GÜNDEM
Adana’da sivil toplum ve eğitim camiası iftarda buluştu 16 Mart 2026 Pazartesi - 19:10:25 Adana Sivil İnisiyatif Meclisi (ASİM) tarafından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi ev sahipliğinde düzenlenen geleneksel iftar programı, kentin mülki idare, akademi, eğitim ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Adana Öğretmenevi’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programa sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri yoğun katılım gösterdi. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, katılımcılara teşekkür ederek, birlik vurgusu yaptı. Sarıgeçili, "Aynı sofrada birlik, aynı duada kardeşlik şiarıyla bir araya geldiğimiz bu müstesna akşamda gönül bağlarımızı bir kez daha tazeliyoruz. Ramazan’ın bereketini, dayanışmanın eşsiz ruhuyla birleştirdiğimiz bu masalarda Adana’mızın sivil toplum gücünü paylaşmaktan onur duyuyoruz. Bizleri aynı sofrada buluşturan Rabbimize şükürler olsun" ifadelerini kullandı. ASİM Başkanı Mehmet Coşkun ise, sivil toplum kuruluşlarının kent dinamikleri açısından taşıdığı öneme değindi. Coşkun, "ASİM ailesi olarak Ramazan ayının birleştirici ve rahmet dolu ikliminde sivil toplum kuruluşlarımızın kıymetli temsilcileri ve kent protokolümüzle omuz omuza olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Kardeşlik bağlarımızı perçinleyen bu güzel iftar sofrasına ev sahipliği yapan Eğitim-Bir-Sen ailesine ve katılımlarıyla gücümüze güç katan tüm davetlilere şükranlarımı sunuyorum" dedi. Seyhan Kaymakamı Ekrem İnci de konuşmasında Ramazan ayının toplumsal hayattaki yerine ve sivil toplumun önemine dikkat çekti. Kaymakam İnci, "Ramazan ayı yardımlaşma, hoşgörü ve kaynaşma duygularının en üst seviyeye ulaştığı bereketli bir zaman dilimidir. Bugün burada, devletimizin kurumları ile sivil toplum kuruluşlarımızın böylesine güçlü bir bağ ve uyum içinde tek bir sofrada buluşması kentimiz adına gurur vericidir" dedi. Akşam ezanıyla birlikte açılan oruçların ardından program, edilen dualar ve kent gündemine dair karşılıklı istişarelerle sona erdi.
16 Mart 2026 Pazartesi - 18:14 İlber Ortaylı son yolculuğuna uğurlandı İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden usta tarihçi İlber Ortaylı, Fatih Camii’nde düzenlenen cenaze töreninin ardından son yolculuğuna uğurlandı. Binlerce kişinin katıldığı cenaze töreni havadan görüntülendi. İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden usta tarihçi İlber Ortaylı son yolculuğuna uğurlandı. İlber Ortaylı için ilk tören yıllarca çalıştığı Galatasaray Üniversitesi’nde yapıldı. Törenin ardından İlber Ortayı’nın Türk bayrağına sarılı cenazesi sevenlerinin omuzunda tören için cami avlusuna getirildi. Törende İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı taziyeleri kabul etti. Törene ayrıca Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, TBMM Başkanvekili MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, fotoğraf sanatçısı Coşkun Aral, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Gazeteci Murat Bardakçı, oyuncu Zerrin Arbaş, Fener Rum Patriği Bartholomeos, sanat camiasından çok sayıda isim, öğrencileri, akademisyenler katıldı. İlber Ortaylı’nın cenaze namazını İstanbul Müftüsü Emrullah Tuncer kıldırdı. Cenaze namazının ardından helallik alındı, dualar eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı. Fener Rum Patriği Bartholomeos’un tabutun başında dua ettiği görüldü Cenaze namazı öncesi bir konuşma yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Ülkemizin yetiştirdiği çok müstesna bir tarihçiyi, akademisyeni ve yazarı kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. İlber Hocamız biliyorsunuz toplumumuzda her kesime, geniş bir kesime tarih bilincini yerleştirmeyi başarmış, tarih konusunda