GÜNDEM
26 Mart 2026 Perşembe - 21:17 Edirne’de Balkan şehitleri için F-16 ve Atak’tan saygı uçuşu Edirne’de 26 Mart Balkan Şehitleri’ni Anma Günü kapsamında Selimiye Camii Meydanı’nda düzenlenen programda F-16 savaş uçakları, Bayraktar Akıncı TİHA ve Atak helikopterleri saygı uçuşu gerçekleştirdi. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Selimiye Camii Meydanı’nda gerçekleştirilen anma programı yoğun katılımla yapıldı. Törene Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Edirne Valisi Yunus Sezer ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, Orgeneral Tokel’in meydanda bulunan 57’nci Alay ve komando birliklerini selamlaması ile başladı. Komandoların yemin töreni sonrası Orgeneral Tokel ve Vali Sezer, meydanda kurulan yerli ve milli savunma sistemleri ile Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait silah ve techizatların sergilendiği alanı gezerek bilgi aldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve Balkan şehitleri için dualar edilen programda, Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği konser verdi. Tören sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait F-16 savaş uçağı, Bayraktar Akıncı TİHA ile T-129 Atak helikopterleri Selimiye Camii semalarında saygı uçuşu gerçekleştirdi. Uçuşlar vatandaşlar tarafından ilgiyle izlenirken, birçok kişi o anları cep telefonlarıyla kaydetti. Öte yandan, "Trakya Milli ve Yerli Sistemlerle Edirne’de Buluşuyor" etkinliği kapsamında savunma sanayisine ait yaklaşık 50 yerli ve milli sistem Selimiye Camii Meydanı’nda sergilendi. Sergi alanını gezen vatandaşlar, sistemler hakkında bilgi alarak, fotoğraf çektirdi. "Mühendislerimizle gurur duyuyoruz" Vali Sezer, "İnşallah yeni Türkiye Yüzyılı’nda daha iyi yerlere götürecekler. Bugün 50’ye yakın yerli ve milli savunma sistemimiz sergileniyor. Bayraktar, İHA’lar, SİHA’lar, Akıncı, TİHA ve TB2’ler burada semalarımızı şenlendirdi. Aynı zamanda F-16’ların saygı uçuşu yaptığı, Atak helikopterlerimizin saygı uçuşu taptığı ve burada yerli ve milli sistemlerimizin tamamını gençlerimize gösterdiğimiz mini bir savunma fuarımız oldu. Bununla gurur duyuyoruz. Mühendislerimizle gurur duyuyoruz. Allah hepsinden razı olsun" dedi.
26 Mart 2026 Perşembe - 21:01 Helikopterin düşmesi sonucu BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte hayatını kaybeden İsmail Güneş ve 4 kişi mezarları başında anıldı Kahramanmaraş’ta helikopterin düşmesi sonucu BBP’nin Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte yaşamını yitiren gazeteci İsmail Güneş, Belediye Meclis Üyesi Adayı Murat Çetinkaya, BBP İl Başkanı Erhan Üstündağ ve İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, Sivas’ta kabirleri başında düzenlenen törenle anıldı. Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte şüpheli bir şekilde gerçekleşen helikopter kazasında hayatını kaybeden gazeteci İsmail Güneş, Belediye Meclis Üyesi Adayı Murat Çetinkaya, Büyük Birlik Partisi (BBP) İl Başkanı Erhan Üstündağ ve İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, mezarları başında anıldı. Düzenlenen anma programına BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Şengönül, BBP üyeleri, hayatını kaybedenlerin aileleri ve sevenleri katıldı. Programda Kur’an-ı Kerim okunarak, dualar edildi. Duanın ardından mezarlara güller bırakıldı. Törenin ardından konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Dün Ankara’daydık. Bugün de burada kabri bulunanları anmak için toplandık. Bu arkadaşlarımız hem Büyük Birlik Partisi davasına, hem Türk milliyetçiliği fikriyatına, Türk İslam ülküsü idealine, İ’lây-ı Kelimetullah için nizam-ı alem Kızılelması’na gönülden inanmış arkadaşlarımız. Her biri birer gazi Alperen’di. Onun için o helikopterin içindeydiler. Ölüme gittiklerini bilselerdi yine de o helikopterin içerisinde, Muhsin Yazıcıoğlu’nun yanında olacaklarına inanıyorum. Onlar davalarına ve liderlerine sadık kişilerdi. Onların hepsi birer şehittir. Biz şehitlerimizi rahmetle yad ediyoruz. Onları unutmayacağız, unutturmayacağız. Ruhları şad, mekanları cennet olsun" dedi.
