GÜNDEM - 16 Ocak 2026 Cuma 09:22

Bu okulda eşyalar kaybolmuyor

A
A
A
Bu okulda eşyalar kaybolmuyor

Gümüşhane’nin eğitim tarihindeki mihenk taşlarından biri olan ve 1972 yılında eğitim-öğretim faaliyetlerine başlayan Merkez Atatürk Ortaokulu, sadece akademik başarıyla değil, öğrencilerine kazandırdığı ahlaki değerlerle de adından söz ettiriyor.


Okul Müdürü Birol Tuğlu’nun liderliğinde 2019 yılından bu yana uygulanan geleneksel "alkış" töreni, 6. yılını geride bırakırken dürüstlüğü okul kültürünün ayrılmaz bir parçası haline getirdi.


Okulda hayata geçirilen "Herkes hayatında en az bir kez ayakta alkışlanmalı" düsturuyla başlatılan "Erdemli Öğrenciler" uygulamasıyla buldukları kayıp eşya ve paraları okul yönetimine teslim eden öğrenciler, her Cuma günü tüm öğrencilerin önünde onore ediliyor.


Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne tam uyum sağlayan bu uygulama, şehirde dürüstlüğün simgesi haline geldi. Uygulamanın çıkış noktasını anlatan Okul Müdürü Birol Tuğlu, sürecin tamamen doğal bir seyirde geliştiğini belirtti.


Öğrencilerin buldukları kalem, silgi veya küçük miktarlardaki paraları kendisine getirdiklerinde yaşadıkları mutluluğu gözlemlediğini ifade eden Tuğlu, "Hayatta herkes en az bir kez ayakta alkışlanmalı düşüncesiyle bu süreci başlattık. Çocuklarımızın bu güzel davranışlarını onore etmek ve kalıcı hale getirmek için isimlerini not almaya başladım. Her Cuma günü Bayrak Töreni öncesinde, ’Haftanın Erdemli Öğrencilerini’ tüm okulun huzurunda alkışlatıyoruz. Bu, çocuklarda tarif edilemez bir özgüven ve aidiyet hissi oluşturuyor" dedi.


Yeni müfredatın temelini oluşturan erdem ve ahlak vurgusuna dikkat çeken Tuğlu, bilimin ancak ahlakla birleştiğinde bir anlam ifade edeceğini vurguladı. 21. yüzyıl vizyonunda aklı ve ahlakı bir arada götürmenin önemine değinen deneyimli eğitimci, uygulama sayesinde okulda hiçbir eşyanın kaybolmadığını, sahipsiz kalan paraların ise Okul Aile Birliği hesabına aktarılarak yine öğrencilerin hizmetinde kullanıldığını belirtti.


Okulun örnek öğrencilerinden Uygar Taşdelen ise yaşadığı deneyimi şu sözlerle aktardı:


"Bahçede bir hırka buldum ve hemen müdürümüzün odasına götürdüm. İsmimi yazdı ve bana teşekkür etti. Cuma günü törende kürsüye çağrıldığımda ve arkadaşlarım beni alkışladığında çok heyecanlandım ama aynı zamanda kendimle gurur duydum."