bilinçlendirmeyi başarmış çok değerli bir bilim adamıydı. Kendisi 50’den fazla eser yazmış, bu eserlerle birlikte toplumun tarih konusunda bilinçli hale gelmesini sağlamıştı. Aynı zamanda hem Ankara Üniversitesi’nde hem Galatasaray Üniversitesi’nde dersler vererek birçok öğrencimizi yetiştirmiş; sadece bizim ülkemizle de sınırlı kalmamış, yurt dışında da birçok üniversitede dersler vermiş, konferanslara katılarak Türk tarihçiliğini gururla temsil etmiş ve bütün uluslararası akademisyenler, akademik çevreler tarafından da kabul görmüş bir insandı. Bu açıdan çok değerli bir insanı kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyiz. Hem gelecek nesillere bilgilerini aktarmış hem de biliyorsunuz televizyon programlarıyla ve eserleriyle tarihi sevdirmiş bir hocamızdı. Bu tarz bilim insanları, bu tarz değerli insanlar çok sık gelmiyorlar. Ama bu tarz bilim insanları vefat ettikleri zaman hem eserleri hem fikirleri hem topluma kazandırdıkları bizlerde yaşamaya devam ediyor. Biz de bütün bu kazandırdıkları aslında biliyorsunuz 2006 yılında hem Lazio ödülüne, 2007 yılında Puşkin Madalyası’na, 2017 yılında da Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülerek teyit edilmişti aynı zamanda. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak da bize düşen, bundan sonra toplumumuza kazandırmış olduğu bu kültüre, sanata sahip çıkmak; hatırasına sahip çıkmak, bunu gelecek nesillere aktarmak olacaktır. Ben kendisine bu vesileyle Allah’tan rahmet diliyorum. Başta ailesi olmak üzere öğrencilerine, tüm sevenlerine, milletimize başsağlığı ve sabırlar diliyorum, mekanı cennet olsun" diye konuştu. İstanbul Valisi Davut Gül de yaptığı konuşmada, "Başta ailesi, öğrencileri, yakınları ve bütün milletimizin başı sağ olsun. İlber Hoca, Türkiye, İstanbul’umuz için çok kıymetli bir insandı. Eserleriyle, yetiştirdiği öğrencileri ile bıraktığı sözleriyle, konuşmalarıyla inanıyorum ki yıllar boyunca tarih alanında konuşulmaya devam edecek. Mekanı cennet olsun. Rabbim, ailesine, kızına, yakınlarına sabır versin. Biz de bugün, ikindi namazı sonrasında hocamızın cenaze namazına katılmak üzere Fatih Camii’ndeyiz. Sevenleri hocamızı yalnız bırakmamış. İnşallah bize yakışır şekilde hocamızın defnini gerçekleştireceğiz. Milletimize başsağlığı diliyorum. Hocamız her zaman neşeliydi. ’Hocam, İstanbul’da yapılması gereken, eksik gördüğünüz bir şey var mı’ dediğimde, ’bir çini müzesi olsa çok iyi olur’ dedi. Biz de bunu, hocamızın bir vasiyeti olarak kabul ediyoruz. İstanbul’umuza yakışır bir çini müzesini de kazandırmış olacağız" ifadelerine yer verdi. İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı ise, "Bu kalabalığı burada görmek acımızı hafifletiyor. Sevildiğini zaten biliyorduk. Bunu gözümüzle görmek onur verici bir şey. Onu en sevdiği camilerden biri olan Fatih Camii’nden uğurlamak çok kıymetli. Herkese çok teşekkür ediyorum. Dolu dolu yaşadığı hayatın ardından dolu dolu uğurlanıyor" şeklinde konuştu. Oyuncu Halil Ergün de, "Çok acı çekiyoruz. Değerli bir insanımızın daha çok işler yapacak insanımızı kaybettik. Yaptıklarıyla izler bıraktı. Benim özel bir arkadaşımdı. Fakülte yıllarında sanat da yaptık. Üzgünüz. Işıklar içinde yatsın" dedi. Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, "Çok üzgünüz. Türk milletinin en büyük değerlerinden bir tanesiydi. Yaşayan bir efsane otoriteydi. Sadece tarihçi değil aynı zamanda uluslararası ilişkilere, siyaset bilimine ve Türk kültürüne çok büyük hizmetler vermiş; en karmaşık durumlarda bile çok basit ama vurucu açıklamalarıyla bizlere rota çizmiş bir Türk bilim adamını kaybettik. Yeri nasıl doldurulur bilmiyorum. Çok üzücü bir kayıp. Allah’tan rahmet diliyorum. Ama yerini dolduracak öğrencileri gelmesini arzu ediyorum" ifadelerini kullandı.
