ÇEVRE - 11 Ekim 2024 Cuma 09:08

674 yıllık İmera Manastırı’nda sonbaharın sessiz güzelliği

A
A
A

Gümüşhane’nin tarihi ve kültürel hazinelerinden birisi olan 674 yıllık İmera Manastırı ve çevresi sonbaharın gelişiyle birlikte göz alıcı bir manzaraya ev sahipliği yapıyor.

Yüzlerce yıllık taş duvarları ve eşsiz mimarisiyle dikkat çeken manastır, sonbahar mevsiminde doğanın sunduğu renk cümbüşüyle ziyaretçileri kendine çekiyor. Manastır ve etrafındaki ormanlık alanın sarı, turuncu ve kırmızının tonlarıyla bezenirken fotoğrafçılardan doğaseverlere kadar pek çok kişiyi ağırlıyor. Kent merkezinde 38 kilometre uzaklıkta bulunan manastır, tarihi dokusuyla olduğu kadar etrafındaki doğal güzellikleriyle de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Yüzlerce yıllık tarihi dokusuyla dikkat çeken ve sonbaharın eşsiz atmosferini yansıtan İmera Manastırı, sakinliği ve huzur veren görüntüsüyle bu tarihlerde mevsimin en güzel anlarını yakalamak isteyen fotoğraf tutkunları ve gezginler için popüler bir durak haline geldi.

Sonbaharın renk cümbüşüyle farklı bir atmosfere bürünen İmera Manastırı, sessizliği ve huzuruyla şehirden uzaklaşmak isteyenlere doğayla iç içe bir deneyim sunuyor.

“Doğanın renk cümbüşü halinde olduğu bir zamanın içindeyiz”

Ailesiyle birlikte İmera Manastırının bulunduğu hakim zirveden eşsiz manzarayı izlemek için bölgeye giden Gümüşhane Üniversitesi Araştırma Görevlisi Alperen Gençosmanoğlu, “Uzun zamandır Gümüşhane’de yaşıyoruz. Yıllardır Gümüşhane’nin farklı yerlerini keşfediyoruz, geziyoruz. Gümüşhane gerçekten sayısız doğal güzelliğe sahip., Bir yandan da pek çok kiliseyi, tarihi yapıyı barındıran bir şehir. İmera Manastırı tarihi 14. yüzyıla dayanan ve 19. yüzyılda tekrardan bu restore edilerek bugün ayakta olan bir yapı. Çok güzel bir günde bugün buradayız. Ekim ayındayız. Güneşli bir gün. Doğanın renk cümbüşü halinde olduğu bir zamanın içindeyiz. Şu an dağlara baktığımızda sarı, yeşil, kırmızı renkleri bir arada görebiliyoruz. Bu açıdan gerçekten sonbaharda Gümüşhane’nin gezilecek çok farklı yerleri olduğunu gördük, görüyoruz. Yazdan kalma bir günün içindeyiz. Çok hoş bir vakit geçiyoruz. Bir yandan da kuşburnu mevsimi ve kuşburnu, alıç bunları da doğada bulabiliyoruz, toplayabiliyoruz ve tatma imkanımız oluyor. Bu yüzden bugün burada olmaktan çok mutluyuz” dedi.

“Daha önce gelmiştim ama sonbaharı ayında daha bir güzel oldu buralar”

Ziyaretçilerden Şener Odabaş ise “Doğa ve tarihin iç içe olduğu bir mekan burası. Yaban kavaklarının renk değişimi bizi çok etkiledi. Renk cümbüşüyle karşı karşıyayız. Doğa severlerin ve tarih severlerin buraları gelip görmelerini isterim. Çok güzel bir mekan. Daha önce gelmiştim ama sonbaharı ayında daha bir güzel oldu buralar. Yeşilin, sarının değişik renk tonları var. Bu da insanları büyülüyor. Beni de açıkçası çok etkiledi bu doğa. İmera Manastırı da bütün güzelliğiyle karşımızda. Çok hoşuma gitti. Bütün herkesin buraları gelip görmelerini isterim” diye konuştu.

Türkiye’de en fazla tescilli kiliseye sahip 3 şehirden birisi olan Gümüşhane’nin tarihi ve kültürel hazinelerinden birisi olan İmera Manastırı, Merkeze bağlı Olucak Köyü sınırlarında yer alıyor ve yazılı kaynaklara göre 1350 yılında gotik tarzda inşa edildi. Hristiyan Ortodoks inancının özelliklerini taşıyan ve mimari özellikleriyle dikkat çeken 674 yıllık İmera Manastırı, gotik mimariyle yeryüzü aydınlatma tekniği kullanılarak yapılmasının yanında bölgede mimari ve teknik açıdan en değerli ve en korunaklı manastırlardan birisi olma özelliği taşıyor.

