GÜNDEM
28 Şubat 2026 Cumartesi - 18:20 28 Şubat mağduru Gülsevin Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı Edirne’de yaşayan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını belirten Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası haline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini söyledi. Kuzu, yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu kaydetti. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunan resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 18:05 28 Şubat sonrası mağdurlarından Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı 1999 y’lı yıllarda öğrencilik yapan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadığını söylediği baskıları anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını savunan Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası hâline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini öne sürdü. Yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu savundu. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunduğunu söylediği resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 17:26 SATKOF ve USTKON heyetinden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Alpaslan’a ziyaret Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) ve Uluslararası Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (USTKON) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay ve beraberindeki heyet, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ı makamında ziyaret etti. SATKOF ve USTKON Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay öncülüğündeki heyetin gerçekleştirdiği ziyarette; sağlık turizmi yatırımları, kültür ve turizm entegrasyonu, termal ve gerontoloji merkezleri ile uluslararası tanıtım stratejileri başlıklarında değerlendirmelerde bulunuldu. Görüşmede, sağlık turizmi merkezlerinin kültürel destinasyonlarla entegre edilmesi, termal ve wellness yatırımlarının kültürel miras alanlarıyla birlikte planlanması ve uluslararası organizasyonların sağlık turizmiyle eş zamanlı yürütülmesi konuları üzerinde duruldu. Prof. Dr. Aysun Bay, Türkiye’nin güçlü sağlık altyapısı ve zengin kültürel mirasıyla önemli bir avantaja sahip olduğunu belirterek, sürdürülebilir ve akredite bir sağlık turizmi modelinin kültür diplomasisiyle desteklenmesinin ülkenin marka değerini artıracağını ifade etti. Bakan Yardımcısı Alpaslan ise kültür ve turizm vizyonunun çok boyutlu bir anlayışla sürdürüldüğünü belirterek, sağlık turizmi alanındaki kurumsal çalışmaların uluslararası tanıtıma katkı sağlayacağını kaydetti.
Melikgazi’nin MELKEV’i her zaman vatandaşlarının yanında
27 Şubat 2026 Cuma - 10:59 Melikgazi’nin MELKEV’i her zaman vatandaşlarının yanında Dayanışma ve paylaşma kültürünü her geçen gün artırarak ilçedeki ihtiyaç sahibi vatandaşlarının yanında olmaya devam eden Melikgazi Belediyesi, Melikgazi Kıyafet Evi (MELKEV) hizmeti ile dayanışmanın en güzel örneklerini sergiliyor. Kadın, erkek ve çocuklara yönelik ayakkabı, mont ve günlük kıyafet gibi temel giyim ürünlerinin ihtiyaç sahiplerine randevu ile verildiği MELKEV’i ziyaret eden Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, "Ramazan ayı birçok ihtiyacın karşılandığı birçok ihtiyaç sahibinin derdi ile dertlenildiği, mübarek bir ay. Bu kapsamda da Melikgazi Belediyesi olarak birçok hayırseverimizle iş birliği içerisinde çalışmalar yapıyoruz. Melikgazi kıyafet evi (MELKEV) Melikgazi Kaymakamlığımız ve Melikgazi Belediyemizin destekleri ile ihtiyaç sahibi ailelerin randevu ile gelip hem kendilerine hem çocuklarına kıyafet aldıkları bir tesis. Bu tesisimiz çok güzel ve çok nazik bir hizmet veriyor. Burada takım elbiseden, ayakkabıya kadar, çocuk kıyafetinden çorabına kadar birçok kıyafeti ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Bize en büyük desteği veren mağazalarımıza teşekkür ederim. Cenab-ı Allah hayırlarını kabul eylesin. Bizler özellikle Ramazan ayında zekât, sadaka, fitreler veriyoruz. Bu tür hayırlar da özellikle yetim çocuklarımız başta olmak üzere ihtiyaç sahibi ailelerimize büyük katkı sağlıyor. Bu tesisimiz rezervasyonla çalışıyor. Vatandaşlarımız 0530 253 91 91 numaralı WhatsApp hattımıza yazarak randevu alabilirler. Böyle güzel ve anlamlı bir tesisi Melikgazi Belediyesi olarak biz işletiyoruz. Öncelikle Melikgazi Kaymakamımız Sayın Sedat Sırrı Arısoy’a, hayırseverlerimize, başkan yardımcım, müdürüm olmak üzere emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. Melikgazi’de her zaman vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.
