KÜLTÜR SANAT - 12 Ekim 2024 Cumartesi 09:48

Sedef Kakma sanatının genç temsilcisi kadim geleneği devam ettiriyor

A
A
A
Sedef Kakma sanatının genç temsilcisi kadim geleneği devam ettiriyor

UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listelesi’nde bulunan geleneksel Sedef Kakma Sanatı’nın genç temsilcisi Fatih Öztürk kadim geleneği devam ettiriyor.


Gümüşhane’de yaşayan ve yazıcı tamirciliği işiyle uğraşan Fatih Öztürk (42), 10 yıl önce hobi olarak başladığı Sedef Kakma Sanatı’nın Kültür ve Turizm Bakanlığı Sedef Kakma sanatçısı Hakan Üç’ten icazet alarak kadim sanatın temsilcilerinden birisi oldu. İş yerinde hazırladığı atölyede Mimar Sinan’ın da mimarlığa başladığı Sedef Kakma Sanatı’nı icra eden Öztürk, ustalarından öğrendiklerini gelecek nesillere aktarmak için çaba sarf ediyor. Sedef Kakma Sanatı’nı icra ederken okyanus sedefi, kaplumbağa kabuğu, pirinç ve boynuz gibi birçok malzemeye hayat veren Öztürk bir eserinin tamamlanmasının yaklaşık 2 ay sürdüğünü ifade etti.



“14. Yüzyıldan günümüze kadar ulaşabilmiş kadim bir sanat”


Sedef Kakma Sanatı’nın yüz yıllar boyu süre gelen kadim bir gelenek olduğunu söyleyerek, sanatın detaylarından bahseden Fatih Öztürk, “Yaklaşık bir 10 yıl önce boş zamanlarımı değerlendirebilmek adına hobi amaçlı başladım. Bir müddet sonra 3-4 yıl sonrasında Kültür Bakanlığı sanatçısı Hakan Üç ile tanışmama vesile oldu. Hakan Üç ile eğitimlerimi aldım. Kendi çizimlerimle icazetimi aldım Sedef Kakma ile ilgili. Devamını getirmeye çalışıyorum. Geleneksel sanatlarda usta çırak ilişkisi önemlidir. El verme tabiri eskilerin deyimiyle geçer. Belli başlı ustamızın dizinin dibinde aldığınız eğitimler sonrasında sizi yeterli görmesinin manevi bir belgesidir icazet belgesi. Kendisinden sonra bu sanatı devam ettirebilecek nesillerden biri olarak da beni uygun gördü. Sedef Kakma, Sedef dediğimiz malzeme okyanus diplerinde, istiridye kabuklarından oluşan bir malzemedir. 14. yüzyıllardan günümüze kadar gelmiş bir sanat dalıdır. Süsleme olarak genelde kullanılır. Osmanlı’da tahtırevanlardan tutun takunyalara, sandık kutularına, Kur’an muhafazalarına değin işlemesi ve süslemesi yapılan, ahşap süslemesi yapılan bir sanat dalıdır. Sedefleri belirlenen desenler veya yapmak istediğimiz şekiller üzerinde kalıplar çıkarılarak kıl testeresiyle kesilip, ahşap üzerinde kendi yuvalarının açılarak, kesilen parçaların yuvalarının açılarak, çeşitli materyallerle, yapıştırıcılarla ahşapta yüzeyin üzerine kakılmasıyla oluşturulan bir sanattır. Günümüzde ise Sultanahmet Camisi, Selimiye Camisi gibi tarihi camilerin kapı, pencere pervazlarında ahşap oyma ve sedef kakma uygulamaları görülmektedir. Yine Kur’an rahlelerinde kullanılmaktadır. Biz Türkler olarak veya Osmanlı’dan gelen gelenekle bu sanatı hayatın içine koymuşuzdur. Yani günlük kullanabildiğimiz eşyalarda da bunu değerlendirmişiz. Günümüzde de hala bu şekilde devam etmektedir” dedi.



“İnsanı terbiye eden bir sanat”


Sedef Kakma Sanatı’nın manevi yönlerinden de bahseden Fatih Öztürk, “Arkamızda gördüğümüz Allah lafzının yapımı yaklaşık bir buçuk iki ay sürmektedir. Dış kenar bölümlerindeki süsleme, Naht sanatı diye geçen kıl testereli ahşap oyma bölümüdür. Onun akabinde orta bölümde ceviz ağacının içine az önce bahsettiğim gibi sedeflerin kesilerek ahşap üzerine oylu yapılıp yuvalarına yerleştirilmesiyle oluşmuş bir tablodur. Dediğim gibi yaklaşık bir buçuk iki aylık bir serüveni vardır o tablonun. Diğer yeşil olan tablomuzda ise Ahzab Suresinin 56. ayeti işlenmiştir. Hani halkımız genelde bunu cuma hutbelerinde imamın hutbeye çıkarken okuduğu sure olarak bilinir. O da yaklaşık yine 1-1,5 aylık bir emeği ürünüdür. Hocam der ki testeremizin, kıl testeremizin üst kısmı gök, yer kısmı, alt kısmı yerdir. Ve dünya üzerinde de, alem üzerinde de yerle gök arasındaki her şey Allah’ı zikreder. Biz de çalışırken bu uhreviyatla çalışmaya çalışıyoruz. İnsanı rahatlatan, insana dinginlik veren, insanı terbiye eden bir yönü vardır bu sanatın. Osmanlı döneminden de bu böyle gelmiştir. Günümüzde de böyle devam etmektedir. Biz de aynı düsturla devam etmeye çalışıyoruz. Bizler bunları satmak için yapmayız. Kendi kafamızda oluşturduğumuz şablonlarla veya ortaya çıkartmaya çalıştığımız çalışmayla bir ürünü ortaya koyarız. Nasibi Allah’tandır der, bekleriz. Talibi varsa vakti geldiği zaman bu eserler ya da bu çalışmalar yerini bulacaktır” diye konuştu.



