YEREL HABERLER - 19 Mart 2014 Çarşamba 20:22

Mhp Lideri Devlet Bahçeli Gümüşhane’de

A
A
A
Mhp Lideri Devlet Bahçeli Gümüşhane’de

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan TBMM’ye gelen fezlekelerin görüşülmesinin mutlak suretle sağlanmasını ve gereğinin yapılmasını isteyerek, “Türkiye’yi de akla, sende kurtul, bu millette kurtulsun” dedi.
Partisinin düzenlediği mitinge katılmak üzere Gümüşhane’ye gelen Bahçeli, Belediye Başkanlığı önünde vatandaşlara seslendi. Önümüzdeki 30 Mart tarihinde yapılacak olan seçimlerin ardından Türkiye’nin çok kısa bir süre içerisinde bir dizi seçimler daha geçireceğini belirten Bahçeli, bu seçimlerin millet için çok önemli olduğunu belirterek, seçmenlerden sandığa sahip çıkmalarını, mutlak suretle gidip oy kullanmalarını istedi.
“TELEVİZYONLAR RECEP TAYYİP ERDOĞAN DİZİSİ YAPIP DÖNDERİP DÖNDERİP DURUYOR”
Türkiye’nin gerilim stratejisine dayalı olarak huzursuzluğunun arttığına değinen Bahçeli, “Yuvalar yıkılıyor, cinayetler işleniyor, şiddet devam ediyor. İşte iki günden bu yana en azından 7 vatandaşımız hayatını kaybetmiş. Ama bundan çok daha ağırı kadına yapılan şiddet ve yuvaların yıkımı meselesidir. Sayın Recep Tayyip Erdoğan bunlardan hiç haberi yokmuş gibi başka şeyler anlatıyor. Televizyonlarda dönderip dönderip Recep Tayyip Erdoğan dizisi haline getirip sizleri aldatıyor ve kandırıyor. Böyle bir durum karşısında Türkiye’nin gerçekleri saklanıyor” dedi.
“YOLSUZLUK VE RÜŞVET KANSER GİBİDİR TOPLUMU ÇÜRÜTÜR, DEVLETİ ÇÖKERTİR”
Toplumdaki gerilim ve çatışma eğiliminin tırmanışa geçmesinde ki önemli faktörlerden birisinin işsizlik, diğerinin de yolsuzluk ve rüşvet olduğuna değinen Bahçeli, 17 Aralık tarihinden bugüne kadar 93 gün geçtiğini hatırlatarak, “Bir ülkede yolsuzluk ve rüşvet var ise ve artış gösteriyorsa, aynı zamanda kalkıp yolsuzluk ve rüşvet gerekli tedbirlerle önlenemiyor, azaltılamıyor ise bu bir yönüyle kanser gibi, kangren gibi toplumu sarar ve toplumu çürütür, devleti de çökertir. Yiyenlerle yemeyenler arasındaki bu uçurumu fark eden toplum yavaş yavaş kımıldamaya başlar. Toplumda huzursuzluklar olur. Toplumda suç unsurları artar, insanların birbirine olan saygısı kalmaz. Böyle bir durumda bu toplumsal selin karşısında kimsenin kalması mümkün değildir. Önce ülkem ve milletim sonra partim demek mecburiyetindeyiz. Bugün 93 gün oldu. 17 Aralık 2013’ten bu yana yolsuzluk ve rüşvet her tarafta tartışılıyor, her tarafta görüşülüyor, konuşuluyor” uyarısında bulundu.
