YEREL HABERLER - 05 Temmuz 2023 Çarşamba 09:35

Doğa ve tarihin iç içe olduğu Süleymaniye Mahallesi ziyaretçilerini bekliyor

A
A
A
Doğa ve tarihin iç içe olduğu Süleymaniye Mahallesi ziyaretçilerini bekliyor

Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan ve yüzyıllar boyunca Türk, Ermeni ve Rumlar’ın bir arada yaşaması nedeniyle ’Hoşgörü merkezi’ olarak nitelendirilen, doğa ile tarihi iç içe barındıran tarihi Süleymaniye Mahallesi ziyaretçilerini bekliyor.

Adını değerli bir madenden alan tek il olan Gümüşhane kent merkezine 3 kilometre mesafede bulunan ve çok sayıda tarihi eserin zaman direnerek ayakta kaldığı tarihi Süleymaniye Mahallesi doğa ve tarihi iç içe barındıran yapısıyla ziyaretçilerini bekliyor.

Cami ile kilisenin yan yana bulunduğu ve çok sayıda hamamın da yer aldığı mahalle yüzyıllar boyunca Türk, Ermeni ve Rumların bir arada yaşaması nedeniyle ‘Hoşgörü merkezi’ olarak nitelendiriliyor.

Şehre adını veren “Gümüş” madenlerinin yüzyıllar boyunca işletildiği mahallede tarihten bugüne miras kalan camisiz minareleriyle de göz dolduruyor.

Son dönemde yapılan çalışmalarla bölgenin ’Safranbolu’su olma yolunda hızla ilerleyen mahallede hizmete açılan butik otel ve işletmelerle birlikte yerli ve yabancı turistlere tarih ve doğa içerisinde konaklama imkanı sunuyor.

“Yüz metre aralıklarla hem camiyi hem kiliseyi buralarda görmek mümkün”

Tarihi Süleymaniye Mahallesi’nin çok zengin bir kültürel yapıya sahip olduğunu söyleyen Zigana Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi okul müdürü Osman Someren, “Süleymaniye Mahallesi Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri ve tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir yer. Özellikle Osmanlı döneminde hem Ermeniler hem Rumlar hem de Türkler burada hoşgörü içerisinde birlikte yaşamışlar. Yüz metre aralıklarla hem camiyi hem kiliseyi buralarda görmek mümkün. Ben burası için aslında küçük bir Kudüs diyorum çünkü bütün dinlerin ve bütün medeniyetlerin ortak kutsal bir noktası. Süleymaniye Mahallesi gerçekten zengin bir turizm bölgesi hem doğasıyla hem de tarihiyle görülmesi gereken yerlerden birisi. Yıllardır burada bir tesis yoktu, insanlar geldikleri zaman oturabilecekleri veya konaklayabilecekleri bir tesis maalesef yoktu. Gümüşhane İl Özel İdaresi’nin girişimiyle birlikte buraya bir konak otel yapıldı. Burada bir Suluhan vardı eskiden yine o yapının tarihine sahip çıkılarak geleneksel mimariye bağlı kalınarak bir otel oluşturuldu. Süleymaniye Mahallesi kesinlikle doğayla tarihin kesiştiği bir nokta ve Türkiye’de görülmesi gereken yerlerden birisi, tesisleşme noktasında da artık gerekli altyapıya sahip biz bütün ziyaretçilerimizi, misafirlerimizi buraya bekliyoruz” dedi.

Süleymaniye Mahallesi’ni ziyaret eden Lokman Hekim Atalay da, “Ben buraya ve tesise özellikle gezmek amacıyla geldim. Gümüşhaneliyim ama daha önceden gelmediğim bir yerdi özellikle gelip gördükten sonra yeşilliğiyle, doğasıyla özellikle tarihi yapılarıyla mutlaka gelinip görülmesi gereken bir yer olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

“Tarih, coğrafya ve huzurun bulunduğu bir coğrafyada hizmet veriyoruz”

Süleymaniye Mahallesi’nin sakin şehir (Cittaslow) olmaya aday olduğunu belirten Süleymaniye Uygulama Oteli İşletme Müdürü Muhammet Kılıç, “Çevreyi gözlemlediğiniz zaman zaten Canca Kalesi’nden başlayarak birçok tarihi anıtı bağrında taşıyarak günümüze kadar getirmiş vaziyette. Hanlar, hamamlar, kiliseler hepsi burası içerisinde Türkiye’nin ‘slow’ şehri olmaya aday bir potansiyeli müşterilerimize sunuyor. Biz buraya bütün turistleri, turları, yerli ve yabancı doğayı, tarihi, coğrafyayı seven herkesi bekliyoruz. Gerçekten muazzam tarih, coğrafya ve huzurun bulunduğu bir coğrafyada hizmet veriyoruz” ifadelerini kullandı.

Doğa ve tarihin iç içe olduğu Süleymaniye Mahallesi ziyaretçilerini bekliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.