ÇEVRE - 27 Haziran 2023 Salı 09:08

Sıcaktan kaçan soluğu Tomara Şelalesinde alıyor

A
A
A
Sıcaktan kaçan soluğu Tomara Şelalesinde alıyor

Gümüşhane’nin Şiran ilçesinde dağın ortasındaki 40 ayrı noktadan dökülen buz gibi suyun oluşturduğu Tomara Şelalesi yazın sıcağından kurtulmak isteyenlerin vazgeçilmez durağı oldu.

Gümüşhane’nin Şiran ilçesinde dağın ortasındaki 40 ayrı noktadan dökülen buz gibi suyun oluşturduğu Tomara Şelalesi yazın sıcağından kurtulmak isteyenlerin vazgeçilmez durağı oldu.


Doğal güzellikleri ve serin sularıyla bir doğa harikası olan Tomara Şelalesi Tabiat Parkı, doğaseverlerin ve ziyaretçilerin büyüleyici bir doğal manzara deneyimi yaşamasını sağlıyor.


Dağın ortasındaki 40 ayrı noktadan yaklaşık 15 metre yükseklikten dökülen süt rengindeki köpük köpük berrak suyu, oluşturduğu hırçın deresinde kuş cıvıltıları içinde suyun seremonisinin dinlendiği mekan yazın sıcak havasından kaçıp kurtulmak, serinlemek isteyenlerin adresi oldu.


Gümüşhane’nin en gözde turistik noktalarından birisi olan Tomara Şelalesi, piknik alanları, cam seyir terası, çocuklar için oyun parkından lokantasına kadar eksiksiz hizmet sunulan alanda ziyaretçiler şelaleden çıkan berrak sularda serinleyip doğanın tadını çıkarıyor.


Buz gibi akan suyunun oluşturduğu vadide binlerce yıldır gürül gürül çağlayan ve ziyaretçilerine huzur dolu bir kaçış sunan, unutulmaz anılar biriktirmelerini sağlayan Tomara Şelalesi yurdun dört bir yanından misafirlerini ağırlamaya başladı.


9 günlük bayram tatili ve havaların ısınmasıyla birlikte ziyaretçi sayısında artış yaşanan Tomara Şelalesi, Türkiye’de turizm otoriteleri tarafından ziyaret edilmesi tavsiye edilen 10 şelaleden birisi olarak biliniyor.


Gümüşhane il merkezine 109, Şiran ilçe merkezine 20 kilometre uzaklıkta bulunan şelalede bu yılki ziyaretçi hedefi 200 bin olarak belirlenirken hem karne tatili hem de bayram tatilinin başlamasıyla bölgeye ziyaretçiler adeta akın etti.



“Adeta çölde bir vaha gibi suyun serinliğini hissediyoruz”


Eskişehir’den Gümüşhane’ye gelen ve suyun eşsiz seremonisini dinlemek için Tomara Şelalesi Tabiat Parkına giden Osman Nebioğlu, “Gümüşhane’ye gelen, geçen, yolu düşen herkesin gelmesi, görmesi gereken bir doğa harikası bir yerdeyiz. Suyun varlığının, sesinin, güzelliğinin, ahenginin, anlam ve mana kazandığı Tomara Şelalesi gezilip görülmesi gereken bir yer. Yazın sıcağında bu vadiye girdiğimiz zaman adeta çölde bir vaha gibi suyun serinliğini hissediyoruz. Gerçekten çok farklı, değişik güzelliklere şahitlik ediyoruz burada” diye konuştu.


Ankara’dan gelen Filiz Ayhan da “Çok seviyoruz burada olmayı. Doğal güzelliği olarak çok güzel bir yer. Çocuklarımız da görsün, öğrensin hem memleketimizi görsün hem de bu doğal güzelliği yaşasın diye buradayız” dedi.


Ömer Eymen Ayhan ise “Çok güzel yerler var burada. Kardeşlerim ve kuzenlerimle eğlenmek için buraya geldik. Tomara Şelalesi çok güzel bir yer. Çok soğuk suyu var. Sıcaktan bunalırken burada serin havada keyif yapıyoruz. Herkesi buraya davet ediyorum” ifadelerini kullandı.



“Ben böyle bir yer hayatımda görmedim”


Trabzon’dan gelen Serdar Davulcu da “Yaklaşık 1,5 saatte buraya vardık. Çoğu yeri gezdim ama ben böyle bir yer hayatımda görmedim. Harika bir tabiat, harika bir manzara var. Herkesin gelmesini isterim” diye konuştu.


İşletmeci Zeynep Kara ise “Yeni sezona yağışlar ve soğuk hava nedeniyle biraz geç başladık. Havaların ısınmasıyla birlikte misafirlerimizi ağırlıyoruz. Bir ailenin gelip gününü dolu dolu yaşayacağı, çocuklarıyla güzel vakit geçireceği ortama sahip tesisimiz. Restoranımızda kahvaltıdan akşam yemeğine, çocuk oyun parkımız ve yürüyüş yolumuzla enfes bir şelale gezintisine sahibiz. Gelen misafirlerimizi çok iyi ağırlamak ve Gümüşhane’nin misafirperverliğini göstermeye gayret ediyoruz. Bizim gurbetçi ziyaretçimiz çok. Hedefimiz bu yıl 200 bin ziyaretçi bekliyoruz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.