GÜNDEM
04 Ocak 2026 Pazar - 20:32 DTSO Başkan Vekili Erdal Avşar, fabrikaları zarar gören üreticilerle bir araya geldi Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erdal Avşar ve Yönetim Kurulu Üyesi Çetin İnanç, Bismil ilçesinde yoğun kar yağışı nedeniyle zarar gören 12 çırçır fabrikasını gezerek üreticilerle görüştü. Bismil’in, Diyarbakır ve bölge ekonomisi açısından pamuk üretimi ve buna bağlı çırçır sanayisinin merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Avşar, ilçedeki çırçır fabrikalarının yaşadığı her sorunun doğrudan üretimi, istihdamı ve çiftçiyi etkilediğini ifade etti. Ziyaret kapsamında fabrika sahipleriyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini aktaran DTSO Başkan Vekili Avşar, çırçır fabrikalarının yoğun kar yağışıyla birlikte yeni bir mağduriyetle karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Avşar, kar yağışı nedeniyle tesislerde oluşan hasarın, işletmelerin yeni sezona hazırlık yapmasını neredeyse imkansız hale getirdiğini söyledi. Avşar, zarar gören işletmelerin üretime devam edebilmesi ve sezon kaybı yaşamaması için acil destek sağlanması gerektiğini belirterek, faizsiz onarım kredisi verilmesinin kaçınılmaz ihtiyaç haline geldiğini ifade etti. Avşar, DTSO olarak yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için ilgili kamu kurumları ve finans kuruluşlarıyla görüşmelerini sürdüreceklerini söyledi. Avşar, salı günü Diyarbakır’a gelecek olan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e, Bismil’de kar yağışı nedeniyle zarar gören çırçır fabrikalarının yaşadığı mağduriyeti doğrudan ileteceklerini söyledi.
Bu kafede sonsuz sevgi var
20 Aralık 2025 Cumartesi - 16:19 Bu kafede sonsuz sevgi var Niğde Belediyesi tarafından down sendromlu özel bireylerin sosyal hayata daha iyi adapte olmaları ve yeteneklerini keşfetmeleri amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında, down sendromlu gençler belediye tesislerinden Horanta Kafe’de çalışma imkanı buluyor. Özel eğitim öğretmenleri eşliğinde kafede görev alan gençler, eğitimlerinden arta kalan zamanlarda çalışarak hem sosyalleşiyor hem de gelir elde ediyor. Projede görev alan Alper Tüner, Kadir Burak Albayrak, Rıfat Boran Soylu ve Ayşenur Karanfil, kafe içerisinde servis, düzen ve misafirlerle iletişim gibi alanlarda aktif rol üstleniyor. Gençler, sorumluluk almayı öğrenirken toplumla iç içe olmanın mutluluğunu yaşıyor, müşterilerle sohbet ederek sevgilerini paylaşıyor. Özel Eğitim Öğretmeni Refika Karaman, down sendromlu gençlerin haftanın beş günü saat 15.30 ile 19.00 arasında Horanta Kafe’de çalıştığını belirterek, "Öğrencilerimiz öğlene kadar okula gidiyor, öğleden sonra ise işe geliyorlar. Belediyemizin aracıyla benim eşliğimde evlerinden alınıp yine evlerine bırakılıyorlar. Maaşlı ve sigortalı bir şekilde çalışıyorlar. Bu sayede birey olmayı öğreniyor, insanlarla sosyalleşiyorlar. Onların bizlere ihtiyacı yok, bizim onlara ihtiyacımız var" dedi. Karaman, gençlerin verilen her işi eksiksiz yerine getirdiğini vurgulayarak, diğer çalışanlardan hiçbir farkları olmadığını söyledi. Müşterilerle kurulan diyalogların son derece samimi olduğuna dikkat çeken Karaman, "Hoş geldiniz, afiyet olsun gibi günlük diyalogları çok güzel kuruyorlar. Müşterilerimiz masalarına davet ettiğinde oturup sohbet ediyorlar. O masadan hem müşterilerimiz hem de gençlerimiz mutlu bir şekilde kalkıyor. Gün sonunda velilerimiz beni arayıp çocuklarının eve mutlu döndüğünü söylüyor. Bu da bizim için en büyük mutluluk. Proje için Belediye Başkanımız Emrah Özdemir’e teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Projede çalışan Rıfat Boran Soylu ve Ayşenur Karanfil ise evde çok sıkıldıklarını, çalışarak kendi paralarını kazanmanın kendilerini çok mutlu ettiğini dile getirdi. Kafeyi ziyaret eden müşterilerden Zübeyde Ekici de projeye duyduğu memnuniyeti şu sözlerle anlattı; "Öncelikle bu proje için belediyemize çok teşekkür ediyoruz. Buraya adım attığımız anda gündelik hayatın bütün telaşını ve yorgunluğunu geride bırakıyoruz. Onlarla birlikte servis yapıyor, sohbet ediyoruz. Her geçen gün özgüvenlerinin arttığını görmek bizi çok mutlu ediyor. Toplumun bir parçası olmaları ve hayata kazandırılmaları gerçekten çok kıymetli. Onları çok seviyoruz." Horanta Kafe’de hayata geçirilen bu anlamlı proje, down sendromlu gençlerin çalışma hayatına katılımını sağlarken, topluma da sevgi, empati ve dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sunuyor. (ST-TB
Hizmet sektörüne acil durum ve ilk yardım eğitimi
20 Aralık 2025 Cumartesi - 16:18 Hizmet sektörüne acil durum ve ilk yardım eğitimi Kayseri Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen, İl Sağlık Müdürlüğü uzmanlarının katkı sunduğu acil durum ve ilk yardım eğitimi, hizmet sektöründe görev yapan çalışanlara yönelik iki gün boyunca başarıyla gerçekleştirildi. Eğitim programını ziyaret eden Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, önemli mesajlar verdi. Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanlığı organizasyonunda, hizmet sektörüne yönelik Acil Durum ve İlk Yardım Eğitimi düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen ve iki gün süren eğitim programında, otel çalışanları, düğün salonu personeli ve çeşitli hizmet sektörlerinde görev yapan katılımcılara, muhtemel acil durumlarda doğru ve hızlı müdahalenin hayati önemi anlatıldı. Eğitimlerde İl Sağlık Müdürlüğü uzman eğitimcileri Erdal Demir ve Ahmet Fenar tarafından, temel ilk yardım uygulamaları, bilinç kaybı, solunum ve kalp durması durumlarında yapılması gerekenler, kanamalar, kırık-çıkık ve burkulmalarda doğru müdahale yöntemleri ile afet anlarında güvenli davranış biçimleri detaylı şekilde aktarıldı. Eğitim programının sonunda katılımcılara sınav uygulandı. Yapılan değerlendirme sonucunda başarılı olan kursiyerlere sertifika verildi. Eğitimi ziyaret eden Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, katılımcılarla yakından ilgilenerek yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Başkan Büyükkılıç, eğitimde katılımcılarla bilgi ve tecrübelerini paylaştı. Büyükkılıç, her şeyin dikkate dayandığını ifade ederek, dikkatsizliğin tehlikeyi çağrıştırdığını vurguladı. Büyükkılıç ayrıca bilinçli olarak hareket etmenin büyük önem arz ettiğine de işaret ederek, zamanında önlem almanın da hayati anlamı olduğunu söyledi ve eğitimin bu noktada büyük bir rol üstlendiğini de sözlerine ekledi. Sözlerinin sonunda Büyükkılıç, ‘ben’ kelimesinden öte ‘biz’ kelimesini benimseyerek bir aile gibi hizmet ettiklerini paylaştı. Eğitime katılan kursiyerler ise böylesine özel ve hayati bir organizasyonu hayata geçiren Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç başta olmak üzere, Büyükşehir Belediyesi’ne ve İl Sağlık Müdürlüğü’ne teşekkür ederek memnuniyetlerini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biri Türkiye’dir"