Diyarbakır’ın "Kemal Dayısı" düğünleri özlüyor
27 Şubat 2026 Cuma - 10:54 Diyarbakır’ın "Kemal Dayısı" düğünleri özlüyor Diyarbakırlıların "Kemal Dayı" olarak tanıdığı 77 yaşındaki Kemal Tosun, 67 yıldır üzerinden çıkarmadığı renkli geleneksel kıyafetleriyle kentin simge isimlerinden biri oldu. Son bir buçuk yıldır yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle yürümekte zorlanan Tosun, en kısa sürede yeniden düğünlere katılıp halay çekmeyi hayal ediyor. Diyarbakır’da hemen herkesin "Kemal Dayı" diye bildiği 77 yaşındaki Kemal Tosun, yarım asrı aşkın süredir giydiği renkli geleneksel kıyafetleriyle dikkat çekiyor. Henüz 10 yaşındayken babasının karış hesabıyla diktirdiği renkli kıyafetleri giymeye başlayan Tosun, o günden bu yana tarzından hiç vazgeçmedi. Tam 67 yıldır aynı kültürel çizgiyi sürdüren Kemal Dayı, yıllar içinde düğünlerin, halayların ve sokakların neşesi haline geldi. Renkli şalvarı ve yöresel kıyafetleriyle katıldığı düğünlerde halayın en önünde yer alan Tosun, kentin yaşayan sembollerinden biri olarak anılıyor. Son bir buçuk yıldır yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle zor günler geçirdiğini belirten Tosun, yanlış ameliyat olduğunu iddia etti. Bu süreçten sonra yürümekte güçlük çekmeye başlayan Kemal Dayı, en çok da düğünlere gidememekten yakınıyor. Yıllarca düğün düğün gezip halay çeken, gençlerle birlikte oynayan Tosun’un en büyük hayali ise yeniden sağlığına kavuşarak düğünlere katılmak ve eski günlerdeki gibi halayın başında yer almak. Tosun, "10 yaşlarındaydım babam karış hesabı yaparak ölçümü aldı. Diyarbakır’a geldi. Bana bir şalvar bir yelek birde küçük bir kuşak yaptırıp getirdi. Bizim köyde de tesadüf düğün vardı. Giydim onları ve beni düğüne götürdü. Ben daha küçük olduğum için üzerimde kıyafetleri gören şaşırdı ve gülmeye başladı. Elime iki tane mendil verdiler bende oynamayı bilmiyordum. Rastgele oynamaya başladım. Herkes para üstüme atıyordu. Eskiden davul ve zurna tek vardı. İnsanlar para atınca bende dedim herhalde ben biliyorum o yüzden para atıyorlar. Ondan sonra ne kadar düğün olduysa beni çağırmaya başladılar. Ben de oynaya oynaya her oyunu öğrendim. Bütün ne kadar köy varsa ne kadar düğün oluyorsa herkes beni çağırıyordu. Eskiden otomobil falanda çok yoktu. Kamyonlarla gidip geliyorduk ulaşım çok zordu. Ondan sonra her yerde tanınmaya başladım. İl dışından da beni çağıranlar oluyordu. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Sivas, Antalya birçok yere gittim. Belim biraz ağarıyordu. Özel bir hastaneye gittim dediler 4 yerden bel fıtığın var bir yerde de patlamış. Bende korktum ameliyat olmayı kabul ettim. Meğer para için beni ameliyat etmiş. Para için beni bu hale soktular. Bir buçuk yıldır yürüyemiyorum, düğünlere gidemiyorum. Düğünleri çok özledim’’ diye konuştu.