Pulmoner rehabilitasyonla her adımda daha rahat bir nefes
12 Mart 2026 Perşembe - 09:16 Pulmoner rehabilitasyonla her adımda daha rahat bir nefes DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Özlem Ataoğlu, Pulmoner rehabilitasyonun en temel bileşeninin egzersiz eğitimi olduğunu söyledi. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Toraks Derneği Batı Karadeniz Şube Sekreteri Dr. Öğr. Üyesi Özlem Ataoğlu, 8–14 Mart Pulmoner Rehabilitasyon Haftası dolayısıyla bilgilendirmede bulundu. Kronik solunum hastalıklarında nefes darlığı, hava yolu temizliğinde yetersizlik, hava akımında kısıtlanma ve kas fonksiyonlarında bozulma gibi sorunların sık görüldüğünü ifade eden Özlem Ataoğlu, bu durumun hastaların egzersiz kapasitesini ve günlük aktivite düzeyini önemli ölçüde azalttığını söyledi. Ciddi kronik solunum hastalığı olan bireylerde tıbbi tedavinin uygun şekilde yapılsa bile nefes darlığı ve diğer solunum şikayetlerinin devam edebildiğine dikkat çeken Ataoğlu, "Egzersiz kapasitesinin azalmasıyla birlikte hastaların yaşam kalitesi de düşebilmektedir. Bu durum zamanla hastanın tedaviye uyumunu da olumsuz etkileyebilmektedir" dedi. Pulmoner rehabilitasyon nedir? Pulmoner rehabilitasyonun bu noktada önemli bir destekleyici yaklaşım olduğunu belirten Ataoğlu, "Pulmoner rehabilitasyon; hastaların tıbbi tedavilerini desteklemek, fonksiyonel kapasitelerini artırmak ve psikososyal durumlarını iyileştirmek amacıyla hazırlanan kapsamlı bir programdır. Alanında uzman hekim, fizyoterapist, solunum terapisti, diyetisyen, psikolog, hemşire ve iş-uğraşı terapistinin yer aldığı multidisipliner bir ekip tarafından yürütülür" ifadelerini kullandı. Pulmoner rehabilitasyon programlarının egzersiz eğitimi başta olmak üzere beslenme eğitimi, özyönetim eğitimi ve sağlık davranışı değişikliğini içeren farklı bileşenlerden oluştuğunu kaydeden Dr. Ataoğlu, programın temel hedefleri arasında hastalığa bağlı semptomların azaltılması, kaygı ve depresyonun azaltılması, hastalığın alevlenme sıklığının ve hastane yatışlarının düşürülmesi ile hastaların günlük yaşama katılımının artırılmasının yer aldığını söyledi. Pulmoner rehabilitasyonun özellikle KOAH başta olmak üzere astım, bronşektazi, interstisyel akciğer hastalıkları, kistik fibrozis, göğüs duvarı hastalıkları, nöromusküler hastalıklar, akciğer nakli öncesi ve sonrası süreçler, akciğer kanseri, akciğer tansiyonu ve obezite ile ilişkili akciğer hastalıklarında başarıyla uygulanabildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Ataoğlu, bu hizmetlerin göğüs hastalıkları hastaneleri, şehir hastaneleri, üniversite hastaneleri ve eğitim araştırma hastanelerinde verildiğini ifade etti. "En temel bileşeni egzersiz eğitimi" Pulmoner rehabilitasyonun en temel bileşeninin egzersiz eğitimi olduğunu dile getiren Öğr. Üyesi Dr. Ataoğlu, "Bu eğitim; yürüyüş gibi dayanıklılık egzersizlerini, kol ve bacak kaslarını güçlendiren egzersizleri ve solunum egzersizlerini kapsamaktadır. Hastanın ihtiyaçlarına göre beslenme desteği, hasta eğitimi ve psikososyal destek de programa eklenebilmektedir" dedi. Düzenli uygulanan pulmoner rehabilitasyon programları sayesinde hastaların nefes darlığı ve yorgunluk şikayetlerinin azaldığını vurgulayan Ataoğlu, kas kuvveti ve dayanıklılığı artan hastaların daha uzun mesafeler yürüyebildiğini ve kendilerini daha enerjik hissettiklerini belirtti. Gelişen uzaktan sağlık hizmetleri sayesinde tele-pulmoner rehabilitasyon programlarının da uygulanabildiğini söyleyen Dr. Özlem Ataoğlu, "Uygun hastalar bulundukları yerden bu programlara katılabilmekte, böylece hizmete erişim ve süreklilik artmaktadır" dedi. Uzun süreli solunum hastalığı nedeniyle nefes darlığı, çabuk yorulma ve günlük işlerde zorlanma yaşayan bireylerin pulmoner rehabilitasyon programlarından yararlanabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Ataoğlu, konu hakkında bilgi almak isteyen vatandaşların aile hekimlerine başvurabileceğini ifade etti.
