YEREL HABERLER - 25 Şubat 2012 Cumartesi 12:48

GÜMÜŞHANE`DE VERGİ REKORTMENLERİ ÖDÜLLERİNİ ALDI

A
A
A
GÜMÜŞHANE`DE VERGİ REKORTMENLERİ ÖDÜLLERİNİ ALDI

Gümüşhane Defterdarlığı ve Ticaret Odası Başkanlığı, 2010 yılında yüksek vergi ödeyerek ekonomiye değer katan işletmelerin başarıları anısına yemek ve plaket töreni düzenledi.
Gökırmak Düğün Salonu’nda düzenlenen törene; Vali Dr. Yusuf Mayda, milletvekilleri Doç. Dr. Kemalettin Aydın, Feramuz Üstün, Garnizon Komutanı Albay Şerafettin Yılmaz, Belediye Başkanı Mustafa Canlı, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. İhsan Günaydın, İl Genel Meclisi Başkanı Sebahattin Çobanoğlu, İl Defterdarı Mehmet Adil Demirel, Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası (GTSO) Başkanı İsmail Akçay, AK Parti İl Başkanı Ercan Çimen, kamu kurum müdürleri, ilçe ve belde belediye başkanları, siyasi parti ve
sivil toplum örgütü temsilcileri ile vergi mükellefleri katıldı.
"YATIRIMCI VE GİRİŞİMCİLERİMİZİN EMRİNDEYİZ"
Şehrin tüm kesimlerini bir araya toplayan yemekte konuşan Vali Dr. Yusuf Mayda, Gümüşhane’nin yüksek vergi oranının yanı sıra insanının özellikleri nedeniyle iftihar ettiklerini söyledi. Vergi mükelleflerine seslenen Vali Mayda, "Gaza basmaya devam" çağrısında bulunarak, "Devletimizin şehrimize yatırım konusunda önemli katkıları var. İstihdama yönelik ilimize ciddi ödenekler geldi. Bunları kamu kurumları ve özel müteşebbislerimiz mutlaka değerlendirsin. Daha fazla iş, daha fazla istihdam bekliyoruz.
Yatırımcı ve girişimcilerimizin emrindeyiz" dedi.
Milletvekili Doç. Dr. Kemalettin Aydın ise, "Sizlerin verdiği vergilerle kalkınan şehrimizde bu toplantıda sizlerle bir araya olmaktan onur duyuyorum" diyerek başladığı konuşmasında çeşitli bilgiler aktardı. Aydın, geçtiğimiz günlerde Gümüşhane’ye toplum yararına çalışma programı için 18,5 milyon lira ödenek gönderdiğini de hatırlatarak, bu ödenekle 2 bin kişinin iş ve aş sahibi olacağını belirterek bu noktada hem kamu kurumlarına hem de özel sektör temsilcilerine çağrıda bulundu.
"HEPİMİZİN PATRONU VERGİ MÜKELLEFLERİDİR"
Milletvekili Feramuz Üstün ise 22 yıl boyunca mali müşavirlik yaptığını belirterek, "Hepimizin patronu vergi mükellefleridir" dedi. Türkiye’de vergi bilincinin yeteri kadar artmadığını dile getiren Üstün, "Vergilerimiz zaman zaman bu ülkede batık bankalara da gitti. Artık vergi bilincini çocuklarımıza bir vatan görevi olduğunu öğretmenin zamanı geldi" diye konuştu.
Belediye Başkanı Mustafa Canlı da konuşmasında vergi vermenin kolay olmadığına vurgu yaptı. Başkan Canlı, verginin hem tabana yayılması hem de dolaylı vergilerin azalması temennisinde bulundu.
Gümüşhane Defterdarı Mehmet Adil Demirel, konuşmasında, verginin devletin en büyük, sağlıklı ve ucuz gelir kaynağı olduğunu belirterek, Gümüşhane ve ülke genelindeki vergi rakamlarını katılımcılarla paylaştı. Demirel, Gümüşhane’nin Türkiye genelinde 2011 yılındaki vergi tahsilatı sıralamasında 10. sırada yer aldığını söyledi.