20 Aralık 2025 Cumartesi - 16:06 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biri Türkiye’dir" İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen "Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim" törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "şu an savunma ihracatında dünyanın 11. en büyük ülkesiyiz." dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen "Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni"ne katıldı. Tören kapsamında; Pakistan MİLGEM Projesi 2’nci gemisi Khaibar’ın Pakistan Deniz Kuvvetleri’ne teslimi, Açık Deniz ve Karakol Gemisi Projesi kapsamında inşa edilen Akhisar’ın Romanya’ya teslimi, Koçhisar’a bayrak çekilmesi, Hızırreis Denizaltısı, Ç-159 Çıkarma Gemisi ve ULAQ İnsansız Deniz Aracı’nın hizmete girişi ve Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi kapsamında inşa edilecek 7’nci geminin sac kesimi törenleri gerçekleştirildi."Türkiye Pakistan dostluğu Allah’ın izniyle kıyamete kadar devam edecek serpilecek güçlenecek"Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayisinde geldiği önemli noktalara dikkat çekerek, şunları aktardı:"Bugün çok özel bir program münasebetiyle İstanbul tersane komutanlığında sizlerle bir aradayız. Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni vesilesiyle sizlerle bir arada olmaktan memnuniyet duyuyorum. mavi vatanın dört bir yanında adanmışlıkla görev yapan tüm mensuplarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Türkiye için çalışan, mavi vatanın muhafazası ve müdafaası için gecesini gündüzüne katan herkesten Allah razı olsun. Bugün Türk tersaneciliği ve donanması açısından çok büyük bir gurur tablosuna şahitlik ediyoruz. İstanbul tersanesinin tüm mensuplarına şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum. Ülkemiz tersanelerine güvenmekte ne kadar haklı olduğumuzu bugün bir kez daha görüyoruz. En son teknoloji ile donatılmış bu gemilerin kardeş Pakistan donanmasını şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Kökleri ortak tarihimizin derinliklerine uzanan ve asırlar boyunca sınanarak bugünlere gelen Türkiye Pakistan dostluğu Allah’ın izniyle kıyamete kadar devam edecek serpilecek güçlenecek.""ULAQ’ın bir özelliği Türk mühendislerinin geliştirdiği yüzde 90 yerlilik oranına sahip marin motorunu kullanmasıdır"Erdoğan, savunma sanayine kazandırılan ve son teknolojiyle donatılmış deniz araçlarının önemine dikkat çekerek, "Bugün burada denize uğradığımız ve bayrak çektiğimiz platformlar alın terimizin, aklın, emeğin, cesaretin ve adanmışlığın eseridir. Bunların en başında havadan bağımsız tahrik sistemi ve gelişmiş son teknoloji yetenekleri ile sessiz derinliklerinin milli bekçisi olacak TCG Hızır Reis denizaltımız var. Hizmete aldığımız bir başka platformumuz, Yeni Tip Çıkarma Gemimiz Ç-159’dur. Bu platform, hem askeri harekatlarda hem de barış dönemindeki insani yardım operasyonlarında fırtınalı sularda görev yapacaktır. ULAQ silahlı insansız deniz aracımız, bir diğer kıvanç kaynağımızdır. Dijital dönüşümün, yapay zekâ tabanlı otonom sistemlerin denizlerdeki sembolü olacak ULAQ, geleceğin harekât sahasının ölçülerindendir. ULAQ SİDA’nın bir başka özelliği ise Türk mühendislerinin geliştirdiği, yüzde 90 yerlilik oranına sahip marin motorunu kullanmasıdır" şeklinde konuştu."Denizde etkin olmadan karada caydırıcı olamazsınız"Savunma sanayinde başarının ancak bütüncül bir stratejiyle elde edileceğine vurgu yapan Erdoğan, "TCG Koçhisar karakol gemimiz, Mavi Vatan’daki hak ve hukukumuzu koruma irademizin nişanesidir. Barış zamanında milletimize hizmet edecek, kriz zamanlarında ise caydırıcı gücümüz olacaktır. Koçhisar’ı Mayıs ayı sonunda Donanmamıza katacağız. Son olarak, bugün ayrıca açık deniz karakol gemimiz Seferihisar’ın saç kesimini gerçekleştireceğiz. Türkiye olarak savunma sanayi alanında yürüttüğümüz her projede ürün geliştirmekle kalmıyor; teknoloji üretim kapasitesini de büyütmeyi hedefliyoruz. şurası bir gerçek ki savunmada başarı ancak bütüncül bir stratejiyle elde edilir. denizde etkin olmadan karada caydırıcı olamazsınız. Kapasitemizi günden güne artıyor, kendi teknolojimizi yine kendimiz üretiyoruz. ARGE’den tasarıma, yazılımdan seri üretime tüm süreçleri yerli ve milli kaynaklarımızla yönetiyoruz. şu an savunma ihracatında dünyanın 11. en büyük ülkesiyiz. Son 11 aylık dönemde savunma ve havacılık ihracatımız, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artarak 7 milyar 445 milyon dolara ulaştı" diyerek aktardı."Hem kendi ihtiyaçlarımızı hem de dost ve müttefiklerimizin ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz"Türkiye’nin mevcut teknolojilerini her gün daha da ileriye taşıdığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendimize inandık, Türk savunma sanayine güvendik ve elbette burada durmayacağız. 2028 yılı için 11 milyar dolarlık ihracat rakamıyla savunma ve havacılık ihracatında ilk 10’a gitmektir. Bu hedefe doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz. Dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biri Türkiye’dir. Sahadan aldığımız verileri titizlikle analiz ediyor ve mevcut teknolojilerimizi her gün daha da ileriye taşıyoruz. Başkanı olduğum Savunma Sanayi İcra Komitesi’nde aldığımız kararlar doğrultusunda, projelerimizin meyvelerini birer birer topluyoruz. Ana muhalefetin balıklar rahatsız oluyor diyerek eleştirdiği kızıl elmamız görüş ötesi bir hava füzesiyle vurarak etkisiz hale getirdik. TCG - Anadolu’nun abisi olacak uçak gemimizin inşa süreçlerini de başlattık. İnsansız hava araçlarından firkateyne kadar hem kendi ihtiyaçlarımızı hem de dost ve müttefiklerimizin ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz" dedi."Morallerimizi bozmaya, cesaretimizi kırmaya çalışanlara aldanmayın, prim vermeyin"Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayinde kat ettiği başarıların ve muhalefetin eleştirilerine rağmen yüzde 80 yerli sermayeye ulaşıldığının altını çizerek, şunları söyledi:"Buradaki başarıyı görmek için uzaklara gitmeye hiç gerek yok. Türkiye’nin savunma sanayinde son 23 senede kat ettiği başarıları görmek için 60’ları 70’leri eşelemeye de gerek yok. Bunun için kamuoyunda paylaşılan