GÜNDEM - 08 Nisan 2026 Çarşamba 09:13

İğne iplikle geçen 56 yıl

A
A
A
İğne iplikle geçen 56 yıl

Gümüşhane’de 1970 yılından bu yana adeta iğne ile kuyu kazarak rızkını çıkaran, şehrin en eski esnaflarından 75 yaşındaki Terzi İlyas Aslan, "Dükkanımda öleceğim" diyecek kadar mesleğine aşık.


Gümüşhane’nin sosyal ve ticari hayatının en canlı tanıklarından biri olan 75 yaşındaki Terzi İlyas Aslan, tam 56 yıldır elinden makasını, önünden dikiş makinesini eksik etmiyor.


Şehrin en eski esnaflarından birisi olan Aslan, 1950 yılında başladığı yaşam yolculuğunun son 56 yılını kumaşlara şekil vererek geçirdi.


Erzincan’dan Gümüşhane’ye uzanan zanaat köprüsü


Meslek hayatına dayısının oğlu Kamil Bey’in yanında, Erzincan’ın Çayırlı ilçesinde çırak olarak başlayan İlyas Aslan, iki yıllık eğitimin ardından vatani görevini tamamladı.


Askerlik dönüşü Gümüşhane’de ticaret hayatına atılan Aslan, ilk dükkanını şehrin hafızasında yer edinen eski toprak sahadaki ahşap barakalarda açtı. 40 yılı aşkın süredir ise Kemaliye Camii altındaki dükkanında Gümüşhanelilere hizmet vermeye devam ediyor.


Terzilik mesleğinin altın çağlarını yaşadığı dönemlere değinen Aslan, özellikle Anavatan Partisi (ANAP) iktidarı döneminde yoğun bir mesai harcadıklarını belirtti. O yıllarda emniyet mensupları için çok sayıda üniforma diktiğini ifade eden tecrübeli usta, "Üst düzey yöneticiler kıyafetlerini getirir, polisler ütüye, düğme dikimine bırakırdı. İşlerimiz çok yoğundu" sözleriyle o günlere duyduğu özlemi dile getirdi.


"Çırak yetişmiyor, Herkes memur olmak istiyor"


Mesleğin geleceğine dair karamsar bir tablo çizen İlyas Aslan, günümüzde çırak bulmanın imkansız hale geldiğini vurguladı. Gençlerin zanaat öğrenmek yerine kamu kurumlarında çalışmayı tercih ettiğini belirten Aslan, "Çırak yetiştirme devri bitti. Artık kimse bu mesleği beğenmiyor, durmuyorlar. İlla ki bir daireye girmek istiyorlar" diyerek sektördeki personel sıkıntısına dikkat çekti.