“TÜRKİYE’Yİ DE AKLA, SENDE KURTUL, BU MİLLETTE KURTULSUN”
TBMM’de şuanda görüşülen fezlekeler olduğunu belirten Bahçeli, bu fezlekelerin görüşülmesinin mutlaka sağlanması gerektiğine değinerek, “Recep Tayyip Erdoğan; bir korkun yoksa bir panik içerisinde değilsen sana uzanan bazı olaylar yoksa o zaman bu fezlekeleri harekete geçir ve gereğini yap. Ama onunla da yetinme, savcıları, hakimleri, kolluk kuvvetlerini teşvik et. Arkasında olduğunu söyle. Nerede yolsuzluk ve rüşvet varsa kökünü kazıt. AK Parti gibi Türkiye’yi de akla, sende kurtul, bu millette kurtulsun. Ama bunu yapacağa hiç benzemiyor. Hala inat ediyor, hala gereğini yaparım diyor, asıyor, kesiyor. Sanki sonuç alacakmış gibi. Sayın Başbakan, gittiğin yol yanlış. Sana akıldanelik yapan insanlar seni baştan çıkartıyor, seni felakete sürüklüyor. Üç aklı uçuk danışmanını önce sen görevden al. Yoksa onlar ilerde yüce divanlık adamlardır. Bu durum karşısında cenabı Allah nasip eder Milliyetçi Hareketin iktidarında yolsuzluk ve rüşvete yakın, uzak kim bulaşmışsa yedi göbeğinden hesap sormazsam namerdim. Recep Tayyip Erdoğan kurtuluşun yok. Şuanda zaten dün sevgiyle seni karşılıyorlardı şimdi istenmeyen adam olarak ilan ediyorlar, sen gözden düştün, sen bittin Recep Ağa. Senin siyasi ömrün tükendi. O sebepten dolayı yüce divana gitmeden evvel, kendi hesabını kendin gör de sana oy vermiş insanlarımız biraz rahatlasınlar. Ama onu yapacak halin yok. Hala saldırgansın. Nereye güveniyorsun. Seni iktidara getirenler ‘dayan Recep dayan, geliyoruz yanına’ diyorlar ama hiçte geldikleri yok. El altından diyorlar ki yıkın bu adamı. Bunların hepsi Türkiye’de gerçek” dedi.
Konuşmasında gençliğe de “sokağa değil, sandığa gidin” çağrısında bulunan Bahçeli, Türkiye’de 18-25 yaş arası 10 milyon 36 bin gencin bulunduğunu belirterek, “Siz öyle bir dinamik güçsünüz ki; 10 milyon 36 bin gencin birlikte ve bir arada bir milli iradeyi ortaya koyması, yatanı kaldırır iktidar yapar, iktidarı havada dört takla attırır yere çakar” dedi.
“SOKAK KARANLIKTIR, TEHLİKELİDİR, SOKAKTA KİM KİMDİR BİLİNMEZ, SOKAKTA KAN VARDIR”
Bu yaş grubunda olanların 2023 yılında lider ülke Türkiye’yi yöneteceklerini kaydeden Bahçeli, “Sizler milletimizin teminatısınız. Türkiye Cumhuriyeti’nin lider ülke olma yolunda adımlarını sizler atacaksınız. Sizler milletimizin geleceğisiniz. Hal böyle olunca önünüzde iki yol var. Birisi sandık, birisi sokak. İkisinin arasında sarkaç gibi sallanmanın gereği yok. Tercihiniz sokak olmasın. Sokak karanlıktır, tehlikelidir, sokakta kim kimdir bilinmez, sokakta kan vardır. Değerli evlatlarımız bu hataya düşmeyiniz. Ajan ve provokatörlerin tesiri altında kalmayınız. Sokak yerine her türlü demokratik hakkınızı kullanırsınız. Pankartlar taşırsınız, eylemlerde bulunursunuz, toplantılar yapabilirsiniz ama bunlar yasa çerçevesi içerisinde olmalı. Polislerle çatışmaya gerek yok. Esnafımızı taşlayıp camını kırmanın hiçbir gerekçesi yok. Sokağa kim sizi davet ediyorsa bilin ki sizi, ailenizi, milletinizi, devletinizi geleceğini karanlıklaştırarak üzerinde emperyal güçlerin oyunu oynamaya çalışanlardır. Bunlara dikkat ediniz.” diye konuştu.
Vatandaşlardan sandığa giderek gereğini yapmalarını isteyen Bahçeli, demokrasi içerisinde çözümün seçim olduğunu, seçimin sandık olduğunu ve en yakın sandığın 30 Mart’ta olduğunu belirterek, vatandaşlardan oy pusulasının en son sırasında yer alan MHP’ye oy vermelerini istedi.
Mitingin ardından Belediye Başkanlığı tarafından yaptırılan yeni Belediye Binası önünde mehter takımı ile karşılanan Bahçeli, daha sonra binanın açılışını gerçekleştirdi.