Kent Konseyi Başkanı Tanfer: "12 Mart, bugünkü demokratik Türkiye’mizin temel taşıdır"
12 Mart 2026 Perşembe - 09:03 Kent Konseyi Başkanı Tanfer: "12 Mart, bugünkü demokratik Türkiye’mizin temel taşıdır" Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun 108. Yıl Dönümü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Başkan Tanfer, "12 Mart, bugünkü demokratik Türkiye’mizin temel taşıdır" İfadesini kullandı. Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, mesajında, şu ifadelere yer verdi: "Erzurum, Birinci Dünya Savaşı’nda büyük acılar yaşayıp, ihanetlerle sırtından hançerlendi. 16 Şubat 1916 Rus işgalinin ardından, Rus kuvvetlerinden destek alan Ermeni çetecilerince gerçekleştirilen Müslüman katliamı, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Anadolu topraklarını bize vatan yapan büyük ecdadımıza her daim şükran borçluyuz. Erzurum, Vatanın, birliği ve dirliği yanında, şartsız yer almıştır. 12 Mart, bugünkü demokratik Türkiye’mizin temel taşıdır. Bunun için 12 Mart, sadece Erzurum için değil, Türkiye için de çok önemli bir günün yıldönümüdür. 12 Mart 1918’de zemherinin bahara döndüğü bu günlerde, düşmanın amansız kuşatması altında koca bir ülkenin tek vücut olduğu günlerden biridir. Erzurum, Türk milli varlığının istinat ettiği tarihi bir şehir olması hasebiyle, milletin birlik ve beraberliğini bozmak isteyen, fitne ve fesat peşinde koşan kesimlere daima karşı çıkmıştır. Vatanın, birliği ve dirliği yanında, şartsız yer almıştır. 12 Mart 1918, Türk’ün geleceği üzerine yeni bir milli istikamet açmak için verilen hürriyet ve istiklâl mücadelesidir. 12 Mart, bugünkü demokratik Türkiye’mizin temel taşıdır. Bunun için 12 Mart, sadece Erzurum için değil, Türkiye için de çok önemli bir günün yıldönümüdür. Doğu’nun sınır taşının düşmanından, esaretinden kurtulmasının yıl dönümüdür. Tarihe adını gururla yazdıran büyük Komutan Kazım Karabekirler, elinde satırı, yüreğinde vatan aşkıyla şahlanan Nene Hatunlar, Mehmetler, Ayşeler ve nice kadınlar, çocuklarıyla ve topyekûn bir milletin verdiği savaşın, Erzurum’da şahlanmasının, esaret bağlarından kurtulan Erzurum’un özgürlüğüne kavuşmasının 105’nci seneyi devriyesini gururla kutluyoruz. 12 Mart 1918’de milli şahlanışın yaşandığı kadim şehri Erzurum’umuzda sadece bir yıl sonra Erzurum Kongresi Gazi Mustafa Kemal Atatürk Başkanlığında toplanmış ve tarihe ‘Vatan bir bütündür, asla parçalanamaz’ hükmü kaydı düşülmüştür. Erzurum Kongresi ile milli direnişin sembolü olan bu kadim memleket, nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna öncülük etmiş, bağımsızlığımızın vücut bulduğu sağlam bir zemine dönüşmüştür. 12 Mart’a yine çok özel bir anlam kazandıran hususlardan birisi ise, bu günün aynı zamanda İstiklal Marşımızın kabul günü oluşudur. Bu vesile ile İstiklal Marşımızın 108’nci kabul ediliş yıldönümünü kutluyor, milli şairimiz merhum Mehmet Akif Ersoy’u da, minnet ve şükranla yad ediyor, Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatanlarını, canlarından aziz bilen şehitlerimizi de saygı ve rahmetle anıyoruz."