İlerleyen yaşına ve sağlık sorunlarına rağmen dükkanını her gün aynı heyecanla açan Aslan, müşterilerinin kendisine olan vefasına da değindi. İstanbul’a göç eden eski müşterilerinin, Gümüşhane’ye geldiklerinde hala kendisini ziyaret edip iş yaptırdıklarını anlatan Aslan, "Ölene kadar buradayım. Arkadaşlarıma söylüyorum; duyarsanız İlyas dükkanda öldü, o güne kadar devam edeceğim" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Tekin: "Bizim eğitim felsefemizde hiçbir öğrencimizi sistemin dışında, ilginin uzağında bırakmak yok" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, özel gereksinimli öğrenciler hakkında, "Bizim eğitim felsefemizde hiçbir öğrencimizi sistemin dışında, ilginin uzağında bırakmak yok. Hepsi bizim için birer değer" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nda düzenlenen "Özel Eğitim Destek Eğitim Platformu" tanıtım programına katıldı. Programda özel gereksinimli bireylerin eğitim süreçlerini desteklemeye yönelik geliştirilen dijital platform kamuoyuna tanıtıldı. Bakan Tekin, burada yaptığı konuşmada özel eğitimin eğitim sisteminin en hassas ve öncelikli alanlarından biri olduğuna dikkat çekerek, yeni platformun öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına uygun içeriklerle öğretmenlere ve velilere önemli kolaylıklar sağlayacağını ifade etti. Platformla birlikte öğretmenlere, öğrencilere ve velilere daha erişilebilir, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir eğitim desteği sunacaklarını belirten Tekin, dijital içeriklerin sürekli güncellenerek geliştirileceğini vurguladı. "Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak özel bireylerimizin eğitimiyle ilgileniyoruz" Bakanlığın özel gereksinimli öğrencilerle yakından ilgilendiğini ve ilgilenmeye devam edeceğini belirten Bakan Tekin, "Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak özel bireylerimizin eğitimiyle ilgileniyoruz. O konuyla ilgili sorumluluklarımızı yerine getirmeye çalışıyoruz. Ama aynı şekilde özel bireylerimizin sorunlarıyla ilgilenen başka kamu kurumlarımız da var. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, bu kardeşlerimizin problemleriyle ilgileniyorlar. Sağlık Bakanlığımız, bu arkadaşlarımızın, kardeşlerimizin sağlık ve tedavi problemleriyle ilgileniyorlar. Biz, Milli Eğitim Bakanlığı olarak eğitimle ilgili konularda bu kardeşlerimizle birlikte hareket etmeye çalışıyoruz" diye konuştu. "Bizim eğitim felsefemizde hiçbir öğrencimizi sistemin dışında, ilginin uzağında bırakmak yok" Her öğrencinin kendileri için ayrı bir öneme sahip olduğunun altını çizen Tekin, "Bizim eğitim felsefemizde hiçbir öğrencimizi sistemin dışında, ilginin uzağında bırakmak yok. Hepsi bizim için birer değer. Bir sistemde özel gereksinimli bireylerin eğitsel ihtiyaçları yeterince karşılanıyor ise orada adalet vardır, orada insanlık vardır, orada temel hak ve hürriyetleri koruma mantığı vardır. Bu anlayışın bir gereği olarak bizim asıl hedefimiz, her bir öğrencimizin kendi fıtratına uygun bir gelişim zemini bulabileceği, eğitimde fırsat eşitliğini amasız, fakatsız tesis edebilmektir. Bizim fırsat eşitliği anlayışımızda ise öğrencilerin aynı yasal haklarda eşit biçimde faydalanmasının yanı sıra, daha çok ihtiyacı olanların daha fazla desteklenmesi de esastır" şeklinde konuştu. "Eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmenin en önemli imkanlarından birisi teknolojik yenilikler" Teknolojide yapılan yeniliklerin eğitimde fırsat eşitliğini dengelediğini ve güçlendirdiğini ifade eden Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Günümüzde eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmenin en önemli imkanlarından birisi teknolojik yenilikler. Biz teknolojiye hiçbir zaman tek başına bir hedef, bir odak olarak bakmadık. Teknolojiyi eğitimde öğrenme imkanlarını genişleten ve eğitimi daha erişebilir hale getiren bir araç olarak gördük, görmeye de devam edeceğiz. Nitekim attığımız her adımı da birbirini tamamlayan büyük bir bütünün, bir felsefenin parçası olarak gördük. Yakın zamanda Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden özel eğitim materyal platformunun erişimini açtık. Platformda özel eğitim alanındaki tüm paydaşlarımızın yararlanabileceği akademik destek içeriklerinden yaşam becerilerine, aile eğitiminden ölçme değerlendirme araçlarına kadar çok geniş bir içerik havuzunu kullanıcılarımızın hizmetine sunduk." Program Bakan Tekin’in Prof. Dr. İlhan Yalçın, Prof. Dr. Esra Macaroğlu Akgül, Dr. Deniz Güçer, Dr. Sultan Nezihe Turhan ve İsa Tekpınar’a hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu. ÖZDE farklı yaş grupları ve performans düzeylerine sahip özel eğitim öğrencileri için hazırlandı Özel Eğitim Destek Platformu’nun (ÖZDE) Özel Eğitim ve Rehberlik Genel Müdürlüğü ile Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hafif düzey zihinsel yetersizliği olan öğrenciler, orta-ağır düzey zihinsel yetersizliği olan öğrenciler ile otizm spektrum bozukluğu olan öğrenciler başta olmak üzere farklı yaş grupları ve performans düzeylerine sahip özel eğitim öğrencileri için hazırlandığı açıklandı. Platformun Türkçe, okuma-yazma, matematik ve bilişsel beceriler alanlarında toplam 200’ün üzerinde çıktıyı kapsayan, bu çıktılara bağlı yüzlerce alt basamak ve etkileşimli oyun içeren, ayrıca öğrenme çıktısı temelli ödev ve uygulama sayfalarıyla desteklenmiş geniş kapsamlı bir dijital öğrenme ortamı olarak yapılandırıldığı dile getirildi.