16 Mart 2026 Pazartesi - 18:13 Türk donanmasının gururu olan savaş gemileri ziyarete açıldı Çanakkale’de 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’nci yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı savaş gemileri halkın ziyaretine açıldı. Çanakkale’de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görev yapan yerli gemiler ‘TCG Heybeliada’, ‘TCG Kınalıada’ ve ‘TCG Ayvalık’ mayın avlama gemisi, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’nci yıl dönümü çerçevesinde halkın ziyaretine açıldı. Vatandaşlar, GESTAŞ Feribot iskelesine demirleyen savaş gemilerini görmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Vatandaşlar, ziyaret sırasında gemiler hakkında merak ettikleri soruları sorma fırsatı da buldu. Askeri personel sorulan soruları içtenlikle yanıtlarken, seyrüsefer cihazları hakkında da bilgiler verdi. "Bunu deneyimlemek de çok güzel bir şey" Gemileri gezen Ahmet Ermin, "Çanakkale Savaşı’nın 111’inci yılındayız. Milli Savunma Bakanlığı bize gemiyi gezme fırsatı sundu. Şanlı Türk ordumuzun bu şekilde gemilerinin olmasını, tesisatlarının olmasını görmek çok güzel bir şey. Bunu deneyimlemek de çok güzel bir şey. Allah ordumuza zeval vermesin diyoruz. Şu dönemde en büyük kurtarıcılarımız kendileri. Onlara güveniyoruz. Tabii ki de daha iyi projeleri, daha iyi gemileri de görme şansı bulmak istiyoruz" dedi. "Donanmamızda böyle güzel gemilerin olması çok gurur verici" ‘Çanakkale ruhu’nu yerinde deneyimlemek için ailesi ile İstanbul’dan Çanakkale’ye gelen Yakup Serkan Barkol, "Gerçekten donanmamızda böyle güzel gemilerin olması çok gurur verici. Öncelikle çocukları getirdik, bu ruhu hissetsinler diye. 18 Mart zaferini tabii ki savaşan Mehmetçiklerimiz, şehitlerimiz kadar hissetmeseler bile en azından bu güzel duyguyu şimdiden damarlarında hissedebilsinler diye onları bu zaferi kutlamak için yerinde görsünler diye İstanbul’dan geldik. Çok güzeldi, çok heyecanlıydı" diye konuştu.
Susuz Kaymakamı Tutal, öğrencilerle iftarda buluştu
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:15 Susuz Kaymakamı Tutal, öğrencilerle iftarda buluştu Susuz Kaymakamı Muhammed Emin Tutal, kurum amirleri ile birlikte öğrencilerle iftarda buluştu. Kaymakam Muhammed Emin Tutal, Kars’un Susuz ilçesi İncesu köyünde bulunan 75. Yıl Borsa İstanbul Yatılı Bölge Ortaokulu’nda düzenlenen iftar programına katıldı. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleştirilen programda öğrenciler, öğretmenler ve idarecilerle aynı sofrayı paylaşan Kaymakam Tutal, öğrencilerle yakından ilgilendi. İftar öncesinde okul yönetimi ve öğretmenlerle kısa bir değerlendirme yapan Kaymakam Tutal, okulun eğitim faaliyetleri hakkında bilgi aldı. İftar programı sonrasında öğrencilerle bir araya gelen Kaymakam Tutal, gençlerle samimi bir sohbet gerçekleştirerek onların eğitim hayatına dair düşünce ve hedeflerini dinledi. Öğrencilerin talep ve önerilerini dikkatle dinleyen Tutal, devletin her zaman öğrencilerin yanında olduğunu vurguladı. Öğrencilere derslerinde başarılar dileyen Kaymakam Tutal, azim ve disiplinle çalışmanın önemine değindi. Programda konuşan Kaymakam Tutal, yatılı bölge okullarının özellikle kırsal bölgelerde eğitim fırsatlarının artırılmasında önemli bir rol üstlendiğini belirterek, öğrencilerin en iyi şartlarda eğitim alabilmesi için gerekli desteklerin sürdürüleceğini ifade etti. Sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleşen iftar programı, öğrencilerle çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
Arpaçay’da "Zimem Defteri" Projesiyle ihtiyaç sahiplerinin borçları kapatılıyor
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:15 Arpaçay’da "Zimem Defteri" Projesiyle ihtiyaç sahiplerinin borçları kapatılıyor Arpaçay’da Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu yaşatmak amacıyla hayata geçirilen "Zimem Defteri" Projesi, ihtiyaç sahibi vatandaşlara umut olmaya devam ediyor. Arpaçay Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı öncülüğünde yürütülen proje kapsamında, hayırsever vatandaşların destekleriyle ilçedeki bakkallara veresiye yazdırılan borçlar tek tek kapatılıyor. Kars’ın Arpaçay ilçesinde Kaymakamlık koordinasyonunda İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından hayata geçirilen Zimmen Defteri Projesi ile Ramazan ayının yardımlaşma ve dayanışma geleneği yaşatılıyor. Özellikle dar gelirli ailelerin bakkallara olan borç yükü hafifletilirken, ihtiyaç sahibi vatandaşların yüzü güldürülüyor. İlçe genelindeki esnaflar ziyaret edilerek veresiye defterlerinde bulunan borçlar, hayırseverlerin katkılarıyla ödeniyor. Proje kapsamında yapılan desteklerin gizlilik ve hassasiyet içerisinde gerçekleştirildiği vurgulanırken, ihtiyaç sahibi vatandaşların mahremiyetine de büyük önem verildiği kaydedildi. Ramazan ayı boyunca devam edecek olan proje ile daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşma hedefleniyor. Hayırsever vatandaşlara da çağrıda bulunulurken, "Bir Defter de Sen Kapat" sloganıyla yürütülen projeye destek vermek isteyen vatandaşların Arpaçay Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile iletişime geçmeleri istendi. Ramazan ayının bereketini ve paylaşma kültürünü yaşatan proje sayesinde Arpaçay’da birlik, beraberlik ve dayanışma duygularının daha da güçlenmesi bekleniyor.