GTSO Meclis Başkanı Turan Tuğlu ise Türkiye’de bir yıl içinde kaçırılan verginin Türkiye’nin cari açığını kapatacak seviyede olduğunu dile getirerek, devletin buna bir çözüm üretmesi gerektiğini ifade etti. Tuğlu, Türkiye’de zenginin de fakirin de aynı vergiyi verdiğini belirterek, vatandaşların vergi vermenin kutsiyetini anlaması temennisinde bulundu.
Programın ev sahiplerinden olan GTSO Başkanı İsmail Akçay ise vergi vermenin zor, toplamanın daha da zor olduğunu belirterek, dini ve milli günler hariç en önemli günlerden birisinin de Vergi Haftası ve vergi rekortmenleri toplantısı olduğunu söyledi.
"TÜRKİYE’NİN ESAS GÜCÜ: ÜRETEN KESİM"
Türkiye’nin esas gücünün üreten kesimi olduğunu dile getiren Akçay, para kazanmanın zor olduğu Gümüşhane’de vergi rekortmeni olanların yanında vergi mükellefi olanların da bu cesaretlerinden dolayı ayrıca tebrik edilmesi gerektiğini ifade etti.
Törende daha sonra 2010 yılı gelir vergisi birincisi Naci Orhan, kurumlar vergisi birincisi Arazlar Nakliyat, gelir vergisi GTSO birincisi Ertürk Çimen başta olmak üzere ilk 10’a girenlere plaketleri protokol üyeleri tarafından verildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Trendyol 1. Lig: Erzurumspor FK: 2 - Boluspor: 0 Trendyol 1. Lig’in 35. hafta maçında Erzurumspor, Boluspor’u 2-0 mağlup etti. Maçtan dakikalar 6. dakikada ev sahibi takımın sağ kanattan geliştirdiği atakta Benhur’un son çizgiye kadar inerek kale sahasına yaptığı ortada Gökhan Akkan topu köşe vuruşuna uzaklaştırmak isterken kendi ağlarına gönderdi. 1-0 42. dakikada Erzurumspor’un sağ kanattan geliştirdiği hücumda Eren, ceza sahası yayındaki Rodiguez’i gördü. Rodriguez şık bir topuk pasıyla Mustafa’ya pasını aktardı. Mustafa’nın şutunda kaleci Türker’den seken topu arka direkte Eren Tozlu kafayla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 2-0 52. dakikada sol kanattan gelişen hücumda Eren, ceza sahasına girdi ve kale sahasına ortalamak istedi ancak Lima kayarak topa müdahalede bulundu. Hakem, Lima’nın topa elle dokunduğu gerekçesiyle penaltı noktasını gösterdi. VAR uyarısının ardından monitörde inceleme yapan hakem Burak Olcar penaltı kararını iptal etti. Hakemler: Burak Olcar, Mehmet Dura, Emrah Türkyılmaz Erzurumspor FK: Matija Orbanic (Erkan Anapa dk. 14), Amar Gerxhaliu, Guram Giorbelidze, Orhan Ovacıklı, Yakup Kırtay (Mustafa Yumlu dk. 31), Brandon Baiye, Giovanni Crociata, Martin Rodriguez (Cheikne Sylla dk. 71), Benhur Keser (Fernando dk.80), Mustafa Fettahoğlu (Hüsamettin Yener dk. 80), Eren Tozlu (Adem Eren Kabak dk. 71) Yedekler: Ali Ülgen, Cengizhan Bayrak, Sefa Akgün, Murat Cem Akpınar Teknik Direktör: Serkan Özbalta Boluspor: Türker Dırdıroğlu, Ömürcan Artan (Onur Öztonga dk. 73), Lucas Lima (Erdem Dikbasan dk. 63), Abdulsamet Kırım, Loic Kouagba, Gökhan Akkan (Mert Çetin dk. 46) , Barış Alıcı (Alexandru Baluta dk. 73), Doğan Can Davas (Burak Topçu dk. 86), Mustafa Çaylı, Harun Alpsoy, Arda Usluoğlu Yedekler: Bartu Kulbilge, Işık Kaan Arslan, Can Arda Yılmaz Teknik Direktör: Nevzat Dinçbudak Goller: Gökhan Akkan (dk. 6 k.k.), Eren Tozlu (dk.43) (Erzurumspor FK)