çalışmalarımıza bakmak yeterlidir. Türk savunma sanayinin gelişmesi ve güçlenmesi için ter döken tüm kardeşlerime ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Morallerimizi bozmaya, cesaretimizi kırmaya çalışanlara aldanmayın, prim vermeyin. sosyal medyada ve gazete köşelerinde sağa sola karamsarlık aşılayan felaket tellallarına lütfen kulak asmayın. Biz bugüne kadar neler yaptıysak bunlara rağmen yaptık. Şu an yüzde 80 yerli sermayeye yine biz ulaştık. Bizi yolumuzdan çevirmeye çalışanlara inat hep beraber omuz omuza vererek çok daha kararlı bir şekilde hedeflerimize yürüyeceğiz.""Amacımız savaşa hazırlanmak değil; barışı korumaktır"Son olarak Türkiye’nin hiçbir ülkeyle kriz, kavga ve çatışma istemediğini dile getiren Erdoğan, "Bu vesileyle hem Türkiye’nin hem de Pakistan’ın savunma sanayi açısından çok stratejik adımlar attık. Yakın zamanda inşallah başka müjdelerimiz de olacak. havada, karada, denizde ve siber vatanda caydırıcı olacak tüm projelerimizi tek tek hayata geçireceğiz. Her fırsatta vurguladığım bir hususu yeniden hatırlatmak isterim; bizim kimsenin toprağında ve egemenliğinde gözümüz yok. Biz hiçbir ülkeyle kriz, kavga ve çatışma istemiyoruz. Türkiye olarak herkesin emin olabileceği ve güven duyabileceği, en zor en sıkıntılı günlerinde sırtını yaslayabileceği ülke biziz. Bunun dışında hak ve hukukunun da çiğnenmesine asla müsaade etmeyecek olan bir ülkeyiz. Amacımız savaşa hazırlanmak değil; barışı korumaktır. Dost ve kardeş Pakistan halkına selamlarımı gönderiyorum, emeği geçen tüm kurum ve tersanelerimize şükranlarımızı sunuyorum" ifadelerini kullandı.Konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Açık Deniz ve Karakol Gemileri 7. Gemisi Seferihisar’ın sac kesimini gerçekleştirdi. Ardından Erdoğan tarafından Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Naveed Ashraf’a Pns Khaibar ile komutanlık sembolü verildi. Akabinde Pns Khaibar ve Koçhisar gemilerinin bayrakları; Hızırreis, Ç-159 ve Ulaq gemilerinin flandraları da Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından gemi komutanlarına verildi.Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni’ne Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, İstanbul Tersanesi Komutanı Tümamiral Recep Erdinç Yetkin, Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Naveed Ashraf ve Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biri Türkiye’dir"
20 Aralık 2025 Cumartesi - 15:52 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biri Türkiye’dir" İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen "Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim" törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "şu an savunma ihracatında dünyanın 11. en büyük ülkesiyiz." dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen "Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni"ne katıldı. Tören kapsamında; Pakistan MİLGEM Projesi 2’nci gemisi Khaibar’ın Pakistan Deniz Kuvvetleri’ne teslimi, Açık Deniz ve Karakol Gemisi Projesi kapsamında inşa edilen Akhisar’ın Romanya’ya teslimi, Koçhisar’a bayrak çekilmesi, Hızırreis Denizaltısı, Ç-159 Çıkarma Gemisi ve ULAQ İnsansız Deniz Aracı’nın hizmete girişi ve Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi kapsamında inşa edilecek 7’nci geminin sac kesimi törenleri gerçekleştirildi."Türkiye Pakistan dostluğu Allah’ın izniyle kıyamete kadar devam edecek serpilecek güçlenecek"Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayisinde geldiği önemli noktalara dikkat çekerek, şunları aktardı:"Bugün çok özel bir program münasebetiyle İstanbul tersane komutanlığında sizlerle bir aradayız. Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni vesilesiyle sizlerle bir arada olmaktan memnuniyet duyuyorum. mavi vatanın dört bir yanında adanmışlıkla görev yapan tüm mensuplarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Türkiye için çalışan, mavi vatanın muhafazası ve müdafaası için gecesini gündüzüne katan herkesten Allah razı olsun. Bugün Türk tersaneciliği ve donanması açısından çok büyük bir gurur tablosuna şahitlik ediyoruz. İstanbul tersanesinin tüm mensuplarına şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum. Ülkemiz tersanelerine güvenmekte ne kadar haklı olduğumuzu bugün bir kez daha görüyoruz. En son teknoloji ile donatılmış bu gemilerin kardeş Pakistan donanmasını şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Kökleri ortak tarihimizin derinliklerine uzanan ve asırlar boyunca sınanarak bugünlere gelen Türkiye Pakistan dostluğu Allah’ın izniyle kıyamete kadar devam edecek serpilecek güçlenecek.""ULAQ’ın bir özelliği Türk mühendislerinin geliştirdiği yüzde 90 yerlilik oranına sahip marin motorunu kullanmasıdır"Erdoğan, savunma sanayine kazandırılan ve son teknolojiyle donatılmış deniz araçlarının önemine dikkat çekerek, "Bugün burada denize uğradığımız ve bayrak çektiğimiz platformlar alın terimizin, aklın, emeğin, cesaretin ve adanmışlığın eseridir. Bunların en başında havadan bağımsız tahrik sistemi ve gelişmiş son teknoloji yetenekleri ile sessiz derinliklerinin milli bekçisi olacak TCG Hızır Reis denizaltımız var. Hizmete aldığımız bir başka platformumuz, Yeni Tip Çıkarma Gemimiz Ç-159’dur. Bu platform, hem askeri harekatlarda hem de barış dönemindeki insani yardım operasyonlarında fırtınalı sularda görev yapacaktır. ULAQ silahlı insansız deniz aracımız, bir diğer kıvanç kaynağımızdır. Dijital dönüşümün, yapay zekâ tabanlı otonom sistemlerin denizlerdeki sembolü olacak ULAQ, geleceğin harekât sahasının ölçülerindendir. ULAQ SİDA’nın bir başka özelliği ise Türk mühendislerinin geliştirdiği, yüzde 90 yerlilik oranına sahip marin motorunu kullanmasıdır" şeklinde konuştu."Denizde etkin olmadan karada caydırıcı olamazsınız"Savunma sanayinde başarının ancak bütüncül bir stratejiyle elde edileceğine vurgu yapan Erdoğan, "TCG Koçhisar karakol gemimiz, Mavi Vatan’daki hak ve hukukumuzu koruma irademizin nişanesidir. Barış zamanında milletimize hizmet edecek, kriz zamanlarında ise caydırıcı gücümüz olacaktır. Koçhisar’ı Mayıs ayı sonunda Donanmamıza katacağız. Son olarak, bugün ayrıca açık deniz karakol gemimiz Seferihisar’ın saç kesimini gerçekleştireceğiz. Türkiye olarak savunma sanayi alanında yürüttüğümüz her projede ürün geliştirmekle kalmıyor; teknoloji üretim kapasitesini de büyütmeyi hedefliyoruz. şurası bir gerçek ki savunmada başarı ancak bütüncül bir stratejiyle elde edilir. denizde etkin olmadan karada caydırıcı olamazsınız. Kapasitemizi günden güne artıyor, kendi teknolojimizi yine kendimiz üretiyoruz. ARGE’den tasarıma, yazılımdan seri üretime tüm süreçleri yerli ve milli kaynaklarımızla yönetiyoruz. şu an savunma ihracatında dünyanın 11. en büyük ülkesiyiz. Son 11 aylık dönemde savunma ve havacılık ihracatımız, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artarak 7 milyar 445 milyon dolara ulaştı" diyerek aktardı."Hem kendi ihtiyaçlarımızı hem de dost ve müttefiklerimizin ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz"Türkiye’nin mevcut teknolojilerini her gün daha da ileriye taşıdığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendimize inandık, Türk savunma sanayine güvendik ve elbette burada durmayacağız. 