Recep Ergin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Sinan Kaloğlu: "Adana Demirspor, Türk futbolunda önemli bir kulüp" Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, Adana Demirspor’un zor günlerden geçtiğini belirterek, "Köklü bir camia. İnşallah bu cendereden çıkarlar, diye düşünüyorum. Çünkü Türk futbolunda önemli bir kulüp" dedi. Trendyol 1. Lig’in 28. haftasında Pendikspor, deplasmanda karşılaştığı Adana Demirspor’u 5-0 yendi. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, "Öncelikle takımımı tebrik ediyorum, güzel bir galibiyet oldu. Rakibimizi ciddiye aldık, onların emeklerini ciddiye aldık ve saygı duyduk. İki hafta önce burada biliyorsunuz Sivasspor ile berabere kaldı. Adana Demirsporlu kardeşlerimizin emeklerine, yüreklerine sağlık. Çok iyi mücadele ediyorlar. Gerçekten ortaya çok güzel işler katıyorlar, futbol oynamak istiyorlar. İyi koşup oyunun pozitif tarafındalar, o yüzden onlarını yolunu Allah açık etsin. Türk futbolu adına böyle gençlere de ihtiyacımız var. Zor günlerden geçiyorlar, köklü bir camia. İnşallah bu cendereden çıkarlar diye düşünüyorum. Çünkü Türk futbolunda önemli bir kulüp" diye konuştu. Böyle gollü bir galibiyete ihtiyaçları olduğunu aktaran Kaloğlu, "Maçın başından sonuna kadar takımımızın rakibi ciddiye alması beni sevindirdi. Böyle bol gollü bir galibiyeti de oyuncularımızın ihtiyacı vardı. O yüzden hem kendi oyuncularımı hem de rakip oyuncuları tebrik ediyorum. Artık bizim için önemli olan şimdi cuma günü içeride oynayacağımız Vanspor karşılaşması. Ona hazırlanmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Şanlıurfa Ceylanpınar’da gümrük kapısı nöbeti Suriye ile Türkiye arasındaki ticarette önemli bir yere sahip olan Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesindeki gümrük kapısının operasyonel yetersizlik gerekçesiyle kapatılacağı iddiaları üzerine toplanan yüzlerce vatandaş kapının kapatılmamasını istedi. Suriye ile Türkiye arasındaki ticarette önemli bir yere sahip olan Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesindeki gümrük kapısının kapatılacak olması ilçe halkı, esnaf, oda başkanları ve muhtarları harekete geçirdi. Esnaf ve Sanatkarlar Odası önünde toplanan kalabalık gümrük kapısı nöbetine başladı. Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bülent Çelik, Mevlana Mahallesi Muhtarı Ahmet Akkurt ve Suriyeli tüccarlar adına Abu Arap, kapının kapatılmasının Ceylanpınar için ekonomik idam anlamına geleceğini vurguladı. Ceylanpınar ilçesinin yeniden çıkmaz sokak haline geleceğini belirten Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkan Bülent Çelik, "Bir tarafımız TİGEM arazileri, diğer tarafımız sınır. Ceylanpınar zaten bir dar koridora sıkışmış durumda. Mevcut gümrük kapısı bizim tek nefes borumuzdur. Madem Suriye’nin imkanları ve operasyonel hareket kabiliyeti yetersiz deniliyor, o halde neden başka bölgelerde yeni kapılar açılıyor. Biz yeni kapılara karşı değiliz ama bir tarafı ihya ederken Ceylanpınar’ı imha etmenize, burayı bir ’çıkmaz sokak’ haline getirmenize asla razı değiliz" dedi. Muhtarlar adına konuşan Mevlana Mahalle Muhtarı Ahmet Akkurt ise, "Suriye iç savaşı boyunca mermilerin gölgesinde yaşayan, tarlasını ekemeyen, dükkanını açamayan ama devletine sadakatten ödün vermeyen bu halk, bugün cezalandırılmayı değil ödüllendirilmeyi bekliyor. Kapının kapatılması fikri derhal rafa kaldırılmalıdır" ifadelerini kullandı. Bölgedeki Suriyeli tüccarlar adına söz alan Abu Arap ise ticaretin devamlılığının her iki halk için de hayati olduğunu belirtti. Abu Arap, "Bu kapı sadece bir geçiş noktası değil, binlerce insanın rızık kapısıdır. Ticaretin durması demek, her iki taraftaki mazlum halkın daha da fakirleşmesi demektir. Biz Ceylanpınar’ın ticaret merkezi olarak kalmasını istiyoruz" diye konuştu. Kalabalık, gümrük kapısı ile ilgili olumlu bir karar alınıncaya kadar toplanmaya devam edeceklerini belirtti.