GÜNDEM
12 Mayıs 2026 Salı - 22:07 15 tonluk bomba infilak ettirilmiş, 16 kişi ölmüştü: Dürümlü patlamasının üzerinden 10 yıl geçti, acılar geçmedi Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Dürümlü mezrasında terör örgütü PKK mensuplarınca kamyona yüklenen 15 tonluk patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybettiği olayın üzerinden 10 yıl geçti. Terör örgütü PKK mensupları, 12 Mayıs 2016 tarihinde Bingöl’ün Genç ilçesine bağlı Döşekkaya köyü yakınlarında yol çalışması yapan bir firmaya ait kamyonu gasp ederek yaklaşık 15 tonluk bombayı araca yüklemiş, bomba yüklü araç içindeki PKK’lılarla birlikte Sur ilçesine bağlı Tanışık Mahallesi’ne gelmişti. Köylülerin şüphelenmesi üzerine araçtaki PKK’lılar ile köylüler arasında tartışma yaşanmış, olayın ardından teröristler bomba yüklü kamyonu Dürümlü mezrasına doğru yönlendirmişti. Köylüler tarafından takibe alındıklarını ve kaçamayacaklarını anlayan teröristler 15 ton patlayıcı yüklü kamyonu infilak ettirmiş, olayda hepsi akraba olan 16 kişi ölmüş, 26 kişi de yaralanmıştı. Patlamanın üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen acılar ilk günkü tazeliğini koruyor. ‘’Biz onları unutmayacağız’’ Patlamanın yıldönümünde mezarlık önünde açıklamalarda bulunan Çelebi Yaman, ‘’Şehit ailesiyim. Burada bulunan şehitlerin tamamı benim kardeşim, kuzenlerim ve amcamdır. 12 Mayıs 2016’da terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırıda hepsi şehit oldu. Bugün burada bulunmamızın sebebi onları unutmamak ve unutturmamaktır. Şehit ailelerinin sesi olan, her daim onların yanında bulunan ve onların sözüyle hareket eden Devlet Bahçeli’yi buradan saygıyla selamlıyor, teşekkürlerimi sunuyorum. Açmış olduğu bu yolda şehit aileleri olarak biz de destek vermeye devam edeceğiz, desteğimizi esirgemeyeceğiz. Söz konusu vatan ise biz her zaman vatanımızın ve devlet büyüklerimizin yanındayız. Bugün şehitlerimizin 10. yıl dönümü. Aradan sadece 10 yıl değil, 100 yıl da geçse biz onları unutmayacağız, unutturmayacağız’’ dedi. ‘’Değil 10 yıl, 10 bin yıl da geççe bu acı içimizden çıkmayacak’’ Olayda yakınlarını kaybeden Mehmet Yaman da ‘’Bu olayda ağabeyimi, babamı, amcamı ve dayılarımı kaybettim. Bugün olayın 10. yılı. Allah hepsine rahmet eylesin inşallah. Değil 10 yıl, 10 bin yıl geçse de bu acı içimizden çıkmayacak. Allah-u Teala bütün şehitlerimize rahmet eylesin inşallah. Bu çözüm süreciyle birlikte inşallah artık bu olaylar yaşanmaz. Umarım bir daha böyle acılar yaşanmaz. Bizim başımıza geldi, kimsenin başına gelmesin. Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın inşallah. Biz 16 şehit verdik. Allah-u Teala hepsine rahmet eylesin. Bu acı ne yapsak içimizden çıkmaz. Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a ve Devlet Bahçeli’ye selamlarımızı gönderiyoruz. Bütün ailemizin selamı var. Allah hepinizden, devletimizden razı olsun’’ diye konuştu. ‘’Yeni doğan çocuklar onların isimleri ile yaşıyor’’ Yakınlarını kaybeden Şahin Güler ise ‘’12 Mayıs 2016’da Tanışık köyünde terör örgütü PKK’nın saldırısı sonucunda 16 yakınımı kaybettim. Tamamı dayımlar ve dayım çocuklarıydı. Birlikte büyüdüğümüz insanlardı. Bugün üzerinden 10 yıl geçti ama acıları hala içimizde taze. Unutmadık, unutturmayacağız. Birçoğunun ismini çocuklarımıza verdik. Yeni doğan çocukların çoğunda bugün onların isimleri yaşıyor’’ şeklinde konuştu.