Başkan Özlü "Akçakoca’da 3 proje hayata geçireceğiz"
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:12 Başkan Özlü "Akçakoca’da 3 proje hayata geçireceğiz" Düzce Belediye Başkan Dr. Faruk Özlü, vatandaşlardan gelen soruları yanıtladığı "Başkana Sor" programında Akçakoca için üç önemli müjde verdi. Başkan Özlü, Düzce Belediyesi olarak Akçakoca’da hayata geçirecekleri projelerin çalışmalarına başladıklarını belirterek ilçeye kütüphane, yol ve meydan düzenlemesi kazandıracaklarını söyledi. Akçakoca’da bulunan eski cezaevi binasının kütüphaneye dönüştürüleceğini ifade eden Özlü, "Eski Akçakoca Cezaevi’nin kullanım hakkını Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nden aldık. Oraya güzel bir kütüphane inşa edeceğiz. Projelendirme, izinlerin alınması ve Anıtlar Kurulu süreçleri biraz uzun sürdü. Ancak bu süreçleri tamamladık. İnşallah bu yıl inşaatına başlıyoruz" dedi. Akçakoca için planlanan ikinci projenin ise ilçedeki üniversite alanına ulaşımı sağlayan yolun iyileştirilmesi ve asfaltlanması olduğunu kaydeden Özlü, "İnşallah bu yıl bu projeye de başlıyoruz ve görev süremiz içerisinde tamamlayacağız" şeklinde konuştu. Akçakoca meydanının yenilenmesi projesini de Düzce Belediyesi olarak gerçekleştireceklerini kaydeden Özlü, "Geçen yıl yerinde incelemeler yaptık ve projelendirdik. Fikret Albayrak ile birlikte bu meydanı güzelleştireceğiz. Akçakoca’ya dışarıdan gelenler ve Akçakoca’da yaşayanlar bu meydanda güzel zamanlar geçirecekler" ifadelerini kullandı. Düzce’nin ‘butik bir şehir’ olduğunu vurgulayan Özlü, ilçelerde görev yapan belediye başkanlarının büyük özveriyle çalıştığını, ancak mali imkanlar açısından zaman zaman zorluklar yaşadıklarını dile getirdi. Bu noktada Düzce Belediyesi olarak ilçe ve belde belediyelerine destek olmayı görev bildiklerini belirten Özlü, "Biz bir büyükşehir belediyesi değiliz, il belediyesiyiz. Ancak ilçe ve belde belediye başkanlarımız bizim çok değerli kardeşlerimiz. Önemli olan il düzeyinde, Özel İdare’miz dahil bu şehrin kalkınması, gelişmesi ve güzelleşmesidir. Düzce’de yaşayan 415 bin insanımızın mutlu olması bizim için en önemli başarı kriteridir" şeklinde konuştu.
Dursun Ali Erzincanlı Körfezlilerle buluştu
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:11 Dursun Ali Erzincanlı Körfezlilerle buluştu Körfez’de Ramazan ayına özel düzenlenen kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında, Türk edebiyatının önemli isimlerinden şair ve yazar Dursun Ali Erzincanlı vatandaşlarla buluştu. Tütünçiftlik Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, şiirleri ve gönüllere dokunan anlatımıyla tanınan Dursun Ali Erzincanlı, Ramazan’ın manevi atmosferine yakışır programla dinleyicilerin karşısına çıktı. Programa Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, AK Parti Körfez İlçe Başkanı Nurettin Okudan ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program öncesinde salonu dolduran vatandaşlar ilahi ve ezgiler eşliğinde Ramazan coşkusunu birlikte yaşadı. Sahneye çıkan Dursun Ali Erzincanlı, özellikle naatları ve manevi temalı şiirleriyle izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Erzincanlı tarafından kaleme alınan eserler büyük beğeni toplarken, salonda zaman zaman derin bir sükunet ve tefekkür ortamı oluştu. Duygusal anlar yaşandı Dursun Ali Erzincanlı, şiirin insanın ruhuna hitap eden en güçlü sanat dallarından olduğunu belirterek, Ramazan ayının manevi atmosferinde vatandaşlarla bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Programın sonunda sahneye çıkan Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, Erzincanlı’ya teşekkür ederek plaket takdim etti. Başkan Söğüt yaptığı konuşmada, "Dursun Ali Erzincanlı’yı Körfez’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Onun anlamlı şiirleri ve paylaştığı hatıralar Ramazan akşamımıza ayrı bir güzellik kattı. Bu güzel atmosferi bizlerle paylaşan tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum" dedi.
