KÜLTÜR SANAT - 26 Aralık 2025 Cuma 09:34

700 yıllık emanet nesilden nesile korunuyor

A
A
A
700 yıllık emanet nesilden nesile korunuyor

Anadolu ve Karadeniz’in İslamlaşması ve Türkleşmesinde önemli rol oynayan Orta Asya evliyalarından Güvenç Abdal’a ait kılıç ve zırh gömleği, 700 yılı aşkın süredir Gümüşhane’deki torunları tarafından korunuyor.


Ahmet Yesevi’nin Anadolu’ya gönderdiği talebelerden biri olan Güvenç Abdal, Gümüşhane’nin Kürtün ilçesine bağlı Taşlıca köyüne gelerek burada yaşamını sürdürdü. Türbesi Kırşehir’de bulunan Güvenç Abdal’ın temsili mezarlarından biri de adını taşıyan Güvende Yaylası’nda yer alıyor. Güvende Yaylası’nda yüzyıllardır yayla şenlikleri düzenleniyor.


Kırşehir’den Taşlıca köyüne gelen Güvenç Abdal, bölgenin İslamlaşmasında etkin rol üstlendi. Köye yerleştikten sonra ilk olarak bir mescit yaptırdı. Yapılan mescit, 1800’lü yıllarda onarım gördü ve günümüze kadar ayakta kalarak halen ibadete açık şekilde hizmet veriyor.


Güvenç Abdal tarafından yaptırılan camide uzun yıllardır görev yapan torunu İsmail Güvendi, atalarından yadigâr olan kılıç ve zırh gömleğini özel bir kutuda muhafaza ediyor. Üniversitelerde görev yapan bilim insanları tarafından gerçekleştirilen karbon testleri sonucunda kılıç ve zırh gömleğinin 1300’lü yıllara ait olduğu kesinleşti. Emanetlerin zamanla deforme olmasının nedeni ise 1915 Rus Harbi sırasında korunmaları amacıyla toprağa gömülmeleri oldu.


Trabzon’un fethi sırasında sağlanan katkıların ardından Fatih Sultan Mehmet tarafından verilen fermanla tekke beratı alan Güvenç Abdal Ocağı’nda, Cumhuriyet’in ilanına ve tekke ile zaviyelerin kapatılmasına kadar uzun yıllar boyunca kazanlar kaynadı.


Güvenç Abdal’ın oğlu Hıdır Baba ile torunlarının mezarlarının bulunduğu Taşlıca köyünde, Güvenç Abdal’ın tekkesinin yer aldığı alana evini inşa eden İsmail Güvendi, Güvenç Abdal’ın Ahmet Yesevi Tekkesi’nde yetiştiğini ve Anadolu’da etkin rol üstlenmek amacıyla Taşlıca köyüne yerleştiğini, burada yaşadığı süre boyunca çok sayıda müridi bulunduğunu söyledi.



"Anadolu’nun Türkleşmesinde ve İslamlaşmasında önemli bir rolü var"


Güvenç Abdal’ın tekke kurarak Doğu Karadeniz’in İslamlaşmasına önemli katkılar sağladığını ifade eden İsmail Güvendi, "Güvenç Abdal, 1250’li yıllardan sonra Anadolu’ya gelen, Anadolu’nun kapıları açıldıktan sonra Anadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesinde öncülük etmiş Anadolu alperenlerinden bir tanesidir. Güvenç Abdal’ın asıl ismi Halil Derviş’tir. Halil-i Nurettin olarak geçer şeceredeki ismi. 1250’li yıllarda buraya gelip mescidini yapıp burada bir tekke kurmuş ve buraların İslamlaşmasına öncülük etmişlerdir. Türkleşmesine de aynı zamanda bu Çepni boylarının Türkleşmesine onlarla birlikte büyük öncülük etmiş ve Anadolu’nun özellikle bu Karadeniz yöresinin fethedilmesinde müthiş fedakârlıklar göstermiştir. Fatih’in Trabzon’u fethinde bu ocak yetişenlerinden Çağırgan Baba’nın, bir rivayete göre 22 bin kişilik orduyla Kadırga Yaylası’nda Fatih’le beraber namazı idrak edip hutbeyi Fatih’in okuduğu, Çağırgan Baba’nın da orada namazı kıldırdığı rivayet edilmektedir" dedi.



