GÜNDEM - 07 Mart 2026 Cumartesi 10:16

Karayollarına kadın eli: En zor şartlarda sahada

A
A
A

Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesinde 18 yıldır görev yapan ve Tunceli’de 86. Şube Şefi olarak çalışan Eda Yoltay, kadın yönetici olarak zorlu saha şartlarında görev yapıyor.

Karayollarında kadın yönetici olarak sahada görev yapmak disiplin, teknik bilgi ve güçlü bir ekip yönetimi gerektiriyor. Yaklaşık 18 yıldır Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan ve son 7 yıldır Tunceli’de 86. Şube Şefi olarak çalışmalarını sürdüren Eda Yoltay, özellikle ağır kış şartlarında yürütülen karla mücadele çalışmalarında ekip koordinasyonunun ve özverinin belirleyici olduğunu vurguladı. Yol güvenliğinin sağlanması, ulaşımın aksamaması ve vatandaşların güvenli şekilde seyahat edebilmesi için gece gündüz sahada olduklarını belirten Yoltay, kadın idareci olmanın zorluklarının bilgiye hakimiyet ve kararlı duruşla aşılabildiğini ifade etti.

Karayollarına kadın eli: En zor şartlarda sahada

"Vicdani yükü ve sorumluluğu ağır bir iştir"

Özellikle 2026 kış sezonunun oldukça zorlu olduğunu belirten Karayolları 86. Şube Şefi Eda Yoltay, "Karayollarında kadın olmak zor ama zevkli bir iş olduğu için bunun zorluğunu yaşamıyorsunuz. Öncelikle ekibiniz sizi kabul ettiği andan itibaren hiçbir sıkıntı çekmeden rahat bir şekilde çalışmaya devam edebiliyorsunuz. Ekibi yönetirken adil olmak, kararlı olmak, onların sizi kabul etmesi açısından çok önemli. Tunceli Şube olarak bunu başarabildiğimizi düşünüyoruz. Özellikle 2026 kışını konuşmak gerekirse çok yoğun ve zorlu bir mücadele gerektirdi. Ekipler olarak bunu çok iyi koordine ettik. Çok şükür yollarımız üzerinde herhangi bir trafik kazası, can ve mal kaybına neden olacak herhangi bir olumsuz durum yaşamadık. Ekiplerimiz özverili çalıştılar. Karayolculuğunun geneli odur, özveriyle çalışmaktır. Çünkü vicdani yükü ve sorumluluğu ağır bir iştir. Trafiğin aksamadan ulaşımın sağlanması, yollarımızın sürekli olarak açık bulunması, insanların evlerine ya da gidecekleri yerlere sağlıkla ulaşabilmesi bizim en öncelikli hedefimiz. Bunu çoğu zaman başarabiliyoruz. Tabi ki ufak tefek aksamalar olabiliyor. Özellikle tipinin görüşü kestiği durumlarda yolu komple trafiğe kapatabiliyoruz, kısa süreli oluyor. Ekiplerimiz bu noktada çok profesyoneller. Hiçbir zorluk yaşamadan yapıp bitiriyoruz" dedi.

Karayollarına kadın eli: En zor şartlarda sahada

"Trafik açısından olumsuz hiçbir unsur bulunmadan akışı sağlamak bizim için en önemli şey"

Teknik kurumlarda kadın yönetici olmanın zor olduğunu ancak mevcut kurumda herhangi bir zorluk yaşamadığını ifade eden Yoltay, "Özellikle teknik kurumlarda kadın idareci olmak zor. Ama teknik bilgiye hakimseniz, onu iyi yönetebiliyorsanız, kullanabiliyorsanız, gelişime açıksanız hiçbir zaman bir zorluğunu yaşamazsınız. Kurum olarak da sürekli olarak bunun pozitif ayrımcılığını hissettim. Kurumum beni hiçbir zaman kadınım diye ikinci planda tutmadığı gibi her zaman ön planda tutmaya çalıştı. O yüzden onlara ayrı müteşekkirim. Güzel, teknik bir kurum ama severek yapılması gereken bir iş. Karayolculuk severek yapılmadığı zaman, zevk alınmadığı zaman, insanların bir yerden bir yere rahat ve sağlıklı bir şekilde ulaştığını görmediğiniz zaman yapılabilecek bir iş değil. Onun haricinde büyük bir mutlulukla yollarımızın açıldığını görmek, bakım ve onarımını yapmak, yolda trafik açısından olumsuz hiçbir unsur bulunmadan akışı sağlamak bizim için en önemli şey" şeklinde konuştu.

Feyza Nur Dikici

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.