12 Mayıs 2026 Salı - 21:44 İstanbul Valisi Gül: "Son üç senede sizlerin de destekleriyle 7 milyon 300 bin ilave kitap temin ettik" İstanbul Valiliği tarafından "Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor" projesi kapsamında, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün koordinasyonunda düzenlenen "Aileler Yarışıyor" kitap okuma yarışmasında ödüller sahiplerini buldu. İstanbul Valiliği tarafından okuma alışkanlığını aile bireyleri arasında yaygınlaştırmak amacıyla 39 ilçede düzenlenen "Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor" projesinin ödül töreni yapıldı. "Aileler Yarışıyor" Kitap Okuma Yarışmasına toplam 5 bin 43 veli katıldı. Necip Fazıl Kısakürek’in "İstanbul’a Hasret" adlı eserini okuyan velilere yönelik ilçe finalistlerinin belirlendiği yarışma, şubat ayında 39 ilçede yapıldı. İlçelerinde derece yapan velilerin katıldığı il sınavı ise Beşir Ayvazoğlu’nun "Dersaadet’in Kalbi" adlı eserinden 14 Nisan’da Cağaloğlu Anadolu Lisesinde yapıldı. Bahçelievler’de düzenlenen ödül programına Vali Davut Gül, İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, Necip Fazıl Kısakürek’in torunu Emrah Kısakürek, yarışmada derece alan aileler ve çok sayıda davetli katıldı. Vali Gül, yarışmada derece alıp birinci olan Tuba Öztürk, ikinci olanlar Durmuş Demir, Kayhan Çay, üçüncü olanlar Cevdet Çelik, Merve Mahan, Tuğçe Şahin ve Ramazan Zerenay’e ödüllerini takdim etti. Programda konuşan Vali Gül, "Sayın Cumhurbaşkanımızın bir talimatı var. Bunu zaman zaman dile getiriyoruz. Her toplantıda il valilerine ‘Kendi çocuğunuz için istediğiniz her şeyi, bütün çocuklar için isteyin’ diyor. Dolayısıyla da bizim İstanbul’da yaklaşık 3 milyon öğrenciye bakış açımız tamamen bu ölçüde. Kendi çocuğumuz olarak görüyoruz. Kendi çocuğumuzun iyiliği için ne düşünüyorsak bütün öğrencilerimiz için onu yapmak istiyoruz. Bağımlılıktan koruduğumuz çocuklarımızın özgüveninin geliştiği, spor yapan, kitap okuyan, yeteneğine göre bir enstrüman çalan, öğrenci meclislerimiz aracılığıyla karar süreçlerine katılan, ‘Hayır’ diyebilen, ruhen, bedenen gelişmiş çocuklar olsun istiyoruz. Bunu nasıl yapacağız? Sihirli değneğimiz yok. Bir şekilde sizlerle birlikte, veliler olarak, öğretmenlerimiz olarak, idareciler olarak herkesin kendi açısından bir tarafından tutarak bu meseleyi çözebiliriz" ifadelerini kullandı. ‘Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor’ projesiyle ilgili Vali Gül, "Bunun için de öncelikle kitap sayımızda başladık. İstanbul’umuzda yaklaşık 6 buçuk milyon kitap vardı. Ve ‘Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor’ kitap okuma projemizle, yeni temin ettiğimiz kitaplarla yaklaşık 7 milyon 300 bin kitap temin etmiş olduk. Bu şu demek, yaklaşık 100 yılda biriktirdiğimiz 6 buçuk milyon kitap vardı. Son üç senede hep birlikte sizlerin de destekleriyle 7 milyon 300 bin ilave kitap temin ettik. Yani kitap sayımız yüzde yüzden daha fazla artmış oldu. Kitapları temin ettik. Öğrencilerimiz okumaya başladılar. Bu sefer şöyle bir ihtiyaç ortaya çıktı. Çocuklarımız yazarlarla buluşmak istedi. Kitap fuarlarına gitmek istedi. İstanbul’umuzda her yıl büyük kitap fuarları yapılıyor. Ama şehir çok büyük. 16 milyon insan yaşıyor. Bir yerden bir yere gitmenin her anlamda zorlukları var. ‘Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor’ kitap okuma projemizle, her ilçemizde kitap fuarı yapmaya başladık. Bazı ilçelerimizde yaptık. Günün sonunda 39 ilçemizin 39’unda da yapmış olacağız. Dolayısıyla da çocuğun kitap fuarını gezmesi, yazarını görmesi, okuduğu kitabın şairiyle, yazarıyla hemhal olması, onun bir söyleşisini dinlemesi çok kıymetli. Bir diğer yaptığımız iş, kitabın ailecek okunmasını istedik. Her akşam 21.00’de yarım saat telefonun, tabletin kapandığı sadece çocuğun değil, herkesin kitap okuduğu bir fotoğraf olsun istedik. Burada da iş sizlere düşüyordu. İnanıyorum ki hangi anne, babaya sorsak çocuğu için biraz önce saydığım özelliklere kavuşmasını ister ama kendimiz yapmadan, kendimiz yaşamadan, kendi hayatımızda tatbik etmeden çocuğumuza rol model olma şansımız yok. Onun için burada herkesin çok önemli katkısı var. En büyük katkı bu yarışmaya katılan, çocuklarıyla birlikte bizim bu projemizde kitap okuyan velilerimizdir. Velilerimize teşekkür ediyorum" dedi.