"700 yıldır bu kılıç ve zırhı koruyoruz"


Güvenç Abdal’a ait kılıç ve zırhın karbon testleriyle 700 yıla tarihlendiğinin altını çizen İsmail Güvendi, "Emanetler, dededen toruna, torundan toruna aktarılmıştır. 1915 yılındaki Rus muhacirliğine kadar da büyük bir özenle korunmuştur. Bu emanetlerin bugün deforme olmasının en büyük sebebi, o dönemde güvenlik amacıyla toprağa gömülmüş olmalarıdır. Muhacirlik olayı yaşanınca dedelerimiz buradan ayrılmak zorunda kalmış, emanetleri toprağa gömüp gitmişlerdir. Geri döndüklerinde tekrar çıkarmışlar ancak doğal olarak bir miktar deformasyon oluşmuştur. Yapılan karbon testlerinde bu emanetlerin 1200’lü yıllara ait olduğu tespit edilmiştir. Daha sonraki yıllarda, özellikle 1990’lı yıllara kadar, ziyarete gelen bazı kişiler tarafından bu emanetlerden teberrük niyetiyle parça alınmış, koparılmıştır. Bu durum aslında çok yanlış bir uygulamaydı. Bunun farkına vardıktan sonra artık kimseye parça verilmemesi yönünde karar aldık. O dönemde ateşli silahların olmadığı bir zaman diliminden bahsediyoruz. Bu nedenle kılıçlar daha çok koruma amaçlıdır. Önceleri savaş meydanlarında kullanılan bu kılıç, sonraki dönemlerde aynı şekilde muhafaza edilmiştir. Hıdır Baba kullanmıştır, ondan sonra oğlu kullanmıştır. Ancak zamanla bu kılıçlar savaş alanlarında kullanılmaktan çıkmıştır. Biz bu kılıca ‘gönül kılıcı’ deriz. Aslında bu bir tahta kılıçtır. Koruma amacı taşımasının yanında, insanların gönlünü fethetmeyi temsil eder" diye konuştu.