Kızılay’ın iftar çadırı Alaşehir’de dayanışmanın simgesi oldu
12 Mart 2026 Perşembe - 08:14 Kızılay’ın iftar çadırı Alaşehir’de dayanışmanın simgesi oldu Türk Kızılay Alaşehir Şubesi tarafından Ramazan ayı dolayısıyla Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda kurulan iftar çadırı, her akşam yüzlerce vatandaşı aynı sofrada buluşturuyor. Ramazan boyunca yaklaşık 12 bin kişiye iftar yemeği verilmesi planlanan organizasyon, Alaşehir’de birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Alaşehir’de kurulan Kızılay iftar çadırı, Ramazan ayının manevi atmosferini paylaşmak isteyen vatandaşların yoğun ilgisiyle dolup taşıyor. Her akşam yüzlerce kişinin katıldığı iftar programında vatandaşlar aynı sofrada oruç açmanın mutluluğunu yaşıyor. Toplumun farklı kesimlerinden insanların bir araya geldiği iftar programı, hem yardımlaşma hem de kaynaşma açısından önemli bir ortam oluşturuyor. Kızılay gönüllüleri ise iftar saatine kadar hummalı bir hazırlık yaparak yemeklerin dağıtımını gerçekleştiriyor. Düzenlenen iftar programına Alaşehir Kaymakamı Alper Faruk Güngör, Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, AK Parti Alaşehir İlçe Başkanı Fedayi Kozan, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve kurum amirleri katıldı. Protokol üyeleri vatandaşlarla aynı sofrada iftar yaparak Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu birlikte yaşadı. Programda vatandaşlarla yakından ilgilenen protokol üyeleri, iftar öncesi ve sonrasında vatandaşlarla sohbet etti. Kaymakam Güngör yemek dağıttı İftar programına katılan Kaymakam Alper Faruk Güngör, Kızılay gönüllü yeleğini giyerek vatandaşlara yemek dağıttı. Vatandaşlara kendi elleriyle yemek ikram eden Güngör, daha sonra vatandaşlarla sohbet ederek Ramazan aylarını tebrik etti. Vatandaşlar da Kaymakam Güngör’ün iftar programına katılarak yemek dağıtmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Türk Kızılayı Alaşehir Şube Başkanı Nedim Yamak ise Ramazan ayının birlik ve beraberlik açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Ramazan ayı bolluk, bereket, mağfiret, birlik ve beraberlik ayıdır. Manevi duyguların en üst seviyeye ulaştığı bu mübarek ayda insanlar birbirine daha fazla yakınlaşır. Dargınlıklar unutulur, kardeşlik duyguları pekişir." dedi. Ramazan ayının aynı zamanda yardımlaşma ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çeken Yamak, ihtiyaç sahibi vatandaşların gözetildiği bu ayın toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini ifade etti. Yamak, Kızılay olarak Ramazan boyunca iftar sofraları kurarak vatandaşlarla bu manevi atmosferi paylaşmaya devam edeceklerini söyledi. İftar programı, Alaşehir Müftüsü Mehmet Ali Dilek’in yaptığı dualarla vatandaşların oruçlarını açmasıyla başladı. Program, yemek sonrası yapılan dua ile sona erdi.
Manisa’da park ve trafik sorunu için dikkat çeken öneriler
12 Mart 2026 Perşembe - 08:14 Manisa’da park ve trafik sorunu için dikkat çeken öneriler Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa’daki park ve trafik sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şehir merkezindeki düzensiz parkların trafiği kilitlediğini söyledi. Köse, trafik düzeninin yeniden gözden geçirilmesi ve şehir planlamasında yeni adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa’da özellikle şehir merkezinde yaşanan park ve trafik sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şehirde birçok noktada üç sıra park uygulamasının trafiği ciddi şekilde etkilediğini belirten Köse, mevcut düzenin yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Karaköy bölgesinde araçların üç sıra halinde park ettiğini ifade eden Köse, benzer bir durumun Doğu Caddesi’nde de yaşandığını belirtti. Köse, "Doğu Caddesi’nde Halil Yurtseven’den Gediz Tıp Merkezi’ne kadar olan bölümde üç sıra park yapılıyor. Bu durum trafiğin akışını ciddi şekilde zorlaştırıyor" dedi. Şehirde trafik düzeninin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Köse, bazı güzergahlarda eski sisteme dönülmesinin faydalı olabileceğini dile getirdi. Köse, "Trafik eski haline