GÜNDEM - 25 Mart 2026 Çarşamba 10:27

Öğretmen öğretmenlere ders verdi, Türkiye’de ilki gerçekleştirdi

A
A
A
Öğretmen öğretmenlere ders verdi, Türkiye’de ilki gerçekleştirdi

Kayseri’de müzik öğretmenliği yapan Tarık Şentürk, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Maarif Öğretmenler Grubu Halk Oyunları Topluluğu ekibinde öğrencilerinin yanı sıra eğitim verdiği meslektaşları ile toplamda 14 ekiple girdiği Halk Oyunları İl Birinciliği Yarışmaları’nda bütün dallarda birincilik alarak Türkiye’de bir ilke imza attı.


Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açılan Maarif Öğretmenler Grubu Halk Oyunları Topluluğu çalışmaları kapsamında Kayseri’de görevlendirilen müzik öğretmeni Tarık Şentürk, 14 ekip ile birlikte Halk Oyunları İl Birinciliği Yarışmaları’na katıldı. Öğrencilerinin yanı sıra kendi meslektaşlarını da çalıştıran Şentürk ve ekibi, Türkiye’de ilke imza atarak ayrı ayrı girdikleri bütün branşlarda birinci oldu. İl birinciliklerini alan ekipler, yine meslektaşları nezaretinde aldıkları eğitimlerle bölge yarışmalarında Kayseri’yi temsil edecek.


Kendisinin de bir öğretmen olduğunu fakat çalışmalarda bulunan herkesin eşit durumda olduğunu söyleyen müzik öğretmeni Tarık Şentürk, "Geçtiğimiz Cumartesi günü kulüplerarası ve okullar arası yarışmalar düzenlendi il birinciliği için. Biz de 14 ekiple katıldık ve 14 ekibimizin tamamı da birincilik aldı. Bu ekiplerle bölge yarışmasında Kayseri’yi en iyi şekilde temsil edeceğiz. Ben senenin başında il koordinatörü olarak bakanlık tarafından atandım Öğretmenler Maarif Grubu’na. İlk hedefimiz öğretmenlere bu oyunları öğretip bu kültürü çocuklarına kendi girdikleri derslerde aşılamaları. İlk hedefimiz buydu bunda da başarılı olduk. Yarısından çoğu okullarında öğrencilerini çalıştırıyorlar. Burada da büyük bir keyif aldıklarını düşünüyorum. Çok büyük bir enerjileri var. Hatta çalışmaların bitmesini istemiyorlar. Bizde keyif alıyoruz, mutluyuz böyle bir çalışma yaptığımız için. Burada bütün öğretmenlerin öğretmeni gibi görünüyorum. Çünkü burada idareci arkadaşlar var, okul müdürleri var, yardımcıları var. Okullarımızda farklıyız ama burada biriz, beraberiz. Saygı ve sevgi çerçevesinde çok güzel çalışmalarımız oluyor. Önümüzdeki hafta sonu yarışmalara başlıyoruz. Kırıkkale ortaokullar yarışması ve 1 hafta sonra da liselerarası yarışması ve Nisan’ın sonunda da Niğde’de kulüplerarası yarışmasında Kayseri’yi temsil edeceğiz. Toplamda 150 kişilik bir grubuz. Grubumuzda 50 öğretmenimiz 100 öğrencimiz var" dedi.



"Öğretmene nasıl öğretilirmiş gördük"


