SPOR - 07 Ağustos 2024 Çarşamba 09:26

Gümüşhane’de ev kadınları fitness ile sağlıklı yaşama adım atıyor

A
A
A
Gümüşhane’de ev kadınları fitness ile sağlıklı yaşama adım atıyor

Gümüşhane’de 2024 Hareketlilik Yılı kapsamında Gençlik Merkezi’nde düzenlenen fitness kurslarına katılan ev kadınları sporla sağlıklı yaşama adım atıyor. Kursa katılan ve 5 ayda 16 kilo veren Fatma Yılmaz, tüm kadınları spor yapmaya davet etti.


Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 2024 yılını "Hareketlilik Yılı" ilan etmesinin ardından Gümüşhane Gençlik Merkezi’nde başlatılan ücretsiz fitness kurslarına katılan ev kadınları sağlık ve zindelik kazanıyor.


Bugüne kadar 70’e yakın kadının katıldığı fitness kursları uzman eğitmen eşliğinde haftada 3 gün olarak gerçekleştiriliyor. Sağlıklı yaşam ve kilo verme hedeflerine ulaşan kadınlar, sporun gücüyle sosyalleşme fırsatı da yakalıyor.



“Fitness sayesinde 5 ayda 91 kilodan 75 kiloya düştüm, çok mutluyum”


Hareketlilik yılında spora başlayan annelerden Fatma Yılmaz, “Ev hanımı olduğumuz için evde spor yapamıyoruz. Kursumuz hem sağlık açısından hem dinlenme açısından gayet iyi geldi bize. Fitness sayesinde 5 ayda 91 kilodan 75 kiloya düştüm, çok mutluyum. Herkesi spora davet ediyorum” dedi.



“Zayıfladığım için herkesten güzel tepkiler aldım”


Yaşanan durum karşısında aldığı tepkileri anlatan Yılmaz, “Zayıfladığım için herkesten güzel tepkiler aldım. İlk başta spora başladığım için biraz ev hanımı olduğum için, çocuklarım olduğu için biraz önyargılı oldu. Ama kendim istediğim için sağlığım açısından gayet iyi oldu. Çok sevindim. Teşekkür ediyoruz buradan da Gençlik Spor Müdürlüğü’ne” diye konuştu.



“Buraya gelip hem sosyalleşiyoruz hem de spor yapıyoruz”


Bir diğer ev hanımı Kübra Duran da 5-6 aydır Gençlik Merkezinin bu kursuna katıldığını belirterek, “Spor hocamız çok ilgileniyor. Birebir ilgileniyor. Kas geliştirmeyi gösteriyor bize, aletleri tanıtıyor. Ekstradan çocuğumuzu yanında bırakacağımız alanlar oluyor. Hiç zorlanmıyoruz. Evde spor yapamıyoruz sürekli ev işi yapmaktan. Buraya gelip hem sosyalleşiyoruz hem de spor yapıyoruz. Bizim için güzel bir alan oluşturulmuş. Teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.



“Kadınlara özel haftada 3 gün kurs düzenliyoruz”


Sporculardan Buket Şahinöz boş zamanlarını spor yaparak geçirdiğini ve bütün kadınların spor yapmasını tavsiye ederken Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Vücut Geliştirme ve Fitness Antrenörü Burcu Turhan ise haftada 3 gün Hareketlilik Yılı kapsamında başta ev kadınları olmak üzere tüm kadınlara ücretsiz fitness kursu düzenlediklerini söyledi.



“Aktif bir şekilde 20 kiloya yakın kilo veren sporcularım oldu”


Yaklaşık 3 yıldır fitness antrenörlüğü yaptığını kaydeden Turhan, “Gençlik Merkezimizin fitness salonunda egzersiz programımız kapsamında salı, perşembe ve cumartesi günleri tüm kadınlara yönelik kurs düzenliyoruz. Bu zamana kadar 60-70 sporcum vardı. Aktif bir şekilde 20 kiloya yakın kilo verdiler. Sizde kilo vermek istiyorsanız fit kalmak ve sağlıklı yaşama devam etmek istiyorsanız Gençlik Spor Bakanlığımıza bağlı olan Gençlik Merkezimizin fitness salonuna bekliyoruz” dedi.