Binayı gezdikten sonra Belediye Başkanı Mustafa Canlı’yı makamında ziyaret eden Bahçeli, buradan ayrıldıktan sonra karayoluyla Erzincan üzerinden Ankara’ya hareket etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Zirai don ve iklim şartları kayısıda verim beklentisini düşürdü Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Yazıhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılınç, zirai don iklim değişikliği ve olumsuz hava şartları nedeniyle bu yıl Malatya’da kayısı üretiminde beklenen verimin düşük olacağını söyledi. Malatya’da son yıllarda etkili olan don, dolu ve kuraklık gibi doğal afetlerin kayısı üretimini olumsuz etkilediğini belirten Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Yazıhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılınç, özellikle düşük rakımlı bölgelerde kayısı veriminin oldukça düşük seviyelerde kaldığını söyledi. Kılınç, yoğun çiçeklenmeye rağmen bazı bölgelerde tozlaşmanın istenilen düzeyde gerçekleşmediğini ifade etti. Geçtiğimiz yıl yaşanan zirai donun ağaçlar üzerinde etkisinin sürdüğünü belirten Kılınç, bu yıl üreticilerin bahçe bakımını düzenli şekilde yaptığını buna rağmen iklim şartlarının üretime olumsuz yansıdığını söyledi. Kayısı üreticilerinin destek beklentisinin sürdüğünü ifade eden Kılınç, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde Cumhurbaşkanıyla yapılacak görüşmede üreticilerin taleplerini ileteceklerini ifade etti. Kılınç, özellikle kayısı üreticilerinin kredi borçlarının ertelenmesine yönelik taleplerinin bulunduğunu söyledi. Kılınç, dış ülkelerden getirilen kayısıların iç piyasaya etkisine değinerek yerli üretimin korunmasına yönelik adımların önem taşıdığını ifade ederken, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkisinin giderek arttığını belirtip alternatif ürün çalışmaları ile üreticilere yönelik destek projelerinin önem kazandığını söyledi.
Ankara Ermenistan ile doğrudan ticaretin başlatılmasına ilişkin bürokratik hazırlıklar tamamlandı Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Ermenistan ile ticaretin başlatılmasına yönelik bürokratik hazırlıkların tamamlandığını açıkladı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Ermenistan ile ticaretin başlatılmasına yönelik hazırlıkların tamamlandığını belirtti. Keçeli, "Ermenistan ile 2022 yılından bu yana devam eden normalleşme sürecimiz çerçevesinde atılan güven artırıcı adımlar kapsamında ülkemiz ile Ermenistan arasında doğrudan ticaretin başlatılmasına ilişkin bürokratik hazırlıklar 11 Mayıs 2026 itibarıyla tamamlanmıştır" dedi. İki ülke arasındaki ortak sınırın açılmasına yönelik gerekli teknik ve bürokratik çalışmaların ise devam ettiğini kaydeden Keçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Hayata geçirilen yeni düzenleme sayesinde Türkiye’den üçüncü bir ülkeye, oradan da Ermenistan’a giden veya aynı güzergahı kullanarak gelen malların nihai varış veya çıkış noktasının ’Ermenistan/Türkiye’ şeklinde yazılabilmesi mümkün hale gelmiştir. Güney Kafkasya’da kalıcı barış ve refahın güçlendirilmesi yönünde yakalanan tarihi fırsatın ışığında Türkiye, bölgede iktisadi münasebetlerin geliştirilmesine ve iş birliğinin tüm bölge ülkeleri ile halklarının yararına daha da ilerletilmesine katkı sunmaya devam edecektir."
Manisa Yunusemre’de çevre dostu yarışma sona erdi Yunusemre Belediyesinin düzenlediği Atık Pil Toplama Yarışması’nda öğrenciler çevre için örnek bir duyarlılık sergiledi. 517,8 kilogram atık pil toplayan Çağatay Uluçay İlkokulu birinci olurken, yarışmaya katılan 22 okula spor malzemesi hediye edildi. Yunusemre Belediyesinin, Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği (TAP) işbirliğiyle her yıl düzenli olarak gerçekleştirdiği, gelecek nesillere daha temiz bir çevre bırakmak ve geri dönüşüm bilincini aşılamak amacıyla 2025-2026 öğretim yılı içerisinde düzenlediği Okullar Arası Ödüllü Atık Pil Toplama Yarışması başarıyla tamamlandı. Yarışma süresince ilçe genelindeki okullardan toplanan atık piller, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü personeli tarafından teslim alınarak bertaraf ve geri dönüşüm sürecine dahil edildi. Eğitim öğretim yılı boyunca devam eden kampanya kapsamında, ilçe sınırlarındaki öğrenciler büyük bir duyarlılık göstererek atık pilleri çöpe atmak yerine Yunusemre Belediyesi tarafından okullara verilen atık pil toplama kutularında biriktirdi. Toplanan pillerin doğaya karışarak toprak ve su kaynaklarını kirletmesinin önüne geçilirken, çevre bilinci de uygulamalı olarak pekiştirildi. Yarışmada Çağatay Uluçay İlkokulu 517,8 kg atık pil toplayarak birinci olurken; yarışmaya katılan 22 okula geri dönüşüme göstermiş oldukları duyarlılıktan dolayı Belediye Başkanı Semih Balaban tarafından katılım belgeleri ve spor malzemesi hediye edildi.