Belediyenin uygun fiyata et sattığı TEK Market’in 2.’si Çerkezköy’de açıldı
27 Şubat 2026 Cuma - 10:53 Belediyenin uygun fiyata et sattığı TEK Market’in 2.’si Çerkezköy’de açıldı Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik projesi TEK Market’in ikinci şubesi, Çerkezköy’de düzenlenen törenle hizmete açıldı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından vatandaşlara kaliteli, hesaplı ve güvenilir gıdaya erişim imkânı sunmak amacıyla hayata geçirilen TEK Market projesi büyümeye devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Süleymanpaşa’da açılan ilk şubenin ardından ikinci TEK Market, Çerkezköy Gazi Mustafa Kemal Paşa Mahallesi’nde düzenlenen törenle açıldı. Üretici birlikleri ve kooperatiflerin ürünlerinin yanı sıra kadın üreticilerin el emeği ürünleri ile Malkara Et Kombina Tesisi’nden temin edilen et ürünlerinin de yer aldığı markette, tüketicinin bütçesinin korunması ve yerel üreticinin desteklenmesi hedefleniyor. Proje ile üreticiden tüketiciye doğrudan bir köprü kurulması amaçlanıyor. Açılış töreninde konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, TEK Market’in sosyal belediyecilik vizyonunun önemli bir parçası olduğunu belirterek, göreve geldikleri günden bu yana kimseyi geride bırakmama anlayışıyla çalıştıklarını ifade etti. Yüceer, belediyeciliği yalnızca altyapı hizmetleriyle sınırlı görmediklerini, vatandaşların yaşam yükünü hafifletmeyi de asli görev kabul ettiklerini dile getirdi. Hayat pahalılığının arttığı bir dönemde temel gıdaya erişimin önemine dikkat çeken Yüceer, TEK Market’in kâr amacı taşımayan, dayanışma temelli bir halk marketi olduğunu vurguladı. Projenin hem dar gelirli vatandaşlara destek sunduğunu hem de yerel üreticinin emeğini koruduğunu belirten Yüceer, dayanışma modelini Tekirdağ genelinde yaymayı hedeflediklerini kaydetti. TEK Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Hakan Hurşit Biçer ise, TEK Market’in sosyal dayanışmayı büyüten ve yerel üreticiyi destekleyen önemli bir hizmet modeli olduğunu belirterek, teknik detaylara ilişkin bilgi verdi. Açılış törenine kurum ve kuruluş amirleri, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri, mahalle muhtarları ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Edirne’nin en küçük Ramazan davulcusu 400 haneyi sahura kaldırıyor
27 Şubat 2026 Cuma - 10:52 Edirne’nin en küçük Ramazan davulcusu 400 haneyi sahura kaldırıyor Edirne’nin Uzunköprü ilçesine bağlı Altınyazı köyünde yaşayan 11 yaşındaki minik davulcu, Ramazan gecelerinde 400 haneli köyü sahura kaldırıyor. Ramazan ayının köklü geleneklerinden biri olan sahur davulu, bu yıl da küçük bir ismin omuzlarında yükseliyor. Henüz ortaokul 8’inci sınıf öğrencisi olan Nedimcan Akıncı, üç yıldır köy sokaklarında davul çalarak vatandaşları sahura uyandırıyor. Gündüz öğrenci, gece davulcu Karapınar Ortaokulu’nda eğitimine devam eden Nedimcan, gündüzleri ders başında, geceleri ise davulunun başında. Ramazan gecelerinde sokak sokak dolaşarak hem davul çalıyor hem de zaman zaman mani söylüyor. Küçük yaşına rağmen sorumluluk bilinciyle hareket eden Nedimcan, "Üç yıldır yapıyorum. Geceleri davul çalıyorum. Mani söylüyorum, bazen sadece davul çalıyorum. İnsanları sahura kaldırıyoruz. Evet, para da kazanıyorum" sözleriyle hem geleneği sürdürmenin hem de harçlığını çıkarmanın mutluluğunu dile getirdi. Köy halkı memnun Köy sakinlerinden Vahdettin Çetin, her yıl aynı geleneği sürdürdüklerini belirterek, "Çocuğu her sene tutuyoruz. Köyümüzde davulunu çalıyor, bizi Ramazan’da sahura kaldırıyor, memnunuz" dedi. Hatice isimli bir köy sakini ise küçük davulcudan övgüyle söz ederek, "Güzel çalıyor. Uyanık olduğumda sesi duyuyorum. İyi bir şey. Allah yolunu açık etsin" ifadelerini kullandı. Mehmet Ali Kayaalpli de Ramazan davulunun manevi yönüne dikkat çekerek, "Bunlarla uyanıyoruz. Davul sesi Ramazan’ın gelişini, sahurun vaktini hatırlatıyor. Oruç için kalkışımızı sağlıyor" şeklinde konuştu. Kültürel mirası yaşatıyor Ramazan ayının simgelerinden biri olan sahur davulu, Altınyazı köyünde bu yıl da küçük bir davulcunun tokmağından yükselen ritimle hayat buluyor. Eğitimini sürdürürken bir yandan da kültürel mirası yaşatan Nedimcan, köy halkının takdirini kazanmış durumda.