2028 yılı için 11 milyar dolarlık ihracat rakamıyla savunma ve havacılık ihracatında ilk 10’a gitmektir. Bu hedefe doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz. Dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biri Türkiye’dir. Sahadan aldığımız verileri titizlikle analiz ediyor ve mevcut teknolojilerimizi her gün daha da ileriye taşıyoruz. Başkanı olduğum Savunma Sanayi İcra Komitesi’nde aldığımız kararlar doğrultusunda, projelerimizin meyvelerini birer birer topluyoruz. Ana muhalefetin balıklar rahatsız oluyor diyerek eleştirdiği kızıl elmamız görüş ötesi bir hava füzesiyle vurarak etkisiz hale getirdik. TCG - Anadolu’nun abisi olacak uçak gemimizin inşa süreçlerini de başlattık. İnsansız hava araçlarından firkateyne kadar hem kendi ihtiyaçlarımızı hem de dost ve müttefiklerimizin ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz" dedi."Morallerimizi bozmaya, cesaretimizi kırmaya çalışanlara aldanmayın, prim vermeyin"Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayinde kat ettiği başarıların ve muhalefetin eleştirilerine rağmen yüzde 80 yerli sermayeye ulaşıldığının altını çizerek, şunları söyledi:"Buradaki başarıyı görmek için uzaklara gitmeye hiç gerek yok. Türkiye’nin savunma sanayinde son 23 senede kat ettiği başarıları görmek için 60’ları 70’leri eşelemeye de gerek yok. Bunun için kamuoyunda paylaşılan çalışmalarımıza bakmak yeterlidir. Türk savunma sanayinin gelişmesi ve güçlenmesi için ter döken tüm kardeşlerime ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Morallerimizi bozmaya, cesaretimizi kırmaya çalışanlara aldanmayın, prim vermeyin. sosyal medyada ve gazete köşelerinde sağa sola karamsarlık aşılayan felaket tellallarına lütfen kulak asmayın. Biz bugüne kadar neler yaptıysak bunlara rağmen yaptık. Şu an yüzde 80 yerli sermayeye yine biz ulaştık. Bizi yolumuzdan çevirmeye çalışanlara inat hep beraber omuz omuza vererek çok daha kararlı bir şekilde hedeflerimize yürüyeceğiz.""Amacımız savaşa hazırlanmak değil; barışı korumaktır"Son olarak Türkiye’nin hiçbir ülkeyle kriz, kavga ve çatışma istemediğini dile getiren Erdoğan, "Bu vesileyle hem Türkiye’nin hem de Pakistan’ın savunma sanayi açısından çok stratejik adımlar attık. Yakın zamanda inşallah başka müjdelerimiz de olacak. havada, karada, denizde ve siber vatanda caydırıcı olacak tüm projelerimizi tek tek hayata geçireceğiz. Her fırsatta vurguladığım bir hususu yeniden hatırlatmak isterim; bizim kimsenin toprağında ve egemenliğinde gözümüz yok. Biz hiçbir ülkeyle kriz, kavga ve çatışma istemiyoruz. Türkiye olarak herkesin emin olabileceği ve güven duyabileceği, en zor en sıkıntılı günlerinde sırtını yaslayabileceği ülke biziz. Bunun dışında hak ve hukukunun da çiğnenmesine asla müsaade etmeyecek olan bir ülkeyiz. Amacımız savaşa hazırlanmak değil; barışı korumaktır. Dost ve kardeş Pakistan halkına selamlarımı gönderiyorum, emeği geçen tüm kurum ve tersanelerimize şükranlarımızı sunuyorum" ifadelerini kullandı.Konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Açık Deniz ve Karakol Gemileri 7. Gemisi Seferihisar’ın sac kesimini gerçekleştirdi. Ardından Erdoğan tarafından Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Naveed Ashraf’a Pns Khaibar ile komutanlık sembolü verildi. Akabinde Pns Khaibar ve Koçhisar gemilerinin bayrakları; Hızırreis, Ç-159 ve Ulaq gemilerinin flandraları da Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından gemi komutanlarına verildi.Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni’ne Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, İstanbul Tersanesi Komutanı Tümamiral Recep Erdinç Yetkin, Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Naveed Ashraf ve Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biri Türkiye’dir"
20 Aralık 2025 Cumartesi - 15:51 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biri Türkiye’dir" İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen "Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim" törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "şu an savunma ihracatında dünyanın 11. en büyük ülkesiyiz." dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen "Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni"ne katıldı. Tören kapsamında; Pakistan MİLGEM Projesi 2’nci gemisi Khaibar’ın Pakistan Deniz Kuvvetleri’ne teslimi, Açık Deniz ve Karakol Gemisi Projesi kapsamında inşa edilen Akhisar’ın Romanya’ya teslimi, Koçhisar’a bayrak çekilmesi, Hızırreis Denizaltısı, Ç-159 Çıkarma Gemisi ve ULAQ İnsansız Deniz Aracı’nın hizmete girişi ve Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi kapsamında inşa edilecek 7’nci geminin sac kesimi törenleri gerçekleştirildi. "Türkiye Pakistan dostluğu Allah’ın izniyle kıyamete kadar devam edecek serpilecek güçlenecek" Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayisinde geldiği önemli noktalara dikkat çekerek, şunları aktardı: "Bugün çok özel bir program münasebetiyle İstanbul tersane komutanlığında sizlerle bir aradayız. Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni vesilesiyle sizlerle bir arada olmaktan memnuniyet duyuyorum. mavi vatanın dört bir yanında adanmışlıkla görev yapan tüm mensuplarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Türkiye için çalışan, mavi vatanın muhafazası ve müdafaası için gecesini gündüzüne katan herkesten Allah razı olsun. Bugün Türk tersaneciliği ve donanması açısından çok büyük bir gurur tablosuna şahitlik ediyoruz. İstanbul tersanesinin tüm mensuplarına şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum. Ülkemiz tersanelerine güvenmekte ne kadar haklı olduğumuzu bugün bir kez daha görüyoruz. En son teknoloji ile donatılmış bu gemilerin kardeş Pakistan donanmasını şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Kökleri ortak tarihimizin derinliklerine uzanan ve asırlar boyunca sınanarak bugünlere gelen Türkiye Pakistan dostluğu Allah’ın izniyle kıyamete kadar devam edecek serpilecek güçlenecek." "ULAQ’ın bir özelliği Türk mühendislerinin geliştirdiği yüzde 90 yerlilik oranına sahip marin motorunu kullanmasıdır" Erdoğan, savunma sanayine kazandırılan ve son teknolojiyle donatılmış deniz araçlarının önemine dikkat çekerek, "Bugün burada denize uğradığımız ve bayrak çektiğimiz platformlar alın terimizin, aklın, emeğin, cesaretin ve adanmışlığın eseridir. Bunların en başında havadan bağımsız tahrik sistemi ve gelişmiş son teknoloji yetenekleri ile sessiz derinliklerinin milli bekçisi olacak TCG Hızır Reis denizaltımız var. Hizmete aldığımız bir başka platformumuz, Yeni Tip Çıkarma Gemimiz Ç-159’dur. Bu platform, hem askeri harekatlarda hem de barış dönemindeki insani yardım operasyonlarında fırtınalı sularda görev yapacaktır. ULAQ silahlı insansız deniz aracımız, bir diğer kıvanç kaynağımızdır. Dijital dönüşümün, yapay zekâ tabanlı otonom sistemlerin denizlerdeki sembolü olacak ULAQ, geleceğin harekât sahasının ölçülerindendir. ULAQ SİDA’nın bir başka özelliği ise Türk mühendislerinin geliştirdiği, yüzde 90 yerlilik oranına sahip marin motorunu kullanmasıdır" şeklinde konuştu. "Denizde etkin olmadan karada caydırıcı olamazsınız" Savunma sanayinde başarının ancak bütüncül bir stratejiyle elde edileceğine vurgu yapan Erdoğan, "TCG Koçhisar karakol gemimiz, Mavi Vatan’daki hak ve hukukumuzu koruma irademizin nişanesidir. Barış zamanında milletimize hizmet edecek, kriz zamanlarında ise caydırıcı gücümüz olacaktır. Koçhisar’ı Mayıs ayı sonunda Donanmamıza katacağız. Son olarak, bugün ayrıca açık deniz karakol gemimiz Seferihisar’ın saç kesimini gerçekleştireceğiz. Türkiye olarak savunma sanayi alanında yürüttüğümüz her projede ürün geliştirmekle kalmıyor; teknoloji üretim kapasitesini de büyütmeyi hedefliyoruz. şurası bir gerçek ki savunmada başarı ancak bütüncül bir stratejiyle elde edilir. denizde etkin olmadan karada caydırıcı olamazsınız. Kapasitemizi günden güne artıyor, kendi teknolojimizi yine kendimiz üretiyoruz. ARGE’den tasarıma, yazılımdan seri üretime tüm süreçleri yerli ve milli kaynaklarımızla yönetiyoruz. şu an savunma ihracatında dünyanın 11. en büyük ülkesiyiz. Son 11 aylık dönemde savunma ve havacılık ihracatımız, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artarak 7 milyar 445 milyon dolara ulaştı" diyerek aktardı. "Hem kendi ihtiyaçlarımızı hem de dost ve müttefiklerimizin ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz" Türkiye’nin mevcut teknolojilerini her gün daha da ileriye taşıdığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendimize inandık, Türk savunma sanayine güvendik ve elbette burada durmayacağız. 2028 yılı için 11 milyar dolarlık ihracat rakamıyla savunma ve havacılık ihracatında ilk 10’a gitmektir. Bu hedefe doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz. Dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biri Türkiye’dir. Sahadan aldığımız verileri titizlikle analiz ediyor ve mevcut teknolojilerimizi her gün daha da ileriye taşıyoruz. Başkanı olduğum Savunma Sanayi İcra Komitesi’nde aldığımız kararlar doğrultusunda, projelerimizin meyvelerini birer birer topluyoruz. Ana muhalefetin balıklar rahatsız oluyor diyerek eleştirdiği kızıl elmamız görüş ötesi bir hava füzesiyle vurarak etkisiz hale getirdik. TCG - Anadolu’nun abisi olacak uçak gemimizin inşa süreçlerini de başlattık. İnsansız hava araçlarından firkateyne kadar hem kendi ihtiyaçlarımızı hem de dost ve müttefiklerimizin ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz" dedi. "Morallerimizi bozmaya, cesaretimizi kırmaya çalışanlara aldanmayın, prim vermeyin" Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayinde kat ettiği başarıların ve muhalefetin eleştirilerine rağmen yüzde 80 yerli sermayeye ulaşıldığının altını çizerek, şunları söyledi: "Buradaki başarıyı görmek için uzaklara gitmeye hiç gerek yok. Türkiye’nin savunma sanayinde son 23 senede kat ettiği başarıları görmek için 60’ları 70’leri eşelemeye de gerek yok. Bunun için kamuoyunda paylaşılan çalışmalarımıza bakmak yeterlidir. Türk savunma sanayinin gelişmesi ve güçlenmesi için ter döken tüm kardeşlerime ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Morallerimizi bozmaya, cesaretimizi kırmaya çalışanlara aldanmayın, prim vermeyin. sosyal medyada ve gazete köşelerinde sağa sola karamsarlık aşılayan felaket tellallarına lütfen kulak asmayın. Biz bugüne kadar neler yaptıysak bunlara rağmen yaptık. Şu an yüzde 80 yerli sermayeye yine biz ulaştık. Bizi yolumuzdan çevirmeye çalışanlara inat hep beraber omuz omuza vererek çok daha kararlı bir şekilde hedeflerimize yürüyeceğiz." "Amacımız savaşa hazırlanmak değil; barışı korumaktır" Son olarak Türkiye’nin hiçbir ülkeyle kriz, kavga ve çatışma istemediğini dile getiren Erdoğan, "Bu vesileyle hem Türkiye’nin hem de Pakistan’ın savunma sanayi açısından çok stratejik adımlar attık. Yakın zamanda inşallah başka müjdelerimiz de olacak. havada, karada, denizde ve siber vatanda caydırıcı olacak tüm projelerimizi tek tek hayata geçireceğiz. Her fırsatta vurguladığım bir hususu yeniden hatırlatmak isterim; bizim kimsenin toprağında ve egemenliğinde gözümüz yok. Biz hiçbir ülkeyle kriz, kavga ve çatışma istemiyoruz. Türkiye olarak herkesin emin olabileceği ve güven duyabileceği, en zor en sıkıntılı günlerinde sırtını yaslayabileceği ülke biziz. Bunun dışında hak ve hukukunun da çiğnenmesine asla müsaade etmeyecek olan bir ülkeyiz. Amacımız savaşa hazırlanmak değil; barışı korumaktır. Dost ve kardeş Pakistan halkına selamlarımı gönderiyorum, emeği geçen tüm kurum ve tersanelerimize şükranlarımızı sunuyorum" ifadelerini kullandı. Konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Açık Deniz ve Karakol Gemileri 7. Gemisi Seferihisar’ın sac kesimini gerçekleştirdi. Ardından Erdoğan tarafından Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Naveed Ashraf’a Pns Khaibar ile komutanlık sembolü verildi. Akabinde Pns Khaibar ve Koçhisar gemilerinin bayrakları; Hızırreis, Ç-159 ve Ulaq gemilerinin flandraları da Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından gemi komutanlarına verildi. Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni’ne Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, İstanbul Tersanesi Komutanı Tümamiral Recep Erdinç Yetkin, Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Naveed Ashraf ve Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin katıldı.