Fabrikaların istemediği derilerden harçlık çıkarıyorlar
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:52 Fabrikaların istemediği derilerden harçlık çıkarıyorlar Bolu’nun Gerede ilçesinde üniversite öğrencileri, Türkiye’de bir ilke imza atarak kurdukları öğrenci kooperatifi aracılığıyla, fabrikalardan temin edilen atık ve defolu deri parçalarını çanta, cüzdan ile anahtarlığa dönüştürerek hem ekonomiye kazandırıyor hem de gelir elde ediyor. Gerede Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören gençler, aldıkları teorik eğitimi pratiğe dökmek amacıyla Türkiye’de bir ilke imza atarak kendi öğrenci kooperatiflerini kurdu. Dericilik, tasarım, muhasebe ve işletme gibi bölümlerde okuyan öğrenciler, proje ortağı Gerede Ticaret ve Sanayi Odası ve ilçedeki deri sanayi firmalarından temin ettikleri atık ile defolu derileri üretim sürecine dahil ediyor. Lazer makinelerinde kesilen ve el dikişiyle nihai ürün haline getirilen deriler; çanta, cüzdan, magnet ve anahtarlığa dönüştürülüyor. Projeyle öğrenciler, hem geri dönüşüme katkı sağlayarak çevreye destek oluyor hem de ürünlerin e-ticaret ve birebir pazarlama yöntemleriyle satışından harçlıklarını çıkarıyor. "Yönetim kurulunda öğrencilerimiz var" Gerede MYO Müdürü Hakan Çambel, kooperatifte aktif olarak 25 civarında öğrencinin bulunduğunu belirterek, "Kooperatifin yönetim kurulunda da öğrencilerimiz var. Biz 3 eğitmen olarak yer alıyoruz. Kooperatifimizin 7 asıl üyeden oluşması gerekiyor, diğer 4 üyemiz de öğrencilerimizden oluşuyor. Alttan gelenlere eğitim vererek, mezun olanların yerine yeni öğrencilerimizi yetiştirip kooperatifçiliği sürdüreceğiz" dedi. "Projemiz desteklenmeye hak kazandı" Projenin mimarlarından Gerede MYO Dr. Öğretim Üyesi Onur Özevin ise işletme, muhasebe ve girişimcilik gibi dersleri öğrencilerin pratiğe dökmekte zorlandığını, bu nedenle risk almadan deneyimleyebilecekleri bir model üzerinde çalışırken öğrenci kooperatifi fikrinin ortaya çıktığını anlattı. Öğrencilerin bir girişimin A’dan Z’ye kuruluşunu, muhasebesini ve pazarlamasını deneyimlemesini hedeflediklerini aktaran Özevin, "Projeyi TÜBİTAK’a sunduk ve 3005 projesi kapsamında desteklenmeye hak kazandık. Bu hibe kapsamında lazer makineleri tedarik edildi ve öğrencilere eğitimler verildi. Başarılı olan 30 kişiyle kooperatifimizi resmi olarak kurduk" diye konuştu. Kooperatifin kurulmasının ardından öğrencilerin alanlara ayrıldığını anlatan Özevin, "Gerede, deri sanayisinde öncü merkezlerden biri. Burada üretim yapan deri sanayi firmalarıyla iş birliği halindeyiz. Gerede Ticaret Sanayi Odası proje ortağımız. Onlardan kullanmadıkları defolu, artık deri ürünleri talep ediyoruz. Burada ayakkabıcılık, deri teknolojisi, muhasebe ve işletme bölümü bir araya gelerek departmanlara ayrıldılar. Teknik olarak artık deriler buraya geliyor, bir tasarım aşamasından geçiyor (anahtarlık, magnet, cüzdan gibi) Daha sonra lazer makinesinde kesimi yapılıyor. El dikişiyle nihai ürün haline getiriliyor ve kişiselleştirmek için ikinci bir lazer makinemiz var; isim, logo, marka, her türlü baskı yapılıyor ve müşteriye dijital pazarlama veya birebir pazarlama kanalıyla ulaştırılıyor" ifadelerini kullandı.
