GÜNDEM
Osmangazi Belediyesi’nden Türkiye’ye örnek Kadın Çalıştayı 29 Mart 2026 Pazar - 22:25:07 Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen "Bursa Kadın Çalıştayı: Şehirde Eşit Adımlar" kadınların kent yaşamına dair taleplerini somut çözüm önerilerine dönüştürürken, kapsayıcı yerel politikalar için güçlü bir yol haritası ortaya koydu. Osmangazi Belediyesi, kadınların toplumsal yaşamın her alanında güçlenmesini önceleyen vizyoner yaklaşımıyla önemli bir organizasyona daha ev sahipliği yaptı. Kadınlara yönelik sosyal, ekonomik ve kültürel projeleriyle örnek olan Osmangazi Belediyesi, eşitlikçi ve kapsayıcı bir kent hedefi doğrultusunda Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi ve YEİP iş birliğiyle "Bursa Kadın Çalıştayı: Şehirde Eşit Adımlar" programını gerçekleştirdi. İki gün süren çalıştay, 20 moderatör, 20 raportör, 110 katılımcı ve organizasyon ekibinin de dahil olduğu yaklaşık 200 kişilik geniş bir buluşmayı sağladı. Kadınların kent yaşamındaki haklarını, ihtiyaçlarını ve taleplerini görünür kılan çalıştay, eşitlikçi ve kapsayıcı yerel politikaların inşası için güçlü bir zemin oluşturdu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in de katıldığı sonuç oturumunda somut, uygulanabilir ve dönüştürücü çözüm önerileri paylaşıldı. Çalıştay boyunca 5 ana masa ve 15 alt masa olmak üzere toplam 20 masada yürütülen yoğun tartışmalar ve atölye çalışmaları ile birçok başlıkta kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Kadın girişimciliği ve kooperatifçilik alanında; finansman ve destek mekanizmaları, kooperatif yönetimi ve sürdürülebilirlik ile eğitim ve mentorluk konularında önemli öneriler geliştirildi. Yerel yönetimlerde kadın politikaları kapsamında kadın dostu şehir tasarımı, kadın temsili ve liderlik ile sosyal hizmetlerin güçlendirilmesine yönelik somut adımlar ele alındı. Eğitim ve teknoloji başlığında dijital okuryazarlığın artırılması, teknolojiye erişimin kolaylaştırılması, STEM alanlarında kadınların güçlendirilmesi ve eğitim fırsatlarının yaygınlaştırılması konuları öne çıktı. Kadınların sosyal güvenliği ve sağlığı alanında şiddetle mücadele ve rehabilitasyon, sağlık hizmetlerine erişim, önleyici sağlık uygulamaları ile psikolojik destek mekanizmaları detaylı şekilde değerlendirildi. Kadın istihdamı ve çalışma hayatı başlığında ise kadın istihdamının artırılması, sosyal destekler, kadın dostu iş yerleri ve kurumsal politikalar ile kadınların emek ve meslek örgütlerindeki hakları ve temsiliyeti üzerine kapsamlı öneriler ortaya kondu. Çalıştay kitaplaştırılarak rehber niteliği taşıyacak Çalıştay çıktıları, kadınların yalnızca hizmetlerden yararlanan bireyler değil, karar alma süreçlerinde aktif rol üstlenen, kenti dönüştüren güçlü aktörler olması gerektiğini ortaya koydu. Sonuç oturumunda kadın dostu kent politikalarının hayata geçirilmesinin ancak katılımcı, şeffaf ve eşitliği esas alan bir yerel yönetim anlayışıyla mümkün olduğu vurgulandı. Çalıştayın en önemli kazanımlarından biri ise farklı temalar altında geliştirilen önerilerin ortak bir strateji çerçevesinde bir araya getirilerek, bütüncül bir yol