Ankara AK Parti Sözcüsü Çelik: "(ABD-İran barış görüşmeleri) Görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD ve İran arasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen barış görüşmelerine ilişkin, "Barış görüşmelerinin çok kapsamlı bir şekilde devam etmesinde fayda vardır diye değerlendiriyoruz. Bu görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezinde gerçekleştirilen MYK toplantısı devam ettiği sırada gündeme dair açıklamalarda bulundu. Çelik, MYK toplantısında bölgesel ve küresel gelişmelerin, ’terörsüz Türkiye’ sürecinin konuşulduğunu, ayrıca MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın sunum yaptığını söyledi. "Barış görüşmelerinde ilk turda sonuç alınmasını beklemek doğru bir şey değil" İslamabad’da gerçekleştirilen barış görüşmelerinde ilk turda bir sonuç alınmasını beklemenin doğru bir şey olmadığını söyleyen Çelik, "Bu, Hürmüz Boğazı, nükleer program, birilerinin iddia ettiği nükleer silah, aynı zamanda saldırganlığın sonucunda ortaya çıkmış insani kayıplar ve tazminat meselesi gibi bir sürü boyutu olan bir konu. ABD ve İsrail’in haksız, hukuksuz, hakkaniyetsiz ve gayrimeşru saldırısından sonra hem bölgesel hem de küresel güvenlik açısından çok vahim sonuçlar ortaya çıktı. Artık NATO ve Batı İttifakı içerisinde bile çatlak olacak bir noktaya gelinmiş oldu" dedi. "Barış görüşmelerinin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor" İsrail’in barışı sabote etme faaliyetlerinin devam ettiğini dile getiren Çelik, "Mesela Lübnan’da Litani Nehri’ne kadar olan bölgeyi insansızlaştırmaya çalışıyor. Lübnan’ı işgal etmeye çalışıyor. Gazze’yi insansızlaştırmaya çalışıyor, Batı Şeria’yı da Gazzeleştirmeye çalışıyor. Bunu net bir şekilde görüyoruz. Tüm bu tablodan bakıldığı zaman barışın korunması daha kıymetli bir durum haline gelmiştir. O yüzden barış görüşmelerinin çok kapsamlı bir şekilde devam etmesinde fayda vardır diye değerlendiriyoruz. Bu görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor. Barış iradesi olduğu için Netenyahu ve ‘soykırım şebekesinin bakanları’ Sayın Cumhurbaşkanımıza saldırıyor. Burada hakkaniyetin, hukukun etrafında durarak, bu barışın hayata geçmesi için elden gelen her şey Türkiye tarafından ortaya koyuluyor. Bu açıdan bakıldığında da Türkiye’nin muhalefet partileri dahil bir bütün olarak Netenyahu ve soykırım şebekesine karşı Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’nın haklarının korunması hususunda gösterdiği birlik, bütünlük takdire şayandır" diye konuştu. "Lafarge’ın mahkum edilmesi, ‘teröre karşıyız’ diyen konuşan siyasetçilerin gölgesinde teröre destek verdiğini göstermesi bakımından ibretliktir" Fransa’da Paris Ceza Mahkemesi’nin çimento firması Lafarge’ı Suriye’de terör örgütlerini finanse etmekten dolayı suçlu bulmasına da değinen Çelik, "Savcının iddianamesinde DEAŞ’e, PKK’ya destek verdiği, tüneller kazdığı ve karargahlar oluşturduğu söyleniyordu. Netice itibarıyla dava sonuçlandı, Lafarge mahkum edildi. Bu aslında bazı batılı organizasyonların güya teröre karşıyız diye çok konuşan siyasetçilerin gölgesinde nasıl teröre destek verdiğini göstermesi bakımından ibretliktir" ifadelerini kullandı. Çelik, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Uganda Genelkurmay Başkanı’nın söylediklerinin manası anlaşılmıyor" Bir gazetecinin Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba’nın Türkiye’ye yönelik ifadelerini sorması üzerine Çelik, "Uganda Genelkurmay Başkanı’nın söylediklerinin manası anlaşılmıyor. Çünkü Türkiye’nin Uganda ile bir sorunu yok. Fakat o kişinin başka ülkelerle ilgili de bağlamı ve zemini olmayan açıklamalar yaptığını