DAKAF’26 ’Gençliğin Üretim Çağı’ temasıyla kapılarını açıyor
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:47 DAKAF’26 ’Gençliğin Üretim Çağı’ temasıyla kapılarını açıyor Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) ev sahipliğinde, İŞKUR koordinasyonunda düzenlenen Doğu Anadolu Kariyer Fuarı (DAKAF’26) yarın kapılarını açıyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nin en kapsamlı kariyer organizasyonlarından biri olan DAKAF’26 için geri sayım sona erdi. "Gençliğin Üretim Çağı" temasıyla hazırlanan fuar, Van YYÜ’nün ev sahipliğinde ve bölgedeki 8 üniversitenin paydaşlığında 5-6 Mayıs tarihlerinde Tuşba ilçesindeki Expo Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Paydaş üniversiteler tek çatı altında Van YYÜ’nün ev sahipliği yaptığı organizasyon; Muş Alparslan, Bitlis Eren, Ağrı İbrahim Çeçen, Şırnak, Batman, Hakkari, Iğdır ve Siirt üniversitelerinin paydaşlığında hayata geçiyor. Bölgedeki genç yetenekleri Türkiye’nin dev firmalarıyla buluşturacak olan fuar, kamu ve özel sektörü aynı platformda bir araya getiriyor. Firma ve kurumlar, nitelikli öğrenci ve mezunlarla birebir mülakat yapma imkanı bularak insan kaynağı stratejilerini güçlendirme fırsatı yakalayacak. "Ülkemizin gözbebeği kurumları burada" Fuar öncesi basın mensuplarıyla bir araya gelerek hazırlıkların tamamlandığını müjdeleyen Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, yaklaşık 140 standın kurulduğunu belirtti. Şevli, "Yarın tüm öğrencilerimizi ve gençlerimizi fuar alanına bekliyoruz. Farklı bakanlıklar, kamu kuruluşları ve özel sektör temsilcileri fuarda yer alacak. Ülkemizin gözbebeği kurumları stantlarını açmış olacak" dedi. "CV’lerinizi yanınızda getirin" Gençlere önemli tavsiyelerde bulunan Rektör Şevli, fuarın sunduğu fırsatların geniş bir yelpazeye yayıldığını ifade etti. Şevli, "Öğrencilerimize fuara hazırlıklı gelmelerini ve CV’lerini yanlarında getirmelerini tavsiye ediyorum. Tarımdan uzay sanayisine, havacılıktan girişimciliğe kadar birçok farklı sektörden kuruluş burada olacak. Ayrıca 5 farklı salonda, 30’un üzerinde etkinlikte alanında uzman konuşmacılar kariyer deneyimlerini paylaşarak öğrencilerimize ışık tutacak" ifadelerini kullandı. Yarışmalar, çekilişler ve atölye çalışmaları İki gün sürecek organizasyonun sadece mülakatlardan ibaret olmayacağını belirten Şevli; simülasyonlar, atölye çalışmaları, yarışmalar ve çeşitli çekilişlerle katılımcıları dolu dolu bir programın beklediğini ifade etti. Basın toplantısına Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şenay Baydaş ve Prof. Dr. Cemil Göya da katılarak organizasyonun önemine dikkat çekti.