Meslektaşından aldığı eğitimle başarıda rol alan sınıf öğretmeni Cihangir İlkbaş ise, "Biz halk oyunları eğitimi geçmişi olmayan öğretmen topluluğuyuz ama bu yaştan sonra yani buradaki öğretmenlerin yaş ortalaması 35-40 civarında. Halk oyunları geçmişi olmayan bir grubun kısa bir sürede Tarık hocam sayesinde 14 branşta kupalarını almak bize nasip oldu. Sosyal olarak insanların şu anda dijital çağda yaşadığı dönemde bizi burada toplayan Milli Eğitim Bakanlığı’nın Maarif Öğretmenler Grubu Halk Oyunları Topluluğu’nda bu başarıyı almamız bizi çok sevindirdi. Bayram öncesinde de bir bayram hediyesi gibi oldu bize. Öğretmenle çalışmak bizim için zor diye düşündük ama Tarık hocayı tanıdığımızda bize öğretmene nasıl öğretilirmiş o yaklaşımı çok iyi öğretti. Yapamazsınız diye bir şey söylemedi. Hatalarımızı hiçbir zaman yüzümüze vurmayarak ve hatalarımızı kapatarak buradaki tüm öğretmenlere gurur yaşattı yarışmada. Aslında bize de model oldu. Çok teşekkür ediyoruz, öğretmene nasıl öğretmenlik yapılır Tarık hocam sayesinde gördük" ifadelerini kullandı.



"Hocamızın özverisi ve disiplini birliği öğretti"


Sınıf öğretmeni Şeyda Günay da eğitim veren hocalarının disiplin ve özverisi ile birlik ve beraberliği öğrendiklerini söyleyerek, "Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu sene açmış olduğu Maarif Öğretmenler Halk Oyunları Topluluğu olarak bu yarışmaya katıldık. Türkiye’de ilk defa 14 dalda 14 ayrı ekibin katılarak birincilik elde ettiği ilk çalışma oldu ve Türkiye’de bir ilke imza attık. Çok güzel bir duyguydu. Tarık Şentürk hocamız özverili ve disiplinli çalışmaları ile bize çok yol gösterici oldu. Bu sayede kendi öğrencilerimize öğrendiğimiz bu bilgileri aktararak 23 Nisan gösterilerinde yer alıyoruz. Aynı zamanda yarışmalara katılarak onları hazırlıyoruz. Hocamıza emeklerinden dolayı çok teşekkür ederim. Sahnedeki bu uyumun en önemli sebebi ekip arkadaşlarımızla birlikte dökmüş olduğumuz alın teri ve emeğin en önemli göstergesiydi. Bu yüzden ekip arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Hocamıza yine çok teşekkür ediyoruz. Çünkü bizim her zaman moral ve motivasyonumuzu en yüksek seviyede tutarak bize birlik ve beraberlik yolunda olmayı da öğretti" dedi.


Yarışmada büyük başarı sağlayan ekipler haftaya Kırıkkale’den başlayarak katılacakları yarışmalarda Kayseri’yi temsil edecek.