Sedef Kakma sanatının genç temsilcisi kadim geleneği devam ettiriyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Sinan Kaloğlu: "Adana Demirspor, Türk futbolunda önemli bir kulüp" Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, Adana Demirspor’un zor günlerden geçtiğini belirterek, "Köklü bir camia. İnşallah bu cendereden çıkarlar, diye düşünüyorum. Çünkü Türk futbolunda önemli bir kulüp" dedi. Trendyol 1. Lig’in 28. haftasında Pendikspor, deplasmanda karşılaştığı Adana Demirspor’u 5-0 yendi. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, "Öncelikle takımımı tebrik ediyorum, güzel bir galibiyet oldu. Rakibimizi ciddiye aldık, onların emeklerini ciddiye aldık ve saygı duyduk. İki hafta önce burada biliyorsunuz Sivasspor ile berabere kaldı. Adana Demirsporlu kardeşlerimizin emeklerine, yüreklerine sağlık. Çok iyi mücadele ediyorlar. Gerçekten ortaya çok güzel işler katıyorlar, futbol oynamak istiyorlar. İyi koşup oyunun pozitif tarafındalar, o yüzden onlarını yolunu Allah açık etsin. Türk futbolu adına böyle gençlere de ihtiyacımız var. Zor günlerden geçiyorlar, köklü bir camia. İnşallah bu cendereden çıkarlar diye düşünüyorum. Çünkü Türk futbolunda önemli bir kulüp" diye konuştu. Böyle gollü bir galibiyete ihtiyaçları olduğunu aktaran Kaloğlu, "Maçın başından sonuna kadar takımımızın rakibi ciddiye alması beni sevindirdi. Böyle bol gollü bir galibiyeti de oyuncularımızın ihtiyacı vardı. O yüzden hem kendi oyuncularımı hem de rakip oyuncuları tebrik ediyorum. Artık bizim için önemli olan şimdi cuma günü içeride oynayacağımız Vanspor karşılaşması. Ona hazırlanmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Şanlıurfa Ceylanpınar’da gümrük kapısı nöbeti Suriye ile Türkiye arasındaki ticarette önemli bir yere sahip olan Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesindeki gümrük kapısının operasyonel yetersizlik gerekçesiyle kapatılacağı iddiaları üzerine toplanan yüzlerce vatandaş kapının kapatılmamasını istedi. Suriye ile Türkiye arasındaki ticarette önemli bir yere sahip olan Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesindeki gümrük kapısının kapatılacak olması ilçe halkı, esnaf, oda başkanları ve muhtarları harekete geçirdi. Esnaf ve Sanatkarlar Odası önünde toplanan kalabalık gümrük kapısı nöbetine başladı. Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bülent Çelik, Mevlana Mahallesi Muhtarı Ahmet Akkurt ve Suriyeli tüccarlar adına Abu Arap, kapının kapatılmasının Ceylanpınar için ekonomik idam anlamına geleceğini vurguladı. Ceylanpınar ilçesinin yeniden çıkmaz sokak haline geleceğini belirten Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkan Bülent Çelik, "Bir tarafımız TİGEM arazileri, diğer tarafımız sınır. Ceylanpınar zaten bir dar koridora sıkışmış durumda. Mevcut gümrük kapısı bizim tek nefes borumuzdur. Madem Suriye’nin imkanları ve operasyonel hareket kabiliyeti yetersiz deniliyor, o halde neden başka bölgelerde yeni kapılar açılıyor. Biz yeni kapılara karşı değiliz ama bir tarafı ihya ederken Ceylanpınar’ı imha etmenize, burayı bir ’çıkmaz sokak’ haline getirmenize asla razı değiliz" dedi. Muhtarlar adına konuşan Mevlana Mahalle Muhtarı Ahmet Akkurt ise, "Suriye iç savaşı boyunca mermilerin gölgesinde yaşayan, tarlasını ekemeyen, dükkanını açamayan ama devletine sadakatten ödün vermeyen bu halk, bugün cezalandırılmayı değil ödüllendirilmeyi bekliyor. Kapının kapatılması fikri derhal rafa kaldırılmalıdır" ifadelerini kullandı. Bölgedeki Suriyeli tüccarlar adına söz alan Abu Arap ise ticaretin devamlılığının her iki halk için de hayati olduğunu belirtti. Abu Arap, "Bu kapı sadece bir geçiş noktası değil, binlerce insanın rızık kapısıdır. Ticaretin durması demek, her iki taraftaki mazlum halkın daha da fakirleşmesi demektir. Biz Ceylanpınar’ın ticaret merkezi olarak kalmasını istiyoruz" diye konuştu. Kalabalık, gümrük kapısı ile ilgili olumlu bir karar alınıncaya kadar toplanmaya devam edeceklerini belirtti.