Fabrikaların istemediği derilerden harçlık çıkarıyorlar
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:44 Fabrikaların istemediği derilerden harçlık çıkarıyorlar Bolu’nun Gerede ilçesinde üniversite öğrencileri, Türkiye’de bir ilke imza atarak kurdukları öğrenci kooperatifi aracılığıyla, fabrikalardan temin edilen atık ve defolu deri parçalarını çanta, cüzdan ile anahtarlığa dönüştürerek hem ekonomiye kazandırıyor hem de gelir elde ediyor. Gerede Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören gençler, aldıkları teorik eğitimi pratiğe dökmek amacıyla Türkiye’de bir ilke imza atarak kendi öğrenci kooperatiflerini kurdu. Dericilik, tasarım, muhasebe ve işletme gibi bölümlerde okuyan öğrenciler, proje ortağı Gerede Ticaret ve Sanayi Odası ve ilçedeki deri sanayi firmalarından temin ettikleri atık ile defolu derileri üretim sürecine dahil ediyor. Lazer makinelerinde kesilen ve el dikişiyle nihai ürün haline getirilen deriler; çanta, cüzdan, magnet ve anahtarlığa dönüştürülüyor. Projeyle öğrenciler, hem geri dönüşüme katkı sağlayarak çevreye destek oluyor hem de ürünlerin e-ticaret ve birebir pazarlama yöntemleriyle satışından harçlıklarını çıkarıyor. "Yönetim kurulunda öğrencilerimiz var" Gerede MYO Müdürü Hakan Çambel, kooperatifte aktif olarak 25 civarında öğrencinin bulunduğunu belirterek, "Kooperatifin yönetim kurulunda da öğrencilerimiz var. Biz 3 eğitmen olarak yer alıyoruz. Kooperatifimizin 7 asıl üyeden oluşması gerekiyor, diğer 4 üyemiz de öğrencilerimizden oluşuyor. Alttan gelenlere eğitim vererek, mezun olanların yerine yeni öğrencilerimizi yetiştirip kooperatifçiliği sürdüreceğiz" dedi. "Projemiz desteklenmeye hak kazandı" Projenin mimarlarından Gerede MYO Dr. Öğretim Üyesi Onur Özevin ise işletme, muhasebe ve girişimcilik gibi dersleri öğrencilerin pratiğe dökmekte zorlandığını, bu nedenle risk almadan deneyimleyebilecekleri bir model üzerinde çalışırken öğrenci kooperatifi fikrinin ortaya çıktığını anlattı. Öğrencilerin bir girişimin A’dan Z’ye kuruluşunu, muhasebesini ve pazarlamasını deneyimlemesini hedeflediklerini aktaran Özevin, "Projeyi TÜBİTAK’a sunduk ve 3005 projesi kapsamında desteklenmeye hak kazandık. Bu hibe kapsamında lazer makineleri tedarik edildi ve öğrencilere eğitimler verildi. Başarılı olan 30 kişiyle kooperatifimizi resmi olarak kurduk" diye konuştu. Kooperatifin kurulmasının ardından öğrencilerin alanlara ayrıldığını anlatan Özevin, "Gerede, deri sanayisinde öncü merkezlerden biri. Burada üretim yapan deri sanayi firmalarıyla iş birliği halindeyiz. Gerede Ticaret Sanayi Odası proje ortağımız. Onlardan kullanmadıkları defolu, artık deri ürünleri talep ediyoruz. Burada ayakkabıcılık, deri teknolojisi, muhasebe ve işletme bölümü bir araya gelerek departmanlara ayrıldılar. Teknik olarak artık deriler buraya geliyor, bir tasarım aşamasından geçiyor (anahtarlık, magnet, cüzdan gibi) Daha sonra lazer makinesinde kesimi yapılıyor. El dikişiyle nihai ürün haline getiriliyor ve kişiselleştirmek için ikinci bir lazer makinemiz var; isim, logo, marka, her türlü baskı yapılıyor ve müşteriye dijital pazarlama veya birebir pazarlama kanalıyla ulaştırılıyor" ifadelerini kullandı.
Zonguldak’ta su ürünleri kooperatifleri kafes balıkçılığına karşı eylem birliği kararı aldı
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:41 Zonguldak’ta su ürünleri kooperatifleri kafes balıkçılığına karşı eylem birliği kararı aldı Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesi ile Alaplı arasında planlanan kafes balıkçılığı projesine karşı çıkan balıkçılar, düzenlenen toplantıda eylem birliği kararı aldı. Karadeniz Ereğli Su Ürünleri Kooperatifi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, Bozhane balıkçı esnafı başta olmak üzere çevre il ve ilçelerden gelen balıkçılar bir araya gelerek projeye yönelik endişelerini dile getirdi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Kooperatif Başkanı Murat Toprak, kafes balıkçılığı projesine karşı çıkışlarının bireysel değil, tamamen üyelerin talepleri doğrultusunda alındığını söyledi. Küçük ölçekli balıkçıların geçim kaynaklarının tehlikeye girebileceğine dikkat çeken Toprak, "Hepimizin bildiği gibi Karadeniz Ereğli - Alaplı arasında planlanan kafes balıkçılığı projesi bölgemizin en önemli gündem maddesi haline geldi. Küçük ölçekli balıkçılar ciddi endişeler yaşıyor. Geçim kaynağını riske atabileceği düşünülen, rekabet şartlarını ağırlaştırabileceği öğrenilen ve deniz üzerindeki faaliyet alanlarının daralmasına kaygı duyan çok sayıda üyemiz var. Hiçbir proje, balıkçı esnafımızın emeğinin ve geleceğinin önüne