Zonguldak BEUN, Zonguldak’ta düzenlenen Sınai Mülkiyet Hakları Farkındalık Çalıştayı’nda yerini aldı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN); Zonguldak Valiliği, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı, Zonguldak Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) ve Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle gerçekleştirilen "Zonguldak Sınai Mülkiyet Hakları Farkındalık Çalıştayı" yoğun katılımla gerçekleştirildi. Dedeman Otel’de düzenlenen çalıştay; kamu kurumlarını, üniversiteyi, sanayi kuruluşlarını ve iş dünyasını aynı platformda buluşturarak fikirden üretime, üretimden markalaşmaya uzanan sürecin ele alındığı önemli bir organizasyona sahne oldu. Programa; Zonguldak Vali Yardımcısı Muammer Balcı, Zonguldak Belediye Başkan Yardımcısı Erol Yılmaz, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Metin Vural, BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Demir, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse, Amelebirliği Başkanı Veli Köktürk, şirket temsilcileri ile çok sayıda akademisyen, iş insanı ve öğrenci katıldı. Program saygı duruşu ve müzik dinletisiyle başladı Program, aziz şehitlerin anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından BEUN Devlet Konservatuvarı akademisyenleri tarafından gerçekleştirilen müzik dinletisi katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı. Vural: "Ortak akıl ve iş birliği büyük önem taşıyor" Açılış konuşmasını yapan Zonguldak Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Metin Vural, sınai mülkiyet haklarının günümüzde kalkınmanın önemli unsurlarından biri hâline geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bugün burada şehrimizin ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bilginin, emeğin ve yenilikçi fikirlerin korunması artık yalnızca bireysel olarak değil; toplumsal ve ekonomik bir sorumluluk hâline gelmiştir. Bu anlamlı organizasyonun gerçekleştirilmesine katkı sunan başta Zonguldak Valiliğimiz olmak üzere, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitemize, Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansımıza, Ticaret ve Sanayi Odamıza ve emeği geçen tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlenmesiyle birlikte şehrimizin üretim ve girişimcilik alanında daha güçlü bir noktaya ulaşacağına inanıyorum." Prof. Dr. Saraç: "Bilgi ancak korunduğunda toplumsal değere dönüşür" BEUN Sınai Mülkiyet Hakları Birimi Sorumlusu Prof. Dr. Şenay Saraç ise konuşmasında sınai mülkiyet haklarının önemine dikkat çekerek konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bugün Üniversitemiz öncülüğünde Zonguldak’ta önemli bir çalıştayın gerçekleşmesine imza atıyoruz. Bizler akademisyenleri olarak bilgiye, üretime ve yenilikçi fikirlere değer veren ortak bir anlayışı güçlendirmenin oldukça önemli olduğunu ifade ediyoruz. Günümüzde kalkınmanın temelinde artık yalnızca üretmek yoktur. Üretilen bilgiyi koruyabilmek, markalaştırabilmek ve ekonomik değere dönüştürebilmek yer almaktadır. Patentten markaya, tasarımdan coğrafi işaretlere kadar uzanan sınai mülkiyet hakları; ülkelerin rekabet gücünü doğrudan etkileyen önemli alanlardan biridir. Özellikle üniversiteler; bilgi üreten, teknoloji geliştiren ve topluma yön veren stratejik merkezler hâline gelmiştir. Bu noktada Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in ortaya koyduğu vizyon ve destekler bizler için son derece kıymetlidir. Üniversitemizde bilimsel üretimin korunmasına yönelik oluşturulan farkındalık sayesinde