Atakum’da 22 noktada Kur’an ziyafeti
27 Şubat 2026 Cuma - 10:46 Atakum’da 22 noktada Kur’an ziyafeti Samsun’un Atakum ilçesinde, müftülüğe bağlı Kur’an kurslarında eğitim gören öğrenciler, asırlık mukabele geleneğini ilçenin dört bir yanındaki 22 farklı noktada sürdürerek vatandaşlara Kur’an ziyafeti sunuyor. Atakum İlçe Müftülüğü Hudeybiye Yatılı Hafızlık Kız Kur’an Kursu ile Proje İmam Hatip Ortaokulu bünyesindeki kız ve erkek Kur’an kursu öğrencileri, Ramazan ayı boyunca camilerde ve Kur’an kurslarında mihrap ve kürsüye geçiyor. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği mukabele programlarında, Kur’an-ı Kerim’i genç hafızların sesinden dinlemek Atakum halkı için farklı bir manevi heyecan oluşturuyor. "Kur’an’ı gençlerden dinlemek mutluluk veriyor" Çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulunan Atakum İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal, Kur’an ayı olan Ramazan’ı en verimli şekilde değerlendirmeyi hedeflediklerini belirterek, "Vatandaşlarımızı Kur’an’ın nuruyla buluşturmanın gayreti içerisindeyiz. Bu yıl hem kız hem de erkek Kur’an kursu öğrencilerimizin katılımıyla 22 ayrı noktada mukabele programları düzenliyoruz. Kur’an’ı bu genç ve pırıl pırıl hafızlarımızdan dinlemek, halkımıza ayrı bir mutluluk ve heyecan katıyor. Amacımız, hem bu kadim geleneği yaşatmak hem de öğrencilerimizin öğrendikleri ilmi vatandaşlarımızla paylaşmalarına vesile olmaktır" dedi. Atakum’un merkezi noktalarından mahalle camilerine kadar geniş bir yelpazeye yayılan mukabele programları, Ramazan ayı sonuna kadar devam edecek.
Vali Masatlı üniversite öğrencileriyle iftar sofrasında bir araya geldi
27 Şubat 2026 Cuma - 10:46 Vali Masatlı üniversite öğrencileriyle iftar sofrasında bir araya geldi Hatay Valisi Mustafa Masatlı, İskenderun ilçesinde iftar sofrasında buluştuğu üniversite öğrencileriyle sohbet ederek eğitim yıllarını anlattı. Vali Masatlı, iftar sofralarında kentte yaşayan vatandaşlarla bir araya gelmeye devam ediyor. İskenderun ilçesindeki KYK yurdunda ’Hatay’da Ramazan’ iftar programına katılan Vali Masatlı, iftarını üniversite öğrencileriyle beraber yaptı. Gençlerle aynı sofrayı paylaşmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını dile getiren Vali Masatlı, üniversite öğrencilerinin eğitim yolculuğunda her zaman yanlarında olduklarını vurguladı. Samimi ortamda gerçekleşen buluşmada, yalnızca yemek değil; umut, motivasyon ve dayanışma duygusu da paylaşıldı. Ramazan’ın paylaşma ve hoşgörü ruhunun hissedildiği gecede, gençlerin yüzlerindeki tebessüm iftar sofrasının en anlamlı fotoğrafı oldu. Öğrenci Ahmet Berke Uncu, sohbet ortamında geçekleşen iftar yemeğinin kendilerini mutlu ettiğini belirterek, "Valimizle beraber akşam yemeği yedik, iftarımızı açtık ve dualarımızı okuduk hep beraber. Ondan sonra bize hobilerimizi sordu. Beraber üniversitede ne yaptığımızı, yurdumuzdan memnun olup olmadığımızı, nasıl bir ortamda kaldığımızı gelip gördü ve bizlerle beraber iftar yaptı. Sağ olsunlar. Onun haricinde bölümlerimiz hakkında konuştuk. Güzel bir akşam yemeği yedik, çaylarımızı içtik" dedi. Vali Masatlı’dan dinlediği hayat hikayesini aktaran Uncu, "İstanbul Üniversitesi’nde siyasal bilimler okumuş, bizimle bu bilgileri paylaştı. Aynı zamanda dalgıçlıkla uğraşıyormuş, eskiden dalgıçlık yapmış ve bize hikayelerini anlattı. Gayet mutluyum, güzel sohbet ettik. Hep beraber, tüm arkadaşlarım da buradaydı benimle beraber. Öyle sıcak bir ortam vardı. Vali beye teşekkür ederim, ekibine de teşekkür ederim. Bizimle bu gece yemek yiyip iftarlarını açtıkları için çok teşekkürler" diye konuştu.