geçemez. Bu nedenle aldığımız karar bireysel değildir. Sizlerin iradesinin bir sonucudur. Kafes balıkçılığına karşı çıkma tutumumuz tamamen üyelerimizin talepleri sonucu şekillenmiştir. Biz gelişme, yatırım ve bölge ekonomisine katkı sağlayacak projelere karşı değiliz" dedi. Toprak, projeye karşı olmadıkları yatırımların da bulunduğunu ancak bu tür girişimlerin mevcut düzeni bozmayacak ve küçük esnafı koruyacak şekilde planlanması gerektiğini ifade etti. Sürecin şeffaf şekilde yürütüleceğini belirten Toprak, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. "Proje deniz ekosistemine zarar verir" Toplantıda söz alan Adnan Manaş ise kafes balıkçılığının çevresel etkilerine dikkat çekti. Manaş, denizde yoğun şekilde yapılan kafes balıkçılığının yem atıkları, balık dışkıları ve kimyasal kullanımı nedeniyle deniz kirliliğine yol açtığını belirterek, oksijen seviyesinin düşmesiyle birlikte ekosistemin zarar görebileceğini ifade etti. Kafes balıkçılığının hastalıkların yayılmasına, biyoçeşitliliğin bozulmasına ve kıyı kullanım alanlarının daralmasına neden olabileceğini dile getiren Manaş, "Bu proje hayata geçirilirse sadece balıkçılar değil, bölgedeki tüm kıyı yerleşimleri olumsuz etkilenecek" diye konuştu. Çevre ilçelerden destek Toplantıya Kozlu, Alaplı, Kocaali, Akçakoca ve Karasu’dan gelen su ürünleri kooperatif başkan ve yöneticileri katılarak Bozhane balıkçılarına destek verdi. Katılımcılar, söz konusu projenin bölge balıkçılığı ve denizcilik faaliyetlerine zarar vereceğini savundu. Akçakoca Su Ürünleri Kooperatif Başkan Yardımcısı Çağdaş Özer, "Bu proje de olursa zaten ortalama bizim yasak sahanın bittiği yerde burası başlayacak. Biz Ereğli balıkçıları ile beraber avlanmaya başladık. Şimdi buraya da sığamayacağız. Melen tarafına gitmeye başlayacağız. Orada da fazlasıyla balıkçı var" diyerek endişesini dile getirdi. Toplantı sonunda balıkçılar, kafes balıkçılığı projesine karşı ortak hareket etme ve süreci birlikte takip etme kararı aldı.
Malatya’da ticari alanların geleceği masaya yatırıldı
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:25 Malatya’da ticari alanların geleceği masaya yatırıldı Malatya’da ticari alanların mevcut durumu, Altay Kışlası’ndaki iş yerlerinin son durumu ve Küçük Sanayi Sitesi’nden taşınma süreci Valilik koordinasyonunda AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak’ın da katıldığı toplantıda ele alındı. Milletvekili Ölmeztoprak, ayrıca taziye ziyareti gerçekleştirdi ve bir düğün merasimine iştirak etti. Malatya’da ticari hayatı yakından ilgilendiren konular, Malatya Valisi Seddar Yavuz’un koordinasyonunda düzenlenen geniş katılımlı toplantıda ele alındı. Toplantıya; AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak’ın yanı sıra milletvekilleri Bülent Tüfenkci, İhsan Koca, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, AK Parti İl Başkanı Ali Bakan, Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit ve ilgili kurum temsilcileri katıldı. Ticari hayatın düzenlenmesi ele alındı Toplantıda, Altay Kışlası’nda yapımı tamamlanan ve teslim edilen iş yerlerinin mevcut durumu, Küçük Sanayi Sitesi’nden taşınma sürecini henüz tamamlamayan işletmelerin durumu ile çarşı ve diğer ticari alanlarda faaliyetlerin hızlandırılmasına yönelik çalışmalar görüşüldü. Esnafın yeni iş yerlerine geçiş sürecinin daha sağlıklı ilerlemesi, ticari alanlarda faaliyetlerin hız kazanması ve şehir ekonomisinin daha düzenli bir yapıya kavuşması amacıyla yürütülen çalışmalar değerlendirildi, sürecin koordineli şekilde ilerletilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı. Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Malatya’nın ticari yapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirterek, esnafın sürece uyumunun önemine dikkat çekti. Taziye ziyareti Milletvekili Ölmeztoprak, toplantının ardından Milliyetçi Hareket Partisi Malatya Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu’nun vefat eden annesi Hatice Suzan (Müzeyyen) Fendoğlu taziye ziyaretinde bulundu. Ölmeztoprak, burada Fendoğlu ailesine başsağlığı dileklerini ileterek merhumeye rahmet, yakınlarına sabır temennisinde bulundu. Düğün merasimine katılım Malatya’nın tek kadın fırın ustası Handan Baydoğan’ın kızı Aycan ile Metehan’ın düğün merasimine katılan Milletvekili Ölmeztoprak, genç çiftin nikâh sevincine şahitlik etti. Ölmeztoprak, Baydoğan ve Mutlu ailelerinin mutluluğunu paylaştı ve evlenen çifte bir ömür boyu mutluluk diledi. Düğün merasiminde vatandaşlarla yakından ilgilenen Ölmeztoprak, Malatya’da sosyal dayanışma ve birlik duygusunun güçlenmesinin önemine dikkat çekti.