Körfez’de 8 Mart’a özel anlamlı buluşma
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:04 Körfez’de 8 Mart’a özel anlamlı buluşma Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadın personelle bir araya gelerek çiçek takdim etti. Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla belediyede görevli kadın personellerle bir araya geldi. Belediye meclis salonunda gerçekleştirilen buluşmada konuşan Başkan Şener Söğüt, kadınların yalnızca çalışma hayatında değil; ailede, toplumda ve sosyal yaşamda üstlendikleri önemli rollerin altını çizdi. Başkan Söğüt, "Kadınlar her zaman dünyayı güzelleştirir. Kadın eli değen her yer daha düzenli, daha güçlü ve daha yaşanabilir hale gelir. Hepimizi dünyaya getiren de büyüten de bir kadındır. Bu nedenle kadınların değeri sadece bir günle sınırlandırılamaz. Kadınlar bir gün değil, her zaman değerlidir. 8 Mart, kadınların emekleriyle, fedakarlıklarıyla ve verdikleri mücadeleyle kazandıkları hakların hatırlandığı önemli bir gündür. Kadınlarımızın hayatın her alanında daha güçlü, daha görünür ve daha eşit şartlarda yer alması için hepimize önemli sorumluluklar düşüyor. Yerel yönetimler olarak bizler de kadınların sosyal, ekonomik ve çalışma hayatında daha aktif rol alması için destek olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Programın sonunda Başkan Şener Söğüt, Başkan Yardımcısı İbrahim Çırpan ile birlikte emekleriyle hayatı güzelleştiren ve üretimleriyle geleceğe değer katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutlayarak belediyede görev yapan kadın personele çiçek takdim etti.
Başkan Yetişkin: "Efeler’i kadınların geleceğe umutla baktığı bir kent yapmak için çalışıyoruz"
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:04 Başkan Yetişkin: "Efeler’i kadınların geleceğe umutla baktığı bir kent yapmak için çalışıyoruz" Efeler Belediyesi, kadınların üretime, eğitime ve sosyal yaşama katılımını artırmaya yönelik çeşitli projeler yürütürken, Efeler’in başrolünde kadınların olduğunu vurgulayan Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin; "Biz, Efeler’i kadınların özgürce ürettiği, korkusuzca yaşadığı ve geleceğe umutla baktığı bir kent yapmak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Efeler Belediyesi tarafından kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha aktif yer almasını sağlamak amacıyla çeşitli projeler hayata geçiriliyor. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren Kadın Emeği Tarımsal Ürün Fabrikası’nda yöresel ürünler işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülüyor. Tesiste çalışanların tamamını kadınlar oluştururken, üretilen ürünler satışa sunularak kadınların ekonomik kazanç elde etmesi sağlanıyor. Kadın, Aile ve Çocuk Psikososyal Destek Merkezleri’nde ise kadınlara yönelik psikolojik danışmanlık hizmetleri veriliyor. Merkezlerde ayrıca anne adaylarına yönelik doğum hazırlık kursları ve hamilelik sürecine ilişkin bilgilendirme çalışmaları da gerçekleştiriliyor. Çalışan annelere destek amacıyla hizmet veren Gündüz Bakımevleri’nde çocuklara eğitim ve bakım hizmeti sunuluyor. Bu merkezlerde çocuklar yabancı dil, spor, sanat ve temel eğitim alanlarında çeşitli etkinliklere katılabiliyor. Efeler Belediyesi tarafından hizmete sunulan Türkan Saylan Misafirhanesi ise özellikle şehir dışından gelen veya barınma ihtiyacı bulunan kadınlara konaklama imkanı sağlıyor. Eğitim alanında ise Kitap Kafeler ve EFESEM Akademi’de öğrencilere yönelik ders destek programları düzenleniyor. Bu merkezlerde ortaokul ve lise öğrencilerinin yanı sıra üniversiteye hazırlanan gençlere eğitim desteği veriliyor. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren Hanımevleri’nde ise kadınlara yönelik çeşitli kurslar düzenleniyor. Seramik, yabancı dil, el sanatları ve farklı alanlarda verilen eğitimlerle kadınların kişisel gelişimlerine katkı sağlanması amaçlanıyor. "Efeler’i kadınlarımızın geleceğe umutla baktığı bir kent yapacağız" Belediye olarak kadınların üretim, eğitim ve sosyal yaşamda daha aktif yer almasını destekleyen çalışmalar yürüttüklerini belirten Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin; "Bizim için belediyecilik, sadece temel hizmetler değildir; bizim asli görevimiz insanımızın, en çok da toplumun temel taşı olan kadınlarımızın hayatına dokunmaktır. Efeler’de kadının emeği fabrikamızda değer buluyor, kadının eğitimi merkezlerimizde yükseliyor, kadının güvenliği misafirhanelerimizde hayat buluyor. Eğer bir kadın kendini güvende ve mutlu hissediyorsa, o aile de o şehir de mutludur. Biz, Efeler’i kadınların özgürce ürettiği, korkusuzca yaşadığı ve geleceğe umutla baktığı bir kent yapmak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Engelli çocuklarına hem anne hem baba oldu
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:03 Engelli çocuklarına hem anne hem baba oldu Adıyaman’da yaşayan 53 yaşındaki anne Reyhan Bali, 2 engelli çocuğuna hem annelik hem de babalık yapıyor. Engelli çocuklarıyla tek başına yaşam mücadelesi veren annenin hayat hikayesi ise duygulandırıyor. Eşi Zeynal Bali’yi 13 yıl önce trafik kazasında kaybeden 53 yaşındaki anne Reyhan Bali, 2 çocuğuyla beraber yaşam savaşı veriyor. 32 yaşındaki Aslı ve 25 yaşındaki Hüseyin ile beraber hayata tutunmaya çalıştıklarını belirten Reyhan Bali, ömrünü çocuklarına adadığını söyledi. 39 yıl önce evlendiğini belirten Reyhan Bali, dünyaya getirdiği 6 çocuktan 4’ünün engelli 2’sinin ise sağlıklı olduğunu söyledi. Reyhan Bali, engelli çocuklarından ikisini hastalıktan, sağlıklı olan çocuklarından birini ise trafik kazası sonucu kaybettiğini belirtti. Sağlıklı olan kız çocuğunun evlendiğini yuvasını kurduğunu dile getiren Reyhan Bali, şuan ise iki engelli çocuğu olan Aslı ve Hüseyin ile birlikte yaşadığını söyledi. "Onların kolu, kanadı, ayağı benim" Çocuklarının doğuştan hem zihinsel hem de bedensel engelli olduğunu dile getiren anne Reyhan Bali, "Doğuştan beri böyle, eşim de yok. Trafik kazasında vefat etti. Tek başıma mücadele ediyorum. Hayatımı çocuklarıma adadım. Benim de gücüm yetmiyor, ben de şeker hastasıyım. Eşim 13 yıldır vefat etmiş. Çok zor Allah kimsenin başına vermesin. Onların kolu, kanadı, ayağı benim. Ben düşersem beni kaldıracak kimse yok, onlar düştüğümü dahi bilmezler. Bana bir şey olursa devletimden tek isteğim cenazem daha kaldırılmadan çocuklarıma sahip çıksınlar, sonra beni topağa versinler" ifadelerini kullandı. "Benim anne ve babam devlettir, devletimizden Allah binlerce kez razı olsun" Devletten aldığı destekler sayesinde ayakta durabildiğini söyleyen Reyhan Bali, "Devletimizden Allah razı olsun. Devletimizin desteği sayesinde bugüne kadar gelebildik. Devletimizin engelli ve bakıcı maaşı ile hasta bezi desteği oluyor, bu destekler de olmasa hiçbir şey yapamazdık. Benim hiçbir gelirim yada mal varlığım yok. Devletimin desteği sayesinde çocuklarıma çok şükür bakabiliyorum. Benim anne ve babam devlettir, devletimizden Allah binlerce kez razı olsun" diye konuştu.