Öğretmen öğretmenlere ders verdi, Türkiye’de ilki gerçekleştirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası davasında sanığın "Şov yapmayın" sözleri tansiyonu yükseltti Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davanın ikinci gününde, Oransal kardeşlerin dayısı sanık Ali Osman A.’nın sözleri gerginliğe sebep oldu. Kimlik tespitinde mesleğini "basiretli iş adamı" olarak tanımlayan sanığın duruşma sırasında müştekilere dönerek "Sesim basiretli geliyor mu?" demesi ve tepkiler üzerine "Şov yapmayın" çıkışında bulunması salonda tansiyonu yükseltti. Çapraz sorgudaki soruları "Sadece külodumun rengini bilmiyorsunuz" ifadeleriyle geçiştiren sanığın tavırları üzerine mahkeme salonunda güvenlik koridoru oluşturuldu. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde 2. gün görülen duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklardan sorumlu müdür Ünal A., fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiklerini söyleyerek, "2016 yılından bu yana Küresel OSGB’de sorumlu müdür olarak çalışmaktayım. Ağustos 2025 yılı itibarıyla SGK tarafından gönderilen sigorta sicil numaraları içerisinde Ravive isimli iş yeri için görevlendirme geldi. Ağustos ayında görevlendirme gelince Seyfullah arkadaşımız belirtilen adrese gitti ancak Ravive yerine başka bir iş yeri olduğunu fark etti. Bize belirtilen adres Asalet Caddesi 28 numaraydı. Ben de İstanbul’dan Kocaeli’ye gelerek bu durumu teyitledim. İsmail Oransal’ı aradım ancak dönüş alamadım. İnternetten bulduğum Ataşehir’deki adresine gittim, fabrika bekledim ancak ofis olduğunu gördüm" dedi. "Siz kimsiniz, sizden hizmet alma zorunluluğumuz yok" İsmail Oransal ile görüşmek istediğini belirten Ünal A., "Aramalarıma rağmen İsmail Bey telefonlarıma dönmedi. En sonunda mesaj attım, o da beni muhasebeci Mustafa Ç.’ye yönlendirdi. Mustafa Bey’e de Ravive’nin adresini mesaj atarak sordum ancak cevap vermedi. Aradım ve konuştuk ancak bu konuşma tartışma havasındaydı. Bana, ‘Siz kimsiniz kardeşim, sizden hizmet alma zorunluluğumuz yok’ dedi. ’Bir şey olursa hesap bizden sorulacak’ dedim. Görüşmelerin üstlerimiz tarafından yapıldığını ve onay alındığını söyledim. İş yerini sordum, bana oraya giremeyeceğimi, iş yeri sahibinin asabi olduğunu söyledi. ‘Sözleşmeyi feshederiz, o iş yerine giremezsin’ dedi. Ofisime gittiğimde sözleşmenin feshedileceğini bildirdim. Biz de o tarihten itibaren Ravive Kozmetik’i aklımızdan sildik. Hizmet verdiğimiz 450 firma var" diye konuştu. "Ravive tarafından hizmet kabul edilmeyerek engellendi" Yangını haberlerden öğrendiklerini belirten sorumlu müdür Ünal A., "3 gün sonra Çalışma Bakanlığı müfettişi tarafından arandık. Ravive Kozmetik ile ilişkimizin olduğunu söylediler. Sisteme baktığımızda sözleşme olan adresin bulunmadığını söyledik. Bilirkişi de ilişkilerimizi tespit etmiş, anlattığım olaylar bunlardır. Görevlendirmemiz olan adres Asalet Caddesi No:28’dir. Ancak belirtilen adreste bu isimle bir firma yoktu. Ravive Kozmetik tehlikeli sınıfta olan bir firmadır. Kabul etselerdi hizmet vermeye devam edecektik. Ravive tarafından engellenmiş ve kabul edilmemiş bir hizmet vardır. Hiçbir sorumluluğum yok. Hatta sınırlarımı zorlayarak Esenyurt’tan Kocaeli’ye geldim. Çok büyük mağduriyet yaşamaktayım. Yangın çıkan adreste görevlendirmemiz yok" ifadelerini kullandı. "Denetimi yapar, eksikleri bildirirdik" Savunmasının ardından müşteki avukatlarının çapraz sorgusunda Ünal A.’ya ödeme alıp almadığı soruldu. Ünal A., "Hizmet verilmediği için fatura kesilmedi ve ödeme alınmadı. Muhasebeci Mustafa başka firmadan hizmet aldığını söyledi" dedi. Ravive Kozmetik’in tehlikeli sınıfta yer aldığı, neden bakanlığa bildirim yapılmadığı sorusu üzerine ise Ünal A., "Bizim böyle bir işleyişimiz yoktur. Zaten Ravive Kozmetik’in ne iş yaptığını bilmiyorduk" yanıtını verdi. Avukatın adres verilseydi denetim yapılması halinde olayın önlenip önlenemeyeceğine