haritasına dönüştürülmesi oldu. Bu kapsamda elde edilen içerik, "Bursa Kadın Odaklı Yerel Yönetim Strateji Belgesi" için güçlü bir temel oluşturdu. Düzenleme kurulu, çalıştay süresince üretilen tüm çıktıları derleyerek kapsamlı bir kitap hazırlayacak. Hazırlanacak bu eser, kadınların taleplerini, ihtiyaçlarını ve çözüm önerilerini doğrudan yerel yönetimlere aktaran önemli bir rehber niteliği taşıyacak. "Çalıştay kollektif kadın çalışmasının ürünüdür" Çalıştaya katılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kadınlara yönelik çalışmalara destek verdiklerini ifade ederek, emeği geçen herkese teşekkür etti. Sonuçların çok başarılı olacağına inandıklarını belirten Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal ise, "Bu çalıştayın sonuçları bir kitaba dönüştürülecek ve o kitabın bir yerel politika strateji belgesi olmasını bekliyoruz. Sadece Osmangazi Belediyemiz için değil, bütün Bursa’nın kamu kurumları için ve yerel yönetim temsilcileri için. Kadın girişimciliği ve kooperatifçilik, yerel yönetimlerde kadın politikaları, eğitim ve teknoloji, kadınların sosyal güvenliği ve sağlığı, kadın istihdamı ve çalışma hayatı konularında ve bunların alt masalarında derinlemesine iki gün boyunca çalışmalar yapıldı. Yaklaşık 75 kurumun temsilcisi vardı. Bu elde edilen çıktılar, daha sonra bir ürün olarak ortaya konacaktır. Bu, kollektif kadın çalışmasının ürünüdür. Sürecin Bursa’ya hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Çalıştayda ayrıca plan ve projelere emek veren kadınlar, sonuç oturumunda da söz alarak fikir alışverişinde bulundu. Güçlü ortak akıl ve dayanışma zeminiyle şekillenen çalıştayın Bursa’da kadın odaklı yerel yönetim anlayışının gelişmesine önemli katkılar sunması bekleniyor.
Erzincan ile Yedisu arasında püskürme riski bulunan iki magma rezervuarı belirlendi
12 Mart 2026 Perşembe - 11:25 Erzincan ile Yedisu arasında püskürme riski bulunan iki magma rezervuarı belirlendi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Özgür Karaoğlu’nun liderliğinde yürütülen uluslararası bir araştırma, Erzincan’ın doğusundan Bingöl Yedisu’ya ve Tunceli Ovacık ilçe sınırlarına uzanan bir alanda, Kuzey Anadolu Fayı’nın doğu kesimlerinde yerin altında iki ayrı sığ magma rezervuarının bulunduğunu ortaya koydu. Türkiye’nin yanı sıra İngiltere, İsviçre, İsveç, İtalya ve Rusya’dan önemli bilim insanlarının katkı sunduğu çalışma, bölgedeki aktif fay sistemi ile derindeki magma yapıları arasında yakın bir ilişki bulunduğunu gösterdi. Deprem verilerine dayalı sismik tomografi yöntemiyle gerçekleştirilen araştırmada, yer altındaki magma yapıları görüntülenirken, sayısal modellemeler yardımıyla bu yapıların fay sistemiyle nasıl etkileştiği de incelendi. Elde edilen sonuçlar, Erzincan Havzası’nın doğusu ile Yedisu doğrultusunda uzanan bölgede iki farklı sığ magma haznesinin yer aldığını ve bu yapıların derindeki daha geniş bir magmatik sistemle bağlantılı olabileceğini ortaya koydu. "İki farklı sığ magma 4-5 kilometre derinlikte" Prof. Dr. Özgür Karaoğlu, çalışmaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Deprem verilerini kullanarak yaptığımız