GÜNDEM - 30 Ocak 2026 Cuma 09:07

Türkiye’de görülen kuzey ışıkları ilk kez kitaplaştırıldı

A
A
A
Türkiye’de görülen kuzey ışıkları ilk kez kitaplaştırıldı

Gümüşhane’de Prof. Dr. Nafiz Maden, milattan sonra 333 yılından günümüze Anadolu tarihinde yazılı belgelere yansıyan kuzey ışıklarını 10 yıllık çalışmayla kayıt altına aldı.


Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, Anadolu’da görülen kuzey ışıklarını konu alan ‘Anadolu’da Kuzey Işıklarının Dansı’ kitabını yaklaşık 10 yıllık bir çalışmanın ardından tamamladı. 2016 yılından bu yana yürütülen araştırmalar kapsamında, milattan sonra 333 yılına kadar uzanan kuzey ışıkları gözlemlerine ilişkin tamamen Türkiye’ye özgü ilk kapsamlı veri tabanı oluşturuldu.


Prof. Dr. Maden, Doğu Romalı ve Bizanslı tarihçilerin bu doğa olayını kroniklerinde kayıt altına aldığını belirterek İstanbul başta olmak üzere Urfa ve Adana gibi şehirlerde ilk ve orta çağ dönemlerinde, Gümüşhane’de ise özellikle Cumhuriyet döneminde kuzey ışıklarının gözlemlendiğine dair gazete haberleri ve resmi kayıtların bulunduğunu ifade etti.



"Kayıtlar milattan sonra 333 yılına kadar uzanıyor"


Kitabın tarihsel boyutuna değinen Prof. Dr. Maden, "Türkiye’de kuzey ışıklarının ilk kaydedildiği dönem milattan sonra 333 yılına kadar uzanıyor. Doğu Romalı ve Bizanslı tarihçiler bu olayları kendi kroniklerinde kayıt altına almışlar. Biz de bu kaynaklara ulaşarak İstanbul başta olmak üzere Urfa, Adana gibi şehirlerde ilk çağ ve orta çağ dönemlerinde fecr-i şimali olaylarının gözlemlendiğini görüyoruz. Bu gözlemler çoğunlukla kıyamet, savaş ve büyük felaketlerle ilişkilendirilmiş. Demek ki o dönemlerde kuzey ışıkları, insanların kıyamet inancını tetikleyen bir unsur olarak görülmüş. Fatih Sultan Mehmet’in hayatını anlatan Bizanslı tarihçi Kritovulos’un eserinde de bu konuya dair önemli anekdotlar yer alıyor. Kritovulos, Fatih’in doğumu ve tahta çıkışı sırasında fecr-i şimali olayının görüldüğünü kaydediyor. Ayrıca 1453 yılında İstanbul’un fethinden önce de bu olayın görüldüğüne dair anlatımlar bulunuyor" dedi.



"Kuzey ışıklarını gören askerler yangından şüphelenmiş"


Cumhuriyet dönemine ait önemli verilerin Kandilli Rasathanesi arşivlerinde yer aldığını aktaran Prof. Dr. Maden, "Cumhuriyet dönemine geldiğimizde Kandilli Rasathanesi’nin önemli kayıtlarıyla karşılaşıyoruz. 26 Ocak 1938 tarihinde Avrupa’da geniş çaplı bir fecr-i şimali olayı görülüyor. O dönemde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olan Kandilli Rasathanesi’nin müdürü Fatin Gökmen, bunun olağanüstü bir doğa olayı olduğunu ve Türkiye’de görülmesinin mümkün olmadığını ifade ediyor. Ancak aynı tarihte Kelkit’te bu olayın halk tarafından izlendiğine dair bir haber, 4 Şubat’ta Erzurum merkezli Doğu Gazetesi’nde yayımlanıyor.1940 yılında ise bu olay Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde görülüyor. Kandilli Rasathanesi, Milli Eğitim müdürlüklerine yazı göndererek illerinde böyle bir gözlem olup olmadığını soruyor. Elimizde Şebinkarahisar Kaymakamlığı ile Gümüşhane, Tokat ve Elazığ Milli Eğitim Müdürlüklerine ait resmi yazılar bulunuyor. Özellikle Gümüşhane İl Milli Eğitim Müdürü’nün yazısı dikkat çekici. Yazısında, kuzey kutbunda görülen bu olayın güney kutbunda da görülüp görülmediğini sorguluyor. 1940 yılında Gümüşhane’de görülen fecr-i şimali olayı sadece il merkeziyle sınırlı kalmıyor; Hamsiköy, Torul, Kelkit, Bayburt ve Kale Bucağı gibi birçok noktada da gözlemleniyor. Maçka’da telefon santrallerinin kendiliğinden devre dışı kaldığına dair bilgiler dahi mevcut. Tüm bunlar, 1940 yılındaki olayın oldukça şiddetli bir güneş fırtınasından kaynaklandığını gösteriyor. Zigana Karakolu’nda görevli askerler, gökyüzündeki bu kızıllığı görünce ‘acaba bir yangın mı var?’ düşüncesiyle Torul ve Gümüşhane’yi arıyor. Yapılan incelemeler sonucunda bunun bir fecr-i şimali olayı olduğu anlaşılıyor ve halk bu olağanüstü doğa olayını izliyor" diye konuştu.