ilişkin sorusu üzerine Ünal A., "Denetimi yapar ve eksikleri bildirirdik. Eksiklerin giderilmesini söylerdik" cevabını verdi. "Şov yapmayın" sözleri salonda gerginliğe neden oldu Ünal A.’nın ardından "suçluyu kayırma" suçundan yargılanan tutuklu sanık Ali Osman A. kürsüye çıktı. İlk gün kimlik tespitinde mesleği sorulunca kendisini "basiretli iş adamı" olarak tanıtan Ali Osman A.’nın bugün kürsüye çıkınca müşteki tarafına dönerek "Sesim basiretli geliyor mu?" demesi üzerine salonda gerginlik yaşandı. Müşteki vekillerinin tepki göstermesi üzerine sanık Ali Osman A., "Şov yapmayın" dedi. Bunun üzerine yangında çocuğunu kaybeden bir baba, "Şov yapan sensin. 7 can cayır cayır yandı. Adam gibi iş yapsaydınız böyle olmazdı. Hiç mi vicdanınız yanmadı?" diyerek tepki gösterdi. Yaşananların ardından müşteki ve avukatlarının bulunduğu bölgede güvenlik koridoru oluşturuldu. Bir avukat, salonda taşkınlık olmadığını belirterek, güvenlik koridorunun kaldırılmasını talep etti. Talep yerine getirildi. "Tek yaptığım budur" İsmail ve Altay Ali Oransal’ın dayısı olan sanık Ali Osman A. savunmasında, "Sanıklar benimle iletişime geçtiğinde suçlu değillerdi. Sütlüce’de bulunan iş yerinde güvenlik amiri Ali D. ile birlikte oturduğum esnada Çorlu’da bulunan iş yerindeki fabrikama yeğenlerimin girmek istediği bilgisini aldım. Küs olmam sebebiyle onları içeri almamalarını söyledim. Daha sonra Ravive’nin yandığını öğrendim. İsmail ve Altay fabrikamdan çıkmayınca Onay Y.’ye yeğenlerimi fabrikadan uzaklaştırmasını ve polise teslim etmesini söyledim. Tek yaptığım budur. İsmail Oransal ile 5 aydır, Altay Ali Oransal ile de 2 yıl gibi küsüm. Babalarıyla ise ara sıra konuşuyordum. Ravive’deki imalatın nasıl yapıldığını bilmiyorum" ifadelerini kullandı. Birçok iddiayı reddederek sorulara cevap vermedi İddianamede yer alan "Canlarını sıkmasınlar, rahat olsunlar. Onları çok sağlam bir şekilde karşıya geçireceğiz. Maddi imkanımız ve gücümüz var. En kötü ihtimalle biz avukatları devreye sokacağız, suçu babaları üstlenecek, onlara bir şey olmayacak. Bu konuşmalarımı yeğenlerime ilet" şeklindeki ifadeleri reddeden sanık, çapraz sorguda sorulan birçok soruyu ise "Her şeyimi biliyorsunuz, sadece külodumun rengini bilmiyorsunuz" diyerek cevapsız bıraktı. "O saatte aranmıyorlardı" dedi, babanın ölümüyle ilgili iddiada bulundu Olayın ardından emniyetten kimi aradığı sorulan sanık Ali Osman A., "İsmini vermeyeceğim. Yangınla ilgili bilgi almak için aradım, şahısların teslim olması için tavsiyelerde bulundu" dedi. Avukatların "Neden yeğenlerinizi ihbar etmediniz?" sorusuna ise sanık, "O saatte yeğenlerim henüz aranmıyordu" yanıtını verdi. "Siyasi bağlantılarınıza güvenerek mi bu kadar cesur davranıyorsunuz?" sorusu üzerine Ali Osman A., "Siyasi bağlantılarım olsaydı burada olmazdım" cevabını verdi. Sanık Ali Osman A., soruşturma sürecinde cezaevinde hayatını kaybeden fabrika sahibi Kurtuluş Oransal ile ilgili, "Kurtuluş Oransal kalp krizinden ölmedi" şeklinde bir iddiada bulunarak, "Acil tahliyemi talep ediyorum" dedi. Savunmanın ardından duruşma yarına ertelendi. Ne olmuştu Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki Ravive Kozmetik’te meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından yeniden revize haliyle kabul edildi. Fabrika sahibi Kurtuluş Oransal ise, tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. İddianamede, kozmetik firması yetkilileri tutuklu sanıkları İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında ’olası kastla öldürme’ suçundan 7’şer kez müebbet, ’nitelikli mala zarar verme’ suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede ayrıca fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.’nin ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Oransal kardeşlerin dayısı sanık Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında da ’suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.