Yapı ruhsat işlemlerinde dijital dönüşüm
27 Şubat 2026 Cuma - 10:45 Yapı ruhsat işlemlerinde dijital dönüşüm Gölcük’te dijital belediyecilik alanında atılan adımla yapı ruhsatı sürecinde gerekli bazı belgeler artık çevrim içi ortamda temin edilebilecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü ile Gölcük Belediyesi arasında imzalanan protokol kapsamında dijital belediyecilik alanında önemli bir adım daha atıldı. Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer ve İSU Genel Müdürü Ali Sağlık tarafından imzalanan protokol gereği yeni uygulama ile yapı ruhsatı sürecinde gerekli olan bazı belgeler artık internet üzerinden temin edilebilecek. Protokol çerçevesinde yapı ruhsatı işlemlerinde zorunlu olan Su ve Kanalizasyon Durum Belgesi ile Sıhhi Tesisat Onay Belgesi, vatandaşların İSU müdürlüğüne bizzat gitmesine gerek kalmadan dijital ortamda alınabilecek. Daha önce vatandaşların Gölcük İSU Müdürlüğü’ne şahsen başvurarak temin ettiği belgeler, yeni sistem sayesinde online olarak düzenlenerek doğrudan Gölcük Belediyesi’ne iletilecek. İşlemler hızlanacak Hayata geçirilen uygulama ile birlikte işlem süreçleri daha hızlı tamamlanacak. Vatandaşların zaman kaybı önlenecek. Kağıt kullanımı azaltılacak. Çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlanacak. Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer yaptığı açıklamada, dijital entegrasyon sayesinde hem kurumlar arası koordinasyonun güçleneceğini hem de vatandaşların memnuniyetinin artacağını belirtti. Dijital dönüşüm çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini ifade eden Başkan Sezer; daha hızlı, daha çevreci ve daha verimli belediyecilik anlayışı için projelerin devam edeceğini vurguladı.
Evlerinden uzakta iftar sofrasında bir araya gelen üniversite öğrencilerine Vali Masatlı eşlik etti
27 Şubat 2026 Cuma - 10:44 Evlerinden uzakta iftar sofrasında bir araya gelen üniversite öğrencilerine Vali Masatlı eşlik etti Hatay’ın İskenderun İlçesinde iftar sofrasında üniversite öğrencileriyle bir araya gelen Vali Mustafa Masatlı, gençlerle sohbet ederek eğitim yıllarını anlattı. Vali Mustafa Masatlı, iftar sofralarında kentte yaşayan vatandaşlarla bir araya gelmeye devam ediyor. İskenderun ilçesinde bulunan Kredi Yurtlar Kurumu’na bağlı devlet yurdunda ‘Hatay’da Ramazan’ iftar programına katılan Vali Masatlı, iftarını üniversite öğrencileriyle beraber yaptı Gençlerle aynı sofrayı paylaşmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını dile getiren Vali Masatlı, üniversite öğrencilerinin eğitim yolculuğunda her zaman yanlarında olduklarını vurguladı. Samimi ortamda gerçekleşen buluşmada, yalnızca yemek değil; umut, motivasyon ve dayanışma duygusu da paylaşıldı. Ramazan’ın paylaşma ve hoşgörü ruhunun hissedildiği gecede, gençlerin yüzlerindeki tebessüm iftar sofrasının en anlamlı fotoğrafı oldu. Vali Masatlı’nın kendileri ile aynı sofrada sohbet ortamında iftar yaptığını anlatan öğrenci Ahmet Berke Uncu, sohbet ortamında geçekleşen iftar yemeğinin kendilerini mutlu ettiğini belirterek ’’Valimizle beraber akşam yemeği yedik, iftarımızı açtık ve dualarımızı okuduk hep beraber. Ondan sonra bize hobilerimizi sordu. Beraber üniversitede ne yaptığımızı, yurdumuzdan memnun olup olmadığımızı, nasıl bir ortamda kaldığımızı gelip gördü ve bizlerle beraber iftar yaptı. Sağ olsunlar. Onun haricinde bölümlerimiz hakkında konuştuk. Güzel bir akşam yemeği yedik, çaylarımızı içtik’’ dedi. Vali Masatlı’dan dinlediği hayat hikayesini aktaran Uncu, ’’İstanbul Üniversitesi’nde siyasal bilimler okumuş, bizimle bu bilgileri paylaştı. Aynı zamanda dalgıçlıkla uğraşıyormuş, eskiden dalgıçlık yapmış ve bize hikayelerini anlattı. Gayet mutluyum, güzel sohbet ettik. Hep beraber, tüm arkadaşlarım da buradaydı benimle beraber. Öyle sıcak bir ortam vardı. Vali Bey’e teşekkür ederim, ekibine de teşekkür ederim. Bizimle bu gece yemek yiyip iftarlarını açtıkları için çok teşekkürler’’ dedi.