sismik tomografi çalışması, Erzincan-Yedisu hattında ve Tunceli’ye uzanan bölgede iki farklı sığ magma haznesine işaret ediyor. Bu hazneler yaklaşık 4-5 kilometre derinliklerden başlayıp daha aşağıda, en az 17-18 kilometreye kadar izlenebiliyor. Ayrıca modellemeler, bu yapıların çok daha derinden beslenen bir sistemle ilişkili olabileceğini düşündürüyor" dedi. "İki magma birbirinden farklı" Araştırmada tanımlanan iki magma rezervuarının aynı özellikleri taşımadığına dikkat çeken Karaoğlu, batıdaki ve doğudaki yapılar arasında önemli farklar bulunduğunu belirtti. Karaoğlu, "Erzincan Ovası’na daha yakın konumdaki batıdaki magma haznesinin içinde belirgin bir deprem etkinliği gözlenmemesi, burada daha sıcak ve daha yüksek ergiyik oranına sahip bir yapı olabileceğini düşündürüyor. Buna karşılık doğudaki haznede sismik etkinlik daha belirgin. Bu da iki sistemin sıcaklık, kristallenme derecesi ve mekanik davranış bakımından birbirinden farklı olabileceğine işaret ediyor. Çalışmanın bir diğer önemli aşamasını sayısal modelleme oluşturdu. Anadolu’nun batıya doğru süren tektonik hareketi ile magma haznelerindeki basınç birlikte değerlendirilerek yapılan modellemelerde, bu yapıların çevresindeki gerilmenin fay zonlarına ve yüzeye nasıl aktarıldığı araştırıldı. Sonuçlar, özellikle batıdaki magma haznesinde kritik aşırı basınç şartlarının daha belirgin biçimde geliştiğini, doğudaki haznede ise bunun daha sınırlı kaldığını gösterdi" ifadelerini kullandı. "Dikkatle izlenmesi gerektiğini düşünüyoruz" Prof. Dr. Karaoğlu, bu sonuçların yakın zamanda mutlaka bir volkanik patlama ya da büyük bir deprem olacağı anlamına gelmediğini özellikle vurgulayarak, "Biz bu çalışmada belirli bir tarihte deprem ya da püskürme olacak gibi bir iddia ortaya koymuyoruz. Ancak bölgedeki fay kontrollü magmatik sistemlerin güncel olarak etkin bir jeodinamik ortam içinde bulunduğunu ve dikkatle izlenmesi gerektiğini gösteriyoruz. Bu nedenle Erzincan-Yedisu-Tunceli hattında sismisite, yer deformasyonu, mikrodeprem etkinliği, yer altı akışkanları ve mümkünse gaz çıkışları gibi göstergelerin birlikte değerlendirilmesi büyük önem taşıyor" dedi. Uluslararası araştırma ekibi tarafından yürütülen bu çalışma, Doğu Anadolu’daki aktif faylar ile yer altındaki magma sistemleri arasındaki ilişkiye yeni ve önemli veriler sunuyor. Araştırmada, Erzincan Havzası’nın doğusu boyunca uzanan Kuzey Anadolu Fayı segmentlerinin yalnızca tektonik değil, aynı zamanda magmatik etkilerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği ortaya kondu. Prof. Dr. Özgür Karaoğlu, çalışmanın Nature yayın grubu bünyesinde yer alan ve yer bilimleri alanında uluslararası saygınlığa sahip dergilerden biri olan Communications Earth & Environment dergisinde yayımlandığını belirtti. "Fault-controlled magma pathways driving seismicity and eruption risk in Eastern Turkey" başlıklı makale, Doğu Anadolu’da aktif fay sistemleri ile derindeki magma hareketleri arasındaki etkileşimi birlikte ele alması bakımından, bölgenin jeodinamik yapısının anlaşılmasına ve çoklu doğal tehlikelerin değerlendirilmesine önemli katkı sağlıyor.