Kütahya Gazeteciler Cemiyeti’nde Genel Kurul heyecanı
20 Aralık 2025 Cumartesi - 15:44 Kütahya Gazeteciler Cemiyeti’nde Genel Kurul heyecanı KÜTAHYA (İHA) – Kütahya Gazeteciler Cemiyeti’nin Olağan Genel Kurulu, merkez ve ilçelerden çok sayıda basın mensubunun katılımıyla gerçekleştirildi. Genel kurulda mevcut başkan Erkan Sağlam, üyelerin güvenoyunu alarak yeniden başkanlığa seçildi. Divan başkanlığını Ahmet Arabacı’nın yaptığı genel kurulda faaliyet raporları okunurken, üyeler söz alarak görüş, talep ve önerilerini dile getirdi. Genel kurulda konuşan Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Erkan Sağlam, 2017 yılından bu yana yürüttükleri çalışmalara değinerek, "Gazeteciler Cemiyetimizin değerli üyeleri; 2017 yılında geldiğimiz bu görevimizde çok güzel anlara şahit olduk. Faaliyet raporumuzda yaptığımız çalışmalar anlatıldı. Bunlar sadece bazıları. Gerek ilçelerimizdeki üyelerimizle gerekse merkezdeki üyelerimizle iletişimimizi hiç koparmadık. İnşallah bundan sonra da birlik ve beraberlik için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Yeni döneme ilişkin hedeflerini de paylaşan Sağlam, eksiklerin farkında olduklarını vurgulayarak, "Son dönemimizde bazı eksikliklerimiz oldu. Bizler bu eksiklerimizin farkındayız. İnşallah yeni dönemde bunları artıya çevirerek yolumuza devam edeceğiz. Bundan sonraki süreçte yeni projelerimizi hayata geçireceğiz. Özellikle eğitim süreci önemli bir başlığımız olacak" ifadelerini kullandı. "Sizlerden gelen tüm taleplere açık olacağız" Basın camiasına yönelik yeni projelerin müjdesini de veren Sağlam, "Basın mensuplarımız arasında yılın enleri ödül törenini yaparak bir ilke daha imza atmak istiyoruz. Genç meslektaşlarımız için yeni çalışmalar hedefliyoruz. En büyük projemiz birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek olacak. Sizlerden gelen tüm taleplere açık olacağız. Bugüne kadar bizlere destek olan tüm üyelerimize ve dostlarımıza sonsuz teşekkür ederim. Kongremiz hayırlı uğurlu olsun inşallah" diye konuştu. Genel kurulda söz alan cemiyet üyesi Mehmet Yaylıoğlu ise Kütahya’daki cadde ve sokaklara vefat etmiş gazetecilerin isimlerinin verilmesi önerisini gündeme getirdi. Öneri, üyelerden ilgi gördü. Kütahya Gazeteciler Cemiyeti’nin, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu ile Ege Gazeteciler Federasyonu üyesi olduğuna dikkat çeken Sağlam, yüksek katılımın cemiyetin birlik ve kurumsal gücünü ortaya koyduğunu belirtti. Genel kurul sonunda yeni dönem yönetim ve kurulları şu şekilde belirlendi: Yönetim Kurulu: Erkan Sağlam, Alibey Aydın, Fatma Çakır, Hüseyin Efe, M. Mert Özalp, Serdar Yiğit, M. Rıdvan Cebecioğlu. Yedek Üyeler: Bünyamin Çapgulaş, Oğuzhan Kılıç, Ercan Kolku, Mustafa Altıntaş, Mehmet Yaylıoğlu, Mustafa Arıgümüş, Fatma Sümer Soyalp. Disiplin Kurulu: Ramazan Aydemir, Hüseyin Gezgin, Merve Ergün. Denetleme Kurulu: Ahmet Arabacı, Engin Sağlam, Mehmet Akın. Genel kurul, iyi dilek ve temennilerle sona erdi.
Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi 7. Kariyer Günü gerçekleştirildi
20 Aralık 2025 Cumartesi - 15:41 Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi 7. Kariyer Günü gerçekleştirildi Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi tarafından düzenlenen 7. Kariyer Günü’nde, sektör temsilcileri ile öğrenciler bir araya geldi. Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Fuaye Alanı’nda, turizm sektörünün önde gelen firmaları stant açarak öğrencilere staj ve iş imkanları hakkında bilgi aktardı. Programda yapılan açılış konuşmalarında; sektörün dinamikleri, kariyer planlaması ve okul-sanayi iş birliğinin önemi üzerinde duruldu. "Bu organizasyon sektörle öğrenciyi buluşturan kıymetli bir etkinlik" Açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Turizm Fakültesinin sektördeki önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bugün Turizm Fakültesinde olmamızın nedeninin baş aktörleri öğrencilerimizin kendileridir. Bizim işimiz sadece iyi bir teorik eğitim vermek değil; öğrenciler eğitim kurumuna adım attığı andan itibaren sektörle buluşturacak yol, yöntem ve platformlar organize etmektir. Öğrencilerimiz sektörle ne kadar erken tanışırsa, mezun olduktan sonra kariyer yolculuklarında o kadar kolay ilerleyebilirler. Bu organizasyon sektörle öğrenciyi buluşturan kıymetli bir etkinliktir. Hepimizin hayatında kırılma noktaları ve bizi bir yerden başka bir yere getiren tesadüfler vardır. Bugün burada kariyer günlerinde sektörle öğrencileri buluşturduğumuzda, belki de aranızdan turizm sektöründe büyük işler yapacak arkadaşlarımız çıkacak. Mezunlarımızın başarılı yerlere gelmesi, hâlen öğrenim gören öğrencilerimiz için de önemli bir motivasyon kaynağıdır. Bu nedenle mezunlarımızla ve sektörle ilişkileri güçlü ve canlı tutmayı, eğitim kadar önemli görüyoruz. Türkiye’nin turizm destinasyonu açısından güçlü bir şehirde bulunmuyor olmamıza rağmen, Türkiye’nin en güçlü Turizm Fakültelerinden birinde eğitim veriyoruz." "Kariyer hedefe nasıl ulaşacağımızı belirleme sürecidir" Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz konuşmasında etkinliğin önemine değinerek şu ifadeleri kullandı: "Kariyer nedir diye sorduğumuzda, bunun bir basamak, bir süreç ve aynı zamanda bir yaşam yolculuğu olduğunu görüyoruz. Kariyerin amacı, hedeflediğimiz noktaya nasıl ulaşacağımızı belirlemektir. Kariyer buluşmalarının amacı ise sektörün aradığı niteliklerle bu niteliklere sahip ya da sahip olmaya aday öğrencilerimizi bir araya getirmektir. Hem sektörün taleplerini hem de öğrencilerimizin beklentilerini buluşturmayı amaçlıyoruz. Etkinliğin yedincisini gerçekleştiriyoruz ancak etkinliğin bittiği gün sekizincisi için hazırlıklara da başlıyoruz." "Emeksiz yemek olmuyor, en temelinden başladık" TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Ersoy ise açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Bu kadar kıymetli otelleri, acenteleri ve turizm firmalarını Eskişehir gibi güzel bir şehirde bir arada görmek beni çok onurlandırdı. Her yıl bu kalabalığı görmek de ayrıca mutluluk verici. Ben de sizler gibi turizm mezunuyum. İlk stajımı yaptığım dönemdeki heyecanı hâlâ hatırlıyorum. O yıllarda, ‘Otele gideceğiz, bize bir masa verilecek ve yetkiler tanımlanacak’ diye düşünüyorduk. Ancak süreç böyle işlemiyor. Emeksiz yemek olmuyor. En temelinden başladık. Bu bir süreçtir ve sizler bu süreci Anadolu