önemli başarılara imza atılmıştır. Son dört yılda yürütülen çalışmalar neticesinde Üniversitemizin Türk Patent ve Marka Kurumu üniversiteler sıralamasında 19’uncu sıraya yükselmesi bizler adına büyük bir gurur kaynağı olmuştur." Prof. Dr. Kutoğlu: "Üniversite-sanayi iş birliği şehrimizin kalkınması için oldukça önemlidir" BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ise çalıştay kapsamında yaptığı konuşmada sınai mülkiyet haklarının ekonomik kalkınma açısından da büyük önem taşıdığını ifade ederek şu sözleri ifade etti: "Bugün burada üniversite, kamu kurumları ve sanayi kuruluşlarının ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelmesi oldukça kıymetlidir. Bilgi üretiminin hızla arttığı çağımızda, üretilen fikrin korunması ve toplumsal faydaya dönüştürülmesi büyük önem taşımaktadır. Üniversiteler olarak bizler bulunduğu şehirlerine, bölgelerine ve ülkelerine değer katan kurumlardır. Bu nedenle üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesini son derece kıymetli buluyoruz. Bu anlamlı çalıştayın düzenlenmesine öncülük eden ve üniversitemizde bilimsel üretim ile sınai mülkiyet kültürünün gelişmesine büyük katkı sağlayan Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e şükranlarımı sunuyorum. Aynı zamanda Zonguldak Valiliğimize, Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğümüze, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansımıza, Ticaret ve Sanayi Odamıza, katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bugün burada ortaya konulan fikir alışverişi ve iş birliği ortamı, şehrimizin geleceği adına önemli kazanımlar sağlayacaktır." Rektör Özölçer: "Bilimsel üretim ülkemizin geleceğine yön veren stratejik bir güçtür" Program kapsamında değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, sınai mülkiyet haklarının hukuki olmasının yanı sıra aynı zamanda bilimsel, ekonomik ve toplumsal kalkınmanın önemli bir parçası olduğunu ifade ederek şu sözleri dile getirdi: "Çağımızda milletlerin gerçek zenginliği; insan aklının ortaya koyduğu bilgi, teknoloji ve yenilikçi fikirlerle ölçülmektedir. Üreten, araştıran ve geliştiren toplumlar; ancak ortaya koydukları bu değerleri koruyabildikleri ölçüde önemli başarılara imza atabilirler. Üniversiteler günümüzde yalnızca eğitim veren, bireyleri mesleğe hazırlayan bilim yuvaları değildir. Nitelikli ve çözüm sağlayan bilgileri ortaya koyan, teknoloji geliştiren, topluma yön veren ve ülkesinin kalkınmasına katkı sunan öncü merkezlerdir. Bizler de Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak bilimsel çalışmaları yalnızca akademik bir çıktı olarak görmüyoruz. Bu çıktıları aziz ülkemizin geleceğine katkı sunan önemli bir güç olarak değerlendiriyoruz. Gençlerimizin araştıran, sorgulayan, üreten ve fikir geliştiren bireyler olarak yetişmesini son derece önemsiyoruz. Çünkü inanıyoruz ki fikir korunursa üretim büyür, üretim büyürse kalkınma güçlenir. Üniversitelerimizin bilgi birikimi ile sanayimizin üretim gücü birleştiğinde ortaya yalnızca ekonomik değer koyulmayacak. Aynı zamanda güçlü bir gelecek vizyonu da ortaya çıkacaktır. Bu vesileyle böylesine kıymetli bir çalıştayın düzenlenmesinde emeğ geçen herkese teşekkür ediyorum." Çalıştay yoğun ilgi ile tamamlandı Alanında uzman isimlerin sunumlarıyla devam eden çalıştayda; patent süreçleri, marka yönetimi, teknoloji transferi, girişimcilik ekosistemi, coğrafi işaretler ve üniversite-sanayi iş birliği gibi birçok önemli konu ele alındı. Yapılan sunumların ve konuşmaların ardından çalıştay sona erdi.