biliyoruz. Daha sonra bu açıklamalarını düzeltmeye çalıştı. Türkiye’den Uganda’ya yönelen ses dostluk sesidir, ayrıca bütün duygular kardeşlik duygularıdır. O açıklama yanlış bir açıklamadır, düzeltilmesi gerekir. Umarız ki bundan sonrasında daha dikkatli konuşmalar yaparlar" cevabını verdi. "Macaristan’da yeni seçilenlerle Türkiye ile Macaristan arasındaki iyi ilişkileri sürdürmeye devam edeceğiz" Macaristan’da gerçekleştirilen seçim sonuçlarına ilişkin soru üzerine Çelik, "Macar halkının iradesine saygı duyuyoruz. Sayın Orban ile sayın Cumhurbaşkanımızın çok uzun zaman ortak çalışmaları oldu. Orban, Türkiye’yi seven, Türkiye ile yakın ilişkiler kurmak isteyen bir siyasetçiydi. Yeni dönemde de yeni seçilenleri Macar halkına duyduğumuz saygı gereği tebrik ediyoruz. Onlarla da Türkiye ile Macaristan arasındaki gelenekselleşmiş, kurumsallaşmış iyi ilişkileri sürdürmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. Bazı bakanlıkların ayrılacağına yönelik iddiaların sorulması üzerine Parti Sözcüsü Çelik, bakanlıların ayrılması ya da birleşmesiyle ilgili bir gündemin MYK’da konuşulmadığını aktardı. "DEM Parti içerisinde birkaç kişinin çözümden yanaymış gibi cümleler kurup, süreci enfekte etmeye dönük çıktılar ürettiklerini görüyoruz DEM Parti yetkililerinin terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hakkındaki açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "DEM Parti içerisinde gerçekten sorumlulukla konuşan sayın milletvekilleri var. Fakat, birkaç kişi sistematik olarak şöyle bir tutum sergiliyorlar; sayın Cumhurbaşkanımızı ve sayın Devlet Bahçeli’yi hedef aldılar. Daha sonra da bizim genel başkan yardımcılarımızı ve bakanlarımızı hedef alıyorlar. Sürekli olarak da bunu kendilerinin çözüm istediği, AK Parti’nin ise buna karşı çıktığı şeklinde bir konumlandırma yapıyorlar. Kullandıkları cümleler siyasi açıdan son derece niteliksiz cümleler. Siyasette siyasi eleştiri çok kıymetlidir. Biz, eleştiri yapanları son derece saygıyla karşılarız fakat o cümlelerde bizim bakanlarımızı ve genel başkan yardımcılarımızı hedef alan cümlelerde bir siyasi eleştiri yok. Daha çok birilerine mesaj vermeye çalışan bir faaliyet raporu gibi gözüküyor. Burada esas mesele şudur; birileri bu süreçlere karşı olabilir, biz onları görüyoruz fakat bu süreçle ilgili olarak AK Parti içerisinde sorumluluk almış ve gayret eden kişilerin sistematik olarak hedef alınmasında bir algoritma var. Biz bu algoritmayı çok iyi tanırız. Geçmiş süreçlerde de bunu gördük. Bu algoritma şöyle çalışır; sürekli olarak çözümden bahseder ama sürekli olarak maksimalist taleplerde bulunarak ya da kendilerinin dedikleri dışındaki bir şeyi sürekli olarak yargılamaya çalışarak, algoritmanın mantığı gereği çözümsüzlüğe hizmet eder. Bu çok yanlış bir durumdur. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve sayın Devlet Bahçeli’ye de zaman zaman niteliksiz sözler söyleyenler oldu. Bunlara gereken cevabı verdik. Şimdi birilerinin sürekli olarak ‘ben örgüt adına konuşmuyorum’ diyerek cümle kurup sürekli olarak örgütün söylediği cümleleri dillendirmesi, örgüttekilerin de siyasette konuşulması gerekenler konusunda bir yön vermeye çalışması bir problemin olduğunu gösterir. Bu problem bizim problemimiz değil. Biz, sonuç olarak Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreçlerinden terörün Türkiye gündeminden çıkmasını