GÜNDEM
Erzurum’da Kur’an-ı Kerim iklimi 12 Ocak 2026 Pazartesi - 09:13:59 Şehrin afet ve beladan korunması için 16. Yüzyılda Pir Ali Baba tarafından başlatılan gelenek, asırlardır Erzurum’da coşkuyla yaşatılıyor. 1001 Hatim okumaları 16-17 Ocak 2026’da tamamlanarak Ulu Camii’nde duası yapılacak. Halkın sabah namazından önce asırlık camilerde bir araya gelerek başladığı ve gün içinde devam ettirdiği Kur’an-ı Kerim okuma geleneği, vatandaşların ev ve iş yerlerinde de katkı sunmasıyla yaklaşık bir ay boyunca şehirde ikinci bir Ramazan havası estiriyor. 16 Ocak 2026 tarihi itibariyle de 1001 hatim programı tamamlanacak. Erzurum’da 5 asırdır yaşatılan "1001 Hatim" geleneğinin simge camilerinden tarihi Ayazpaşa Camii’nde 1001 Hatim okumaları sürüyor. Bu yıl 19 Aralık 2025 Cuma günü başlatılan 1001 Hatim okumaları, şehirdeki camiler, Kur’an kursları, iş yerleri ve evlerde okunmaya devam ediyor. Bu arada namaz sonrası camiden çıkan cemaate her gün bir hayırsever tarafından çorba ikramı yapılıyor. 1001 Hatim geleneği çerçevesinde vatandaşların en çok rağbet ettiği Ayaz Paşa Cami Müezzin Kayyımı Ali Rıza Bağdaş ve uzun yıllardır bu geleneğe katkı yapan İlhami Yıldırım, heyecan ve duygularını dile getirdiler. Pir Ali Baba kimdir? Pir Ali Baba, Erzurum’un Dutçu köyünde 1500’lü yıllarda yaşamış ulemadan bir zattır. Pir Ali Baba hem Yavuz Sultan Selim Han hem de Kanuni Sultan Süleyman Han döneminde yaşamış Erzurum’un manevi önderlerinden biridir. Hatta rivayetlerden birinde Yavuz Sultan Selim Han’ın Safevilerle yaptığı Çaldıran Savaşı sonrası Dutçu köyü ve civarını kendisine emanet ettiği de söylenir. Bin bir hatim geleneği Erzurum’un tepe noktalarından bir yer olan Dutçu köyünde yaşamış Pir Ali Baba’nın öncülüğünde başlamıştır. Pir Ali Baba’nın mezarı ise köyün güneybatısındaki tepededir. Ruslar I. Dünya Savaşı’ndaki işgal sırasında bu tepede mevziler ve top yolları yapmışlardır. Bahsedilen savaş ve işgal sırasında kesintiye uğrayan 1001 hatim geleneği 1939 Erzincan depreminden sonra Müftü Solakzâde Sadık Efendi’nin girişimiyle tekrar başlamıştır. 1001 Hatim Erzurum’da asırlardır süre gelen önemli bir gelenektir.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 08:49 Yüzünü görüp, sesini duymadığı şehit babasının kendisi için yazdığı 75 yıllık mektubu yıllardır saklıyor Hatay’da yaşayan Züleyha Ballı, Kore savaşında şehit olan babası İbrahim Ballı’dan geriye kalan 75 yıllık mektupları özenle saklıyor. Sesini duyup, yüzünü görmediği babasının kendisi için yazdığı mektupları her okuduğunda duygulanan şehit kızı, Yayladağı ilçesine babasının temsili mezarı yapılsın istiyor. Yayladağı ilçesi Tutlubahçe Mahallesi’nde yaşayan 77 yaşındaki Züleyha Ballı’nın sesini duyup, yüzünü görmediği babası İbrahim Ballı 1951 yılında Kore savaşında şehit oldu. Babası şehit olan Ballı, tek kardeş olarak yaşamını sürdürdü ve yıllarca babasının hasretiyle yaşadı. Şehit kızı için babası tarafından yazılan 75 yıllık mektuplarsa Ballı’yı her okuduğunda duygulandırıyor. Ballı, Osmanlıca mektupları torunlarına emanet etmek üzere özenle saklıyor. Güney Kore’de bulunan Busan Türk Şehitliği’ne giden Ballı, şehitlikte babasının mezarını bulamaması üzerine hasretle memleketine geri döndü. Yıllardır babası için Yayladağı ilçesine yapılmasını istediği şehit mezarı için hasretle bekleyen şehit kızı Ballı, her istediğinde babasının mezarına gidip dua etmek istiyor. "Babamı hiç görmedim, sadece fotoğraflarını görüyorum" Babasının yüzünü