dönebilir. Ortada refüj olan, gidiş ve gelişin ayrı olduğu bir sistem yeniden düşünülebilir" ifadelerini kullandı. Mimar Sinan Bulvarı’nda da trafik düzenlemesi yapılabileceğini belirten Köse, bu güzergahın halen Bursa-İzmir sürat yolu gibi kullanıldığını belirterek kavşak noktalarına trafik ışığı konulmasının değerlendirilebileceğini söyledi. Şehir merkezinin yeniden planlanabileceğine dikkat çeken Köse, ticari hareketliliğin farklı bir noktaya kaydırılmasının da gündeme gelebileceğini belirtti. Köse, "Çarşı merkezi başka bir bölgeye kaydırılabilir. İzmir’deki Konak Caddesi ve Çankaya Caddesi benzeri bir düzenleme yapılabilir" diye konuştu. Manisa’nın gelecekteki şehirleşmesine ilişkin de dikkat çeken bir öneri dile getiren Köse, geniş bir planlamayla yeni yaşam alanları oluşturulabileceğini ifade etti. Köse, "Yaklaşık 30 bin dönüm arazi ile Manisa’nın tamamını üç katlı bahçeli evlerden oluşan yeni yaşam alanlarına taşıyabilmek mümkün. Bu da Muradiye Orman Fidanlığı büyüklüğünde yaklaşık 30 ayrı alan demek" dedi. Köse, şehir planlamasında uzun vadeli ve bütüncül çözümlerin ele alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
Limonda gümrük vergisi yeniden düzenlendi
12 Mart 2026 Perşembe - 06:07 Limonda gümrük vergisi yeniden düzenlendi Ticaret Bakanlığı limon ithalatında gümrük vergisinin yeniden düzenlendiğini açıkladı. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli olarak ticaret politikalarının tüm araçlarını kullanmakta ve gerekli tedbirleri zamanlıca almakta olduğu belirtilerek, "Bu çerçevede, limonda tüketici ihtiyacının uygun fiyatla karşılanabilmesini teminen, anılan üründe üretim, arz-talep dengesi, fiyat hareketleri ve dış ticaret verileri dikkate alınarak, ithalatta uygulanan gümrük vergisi 31 Temmuz 2026 tarihine kadar geçerli olacak şekilde yüzde 10 olarak yeniden düzenlenmiştir. Diğer taraftan, yerli üreticinin korunmasını teminen, limonun hasat dönemi gözetilerek 1 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla yapılacak ithalatta uluslararası taahhütlerimizin en üst seviyesi olan yüzde 54 oranındaki gümrük vergisi uygulanmaya devam edecektir" denildi. Açıklamada ayrıca üretici ve tüketiciyi koruma amaçlı tedbirlerin alınmaya devam edeceğine dikkati çekilerek, "Bakanlığımız, gıda ürünlerinde arz-güvenliği ve fiyat istikrarının sağlanmasını ve spekülatif fiyat hareketlerinin önlenmesini teminen, iç ve dış piyasaları yakından takip etmeye, üretici ve tüketiciyi birlikte koruyacak şekilde gerekli tüm tedbirleri almaya devam edecektir" ifadelerine yer verildi.
Endülüs geleneğini yaşatan İspanyol hacılar AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’na geldi
12 Mart 2026 Perşembe - 00:48 Endülüs geleneğini yaşatan İspanyol hacılar AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’na geldi İspanya’dan yola çıkarak Endülüs Müslümanları’nın asırlık geleneğini yaşatmak amacıyla at sırtında yaklaşık 8 bin kilometrelik bir yolculukla Mekke’ye ulaşan Abdullah Hernandez, Abdelkader Harkassi ve Tarık Rodriguez, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’na geldi. Geçtiğimiz yıl hac yolculukları sırasında Türkiye’de mola vererek AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nı ziyaret eden İspanyol hacılar, bu kez gerçekleştirdikleri yolculuğun hikâyesini ve yaşadıkları manevi tecrübeleri paylaşmak üzere İl Başkanlığı’nda düzenlenen programa katıldı. Düzenlenen programa çok sayıda vatandaş katıldı. Program müzik dinletisinin ardından başladı. İspanyol hacılar programda tercüman eşliğinde vatandaşlara deneyimlerini anlattı. Konuşmalarında, "Bu aslında hikâyenin başlangıcı. Abdullah ismini aldıktan sonra Abdullah’ın rüyasıydı. Kendisine gelen bir emir gibi yerine getirmesi için Allah’a söz verdi. Hikaye böylelikle başladı. Müslüman olduktan 36 yıl sonra bu hayalimi gerçekleştirmek için yola çıktık. Sonrasında eğitimlere başladık. Bunları yaparken çok büyük bütçelere sahip değildik. Değişik zamanlarda yerlerde yolculuk yaptık. Avrupa’yı geçtikten sonra aslında Türkiye Avrupa’nın ilk Müslüman olan ülkesiydi" ifadelerini kullandılar.