Üniversitesi gibi değerli bir üniversitede yaşadığınız için gerçekten çok şanslısınız." "Bu organizasyon bir ekip ruhunun ürünüdür" Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Barış Çıvak, Kariyer Günlerinin öğrencilerin emeğiyle hayata geçirildiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: "Bugün burada yalnızca bir açılış gerçekleştirmiyoruz. Gençlerin umutla ve üniversitenin sektörle el ele verdiği bir buluşmaya tanıklık ediyoruz. Turizm sadece bir meslek değil; insana dokunan, kültürleri buluşturan ve emek gerektiren özel bir alandır. Bu etkinliği yedi yıldır aynı inanç ve heyecanla sürdürüyoruz. Her yıl biraz daha büyüyerek ve öğrencilerimizin hayatlarına gerçek karşılığı olan fırsatlar ekleyerek bugünlere geldik. Bu organizasyon bir ekip ruhunun ürünüdür." "Kariyer Günleri geleceğe açılan kapının anahtarıdır" Turizm Fakültesi Yıllık Komite Başkanı ve Turizm İşletmeciliği Bölümü 4. sınıf öğrencisi Nazlı Akbaş ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Altı yıl önce kariyer günlerini başlatan öğrencilerimiz ve öğretim üyelerimiz, bizlere çok kıymetli bir miras bıraktı. Bugün yedincisini düzenleyerek o dönemin ruhunu yaşatmaya devam ediyoruz. Eminim ki Kariyer Günlerini sadece bir etkinlik olarak değil, geleceğe açılan kapının anahtarı olarak hatırlayacaksınız. Bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, hepimiz için verimli bir etkinlik olmasını diliyorum." "İyi ki bu kapıdan içeri girmişim" Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi 2016 mezunu ve Luna Kreatif Ajans Kurucu Ortağı Süleyman Dindar da deneyimlerini öğrencilerle paylaştı: "2013 yılında burada tiyatro yapmaya başladım ve hayatımın dönüm noktalarından birini yaşadım. Anadolu Üniversitesi bana çok şey kattı. Lisede staj yaptığım dönemde, üstlerimin büyük çoğunluğu Anadolu Üniversitesi mezunuydu. Bana, hayallerimi gerçekleştirebileceğim üniversitenin burası olduğunu söylediler. İyi ki bu kapıdan içeri girmişim." Açılış konuşmalarının ardından Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz ile fuaye alanında yer alan turizm sektörü temsilcilerini ziyaret etti. Turizm Fakültesi 7. Kariyer Günü, gün boyunca sektör temsilcileri ile öğrencileri bir araya getirdi. Kariyer Günlerinin açılışına Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. İnci Oya Çoşkun ve Doç. Dr. Merve Özgür Göde, TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Ersoy başta olmak üzere öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.
Muş’ta asırlık kavurma geleneği yaşatılıyor
20 Aralık 2025 Cumartesi - 15:38 Muş’ta asırlık kavurma geleneği yaşatılıyor Muş’un Karabey köyünde vatandaşlar, kış aylarında tüketmek üzere meşe ateşinde geleneksel yöntemlerle kavurma hazırlıyor. Muş’un Karabey köyünde yaşayan vatandaşlar, kış mevsiminde tüketecekleri kavurmayı hazırlamak için sabahın erken saatlerinde kazanların başına geçti. Köyde hemen hemen her evde yapılan kavurma geleneği, imece usulüyle sürdürülüyor. Özenle hazırlanan etler, meşe odunu ateşinde kurulan büyük kazanlara doldurularak kendi yağıyla yaklaşık iki saat boyunca kavruluyor. Kızgın ateşte pişirilen etler, suyunu çekene kadar kaynatılırken, kazanın dibinin tutmaması için tahta çubuklarla belli aralıklarla karıştırılıyor. Uzun ve zahmetli bir sürecin ardından kıvamını bulan kavurma, kaplara doldurulmaya hazır hale geliyor. Kazanların dibinde kalan kızgın yağlar ise kavurmanın üzerine dökülerek doğal yöntemlerle muhafaza ediliyor. Köy sakinleri, bu yöntemle hazırlanan kavurmanın hem uzun süre bozulmadan saklandığını hem de lezzetini koruduğunu belirterek, geleneksel kış hazırlıklarını sürdürmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Örf adetlerini sürdürdüklerini söyleyen Turan Demir, her aileler kendi bütçelerine göre kışlık kavurma yaptığını söyleyerek, "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde her yıl sonbaharın sonu ve kış mevsiminin başında kış hazırlıkları kapsamında kavurma yapılır. Dedelerimizden ve babalarımızdan kalan bu gelenek, hem kendi evimiz hem de akrabalarımız için sürdürülmektedir. Hazırlanan kavurmalar genellikle kış aylarında tüketilir. Özellikle sabah kahvaltılarında ve bölgemize özgü, meşhur börek çeşitlerinde sıkça kullanılır. Ekonomik duruma göre bazı aileler 2, bazıları 3, bazıları ise 4 hatta daha fazla keçi keserek kavurma yapabilmektedir. Kavurma, memleketimizin en önemli örf ve adetlerinden biri olup bizler de bu geleneği yaşatmaya ve sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. Her sene olduğu gibi bu yıl da kavurma yaptıklarını söyleyen Melek Demir, "Gurbette yaşayan çocuklarımız var; hem kendi evimiz için hem de çocuklarımız için kavurma hazırladık. Bu sene 5 tane keçi kestik. Yaptığımız kavurmaları kış mevsiminde yemeklerde ve böreklerde kullanıyoruz. Mesaimiz sabahın erken saatlerinde başlıyor. Ateşimizi yakıyoruz, erkekler hayvanları hazırlıyor, hazırlanan etleri tencerelere koyuyoruz. İlk bir saat yüksek ateşte pişiriyoruz, son bir saatini ise kısık ateşte kaynatıyoruz. Yaklaşık iki saat piştikten sonra kavurmamız hazır hale geliyor. Hazırlanan kavurmaları daha önce temin ettiğimiz kaplara doldurarak kışın tüketmek üzere muhafaza altına alıyoruz" ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin dış göç politika analizi ve belediyeler için politika önerileri
20 Aralık 2025 Cumartesi - 15:36 Türkiye’nin dış göç politika analizi ve belediyeler için politika önerileri DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Araştırma Dekanlığı tarafından düzenlenen "Proje Başarı Hikayeleri" toplantısında, Akçakoca Bey Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hicran Hamza Çelikyay’ın yürütücülüğündeki "Yüzyıllık Süreçte Türkiye’nin Dış Göç Politika Analizi ve Belediyeler İçin Politika Önerileri" başlıklı projesinin kapanış programı gerçekleştirildi. Rektörlük Çalıştay Salonu’nda gerçekleştirilen programa; Düzce Vali Yardımcısı Dr. Ömer Yılmaz, Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İlhan Genç ve Prof. Dr. Ali Öztürk, Düzce Üniversitesi Araştırma Dekanı Prof. Dr. Emine Tekin, Akçakoca Bey Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hicran Hamza Çelikyay ile öğretim üyeleri katıldı. "Projeyle Kamu Politikalarına ve Yerel Yönetim Uygulamalarına Somut Katkı" Düzce Üniversitesi Araştırma Dekanı Prof. Dr. Emine Tekin, "Son yüzyılda Türkiye’nin siyasal, ekonomik