görüp, sesini duymadığını söyleyen Züleyha Ballı, "Ben 2 yaşındayken babam şehit olmuş. Ben tam zamanını bilmiyorum ama bana söylenen bu şekilde, ben de öyle biliyorum. Babamı hiç görmedim, sadece fotoğraflarını görüyorum. Kore’ye gittim, babamın mezarını bulmak ve görmek için. Mezarı bulamadım ama abidede ismini buldum. Ben, evlendikten sonra amcam mektupları ve şiiri bana verdi. Daha önce hiç bahsedilmemişti çocukluğumda, belki çocukluğumda verilse daha mutlu günlerim olabilirdi ama hiç haberim yoktu. Evlendikten 1 yıl sonra aldım, Osmanlıca yazılan mektupları ve şiiri. Osmanlıca bilen birine mektupu okuttuk ve Türkçe’ye çevirdik. Mektubunda girdiği savaşları anlatıyordu. Mektupları önce amcam saklamış, yılardır da ben saklıyorum. Mektuplar 75 yıllık var, belki de daha fazlası var. Mektubu her okuduğumda babasızlığın acısını hissediyorum ve duygulanıyorum" dedi. "Yayladağı’nda babamın mezarı olsun istiyorum, başında dua edeyim istiyorum" Memleketine babası için temsili mezar yapılmasını istediğini söyleyen Ballı, "Yayladağı’nda babamın mezarı olsun istiyorum, başında dua edeyim istiyorum. Sıkıntılı günlerimde orada teselli olayım istiyorum. Kore’ye kadar gittim ama babamın mezarını göremedim, memleketimizde babamın mezarı olsa çok sevinirim, isminin yaşatıldığını görmüş olurum" ifadelerini kullandı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 08:23 Samsun’da güvercin severler kenetlendi SAMSUN (İHA) – Samsun Güvercin Yetiştiricileri ve Serinofil Derneği, sezon boyunca dereceye giren güvercinler için düzenlediği kupa töreninde bir araya geldi. Dernek Başkanı Hikmet Şimşek, mülkiyeti kendilerine ait bir dernek binası satın almak amacıyla "Haydi Bir Tuğla da Sen Koy" kampanyasını başlattıklarını duyurdu. Her yıl düzenlenen etkinlikte, 2025 yılı boyunca yapılan yarışmalarda dereceye giren güvercin sahiplerine kupaları takdim edildi. Etkinlikte ayrıca derneğe kalıcı bir bina kazandırmak amacıyla bağışlanan güvercinler açık artırma ile satışa sunuldu. "Kendi imkanlarımızla dernek binası alacağız" Etkinlikte konuşan Samsun Güvercin Yetiştiricileri ve Serinofil Derneği Başkanı Hikmet Şimşek, dernek binasını kendi öz kaynaklarıyla almak istediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Burada kupa törenimizi gerçekleştiriyoruz. Bir sene boyunca dereceye giren kuşlarımıza ödüllerini veriyoruz. Ayrıca derneğimize ait bir mülk edinmek için ’Haydi Bir Tuğla da Sen Koy’ kampanyası başlattık. Üyelerimizin bağışladığı ve burada gördüğünüz kuşlar açık artırmaya çıkacak. Elde edilen gelirle kendi imkanlarımızla dernek binamızı almayı hedefliyoruz." "Samsun’un en büyük sivil toplum örgütüyüz" Samsun’daki güvercin besleme kültürünün geniş bir kitleye hitap ettiğini vurgulayan Başkan Şimşek, "Şu an Samsun’un en büyük sivil toplum örgütüyüz. Derneğimize kayıtlı resmi bin 700 üyemiz var. Ancak Samsun genelinde güvercin besleyen yaklaşık 5 bin kişilik büyük bir camiaya sahibiz" dedi. "Sadece güvercin uçurmuyoruz" Derneğin toplumsal olaylara da duyarsız kalmadığını belirten Hikmet Şimşek, "Biz sadece bir güvercin sevenler derneği değiliz. Sosyal aktiviteler yapan, zor zamanlarda halkımızın yanında olan bir derneğiz. Allah bir daha göstermesin, 6 Şubat depremlerinde de bölgeye yardımlarımızı ulaştırdık. Amacımız sadece güvercin uçurmak değil, sosyal dayanışmayı da sağlamaktır" şeklinde konuştu. Etkinlik, yapılan açık artırma ve ödül töreninin ardından hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.