Vali Eldivan: "İstiklal Marşı milli şuurun ve ortak değerlerimizin en önemli sembollerinden biridir"
12 Mart 2026 Perşembe - 11:22 Vali Eldivan: "İstiklal Marşı milli şuurun ve ortak değerlerimizin en önemli sembollerinden biridir" Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, İstiklal Marşı’nın milletin bağımsızlık iradesini ve vatan sevgisini nesilden nesile taşıyan en önemli değerlerden biri olduğunu belirtti. İstiklal Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin 105’inci yıl dönümünün milletçe gururla idrak edildiğini belirten Eldivan, yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi: "Milli Mücadelemizin ruhunu, milletimizin bağımsızlık azmini ve vatan sevgisini en güçlü şekilde ifade eden İstiklal Marşı’mızın, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin 105’inci yıl dönümünü milletçe gurur ve derin bir hissiyatla anıyoruz. Aziz milletimizin Kurtuluş Savaşı yıllarında verdiği destansı mücadelenin en güçlü nişanelerinden biri olan İstiklal Marşı, milletimizin imanını, cesaretini ve bağımsızlık uğruna gösterdiği sarsılmaz iradeyi yürekten gelen dizelerle ebediyete taşımıştır. Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, bu ölümsüz eserle tarih boyunca hür yaşamış bir milletin karakterini, vatan sevgisini ve istiklal uğruna ortaya koyduğu büyük fedakârlıkları destansı bir anlatımla milletimizin ortak hafızasına kazımıştır. ’Korkma!’ hitabıyla başlayan bu kutlu marş; milletimizin hiçbir şart altında esareti kabul etmeyeceğinin, bağımsızlık ve istiklalinden asla vazgeçmeyeceğinin en güçlü ifadesi olmuştur. Her mısrasında vatan sevgisini, fedakârlığı, inancı ve millet olma bilincini barındıran İstiklal Marşı, nesilden nesile aktarılan milli şuurun ve ortak değerlerimizin en önemli sembollerinden biridir. Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk; ecdadımızın büyük fedakârlıklarla emanet ettiği bu aziz vatanı aynı kararlılık ve inançla korumak, birlik ve beraberliğimizi daima güçlü tutmak ve ay yıldızlı bayrağımızı ilelebet göklerde gururla dalgalandırmaktır. Bu duygu ve düşüncelerle Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum."
Şehitlerin künye ve konum bilgileri dijital ortama aktarılıyor
12 Mart 2026 Perşembe - 11:20 Şehitlerin künye ve konum bilgileri dijital ortama aktarılıyor İzmir Kadifekale Şehitliği’nde, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü dolayısıyla yeni düzenlemeler hayata geçiriliyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinesinde Türkiye genelindeki tüm şehitlerin künye ve konum bilgileri dijital ortama aktarılacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü önderliğinde, vatanın bekası uğruna canlarını feda eden şehitlerin hatıralarının yaşatılması ve nesilden nesile aktarılması amacıyla ülke genelinde kapsamlı bir çalışma yürütülüyor. Aziz şehitlerin emanetlerine sahip çıkmayı en temel sorumluluk olarak belirleyen bakanlık, bu vizyon doğrultusunda 81 ildeki tüm şehitliklerde ve kabristanlarda yatan kahramanların künye ile konum bilgilerini tamamen dijital ortama aktarıyor. Böylece teknolojik altyapı kullanılarak şehitlerin kahramanlık öykülerinin ve kimlik bilgilerinin ziyaretçiler tarafından kalıcı olarak ulaşılabilir olması hedefleniyor. Kadifekale Şehitliği’nde 18 Mart’ta yapılacak düzenlemelerle ilgili bilgi veren İzmir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Kömürcüoğlu, bakanlık olarak şehitlerin emanetlerine sahip çıkmayı en temel sorumlulukları olarak gördüklerini söyledi. Kömürcüoğlu, bu amaçla 81 il genelindeki şehitliklerde ve diğer kabristanlarda bulunan tüm şehitlerin künye ve konum bilgilerini dijital ortama aktarmak için çalışma başlattıklarını kaydetti. Kahramanların hatırası yaşatılacak Gelecek nesillere kahramanların hatırasını en temiz ve vakur haliyle aktarmanın bir borç olduğunu dile getiren Kömürcüoğlu, "Ezanımız, ay yıldızlı al bayrağımız ve istiklal sevdamız için gözlerini kırpmadan canlarını feda eden kahramanlarımızın kabirleri burada. Aziz hatıraları ise ebediyen milletimizin kalbinde yaşamaya devam