Gaziantep GAÜN Hastanesi’nde ‘Hemşireler Haftası’ coşkuyla kutlandı Gaziantep Üniversitesi Hastanesi’nde 12-18 Mayıs Hemşireler Haftası kapsamında anlamlı bir program düzenlendi. Etkinlikte hemşireler arasında bilgi ve karaoke yarışması düzenlenirken, yarışmalarda dereceye giren katılımcılara hediyeleri takdim edildi. Karaoke yarışmasının jüri üyeleri arasında GAÜN Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Öğretim Görevlisi Yılmaz Kılınç da yer aldı. Renkli anlara sahne olan program, meslektaş dayanışmasını ve ekip ruhunu pekiştirdi. Programda konuşan GAÜN Hastanesi Müdürü Zülfiye Çiftçi, hemşireliğin yalnızca bir meslek değil; fedakârlık, sabır, merhamet ve insan hayatına adanmışlığın simgesi olduğunu vurguladı. Uluslararası Hemşireler Birliği’nin 2026 yılı teması olan "Bizim hemşirelerimiz, bizim geleceğimiz. Güçlendirilmiş hemşireler hayat kurtarır" ifadesine dikkat çeken Çiftçi, hemşirelerin sağlık sisteminin temel yapı taşlarından biri olduğunu belirtti. Hemşirelerin sadece bakım veren değil; aynı zamanda bilimsel gelişmeleri takip eden, hasta güvenliğini sağlayan ve sağlık hizmetlerinin kalitesini yükselten profesyoneller olduğuna değinen Çiftçi, "Bir hastanın elini tutmanın ve ona ‘yanındayım’ demenin yerini hiçbir teknoloji alamaz" ifadelerini kullandı. GAÜN Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Latif Yılmaz ise konuşmasında hemşireleri "büyük bir aile" olarak gördüğünü belirterek, meslek hayatı boyunca hemşirelerle omuz omuza çalıştığını ifade etti. Yılmaz, "Bir hastanenin gerçek gücü cihazları değil, insanlarıdır. O insanların en önemli kısmı da hemşirelerdir" dedi. Yılmaz ayrıca pandemi ve deprem süreçlerinde hemşirelerin gösterdiği özveriye dikkat çekerek, bu mesleğin sabır, fedakârlık ve adanmışlığın adı olduğunu vurguladı. Konuşmasının sonunda hemşirelerin Hemşireler Haftası’nı kutlayan Yılmaz, eşine de çiçek takdim ederek Anneler Günü ve Hemşireler Haftası’nı birlikte kutladı. Programa hastane başhekim yardımcıları, hastane müdürleri, müdür yardımcıları ve çok sayıda hemşire katılım sağladı. Renkli anlara sahne olan program pasta kesimiyle sona erdi.
Zonguldak Bozuk yolda ıslanan çocuklar için tepki gösterdi Zonguldak’ta bir vatandaş, dokuz aydır onarılmayan yolda biriken suların okul çocuklarını ıslattığını söyleyerek tepki gösterdi. Zonguldak Belediyesi ise çalışmaların plan dahilinde yapılacağını açıkladı. Zonguldak’ın Tepebaşı Mahallesi Soğan Tarla sokağında bozulan parke taşları, özellikle yağışlı havalarda ciddi sorunlara yol açıyor. Yolda oluşan su birikintileri, okula gidip gelen çocuklar ve mahalle sakinleri için ıslanma tehlikesi oluşturuyor. Defalarca belediyeye başvurmasına rağmen sonuç alamadığını belirten Hakan Özdemir, "Yollarımız çok sıkıntı dedim. Komşu halısını yıkıyor dedim su burada birikiyor dedim. Şurada kanala bir türlü gitmiyor" dedi. Özdemir, sokağın okul yolu olmasının durumu daha da kötüleştirdiğini şöyle vurguladı: "Burada devamlı elimizle atıyoruz. O da önemli değil ama, şimdi buradan okul sokağı olduğu için çocuklar gelip geçiyor. Küçük kız daha beş altı yaşında. Sen buradan araba geç çocuğu ıslat. Vallahi çocuğa acıdım ya." Dokuz aydır çözüm bulunamadığını belirten Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı: "Dokuz aydır ne ses ve nede seda. İki üç defa kendisine belirttim mesaj attım. Kendi yerine gittik olumsuz cevap aldık. Bundan önceki başkan adayı burayı düzeltti. Ama tabi ki devamlı araba girdiği için her yer bozuldu." Zonguldak Belediyesi kaynakları ise konuya ilişkin yaptıkları açıklamada, "Şehrimizin muhtelif yerlerinde bu tarz bakım onarım tadilat çalışmalarımızı yapıyor ve yapacağız. Çalışmalar, plan ve program dahilinde yapılacaktır" ifadelerini kullandı.