Mersin’de vatandaşlara soğuk havada kaynar ikramı
02 Ocak 2026 Cuma - 09:40 Mersin’de vatandaşlara soğuk havada kaynar ikramı Mersin Büyükşehir Belediyesi, kentin farklı noktalarında dağıttığı geleneksel kaynar ikramıyla soğuk havada vatandaşların içini ısıttı. Mersin Büyükşehir Belediyesinin vatandaşlara sunduğu ve büyük ilgi gören geleneksel lezzetlerden kaynar, yeni yılda da Mersinlilerin içini ısıttı. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde gerçekleştirilen kaynar ikramlarının duraklarından biri de Yoğurt Pazarı oldu. Vatandaş sirkülasyonunun ve esnaf yoğunluğunun yüksek olduğu noktada yapılan dağıtımlar, memnuniyetle karşılandı. Soğuk havada ikram edilen kaynarlar, yeni yıl dilekleri eşliğinde içilerek vatandaşlara şifa oldu. Zencefil, zerdeçal, tarçın, karanfil, havlıcan, yenibahar gibi baharatlarla tatlandırılıp cevizle sunulan kaynar, geleneksel lezzetiyle birçok vatandaşı da çocukluğuna götürüyor. Büyükşehir Belediyesinin 2022 yılından bu yana sürdürdüğü kaynar ikramları kapsamında, bugüne kadar 130 bin bardak kaynar vatandaşlara ulaştırıldı. Kaynar dağıtımları, Pazartesi günü Tarsus Yarenlik Alanı çıkışında, Salı günü Mezitli bankalar önünde, Çarşamba günü Toroslar Kuvayi Milliye Caddesi’nde, Perşembe günü Akdeniz ilçesi Yoğurt Pazarı’nda, Cuma günü ise Yenişehir ilçesi Alanya Sokağı ve Tarsus Kültür Park önünde yapılığı bildirildi. "2022 yılından bu yana yaklaşık 130 bin bardak kaynarı vatandaşlarla buluşturduk" Sosyal Hizmetler Dairesi’nde görev yapan Şef Başak Gökdal Bayraktar, soğuk havanın etkisini hissettirdiği bu günlerde Mersin’e özgü geleneksel içecek olan kaynarı, haftanın 5 günü belirlenen noktalarda vatandaşlara ücretsiz olarak ikram ettiklerini anlattı. Gökdal, "Buradaki amacımız, vatandaşlarımızın soğuk havalarda bir nebze olsun ısınmasını sağlamak ve aynı zamanda kentimizin kültürel değerlerinden biri olan kaynarı tattırmak. Yeni yılda da vatandaşlarımıza kaynar ikramı yapıyoruz. Vatandaşların ilgisi ve memnuniyeti bizleri de mutlu ediyor" dedi. 2022 yılından bu yana yaklaşık 130 bin bardak kaynarı vatandaşlarla buluşturduklarını belirten Bayraktar, "Sosyal belediyecilik anlayışımız doğrultusunda, kış ayları boyunca bu hizmetimizi sürdürerek vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi 6 ayda 961 kişiye hizmet verdi
02 Ocak 2026 Cuma - 09:35 Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi 6 ayda 961 kişiye hizmet verdi Kocaeli Büyükşehir Belediyesince İzmit’te kurulan Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nden, hizmete girdiği günden bu yana 961 özel gereksinimli bireyin yararlandığı bildirildi. Eski Vinsan Kampüsü yerleşkesinde 9 bin 609 metrekare alan üzerine inşa edilen merkez, 6 bin 176 metrekare kapalı alanıyla farklı yaş gruplarındaki özel gereksinimli bireylere bütüncül rehabilitasyon hizmeti sunuyor. Açılışının üzerinden geçen yaklaşık 6 aylık sürede 961 kişiye ulaşan merkezde, erken çocukluk döneminden yetişkinliğe kadar geniş bir yelpazede eğitim ve sosyal destek çalışmaları yürütülüyor. Rehberlik hizmeti de sunuluyor 323 çocuğa erken müdahale desteği merkez bünyesinde yürütülen 0-6 yaş grubu erken çocukluk dönemi programları kapsamında, bugüne kadar 323 çocuğa eğitim desteği sağlandı. Halihazırda 287 çocuğun bireysel ve grup eğitimleri ile duyu bütünleme çalışmalarının devam ettiği merkezde, ailelere yönelik bilgilendirme ve rehberlik hizmetleri de veriliyor. Yetişkinlerin istihdama katılımı hedefleniyor Merkezde uygulanan programlar kapsamında 257 yetişkin birey; barista, mutfak, reyon görevlisi ve servis elemanı gibi branşlarda mesleki eğitim aldı. Bu eğitimlerin yanı sıra kariyer planlama, mülakat teknikleri ve EKPSS hazırlık kurslarıyla özel gereksinimli bireylerin istihdama katılımı destekleniyor. Multidisipliner rehabilitasyon modeli Toplam 381 bireyin aktif olarak faydalandığı merkezde; dil ve konuşma terapisi, fizyoterapi, hidroterapi ve "Sporda Ben de Varım" projesi kapsamında hareket eğitimleri sunuluyor. Hizmet modelinde aileyi merkeze alan bir sistemin uygulandığı tesiste, "Engelsiz Diyalog Ofisi" aracılığıyla ebeveyn ve kardeş destek programları da yürütülüyor. Kuaförlükten bahçeciliğe kadar pek çok farklı atölyenin bulunduğu merkez, bireylerin sosyal becerilerini geliştirmeyi hedefliyor.