ve toplumsal yapısını derinden etkileyen çok boyutlu bir olgu olmuştur. Bu noktada desteklenen bu proje, Türkiye’nin dış göç politikalarını analiz etmesi ve en önemlisi belediyeler için uygulanabilir öneriler geliştirmesi bakımından son derece kıymetli bilimsel katkı sunmaktadır" şeklinde konuştu. "Proje yapmak bilime, topluma ve insanlara katkı sunması açısından önemli bir görev" Programda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk, proje yapmanın büyük emek ve sabır gerektirdiğini belirterek sosyal bilimler alanında proje kabul oranlarının yüksek olmaması açısından projenin kabulünün oldukça değerli olduğunu vurguladı. Proje yapmanın bilime, topluma ve insanlara katkı sunması açısından önemli bir görev olduğunu ifade eden Öztürk, Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Hicran Hamza Çelikyay ve emek verenlere teşekkür etti. "Göçle ilgili sorunların tespit edilmesi ve öneriler geliştirmesi noktasında kıymetli bir akademik çalışma" Vali Yardımcısı Dr. Ömer Yılmaz, akademik çalışma vesilesi ile bir arada olduklarını ifade ederek, 5 yıl eğitim dolayısıyla göçmenlik tecrübesi bulunduğunu, 6,5 yıl da Kuzey Suriye’de görev yaptığını dile getirdi. Göç açısından; hedef, kaynak ve transit göçe maruz kalma bakımından ülkemizin dünyadaki ender ülkelerden biri olduğunu söyleyen Yılmaz, ülkemizin göçle ilgili politik alanlarda gelişme gösterdiğini ve terörden arındırılmış bölgelerde ciddi çalımalar yürüttüğünü sözlerine ekledi. Projenin sorunların tespit edilmesi ve öneriler geliştirmesi noktasında kıymetli bir akademik çalışma olduğunu belirterek proje ekibine teşekkür etti. "Yüzyıllık süreçte türkiye’nin dış göç politika analizi ve belediyeler için politika önerileri" Açılış ve protokol konuşmalarının ardından, Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Hicran Hamza Çelikyay, "Yüzyıllık Süreçte Türkiye’nin Dış Göç Politika Analizi ve Belediyeler İçin Politika Önerileri" başlıklı TÜBİTAK 1001 projesinin başarı hikayesini paylaştı. Cumhuriyetimizin 100. yılı çağrısı olması bakımından oldukça anlamlı bir proje yürüttüklerini dile getiren Çelikyay, proje sürecinden bahsederek Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinde en fazla geçici koruma kapsamında yabancı nüfusa sahip illerin belediyelerini çalışma sahası olarak belirlediklerini sözlerine ekledi. İstanbul, İzmir, Konya, Samsun, Mersin, Gaziantep ve Van’da çalışma yaptıklarını söyleyen Çelikyay; 93 toplantı, 7 saha çalışması, 29 belediye ziyareti, göçmenlikle ilgili 23 birim görüşmesi ve 106 kişiyle derinlikli mülakat ile projeyi oluşturduklarını ifade ederek kitaplaştıracaklarını belirtti. Çelikyay’ın konuşmasının ardından proje ekibinin saha çalışmalarıyla ilgili bilgi ve gözlemlerini aktarmasıyla devam eden program, "Mevzuat, Uyum ve Kurumlar Arası İlişkiler" başlıklarındaki politika önerilerinin paylaşılmasıyla sona erdi. Programın sonunda proje ekibine teşekkür belgeleri takdim edildi.
Büyükçekmece Belediyesi’nden sosyal tesis ve anıt açılışı
20 Aralık 2025 Cumartesi - 15:23 Büyükçekmece Belediyesi’nden sosyal tesis ve anıt açılışı Büyükçekmece Belediyesi tarafından Demokrasi Parkı Çınaraltı Sosyal Tesisi ile Adalet ve Özgürlük Anıtı’nın açılışı yapıldı. Büyükçekmece Belediyesi tarafından Büyükçekmece Sahil’nde Demokrasi Parkı Çınaraltı Sosyal Tesisi açılışı ve Büyükçekmece Belediye Meclisi tarafından ilan edilen 2026 yılı Adalet ve Özgürlük Yılı kapsamında, ‘Adalet ve Özgürlük Anıtı’ açılış törenleri gerçekleştirildi. Törene, Büyükçekmece Belediye Başkanvekili Hakan Çebi, hakkında açılan soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırılan ve cezaevinde tutuklu bulunan Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’ün eşi Hatice Akgün ve çok sayıda vatandaş katıldı. İlk olarak Çınaraltı Sosyal Tesisi açılışı kurdele kesimi ile yapıldı. Ardından Adalet ve Özgürlük Anıtı açılışı gerçekleştirildi. Açılışta Hasan Akgün tarafından cezaevinden gönderilen mektup okundu. Açılış töreninde konuşan Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, "Büyükçekmece Belediye Meclisimizde aldığımız kararla 2026 yılını ‘Adalet ve Özgürlük Yılı’ ilan ettik. Bugün burada açılışınızı yaptığımız bu eser işte bu ortak değerlerin ortak vicdanın somut ifadesindir. Bu heykelin kanatları kapalıdır. Çünkü özgürlük her zaman uçmak değildir. Bazen dimdik ayakta durmak sabırla beklemek inandığın yoldan sapmamaktır. Bu heykel susmayanları vazgeçmeyenleri zor zamanlarda adalet talebini diri tutan halkın duruşunu temsil ediyor. Bu heykel özgürlükten ve halkın iradesinden yana olan herkesin simgesidir. Bugün burada bir de sandığımız var. Bu sandığa mektuplarınızı atarak kendi sesinizi kendi yüreğinizi umutlarınızı doğrudan bu meydanda görünür kılabilirsiniz. Bu sandık halkın iradesinin adalet ve özgürlük talebinin yaşayan bir simgesidir" dedi.
Faslı heyet Aydın’da tarımsal potansiyeli inceledi
20 Aralık 2025 Cumartesi - 15:13 Faslı heyet Aydın’da tarımsal potansiyeli inceledi Fas’ın Fes-Meknes Bölgesi Ziraat Odası’ndan oluşan heyet, tarımsal iş birliği ve bilgi paylaşımı kapsamında Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nü ziyaret ederek coğrafi işaretli ürünler ve üretim süreçleri hakkında bilgi aldı. Fas’ın Fes-Meknes Bölgesi Ziraat Odası’ndan oluşan heyet, tarımsal iş birliği ve tecrübe paylaşımı amacıyla Aydın’ı ziyaret etti. Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde gerçekleşen programda, ilin tarımsal potansiyeli uluslararası heyete tanıtıldı. Ziyaret kapsamında Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde düzenlenen sunumlarda, başta Aydın Zeytinyağı ve Aydın İnciri olmak üzere coğrafi işaretli ürünler ele alındı. Üretim süreçleri, kalite standartları ve ihracat imkanlarına ilişkin detaylı bilgiler paylaşıldı. Program boyunca İl Müdürü Ayhan Temiz’in yanı sıra İl Müdür Yardımcıları Dr. H. Eray Yeşilçayır ve Cengiz Karabulak ile Şube Müdürleri Armağan Tanrıkulu, Mutlu Aktaş ve Hafize Kendirlioğlu da görüşmelere katıldı. Heyet, programın devamında Germencik ilçesinde bulunan bir zeytinyağı işleme tesisini ziyaret ederek üretim ve işleme süreçlerini yerinde inceledi. Germencik İlçe Tarım ve Orman Müdürü İlknur Kavas, bölgede yürütülen zeytincilik faaliyetleri hakkında heyete bilgi verdi. Ziyaret, karşılıklı iyi niyet temennileri ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.