Türkiye’de görülen kuzey ışıkları ilk kez kitaplaştırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Beşiktaş’ta 23 Nisan coşkusu Beşiktaş Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Dünya Barış Parkı’nda düzenlediği etkinliklerle kutladı. Beşiktaş Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Dünya Barış Parkı’nda birbirinden renkli etkinlikler düzenledi. Bu anlamlı günde gerçekleştirilen programlara çocuklar ve aileleri yoğun ilgi gösterdi. Gün boyu süren etkinlikler kapsamında çocuklar, eğitici ve eğlenceli atölyelere katıldı, kukla gösterileriyle keyifli anlar yaşadı ve tuval çalışmalarında yeteneklerini sergiledi. Etkinlik alanında ayrıca çocuklara içecek ve dondurma ikram edilirken, boyama kitapları ve çeşitli hediyeler de dağıtıldı. Beşiktaş Belediye Başkan Vekili Rasim Şişman da etkinliklere katılarak çocukların bayram sevincine ortak oldu. Çocuklarla birlikte sahneye çıkan Başkan Vekili Rasim Şişman, hep birlikte gökyüzüne balon bıraktı, daha sonra çocuklarla birlikte Dünya Barış Parkı’na fidan dikerek bu anlamlı günü kalıcı bir hatıraya dönüştürdü. Başkan Vekili Rasim Şişman yaptığı konuşmada, "Değerli çocuklar bugün hepimiz için çok anlamlı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız kutlu olsun. Bugün doyasıya vakit geçirin diye bir dizi etkinlik planladık. Gün boyu park içindeki çeşitli etkinliklerde bir arada olacağız. Hiç kuşkusuz bir yerel yönetici olarak bizim en önemsediğimiz mesele çocukların mutluluğu huzuru ve güvenliği. O yüzden bu 23 Nisan’da sizlerin keyifle vakit geçirebilmeniz bizim de burada sizlerle bir arada olabilmeniz çok değerliydi. Bayramınız kutlu olsun, sizi çok seviyoruz çocuklar" dedi.
Samsun Yüksel Yıldırım: "Bilerek bu hakemi gönderdiler Samsunspor’u doğramaya geldi" Samsunspor’un Türkiye Kupası’nda Trabzonspor’a elenmesi sonrası konuşan Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, "Biz artık MHK’yı kesinlikle tanımıyoruz. Bilerek bu hakemi buraya gönderdiler. Yere düşen her Trabzonsporlu için faul çaldı. Bize de tam tersi" dedi. Yıldırım Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da seslenerek futbola "neşter vurmasını" istedi. Samsunspor, Ziraat Türkiye Kupası’nda sahasında Trabzonspor’a penaltı atışları sonucu 3-1 mağlup oldu. Maçın ardından Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım karşılaşma sonrası Hakem Atilla Karaoğlan ve MHK’ya sert sözlerle yüklendi. Maçın hakem faktörüyle kaybedildiğini söyleyen Yüksel Yıldırım, "Öncelikle bugün 23 Nisan tüm ülkemizin çocuklarının çocuk bayramını kutluyorum. Bugün turu geçerek çocuklara hediye etmek istedik. Çok istedik ama olmadı. Olmamasının tek bir sebebi herkesin gördüğü gibi hakem faktörü. Ben buradan TFF’yi ve MHK’yı kutluyorum. Bravo, tebrik ederim. 