Gümüşhane’de ev kadınları fitness ile sağlıklı yaşama adım atıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Türk çam balının dünya pazarındaki ekonomik payı arttırılacak Türkiye, 100 bin tona yaklaşan üretimiyle dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi konumunda bulunurken, çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Çam balı üretimindeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için ‘Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak’ isimli Ar-Ge projesi için kolları sıvadı. Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti. İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı. Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, "Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak" şeklinde konuştu. Kalpaklıoğlu: "Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış" Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi. Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek "Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor" dedi. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek ‘Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak’ adlı Ar-Ge projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu, "Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak" diye konuştu. Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının PCA varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, "Türk çam balının kimyasal olarak standardizasyonu, otantik ürün doğrulaması, fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir" dedi. 24 aylık Ar-Ge yol haritası planlanan proje kapsamında; çam balına özgü biyoaktif ve marker birleşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanması, canlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılması, kimyasal yapı-biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konması, marker birleşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesi ve en az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor.
Muğla MUSKİ binalarına yeni GES tesisleri kuruluyor MUSKİ Genel Müdürlüğü, Muğla genelinde bugüne kadar kendi tesislerinde kurduğu güneş enerjisi sistemi ile 53 Milyon TL tasarruf sağlarken, güneş enerjisi santrallerine (GES) yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi çatısına kurulan 200 kilovat gücündeki GES ile yılsonuna kadar yaklaşık 1 Milyon TL tasarruf sağlanması hedefleniyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın çevre dostu ve sürdürülebilir enerji vizyonu doğrultusunda, enerjinin verimli kullanılması ve tasarruf sağlanması amacıyla il genelinde güneş enerjisi yatırımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda, 7’nci çatı tipi uygulama olarak Bodrum Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi’nin çatısına kurulan güneş enerjisi sistemi devreye alındı. Kurulan sistemle yıllık yaklaşık 1 milyon TL tasarruf sağlanması hedefleniyor. Yenilenebilir enerjiyle sürdürülebilir tasarruf MUSKİ Genel Müdürlüğü, çevreye zarar vermeyen yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak bugüne kadar yaklaşık 53 milyon TL tasarruf elde etti. Bu tasarrufla tesislerin tükettiği elektriğin büyük bir bölümü karşılanırken, temiz enerji kullanımı sayesinde hava kirliliği ve karbon salınımı da azaltılmış oldu. Planlı yatırımlar kapsamında il genelindeki atıksu arıtma tesislerine güneş enerjisi sistemleri kurulmaya devam ediyor. Bugüne kadar, Fethiye, Menteşe ve Milas’ta beş çatı tipi güneş enerjisi sistemi devreye alınırken; en büyük yatırımlardan biri olan Denizova’daki arazi tipi güneş enerjisi tesisi hizmete girdi. Son olarak Bodrum Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi’nin çatısına kurulan GES projesi tamamlanarak faaliyet göstermeye başladı ve tesisin enerji ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayarak yaklaşık 1 milyon TL tasarruf sağlaması hedefleniyor. Tüm bu güneş enerjisi sistemleriyle yaklaşık 17 Milyon kilowat elektrik üretildi ve yaklaşık 53 Milyon TL tasarruf sağlandı. Bu üretim, 2025 yılı içerisinde Dalaman, Datça, Seydikemer ve Ula ilçelerimizde idaremizin faaliyet alanlarında kullandığı elektrik ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde bulunuyor. Sistemler ayrıca tesislerin enerji ihtiyacının büyük bölümünü güneşten karşılayarak hem maliyetleri düşürüyor hem de temiz enerji kullanımını destekliyor. 2026 yılında da ges yatırımları sürecek MUSKİ Genel Müdürlüğü 2026 yılında da dört adet arıtma tesisinin çatılarına daha güneş enerjisi santrali kurulumunu gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu projelerle hem tesislerin enerji maliyetlerinin düşürülmesi hem de çevre dostu üretim modelinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Güneş enerjisi yatırımları, sadece elektrik üretmekle kalmıyor; aynı zamanda sürdürülebilir enerji kullanımının ve çevre koruma bilincinin vatandaşlar için uygulamalı olarak önemli bir örneği oluyor. Kurulacak olan bu dört yeni santral, yenilenebilir enerji kullanımını artırarak karbon salınımını azaltacak ve hava kirliliğinin önüne geçecek. Ayrıca üretilecek enerji, tesislerin elektrik ihtiyacını büyük ölçüde karşılayacak ve maliyetlerde önemli tasarruf sağlayarak ileride hayata geçirilecek projeler için kaynak oluşturulmuş olacak.