700 yıllık emanet nesilden nesile korunuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul RAMS Park’ta 17. Galatasaray - Fenerbahçe derbisi Galatasaray ile Fenerbahçe, RAMS Park’ta bugüne kadar 16 kez karşı karşıya geldi. Söz konusu müsabakalarda sarı-kırmızılılar 5, sarı-lacivertliler de 5 kez sahadan galip ayrıldı. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasındaki Galatasaray - Fenerbahçe derbisi heyecanı pazar günü yaşanacak. Bu karşılaşma sarı-kırmızılıların 2011 yılında açılan evi olan RAMS Park’taki 17. Fenerbahçe derbisi olacak. Bu stadyumdaki ilk derbi 18 Mart 2011 tarihinde oynandı ve sarı-lacivertlilerin 2-1’lik üstünlüğü ile tamamlandı. Aslantepe’de geride kalan 16 derbide Galatasaray, 5 kez galip ayrılan taraf oldu. 5 defa da Fenerbahçe kazanırken, 6 mücadele ise berabere sona erdi. Söz konusu müsabakalarda Aslan’ın 16 golüne, Kanarya 13 golle karşılık verdi. Geçtiğimiz sezon burada oynanan derbide gol sesi çıkmamıştı. RAMS Park’ta oynanan Galatasaray - Fenerbahçe derbilerinde alınan sonuçlar şöyle: 2010-2011 Süper Lig 18.03.2011 Galatasaray: 1 - Fenerbahçe: 2 2011-2012 Süper Lig 07.12.2011 Galatasaray: 3 - Fenerbahçe: 1 2011-2012 Süper Lig Süper Final 22.04.2012 Galatasaray: 1 - Fenerbahçe: 2 2012-2013 Süper Lig 16.12.2012 Galatasaray: 2 - Fenerbahçe: 1 2013-2014 Süper Lig 06.04.2014 Galatasaray: 1 - Fenerbahçe: 0 2014-2015 Süper Lig 18.10.2014 Galatasaray: 2 - Fenerbahçe: 1 2015-2016 Süper Lig 13.04.2016 Galatasaray: 0 - Fenerbahçe: 0 2016-2017 Süper Lig 23.04.2017 Galatasaray: 0 - Fenerbahçe: 1 2017-2018 Süper Lig 22.10.2017 Galatasaray: 0 - Fenerbahçe: 0 2018-2019 Süper Lig 02.11.2018 Galatasaray: 2 - Fenerbahçe: 2 2019-2020 Süper Lig 28.09.2019 Galatasaray: 0 - Fenerbahçe: 0 2020-2021 Süper Lig 27.09.2020 Galatasaray: 0 - Fenerbahçe: 0 2021-2022 Süper Lig 21.11.2021 Galatasaray: 1 - Fenerbahçe: 2 2022-2023 Süper Lig 04.06.2023 Galatasaray: 3 - Fenerbahçe: 0 2023-2024 sezonu 19.05.2024 Galatasaray: 0 - Fenerbahçe: 1 2024-2025 sezonu 24.02.2025 Galatasaray: 0 - Fenerbahçe: 0
Aydın Aydın’ın Robinson’u modern hayata kavuşturuldu Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Karatepe mahallesinde yaşayan ve yaklaşık 12 yıl önce, insanlara olan güvenini kaybedince dağda kurduğu bir çadırda ilkel şartlarda yaşamaya başlayan 57 yaşındaki Davut Günel yerel yönetimlerin ve hayırseverlerin desteği ile modern hayata kavuşturuldu. Çadır kurduğu alana konteynır ev konulan, güneş paneli ile elektrik ve elektrikli ev aletlerine kavuşturulan Günel, ömrünün kalan kısmını tabiatla iç içe dağda ve tek başına devam edeceğini belirtti. Edinilen bilgiye göre; Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı kırsal Karatepe Köyü’nde 1969 yılında dünyaya gelen Davut Günel, 40 yaşlarına kadar köyde çiftçilik yapıp ailesi ile birlikte yaşadı. Bu süreçte hiç evlenmeyen Günel, 45 yaşlarında iken iddiaya göre güvendiği bazı kişiler tarafından haksızlığa uğradığını düşününce insanlarla birlikte yaşamaktan vazgeçip dağda babasından kalma bir araziye naylondan çadır kurup adeta Robinson Crusoe gibi tek başına yaşamaya başladı. Çevresinde sevilen ve iyi niyeti ile tanına Davut Günel’in bu durumunun haber olması üzerine yerel yönetimler ve bazı hayırseverler devreye girip Günel’in çadır kurduğu alana konteynır konulup alan yaşanabilir hale getirildi. Yaklaşık 12 yıldır dağda tek başına yaşamını sürdüren Günel’in yaşadığı alan güneş paneli ile elektriğe kavuşturulup elektrikli ev aletleri de konuldu. Kendisine yardımcı olan herkese teşekkür eden Davut Günel, yaşamını burada sürdürmeye kararlı olduğunu belirterek, günlerini ibadet yaparak geçirmeye gayret ettiğini belirterek, "Hayat bazen insanı tahmin etmediği yerlere sürükleyebiliyor. Ben de belli bir yaştan sonra böyle bir hayatı seçtim. Adeta kendimi yalnızlığa vurdum. Ama insanlar beni seviyormuş. Benimle ilgilendiler. Yardımcı oluyorlar. Yemeğimi veriyorlar. Su ihtiyacımı kışın yağmur suyu toplayarak karşılıyorum. Yazın ise bir şekilde su taşıyorum. Hayatımdan şikayetçi değilim" diye konuştu. "Ne malınıza ne de şirin görünen çevrenize güvenmeyin" Bir zamanlar köyün en varlıklı ailesinin oğlu olduğunu ancak insanoğlunun hayatta ne ile karşılaşacağını bilemediğini ifade eden Davut Günel, "Ailem oldukça varlıklı idi. Annem-babam hayatta iken köyümde yaşamaya devam ettim. Annem babam ölünce Köşk’te yaşamaya başladım. Bu süreçte ne kadar güvendiğim insan varsa zararı hep onlardan gördüm. Hal böyle olunca fani dünyada kimseyi kırmamak için dağlara çıktım. Atalarımdan kalan bu yere naylon çadır kurdum. Yıllarca fiziki olarak oldukça kötü şartlarda yaşadım. Ancak manevi olarak çevremdekilerden uzaklaşıp rahat etmeye çalıştım. Sağ olsun yardımsever insanlar bulunduğum ortamın fiziki şartlarını da güzelleştirdiler. Bu şekilde yalnız başıma yaşayıp gidiyorum" diyerek yaşam şartlarını değiştiren herkese teşekkür etti.
Erzurum Ertaş’tan "Okul-Aile Disiplin Kurulu" önerisi Son zamanlarda okullara ve öğretmenlere yönelik artan saldırılar ve şiddet olaylarından sonra meseleyi farklı açılardan ele alan Eğitimci-Yazar Murat Ertaş, ortaöğretimde okullarda "Okul-Aile Disiplin Kurulu" oluşturulmasını önerdi. Murat Ertaş konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı: "Okullarımıza düzenlenen menfur saldırılar göstermiştir ki okullardaki disiplinin ve güvenliğin sağlanması toplumsal sorumluluk gerektirmektedir. Okul içinde yaşanan çoğu problem okul dışındaki uygulamalardan ve durumlardan, veli ve okul çevresi gibi etki unsurlarından bağımsız değildir. Okul disiplini ve güvenliği sadece okul idaresine ve öğretmenlere yüklenemez. Bu durumda okullarda oluşturulacak disiplin ve güvenlik kurullarında okul idarecisi ve öğretmen gibi veliler de yer almalıdır. Kurulda okulun her kademesinden veli bulunmalıdır. Mesela lise kurulunda 9., 10., 11. ve 12. sınıflardan birer veli muhakkak bulunmalıdır. Ortaokul disiplin kurullarında da öyle Böylelikle, çıkması muhtemel sıkıntılı durumların çok boyutlu ele alınması sağlanacak, bir olay olması durumunda öğretmen ve veli cepheleşmesi olmayacaktır. Muhtemel sıkıntılarda öğretmenler kadar okul velilerinin de sorumluluk alması meselelerin çözüm sürecinde okul idaresini ve öğretmeni problemli öğrencinin ve diğer velilerin direkt hedefi olmaktan belki çıkaracaktır. ‘Okul-Aile Disiplin Kurulu’na yer alacak veliler Okul-Aile Birliği toplantısında bizzat veliler tarafından seçilmelidir."