(RE-ÖS-Y)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bingöl Buban peribacalarına seyir terası yapılacak Bingöl Valisi Ahmet Hamdi Usta, Buban peribacalarına seyir terası yapılacağını söyledi. Bingöl Valisi Ahmet Hamdi Usta, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Enes Üçgül ile birlikte düzenlediği basın toplantısında İl Özel İdaresi’nin 2024-2025 yıllarında köylerde yürüttüğü yatırım ve hizmetleri anlattı. Vali Usta, 2024 yılında İl Özel İdaresi harcamalarının büyük bölümünün köy yollarında birinci ve ikinci kat asfalt çalışmalarına ayrıldığını belirterek, "2024 yılında özellikle köylerimizde asfalt çalışmalarına yoğunlaştık. Bu dönemde İl Özel İdaresi bütçesinin önemli bir kısmı yol yatırımlarına yönlendirildi" dedi. 2025 yılında ise asfalt çalışmalarında belirli bir seviyeye ulaşıldığını ifade eden Usta, bu nedenle çalışmaların ağırlık noktasının içme suyuna kaydırıldığını söyledi. Usta, "2024 yılında 39 köyümüzde içme suyu çalışması yapmışken, 2025 yılında bu rakamı 84 köye çıkardık. İçme suyu alanında 2025 yılı çok ciddi çalışmaların yapıldığı bir yıl oldu" ifadelerini kullandı. 2026 yılına yönelik planlamalara da değinen Vali Usta, köylerde içme sularının şebekeli hale getirilmesi, su saatlerinin takılması ve atık su çalışmalarının hızlandırılmasının hedeflendiğini belirtti. Vali Usta, ayrıca Bingöl merkezde bir çocuk trafik eğitim parkı yapılacağını, projenin ihalesinin tamamlandığını ve parkın 2026 yılının ilk 6 ayında hizmete açılmasının planlandığını söyledi. Turizm potansiyeli açısından önemli bir alan olan Buban peribacalarına da değinen Vali Usta, burada bir seyir terası yapılması için projelerin tamamlandığını ve 2026 yılının ilk döneminde ihalesinin yapılacağını aktardı. Yapılacak çalışma ile vatandaşların Buban peribacalarına daha rahat ulaşabileceği ve alanın görsel olarak Bingöl’ün tanıtımına katkı sağlayacağı belirtildi.
Şırnak Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Başkanlığına Güngör seçildi Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyon Başkanlığı olağanüstü genel kurulu tüm üyelerin katılımıyla gerçekleşti. Olağanüstü genel kurulunda üyelerin oy birliği ile başkanlığa Şırnak Şehit, Gazi Aileleri ve Güvenlik Korucuları Federasyonu Başkanı olarak yıllardır görev yapan ve terörle mücadelede ailesinden 40’dan fazla şehit veren Mehmet Güngör seçildi. Ankara’da yapılan Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyon Başkanlığı olağanüstü genel kurulunda başkanlığa seçilen Mehmet Güngör, hizmetini tüm şehit yakınları ve güvenlik korucularını kapsayacak şekilde genişleterek sürdüreceğini söyledi. Delegelerin teveccühüyle kutsal bir makama getirilmesinin şeref olduğunu dile getiren Güngör, vatanın bölünmez bütünlüğü için tüm imkanların seferber edileceğini ve üzerlerine düşen her şeyi seve seve yapacaklarını kaydetti. Gündüz’den Güngör’e tebrik Terör Gazisi, 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz yaptığı açıklamada Mehmet Güngör’ü tebrik etti. Gündüz, "Ailesinden 40’dan fazla şehit bulunan, vatanı için bedel ödemiş, milletine sadakati tartışmasız, ay yıldızlı al bayrağımız uğruna hiçbir fedakarlıktan kaçınmamış gerçek bir vatan sevdalısı olan Mehmet Güngör kardeşimin Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu’nun yapılan olağanüstü genel kurulunda kıymetli delegelerin tercihiyle genel başkan görevine layık görülmesi son derece anlamlı ve yerindedir. Şehit kanıyla sulanmış bu aziz toprakların sahipsiz olmadığını her duruşuyla gösteren bir dava adamı olarak, Güvenlik Korucularımızın hakkını ve hukuklarını savunma mücadelesini sonuna kadar vereceğinden şüphemiz yoktur. Devletine sadakati, milletine bağlılığı tartışma götürmeyen bir isim olarak üstlendiği bu kutsal görev hayırlı olsun. Mehmet Güngör Genel Başkanımızı ve yönetim kurulunu tebrik ediyor, çalışmalarında üstün başarılar diliyorum. Rabbim hayırlı hizmetler yapmayı nasip etsin" dedi.