BEUN, akreditasyon başarılarına bir yenisini daha ekledi
02 Ocak 2026 Cuma - 09:30 BEUN, akreditasyon başarılarına bir yenisini daha ekledi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), eğitimde kalite odaklı yaklaşımını bir kez daha tescilleyerek önemli bir başarıya imza attı. BEUN Devrek Meslek Yüksekokulu bünyesinde yer alan Aşçılık Programı, Mesleki Eğitim Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MEDEK) tarafından 4 yıl süreyle tam akredite edilirken, Çaycuma Gıda ve Tarım Meslek Yüksekokulu Gıda Kalite Kontrolü ve Analizi Programı ise 2 yıl süreyle koşullu akreditasyon almaya hak kazandı. MEDEK tarafından gerçekleştirilen değerlendirme süreci sonucunda elde edilen bu akreditasyonlar, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin mesleki eğitimde kalite, sürdürülebilirlik ve sürekli iyileştirme anlayışını benimsediğinin önemli bir göstergesi oldu. Akredite edilen programlar, eğitim-öğretim süreçlerini ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde yürüttüklerini belgeleyerek öğrencilerine sunulan eğitimin niteliğini bir kez daha ortaya koydu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, akreditasyon çalışmalarının üniversiteler açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şu ifadeleri dile getirdi: "Mesleki eğitimin niteliğini artırmak, sektörün beklentilerine cevap verebilen, donanımlı ve çağın gerekleriyle uyumlu mezunlar yetiştirmek üniversitemizin temel öncelikleri arasında yer almaktadır. Bu doğrultuda yürüttüğümüz kalite ve akreditasyon çalışmaları, eğitim-öğretim süreçlerimizin sürekli gelişimini sağlaması açısından büyük önem taşımaktadır. Devrek Meslek Yüksekokulumuz Aşçılık Programının dört yıl süreyle tam akredite edilmesi ve Çaycuma Gıda ve Tarım Meslek Yüksekokulumuz Gıda Kalite Kontrolü ve Analizi Programının koşullu akreditasyon alması, bu alanlarda ortaya koyduğumuz nitelikli çalışmaların apaçık bir göstergesidir. MEDEK akreditasyonu, mezunlarımızın diplomalarının ulusal ve uluslararası düzeyde tanınırlığını artırmakta, istihdam olanaklarına önemli katkılar sunmaktadır. Aynı zamanda bu süreçler, paydaşlarla olan etkileşimi güçlendirerek üniversitemizde kalite kültürünün yerleşmesine ve kurumsal gelişimin sürekliliğine katkı sağlamaktadır. Bu duygu ve düşüncelerle kalite odaklı çalışmalarımızda bizleri her daim destekleyen başta Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanımız Sayın Prof. Dr. Sayın Erol Özvar ile değerli YÖK ailesi olmak üzere kıymetli teşvikleri dolayısıyla Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Başkanımız Sayın Prof. Dr. Sayın Ümit Kocabıçak ile tüm YÖKAK üyelerine teşekkürlerimi sunuyorum. Bununla birlikte iki meslek yüksekokulumuzun bünyesindeki programların akredite olmasında başta ilgi ve alakalarından dolayı MEDEK yöneticileri olmak üzere üniversitemizin uluslararası görünürlüğüne ve kaliteli eğitim ilkesine katkı sağlayan değerli akademik ve idari personelimiz ile sevgili öğrencilerimize teşekkür ediyorum."