anlıyoruz. DEM Parti içerisinde çok sağduyulu konuşan sayın milletvekilleri var fakat birkaç kişinin de sistematik olarak çözümden yanaymış gibi cümleler kurup aslında algoritmayı işletme biçimleri itibarıyla süreci enfekte etmeye dönük çıktılar ürettiklerini görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Örgütün silah bıraktığını teyit edecek devlet mekanizmasını reddettiğinizde bu sürecin işlemesinin bir imkanı olmaz" Çelik, sözlerine şöyle devam etti: "DEM Parti içerisinde bu cümleleri kuranların hiçbiri ‘PKK silah bırakmalıdır’ cümlesini kurmamıştır, bu son derece dikkat çekicidir. Sürekli olarak devlete ödev vermeye kalkıyorlar. Bizim odak noktamız terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşmak olduğu için bunlara tek tek cevap vermiyoruz. Yüce Meclis, çok nitelikli bir komisyon çalışması yaptı. Toplumun hemen hemen her kesimini dinledi ve toplumda ‘ben bu konuda söz söylemek istiyorum’ diyen herkes davet edildi. Meclis Başkanımız son derece kapsamlı bir yönetim modeli sergileyerek o komisyonda bulunan partilerdeki sayın milletvekillerinin sürece katkılarıyla beraber güzel bir rapor çıktı. Raporun sonunda özet olarak şu var; silah bırakmaya bağlı olarak yasal düzenlemelerin yapılması var. Daha komisyon raporunun yayınlanmasından bir hafta sonra o bahsettiğim kişilerden bir tanesi çıktı ve ‘teyit mekanizması süreç içerisinde bir yük oluşturmamalıdır’ dedi. Şimdi örgütün, silah bıraktığını teyit edecek devlet mekanizmasını reddettiğinizde bu sürecin işlemesinin bir imkanı olmaz. Teyit mekanizmasını yük görmek ya da süreci tıkayacak bir mekanizma olarak kodlamak şu demektir; bu silah bırakma sürecine örgütün karşı olduğunu ifade etmektir." Çelik, çarşamba günü partiye yeni katılım olup olmayacağının sorulması üzerine her grup toplantısı öncesi bu tarz söylemlerin ortaya çıktığını aktararak, katılımlar konusunun hem Yerel Yönetimler Başkanlığı hem de Teşkilat Başkanlığı tarafından takip edildiğini dile getirdi.
Ankara LGS sınavının başvuru süresi uzatıldı Milli Eğitim Bakanlığı, 13 Haziran’da düzenlenecek olan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavının başvuru süresinin 15 Nisan’a kadar uzatıldığını duyurdu. Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamada, çeşitli nedenlerle başvuru yapamayan öğrencilerin mağduriyet yaşamaması adına başvuru süresinin uzatıldığı belirtildi. Açıklamada, "Milli Eğitim Bakanlığınca 13 Haziran’da düzenlenecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın başvuru süresi, 15 Nisan Çarşamba gününe kadar uzatıldı. LGS kapsamında gerçekleştirilecek ’Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezi Sınav’a yönelik başvurular, 23 Mart-10 Nisan 2026 tarihleri arasında alınmıştı. 10 Nisan Cuma günü saat 23.59 itibarıyla sona eren öğrenci başvurularının okul müdürlükleri tarafından onaylanması sürecinin ise bugün saat 23.59’a kadar devam edeceği duyurulmuştu. Çeşitli nedenlerle başvuru yapamayan öğrencilerin mağduriyet yaşamaması adına başvuru süresinin uzatılmasına karar verildi. Bu doğrultuda öğrenci başvuru süresi 15 Nisan Çarşamba günü saat 23.59’a kadar, okul müdürlükleri tarafından yapılacak başvuru onayları ise 16 Nisan Perşembe günü saat 23.59’a kadar uzatıldı. Katılımın isteğe bağlı olduğu merkezi sınav için başvurular, 15 Nisan saat 23.59’a kadar ’e-Okul’ üzerinden yapılabilecek" ifadelerine yer verdi.