GÜNDEM - 05 Mayıs 2025 Pazartesi 09:25

Uzakdoğu’dan Karaca Mağarası’na geldiler

A
A
A
Uzakdoğu’dan Karaca Mağarası’na geldiler

Gümüşhane’de bulunan ve her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan Karaca Mağarası bu kez Tayvan’dan gelen 20 kişilik turist kafilesi tarafından ziyaret edildi. Doğal oluşumları ve büyüleyici atmosferiyle bilinen mağara, Tayvanlı turistlerden tam not aldı.


Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Cebeli köyü sınırlarında yer alan ve deniz seviyesinden yaklaşık bin 550 metre yükseklikte bulunan Karaca Mağarası, Tayvan’dan gelen 20 kişilik turist kafilesini ağırladı. Doğal güzellikleriyle dikkat çeken mağara, Tayvanlı ziyaretçilerin büyük beğenisini topladı. Tayvanlı turistler, rehberler eşliğinde gerçekleştirdikleri gezide mağaranın sarkıt, dikit ve sütun oluşumlarını büyük bir ilgiyle inceledi. Mağaranın içyapısından oldukça etkilenen turistler, bol bol fotoğraf çekmeyi de unutmadı.


Karaca Mağarası işletmecileri, özellikle yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte Uzak Doğu’dan gelen ziyaretçilerin sayısında gözle görülür bir artış olduğunu ifade etti. Bölgedeki turizm temsilcileri, mağaranın uluslararası tanıtım çalışmalarının meyvelerini vermeye başladığını ve Uzak Doğulu turistlerin ilgisinin önümüzdeki dönemde daha da artmasını beklediklerini belirtti.


Yılın sadece belirli dönemlerinde ziyarete açık olan Karaca Mağarası, hem doğaseverlerin hem de fotoğraf tutkunlarının vazgeçilmez duraklarından biri olmayı sürdürüyor.



"Gümüşhane’yi Asya ülkelerine tanıtmak istiyoruz"


Özellikle Tayvan’dan Türkiye’ye tur düzenleyen firmaların Karaca Mağarası’nı rotalarına eklediğini ifade eden turist rehberi Adem Kocaman, "Özellikle bölgenin tanıtımı için elimizden geleni yapıyoruz. Son zamanlarda ülkemizi ve Gümüşhane’yi özellikle Asya ülkelerine tanıtmaya çalışıyoruz. Misafirlerimiz son zamanlarda özellikle Tayvan’dan gelmeye başladılar. Bölgemizin her tarafında ayrı bir güzellik var biz de elimizden geldiğince turistleri bu bölgeye çekmeye çalışıyoruz" dedi.



"Burası saklı bir cennet"


Karaca Mağarası’nın saklı bir cennet olduğunu ve manzaranın çok etkileyici olduğunu söyleyen Tayvanlı turist Hsu Ming-Hsien (66) "Manzara çok güzel çok etkileyici. Görüntüler çok güzel. Burası saklı bir cennet. Bu Türkiye’ye 2’nci gelişim daha önce batıya gelmiştim doğuyu hiç görmemiştim" derken, Ethan Chang (35) ise "Mağara çok etkileyici, bu mağarayı özellikle tur programına aldık. İnsanları alışılmışın dışına çıkan mekânlara getirmek istedik. Bölgedeki tarihi yapıların dışında böyle doğal güzellikleri de görmek istedik. İlerleyen dönemlerde de Uzak Doğu’dan daha fazla turisti buraya getireceğiz" ifadelerini kullandı.



Uzakdoğu’dan Karaca Mağarası’na geldiler

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."