Pes etmeyen bir kadının zaferi
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:02 Pes etmeyen bir kadının zaferi Kocaeli’de 54 yaşındaki Melahat Kelleveziroğlu, yakalandığı meme kanseri sonrası hayata küsmek yerine Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin "Anne Şehir Sağlıklı Yaşam" projesiyle yeniden ayağa kalktı. Merkezde bulduğu huzuru ve sevgiyi kelimelere döken, mutluluğu her halinden okunan Kelleveziroğlu, "Burası benim ikinci hayatım oldu" diyerek tüm kadınlara umut aşıladı. Kocaeli’de yaşayan 54 yaşındaki 3 çocuk annesi ve 2 torun sahibi Melahat Kelleveziroğlu, 2023 yılında meme kanseri teşhisi almasıyla hayatının en zorlu sınavlarından birine başladı. Tedavi sürecinde fiziksel ve psikolojik olarak büyük sarsıntılar yaşayan, ameliyat ve kemoterapi sonrası sol kolunu kullanamaz hale gelen Kelleveziroğlu, eşi ve çocuklarının desteğiyle tutunduğu hayata Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesindeki "Anne Şehir Merkezi Begonya" ile yepyeni bir sayfa açtı. "Hastalığım beni psikolojik olarak çok etkiledi" 7 ay önce merkezle tanışan ve burada spor, fizyoterapi, psikolojik danışmanlık ve el sanatları eğitimi alan Kelleveziroğlu, yaşadığı değişim sürecini anlattı. Kelleveziroğlu, "2023 yılında bu hastalığa yakalandım. Tabii ister istemez psikolojik olarak çok etkilendim. Ameliyat oldum, kemoterapi ve ışın tedavisi gördüm. Buraya başvurmamın sebebi de sol kolumu kullanamayışımdı. Spora gelip kolumu kullanmak istedim. Bu bana çok iyi geldi. Bu rahatsızlık, 3 aydan 3 aya yaptırdığım rutin kontrollerde temiz çıkıyor. Tabii ki kemoterapinin vücudumda bırakmış olduğu enkazlar var, onlarla mücadele ediyorum. O rahatsızlıklar da inşallah geçecek" dedi. "İkinci hayatımı burada yaşıyor gibiyim" Merkeze bir arkadaşının tavsiyesiyle geldiğini belirten Kelleveziroğlu, samimi atmosferin kendisini iyileştirdiğini vurgulayarak şöyle devam etti: "Arayış içindeydim, rahatsızlığımdan dolayı bir şeyler yapmak istedim. Spora yazıldım, el sanatlarına yazıldım, psikolog ve fizyoterapistle görüştüm. Burası bana çok iyi geldi. İkinci hayatımı sanki burada yaşıyor gibi geldi bana. Evde kendimi dinlemek istemedim. İyi ki de gelmişim. Burada ’merhaba’ deyişleri bile o kadar içten ki... Çok samimiler. Buradaki dostluklar, arkadaşlıklar çok güzel. Buraya geleceğim zaman günleri sayıyorum, akşamdan hazırlığımı yapıyorum. Burada çok mutluyum. Arkadaşlarım da benden çok enerji aldıklarını söylüyorlar. ’Sen hasta değilsin, bizi sen iyileştiriyorsun’ diyorlar. Çevremde de öyleyim. Kadınlar evde kendilerini dinlemesinler; gelsinler, bir şeyler yapsınlar. Burası gerçekten insanları motive ediyor. Mesela ben sol kolumu kullanamıyorum. El sanatları kursundaki eğitmenime de ayrıca çok teşekkür ediyorum. Ayrı ayrı iğne iplik tutmam gerekiyor ama tutamıyorum. Eğitmenim, ’Melahat Hanım ben yaparım’ diyor ve o kadar çok mutlu oluyorum ki. Her bir eğitmenin ayrı ayrı yardımcı olmaları çok güzel. El becerilerimi artırıyorum. Ben ne kadar mutluysam çocuklarım, eşim, dostlarım da çok mutlu oluyorlar." "Eşim benim sağ kolum" Hastalıkla mücadele ederken en büyük destekçisinin eşi olduğunu ifade eden Kelleveziroğlu, duygusal anlar yaşayarak eşine olan minnetini de dile getirdi. Melahat Kelleveziroğlu, "Bu merkeze başlamadan önce iyi değildim. Evde sürekli duygusal olarak kötü hissediyordum, saatler geçmiyordu. Geceleri çok zor oluyordu. Gündüz bir şekilde geçiriyordum ama yetmiyordu bana. Ben normalde enerjik bir insandım. Bu hastalık hayatımı kısıtladı ve kötü oldum. ’Bir şeyler yapmak istiyorum ve yapacağım’ dedim. Bazen duygusallaştığım zamanlar oluyor, hocalarıma ve arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum; bana sarılıyorlar, destek oluyorlar. Tedavi sürecime katkı oldu; moral çok önemli bu hastalıklarda. Burada moral buldum, evde aileme, çocuklarıma ve eşime de iyi geldim. Ben mutlu olduğumda onlar da mutlu oluyor. Bazen duygusallaşıyorum. Eşim gözümün içine bakıyor, ne olduğunu soruyor. Onun da kalp rahatsızlığı var ama benim yapamadıklarıma yardım ediyor. Ona da çok teşekkür ediyorum. Eşim ’sağ kolum’ diyebilirim. Çok destekçim, en zor zamanımda beni hiç yalnız bırakmadı." 8 Mart Mesajı: "Kadınlar mücevherdir, kıymetimizi bilelim" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle tüm kadınlara seslenen Kelleveziroğlu, sosyalleşmenin önemine dikkat çekerek şu mesajı verdi: "Kadınlar kendilerini eve kapatmasınlar, sosyalleşsinler. Ben dışarıya kendimi attım, ’sosyalleştim’ diyebilirim ve bu bana çok iyi geldi. Kadınlar pırlantadır, mücevherdir. Kendi kıymetimizi bilmemiz lazım. Kendimize değer vermemiz lazım. Bu benim için çok önemli." Kelleveziroğlu, kendisini yeniden hayata bağlayan Anne Şehir Merkezini hayata geçiren Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın başta olmak üzere, Anne Şehir Merkezi Begonya’daki tüm eğitmenlere ve üye arkadaşlarına teşekkür etti.