İstanbul TV+, yerli ve global içerikleri tek platformda birleştirdi TV+, yayıncılık anlayışını yeniden tanımlayan yaklaşımını ve yeni dönem stratejisini, gerçekleştirdiği basın toplantısında paylaştı. Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç’un katılımıyla düzenlenen toplantıda; sektörün değişen dinamikleri, izleyici davranışları ve TV+’ın bu dönüşüme verdiği stratejik önem ele alındı. Ödüllü filmlerden en seçkin dizilere, 150’yi aşkın canlı TV kanalı ve stratejik iş birlikleriyle toplamda 22 bin saatlik içerik kütüphanesi sunan TV+, kullanıcılarına "1 kutu ya da 1 uygulama, 1 arayüz, 1 abonelik, 1 şifre, 1 fatura" ile çok sayıda ulusal ve uluslararası platformun içeriklerine erişim imkânı veriyor. "Teknoloji geliştikçe, deneyimi sadeleştiriyoruz" Şirket olarak yatırımlarını uçtan uca teknoloji sağlama vizyonuyla yaptıklarını söyleyen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, TV+ için belirledikleri vizyona dair şu ifadelerde bulundu: "Yaptığımız yatırımların anlamı, kullanıcı deneyimine ve sürdürülebilir gelire dönüştüğünde ortaya çıkıyor. TV+’ın bugünkü konumu da tam olarak bu yaklaşımın bir sonucu. Yerli ve global içerikleri, canlı yayınları ve spor karşılaşmalarını tek platformda birleştiren modelimizle yayıncılık sektöründe yeni bir denge kuruyoruz." Teknoloji geliştikçe deneyimin sadeleşmesi gerektiğini belirten Dr. Koç sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Eskiden 10 yılda bir yaşadığımız teknolojik dönüşüm, artık aylar hatta günler içinde gerçekleşiyor. Bu dönüşüm, tüketici beklentilerini ve tercihlerini de etkiliyor. Araştırmalar, çoklu platform aboneliklerinin izleyicide hem psikolojik hem de finansal bir yorgunluğa sebep olduğuna işaret ediyor. Platform olarak, bu duruma değerli bir çözüm sunuyoruz." "İçeriği kürasyonla, deneyimi sadelikle büyütüyoruz" İçeriğin hâlâ önemli olduğunu ancak tek başına yeterli görülmediğini söyleyen TV+ Genel Müdürü Gülçin Alıcı Gökçe, TV+’ın global iş birliklerine de değinerek şu açıklamaları yaptı: "İzleyici, sadece ‘ne izlediğini’ değil, ‘nasıl izlediğini’ de sorguluyor. Aradığı içeriğe zahmetsizce ulaşmak istiyor. Biz TV+’ta IPTV ve OTT’yi aynı dünyada buluştururken, alışkanlıkları yok saymadan yeni izleme davranışlarını doğru okuyan bir kürasyon anlayışı benimsiyoruz, deneyimi sadelikle büyütüyoruz. Çoklu abonelikler, dağınık kütüphaneler ve karmaşık arayüzler, abone yorgunluğuna neden oluyor. Platform olarak bu durumu ortadan kaldıran bir deneyim tasarladık. Bir başka deyişle; 1 kutu ya da 1 uygulama, 1 arayüz, 1 abonelik, 1 şifre ve 1 fatura ile çok zengin, çok katmanlı bir deneyim yaşatıyoruz." Yeni model kapsamında yapılan uluslararası iş birliklerine de değinen Gökçe şunları söyledi: "Bu bir ‘co-petition’ modeli. Bunu Türkiye’de sadece biz yapıyoruz. Bu doğrultuda çok güçlü stratejik iş ortaklarımız var. DreamWorks, Paramount, Universal, AMC gibi güçlü yapımların yanı sıra yakın zamanda Apple TV ile 25 filmden oluşan özel bir anlaşma da yaptık. Diğer yandan Alf ve Mavi Ay gibi iki unutulmaz diziyle başlattığımız nostalji kataloğumuzu genişletmeye devam ediyoruz. Tabii ki en güçlü iş birliklerimizden biri de HBO Max ile gerçekleştirdiğimiz anlaşma. HBO Max kütüphanesindeki tüm içerikler eş zamanlı yayınlanacak şekilde TV+’ta da yer alıyor. Bu bir lisans anlaşmasının ötesinde, güçlü bir teknoloji entegrasyonu. Kullanıcılar HBO Max içeriklerine TV+ içinde doğrudan erişebiliyor. Güçlü içerik ile güçlü altyapıyı aynı deneyim dünyasında buluşturuyoruz." Konuşmaların ardından, TV+’ın HBO Max kataloğunda yer alan, Game of Thrones evreninin uzun zamandır merakla beklenen yeni dizisi A Knight of the Seven Kingdoms’ın ön gösterimi gerçekleştirildi. Seyir deneyimini yükselten teknolojik özellikler şöyle açıklandı: Platform yerli ve yabancı dijital platformların içeriklerini, dünyanın en önemli stüdyolarının yapımlarını, tek bir abonelik altında izleyiciyle buluşturuyor. Platform, tüketici beklentilerine uygun olarak sunduğu teknolojik özellikleri ile de ayrışıyor. Canlı TV yayınlarının 7 güne kadar geri alınabilme ve yeniden izlenebilme özelliğinin yanı sıra kontrolü izleyiciye bırakan kaydet-izle, indir-izle seçenekleri öne çıkıyor. Hem canlı yayın akışında hem de geniş içerik kütüphanesinde izleyiciye bir avantaj sağlayan kişiselleştirilmiş öneri mekanizması, TV+’ın kullanıcı deneyimini yükseltiyor. Tablet, bilgisayar, cep telefonu ve televizyon ekranlarından erişilebilen platformda, içerikler 4K yayın kalitesiyle izleniyor. TV+ ocak ayında; A Knight of the Seven Kingdoms, F1, Devil in Disguise, Gangs of London, Doctor Foster, The Office, Luther, Escape at Dannemora, The Pitt, İlk ve Son, The Addams Family, Fargo, The Girl with the Dragon Tattoo, Me Before You gibi güçlü yapımlar ve çok daha fazlası izleyici ile buluşuyor.