3 hafta önce Rize’de aynı hakem bizi doğradı. Faul yapıldı. Faulün ardından gol yedik. Hocamız 18 senedir dünyada bir sürü yerde takım çalıştırmış. Dördüncü hakemin koluna şöyle dokundu, bu ne dedi? Kırmızı kartla gönderildi. Çünkü hakem art niyetli biriydi. Buradan açık ve net söylüyorum. Yani biz artık MHK’yı kesinlikle tanımıyoruz" diye konuştu. "Yere düşen her Trabzonsporlu için faul çaldı" Düşen her Trabzonsporlu oyuncu için faul çalındığını kendi lehlerine olan pozisyonların ise göz ardı edildiğini söyleyen Yıldırım, "Ferhat hocama defalarca yazdım. Bir kere bana geri dönüp cevap vermedi. Kibarlık yapmadı ama işi olunca arıyorlar. Ben bunları bir kenara yazıyorum. Açık ve net söylüyorum. Bugün bu Samsunspor camiasının bu mutlu gününü rezil etti. Bilerek bu hakemi buraya gönderdiler. Biz gerekli uyarıyı yaptık kulüp olarak ve hocanın takdirlerini gördünüz. Yere düşen her Trabzonsporlu için faul çaldı. Bize de tam tersi. Bütün her şeyi Trabzon tarafına kullandı. Açık ve net hakem faktörü vardı. Bugün benim oyuncularım aslanlar gibi mücadele etti. 10 Kişi bıraktı bizi hakem. Tebrik ederim" şeklinde konuştu. "Bugün bu hakem buraya Samsunspor’u doğramaya geldi" Hakemin Samsunspor’u "doğramak" ve Trabzonspor’u finale taşımak için bilerek atandığını öne süren Yıldırım, "Orada 19 numara neydi? Yani öyle bir faul yaptı. Ayağını kaldırarak durdurdu atağımızı. İkinci sarıdan kırmızıyı görmesi lazım, göstermedi. Bu artık açık ve net. Bugün bu hakem buraya Samsunspor’u doğramaya geldi. Trabzonspor’u da mümkünse finale doğru taşımak için ilk adımını attılar. Hepsi hesaplanmış. Ben artık susmayacağım. Nasıl Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş konuşuyor. Bugün ben de konuşuyorum. Biz de artık büyük bir takım olma yolunda adımlarımızı atıyorduk. Ama demek ki biz doğru yoldayız. Bugün Samsunspor gösterdi. Trabzon karşısında biz yenilmedik arkadaşlar. Bizi hakem de yenemedi bugün. Onun için ben tüm oyuncularımı kutluyorum. Penaltılarda maalesef. Yapamadık çünkü tecrübemiz yok" ifadelerini kullandı. "Bizim sesimizi duyan yok" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek futbola "neşter vurmasını" talep eden Yıldırım, "Bizi bugün Türkiye’de 85 milyonun huzurunda doğradı. Eyyamcı olduğunu televizyonlarda duyuyordum. Dinliyordum eski hakemlerden, inanmıyordum. Ama Rize maçında gördüm, şimdi burada gözlerimle canlı gördüm. Ben bunu kabullenemiyorum. Yani bir takımın geleceğiyle böyle oynayamazsınız. Biz Trabzonspor gibi ligin üçüncüsü değiliz. Avrupa’ya gitmek istiyoruz. Bunu da söyledik. Bunun yolu bizim için kupaydı. Ama bizi bugün hakemle yendiler. Helal olsun diyorum. MHK, ve TFF bize inadına gönderdi. 3 hafta önce bizi doğramış hakemi bir daha gönderiyor. Göz göre göre yani kör göze parmak sokar gibi olmaz arkadaşlar. Ben buradan Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum artık bu futbola da bir neşter vur. Cumhurbaşkanım, olmaz bakın Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş bas bas bağırıyor bütün Anadolu takımları bağırıyor. Bizim sesimizi duyan yok. Bu hakemlerin dokunulmazlığı mı var anlamıyorum. Gerçekten anlamıyorum" sözlerine yer verdi.