleri kırıp içeriye giriyordu. Hatta çatıları bile kırıp içeri girdi” diye konuştu.


“Bu sistemi yapan kurtarıyor”


Yaylada ilk kendisinin yaptığı uygulamanın ayıları engellemesinin ardından birçok vatandaşın benzer şekilde uygulama yapmaya başladığını belirten Özcan, “Bu işi ben icat ettim. Çivili tahtayı yapmadığım zaman 1-2 tane kapımı kırdı. Vurup da kırıyor. Şimdi ben de böyle bir sistem uyguladım ve rahat ettim. Girmiyor daha. Kapıya 500 tane vida kullandım. 1,5 kilo çivi de eşikteki tahtaya kullandım. Ben yapıp randıman aldıktan sonra yayladaki diğer vatandaşlar da yapmaya başladı. Yapan kurtarıyor” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.