Sultanbeyli’den kültür dünyasına yeni eser: 7 Güzel Çocuk kitabı tanıtıldı
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:24 Sultanbeyli’den kültür dünyasına yeni eser: 7 Güzel Çocuk kitabı tanıtıldı Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, ‘7 Güzel Adam’dan esinlenerek hazırlanan ‘7 Güzel Çocuk’ kitabını tanıttı. Tombaş, "Edebiyatımızda derin izler bırakan isimlerin mirasını gelecek nesillere taşımayı amaçlıyoruz. Böylece 7 ayrı kitaptan oluşan kitap setini, okullarımızda 15 bin çocuğumuza ücretsiz hediye edeceğiz" dedi. Kültür, sanat, edebiyat ve düşünce dünyasının önemli isimleri, Sultanbeyli Kültür Sanat Buluşmaları programında bir araya geldi. Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş’ın ev sahipliğinde düzenlenen programa; İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz ile çok sayıda yazar, şair, akademisyen ve sanatçı katıldı. Programda; 6-8 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek 12. Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali ve 7 Güzel Çocuk Kitap setinin tanıtımı yapıldı. 15 bin set ücretsiz hediye edilecek Çocuklarımızın kitapla ve medeniyet değerlerimizle büyümesinin önemine dikkat çeken Tombaş, "7 Güzel Adam, edebiyatımızda yalnızca bir kuşağın adı değildir. Bir duruşun, bir ahlakın, bir sadakatin, bir dostluğun ve bir dava bilincinin adıdır. Onlar kelimeyi yalnızca yazmak için değil; insanı, toplumu ve zamanı anlamak için kullandılar. Biz de bu seriyi çocuklarımız için hazırlarken, onların mirasını bugünün diliyle çocuklarımızın dünyasına taşımayı hedefledik. Çünkü çocuklarımıza yalnızca bilgi vermek yetmez. Onlara iyi örnekler, güçlü karakterler, güzel hikâyeler ve sağlam bir değer dünyası da sunmamız gerekir. 7 ayrı yazarın kaleme aldığı ‘7 Güzel Çocuk’ kitabımızı kültür dünyamıza kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu kitap setlerimizi okullarımızda 15 bin çocuğumuza ücretsiz hediye edeceğiz" dedi. 12. Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali başlıyor Ayrıca şiir festivali hakkında bilgi veren Tombaş, "Bugüne kadar İstanbulensis Şiir Festivali kapsamında 60 farklı ülkeden 130 yabancı şairi ve Türkiye’den 170 şairimizi Sultanbeyli’de ağırladık. Bu yönüyle festivalimiz, yalnızca ilçemizin değil; İstanbul’un ve ülkemizin kültür hayatında da güçlü bir iz bıraktı. Geçtiğimiz yıl 10 yerli, 4 yabancı şairimizi misafir etmiştik. Bu yıl ise ana programımızda 13 yerli, 4 yabancı şairimizin katılımıyla; farklı programlarımız ve buluşmalarımız kapsamında 30’un üzerinde şaire ev sahipliği yapıyoruz. Bu festivalle şiirin Sultanbeyli’de daha güçlü yankılanmasını; gençlerimizin şiirle, edebiyatla ve düşünceyle daha sağlam bir bağ kurmasını arzu ediyoruz. Herkese şiir sevgisini yaymak istiyoruz." "Güzel insan idealini çocuklarımızla buluşturduk" 7 Güzel Çocuk kitap setinin koordinatörü Doç. Dr. Mesut Koçak şunları söyledi; "Bu kitaplar klasik bir biyografik anlatı olmanın ötesinde hazırlandı. Çocuklarımızın hayal dünyasına dokunmak; Yedi Güzel Adam’ın düşünce dünyasını, kavramlarını ve taşıdığı değerleri daha anlaşılır bir dille aktarmak amacıyla kaleme alındı. Bu çalışma, sadece Yedi Güzel Adam’ı tanıtmak değil; onların temsil ettiği güzel insan idealini çocuklarımızla buluşturmak açısından da kıymetli. İnşallah hayra vesile olur." dedi. Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammed Fatih Andı ise, "7 Güzel Çocuk" inşallah Sultanbeyli Belediyesi için de İstanbulensis gibi güzel başlangıcın vesilesi olur. Çocuk edebiyatı onca yazılıp çizilmesine rağmen çok da dolduramadığımız alanlardan birisi. Bu alanda ne kadar çok eser üretirsek o kadar faydalı bir iş yapmış oluruz. "Hayranlıkla baktığım bir proje" Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı, "‘7 Güzel Çocuk’ projesi de hayranlıkla baktığım bir proje. 7 Güzel Adam’ın ortaokullarımızda tanınması adına çok kıymetli bir proje. Sultanbeyli Belediyesi öncü ve örnek çalışmalar sergiliyor" İfadelerini kullandı. Oyuncu-Yönetmen Recep Çavdar, "7 Güzel Çocuk projesi beni heyecanlandırdı. Bu projeden hareketle, ‘Neden 7 Güzel Genç temalı bir tiyatro oyunu yazmayayım diye düşündüm. Bu anlamda birbirimizi besliyor, birbirimizden etkileniyor ve yeni çalışmalar için ilham alıyoruz. Bu kıymetli çalışmalara öncülük eden Sultanbeyli Belediye Başkanımız Ali Tombaş’a teşekkür ediyorum" dedi. Şair Yazar Bestami Yazgan ise, "7 Güzel Adam’ı biliyorduk ama bu 7 güzel adam nasıl 7 güzel çocuktu diye merak ediyorduk. Bu projeyle bu soruya cevap verilmiş oldu" diye konuştu.
Denizli Büyükşehirin mobil ikram filosu güçlendi
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:23 Denizli Büyükşehirin mobil ikram filosu güçlendi Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin geçtiğimiz yıl başlattığı ve ilk yılında 1 milyon 177 bin kişiye ulaşan mobil ikram hizmeti, filoya katılan üçüncü araçla daha da güçlendi. Denizli’nin 19 ilçesi 616 mahallesinde paylaşmanın ve dayanışmanın simgesi haline gelen Denizli Büyükşehir Belediyesi mobil ikram hizmeti, filosuna eklediği yeni aracıyla gücüne güç kattı. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet vermeye başlayan üçüncü mobil ikram aracı, modern donanımı ve artan kapasitesiyle gönül sofralarını daha da büyütecek. Kent tarihinde bir ilk olarak başlatılan mobil ikram araçları geçen yıl 1 milyon 177 bin kişilik çorba, pilav, ayran, helva ve su ikramında bulunurken, filonun büyümesiyle daha da geniş kitlelere ulaşacak. Pazar yerleri, cami, meydanlar, hastaneler, sanayi, kampüs ve toplu ulaşım araçları durakları gibi vatandaşların yoğun olduğu bölgelerde hizmet veren mobil araçlar; yangın, doğal afet ve benzeri acil durumlarda da vatandaşları yalnız bırakmıyor. "Zor anlarda da vatandaşlarımızın yanındayız" Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, mobil ikram araçlarının 2026 yılında da yoğun bir mesai ile çalışmaya devam ettiğini belirterek, halkın yoğun ilgisi ve artan ihtiyaçlar doğrultusunda, filoya üçüncü mobil ikram aracını dahil ettiklerini söyledi. Başkan Çavuşoğlu, "Şehrimizin her köşesine ulaşan gönül soframızla sadece iyi günde değil, yangın, doğal afet ve ihtiyaç duyulan zor anlarda da vatandaşlarımızın yanında oluyoruz. Sosyal belediyecilik anlayışımızla yardımlaşma ve dayanışma kültürümüzü güçlendirerek, Denizli’mizi daha mutlu ve huzurlu bir şehir haline getirmek için yolumuza devam ediyoruz" dedi.