Bu köyde Ramazan boyunca yemeklere kadın eli değmiyor
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:01 Bu köyde Ramazan boyunca yemeklere kadın eli değmiyor Amasya’nın Tatlıpınar köyünde kadınlar, Ramazan ayı boyunca mutfağa girmiyor. Eski okul binasında toplu iftar yapılıyor. Ramazan boyunca kadınların yemek telaşına son veren uygulamada erkek aşçının hazırladığı yemeklerin dağıtımını erkekler gerçekleştiriyor. Aynı yemekler kaplara konularak sahur vakti evlerde yeniyor. Köyün erkekleri toplu mesajlarıyla kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Her sokakta, evde atık kutusu bulunan köy Bakan Murat Kurum tarafından 2 yıl önce örnek gösterilmişti. Her gün 3 kazan sıcak yemek hazırlanıyor 140 haneli köyde 14 yıl önce başlayan uygulamaya salgın sürecinde ara verilmişti, sonrasında devam edildi. Köyün aşçısı gündüz vakti yemeklerin hazırlığına başlıyor. Her gün 3 kazan sıcak yemek hazırlanıyor. Yemek yapma telaşını düşünmeyen köyün kadınları, o süreyi Ramazan ayının manevi atmosferini değerlendirip camide namaz kılıp mukabele programı düzenliyor. İftar vaktine doğru köyde herkes evlerinden çıkıp eski okul binasının yolunu tutuyor. Aşçının pişirdiği yemekler erkekler tarafından masalara kadar getiriliyor. Kadınlar yemeklere ellerini bile sürmüyor. Yemeğin ardından toplu dua edilerek herkes dağılıyor. Belirli günlerde iftar yemeğinin ardından bilgilendirme faaliyeti de gerçekleştiriliyor. Son olarak Amasya Üniversitesi tarafından köyde konferans düzenlendi. Köylülere sülün hediye edildi. Köyün erkekleri toplu mesajlarıyla kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Tatlıpınarlılar, yurt dışındaki akrabalarını ve köylerine yolları düşen herkesi gönül sofralarına davet etti. "Ramazan ayını neşe içinde geçiriyoruz" Köydeki erkeklerin imece usulü topladıkları paralarla yemek giderlerini karşıladıklarını belirten muhtar Cemal Onat, "Kadınların yemek telaşına son verdik. Artan yemeklerde pay edilerek evlerde sahurda yeniyor. Halkımız çok memnun. Ramazan ayını neşe içinde bayram yapar gibi geçiriyoruz" dedi. "Camide namaz kılıp mukabele programı düzenliyoruz" Yemek yapma telaşını düşünmediklerini anlatan Emine Onat, "Ramazan ayının manevi atmosferini değerlendirip camide namaz kılıp mukabele programı düzenliyoruz" diye konuştu. "Yemeğe elimizi bile sürmüyoruz. Her köy Tatlıpınar gibi olsa" Uygulama öncesinde misafir ağırlamak için kadınlar yemek telaşının bir gün öncesinden başladığını hatırlatan Tuğba Aytekin de, "Yemeğe elimizi bile sürmüyoruz. Aşçımız hazırlıyor. Erkekler dağıtıyor. Burada öyle bir derdimiz yok. Her şey çok güzel. Her köy Tatlıpınar gibi olsa" şeklinde konuştu. Bakan Murat Kurum, ‘Bu köy, başka köy’ notuyla paylaşmıştı Bütün evlere ve sokak girişlerine konular geri dönüşüm kutuları sayesinde atıkların çöple karıştırılmadan toplandığı köyde yerlere, arazilere kimse çöp atmıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Tatlıpınarlıların örnek hikayelerini 2 yıl önce ‘Bu köy, başka köy’ notuyla paylaşmıştı.