İstanbul Çekmeköy’de 2 kişinin öldüğü aile faciasında kan donduran ifade: "Ailemi sevmiyordum, hep öldürmek istedim" Çekmeköy’de 35 yaşındaki S.H., geçirdiği cinnet sonucunda annesi Medine Hepgülnar (61) ve abisi Ekrem Hepgülnar’ı (41) öldürdü. Yaşanan aile katliamında diğer kardeşi K.G.’yi ağır yaralayan S.H.’nin polise teslim olduktan sonra ailesini sevmediğini ve hep öldürmek istediğini söylediği öğrenildi. Olay, 7 Nisan saat 19:20 sıralarında Çekmeköy Kirazlıdere Mahallesi Efsun Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre S.H. (35), polisi arayarak "annemi babamı öldürdüm" şeklinde ihbarda bulundu. Olay yerine gelen polis ekipleri tarafından yapılan incelemede anne Medine Hepgülnar (61) ve abi Ekrem Hepgülnar’ın S.H. tarafından silahla vurulduğu ve olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. S.H.’nin diğer kardeşi K.H.’nin ise aynı saldırıda (38) ağır yaralı olarak Sancaktepe İlhan Varank Şehir Hastanesi’ne kaldırıldığı öğrenildi. Olay yerinde suç unsuru ruhsatlı silahıyla yakalanan S.H.’nin polislere verdiği ilk ifadesinde ise ailesini sevmediği; hep öldürmek istediği, öte yandan kredi ve kumar borçları olduğu öğrenildi. Olaya ilişkin yürütülen incelemenin devam ettiği belirtildi. "Aile içi bir kavga olduğunu tahmin ettik ki zaten öyleymiş" Olayın görgü tanıklarından Bünyamin Sevinç, yaşananları şu sözlerle anlattı: "Saat 18.30 gibiydi, evde 3-4 el silah sesi duydum. Onun ardından zaten polis ekipleri ve ambulans da geldi, herkes gördü olanları, insanlar panik oldu. Olayı gerçekleştiren şahsı tanımıyordum ama aile içi bir kavga olduğunu tahmin ettik ki zaten öyleymiş."
Niğde Niğde’de kamp projesi iki beldeyi sınır tartışmasıyla karşı karşıya getirdi Niğde merkeze bağlı Gümüşler ve Aktaş beldeleri arasında, Çamlık bölgesinde planlanan kamp ve karavan alanı projesi nedeniyle sınır tartışması yeniden gündeme geldi. İki belediye arasında uzun süredir devam eden idari ve kadastro sınırı uyuşmazlığı, proje süreciyle birlikte yeniden alevlendi. Gümüşler Barajı etrafında bir araya gelen iki belde halkı komisyonun incelemesine eşlik etti. Jandarma tarafından tartışmalara sebep olan bölgede güvenlik önlemi alınırken sınır anlaşmazlığı için yerinde inceleme başlatıldı. Aktaş Belediyesinin kendi sınırları içerisinde olduğunu belirttiği bölgede kamp ve karavan alanı kurmak amacıyla Milli Emlak’a başvuruda bulunmasının ardından, Gümüşler Belediyesi söz konusu alanın kendi idari sınırları içerisinde yer aldığı gerekçesiyle Niğde Valiliği’ne itiraz etti. Başvuru üzerine valilik tarafından oluşturulan komisyon, bölgede yerinde inceleme başlattı. Aktaş Belediye Başkanı Kamber Türkmen, geçmiş yıllarda yapılan kadastro çalışmalarına dikkat çekerek, 1972, 1996, 2004 ve 2014 yıllarında belirlenen sınırların bugüne kadar değişmediğini ifade etti. Türkmen, 2014 yılında belirlenen sınırlara yasal süre içerisinde itiraz edilmediğini belirterek, "Kasabamızın sınırları içerisinde kalan Çamlık bölgesinde kamp ve karavan alanı projesi yapmak istedik. Milli Emlak’a yaptığımız başvurunun ardından Gümüşler Belediyesi buranın kendi sınırlarında olduğunu iddia ederek valiliğe başvurdu. Bunun üzerine oluşturulan komisyon şu anda sahada inceleme yapıyor. 2014 yılında belirlenen sınırlara 10 yıl boyunca itiraz edilmedi. Bizim herhangi bir genişleme talebimiz yok. Ne bir metre almak isteriz ne de bir metre vermek isteriz" dedi. Türkmen, geçmiş dönemlerde söz konusu bölgede belediye olarak imar uygulamaları yaptıklarını, altyapı hizmetleri sunduklarını ve ruhsatlandırma işlemlerini gerçekleştirdiklerini belirterek, sınır değişikliği ihtimalinin vatandaşlar açısından belirsizlik oluşturduğunu dile getirdi. Bayram Uzun: "İdari sınırlar netleşmeli, kadastro hataları giderilmeli" Gümüşler Belediye Başkanı Bayram Uzan ise idari sınırların netleştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, kadastro çalışmaları ile idari sınırların birbiriyle karıştırıldığını ifade etti. Uzan, göreve geldikleri günden bu yana yetki alanları içerisinde hizmetlerini sürdürdüklerini belirterek, "İdari sınırlarımızın yerinde tespit edilmesi için Niğde Valiliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne başvuruda bulunduk. Bunun üzerine valilik bünyesinde bir komisyon kuruldu. 1953 yılında iki muhtarlık tarafından belirlenen sınırlar esas alınarak inceleme yapılıyor" diye konuştu. Bölgede ciddi kadastro hataları bulunduğunu öne süren Uzan, idari sınırların valilik ve il idare kurulu kararlarıyla belirlendiğini ifade ederek, "Kadastro sınırları ile idari sınırlar birbirine karıştırılıyor. Geçmiş yıllarda yapılan çalışmalarda idari sınırlar dikkate alınmadığı için sorunlar ortaya çıktı. Biz bu hataların düzeltilmesini talep ettik" dedi. Her iki belediye de komisyonun yapacağı inceleme sonucunda verilecek karara saygı duyacaklarını belirtirken, valilik koordinasyonunda yürütülen çalışmaların ardından sınırın netleştirilmesi bekleniyor.