DTSO Başkanı Kaya: "Bölge illeri de Mega Sanayi Alanları kapsamına alınmalı"
27 Şubat 2026 Cuma - 10:43 DTSO Başkanı Kaya: "Bölge illeri de Mega Sanayi Alanları kapsamına alınmalı" DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, 13 ilde 16 Mega Endüstriyel Bölge kurulması kararına ilşkin değerlendirmesinde planın özellikle genç nüfusu yüksek Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde yeni bir göç dalgasına yol açabileceğini belirterek, deprem gerekçesiyle oluşturulan statünün adil biçimde tanımlanması gerektiğini ifade etti. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) şubat ayı meclis toplantısı, Meslek Komite Başkanları ve üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Nevin İl’in yönettiği toplantıda, DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, 13 ilde 16 Mega Endüstriyel Bölge kurulması kararına dair değerlendirmelerde bulundu. Kaya, planın bölgesel kalkınma dengelerini bozabileceği ve Doğu ile Güneydoğu Anadolu’dan yeni bir ekonomik göç dalgası oluşturabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Uygulamanın hedeflenen çerçevenin dışına çıktığını vurgulayan Kaya, şunları söyledi: "Biz bu çalışmanın doğru olmadığına ve amacının dışında gerçekleşeceğine inanıyoruz. Çünkü bu 1960’lardan başlayan 2002’den sonra sonuçları açıklanan teşvik sisteminin bir benzeri kabaca. O teşvikte nasıl ki yatırımların yüzde 60’ı 1. 2. bölgeye gidip yüzde 10’u 5. ve 6. bölgeye gittiyse bugün de oraya yapılacak olan sanayi tesisleri, bölgeden hem emek, hem beyin göçü çekecek. Hem uygulama Türkiye için atıl bir durum oluşturacak. Ayrıca özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinden fabrikaların bile oraya gitmesine sebep olacak bir uygulama. Biz bu olmasın derken olacaksa tanımının doğru olmasını söylüyoruz. Yani eğer depremse mevzu o zaman Şanlıurfa, Diyarbakır gibi yerler de depremde 2. ve 3. bölge illeridir." Planın özellikle genç nüfusu yüksek Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde yeni bir göç dalgasına yol açabileceğini belirten Kaya, deprem gerekçesiyle oluşturulan statünün adil biçimde tanımlanması gerektiğini ifade etti. Kaya, "Genç nüfus bizim bölgede daha fazla. Bize göre tamamen yanlış bir politika. Bölge illeri de aynı şekilde bu destekten faydalanmalı ve Mega Sanayi Bölgesi ilan edilmelidir. Çünkü bu adımlar atıldığı zaman farklı teşvik mekanizmaları da devreye gireceği için bölgeden insanlar fabrikalarını oraya taşımak gibi bir boyuta gidecekler. Bununla ilgili gerekli açıklamaları yapmakla birlikte özellikle bölge ticaret ve sanayi odaları olarak bölge milletvekillerimizi, odalar üzerinden bilgilendirip bir diyalog yürüteceğiz. Kesinlikle bunun bu şekilde bu illerle hayata geçmesini engellemek için elimizden gelen bütün çabayı göstereceğiz" diye konuştu. Uzun süredir kapalı olan Nusaybin Sınır Kapısının 31 Mart itibariyle yeniden açılacağı bilgisini aldıklarını ifade eden Kaya, Nusaybin Sınır Kapısı’nın açılması ile birlikte hem yardımların daha kolay ulaştırılacağını hem de Suriye ile ticaretin yeniden başlayacağını kaydetti. Konuşmasında Silvan Gıda ve Tarımsal Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulması için Milli Emlak’tan tapu devrinin yapıldığını ifade eden Kaya, kente hayırlı olmasını diledi. Kaya, "Tarım, Gıda OSB diye ifade ediliyor ama o sektöre yakın sektörlerin olacağı bir OSB olacak. Altyapı ücreti orada sıfır. Silvan aynı zamanda hem Diyarbakır’a hem Batman’a yakın olması münasebetiyle iki ilin de faydalanacağı bir organize sanayi bölgesi olacak" dedi. Toplantı sonrası iftar programına geçildi.