edecektir. Bizler şehitlerimizi toprağa sadece emanet ettik. Onların hatırasını, fedakarlığını ve bıraktıkları büyük mirası ise daima yüreğimizde taşıyoruz. Şehitlikler milletimizin bağımsızlık sevdasının ve asırlara damga vuran şanlı tarihimizin abidelerindendir. Her biri imanla yoğrulmuş cesaretin, vatan uğruna verilen fedakarlığın, milletimizin sarsılmaz iradesinin ve istiklal aşkının ebedi nişanesidir" dedi. "Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın" Bu asil ruhun nesilden nesile aktarıldığını belirten Kömürcüoğlu, "İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un dizelerinde de ifadesini bulmuş, şu mısralarla adeta tarihe kazınmıştır; ’Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın, gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın.’ Bu mısralar aziz şehitlerimizin yüce makamını ve milletimizin şehitlik mertebesine duyduğu derin hürmeti en veciz şekilde ifade etmektedir" diye konuştu. Koruma altındaki çocuklar şehitlikleri ziyaret edecek Çalışmaların Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatlarıyla yürütüldüğünü hatırlatan Kömürcüoğlu, "Bakanlığımız koordinasyonunda başlatmış olduğumuz bu çalışma, aziz şehitlerimizin bizlere bıraktığı mirasa duyduğumuz derin bir saygının ifadesidir. Bu bağlamda devletimiz himayesinde bulunan bütün çocuklarımızın milli ve manevi duygularını geliştirmek için bayramdan bir gün önce şehitliklerimizde ziyaret programları gerçekleştirilecektir. Bakanlık olarak her çalışmamızın arkasında aziz şehitlerimize duyduğumuz derin minnet ve şükran hissi bulunmaktadır. Aziz şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak, her daim onların yanında olmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum" ifadelerini kullandı.
Türkiye yaşlanıyor, en yaşlı nüfus Sinop’ta
12 Mart 2026 Perşembe - 11:19 Türkiye yaşlanıyor, en yaşlı nüfus Sinop’ta Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı "İstatistiklerle Yaşlılar 2024" verilerine göre Türkiye’de yaşlı nüfus artmaya devam ederken, yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il Sinop oldu. Türkiye’de 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus 2019 yılında 7 milyon 550 bin 727 kişi iken son beş yılda yüzde 20,7 artarak 2024 yılında 9 milyon 112 bin 298 kişiye ulaştı. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise aynı dönemde yüzde 9,1’den yüzde 10,6’ya yükseldi. 2024 yılında yaşlı nüfusun yüzde 44,6’sını erkekler, yüzde 55,4’ünü kadınlar oluşturdu. TÜİK verilerine göre Türkiye’de nüfusun yaş yapısında önemli bir değişim yaşanırken, doğurganlık ve ölüm oranlarındaki düşüş ile sağlık alanındaki gelişmeler yaşlı nüfusun artmasına neden oldu. Uzmanlar bu süreci "demografik dönüşüm" olarak tanımlarken, Türkiye’de çocuk ve genç nüfusun toplam içindeki payı azalırken yaşlı nüfusun payı giderek yükseliyor. Yüzde 20,8 ile Sinop Açıklanan verilere göre yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il yüzde 20,8 ile Sinop oldu. Sinop’u yüzde 20,2 ile Kastamonu ve yüzde 19,1 ile Giresun izledi. Uzun vadeli nüfus projeksiyonlarına göre Türkiye’de yaşlı nüfus oranının artışını sürdüreceği öngörülüyor. Mevcut demografik yapının devam etmesi halinde yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13,5’e, 2040 yılında yüzde 17,9’a ve 2060 yılında yüzde 27’ye yükselmesi bekleniyor.
Danilo Zanna, gastronomi kariyerine dair deneyimlerini öğrencilerle paylaştı
12 Mart 2026 Perşembe - 11:18 Danilo Zanna, gastronomi kariyerine dair deneyimlerini öğrencilerle paylaştı İstanbul Gelişim Üniversitesi, gastronomi dünyasından Danilo Zanna’yı öğrenciler ve akademisyenlerle buluşturan özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Üniversite bünyesinde düzenlenen Gastrotalks etkinliği, gastronomi alanına ilgi duyan öğrenciler için ilham verici bir söyleşiye sahne oldu. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinliğin moderatörlüğünü, İstanbul Gelişim Üniversitesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Serdar Egeli üstlendi. Samimi ve dinamik atmosferde gerçekleşen söyleşide Danilo Zanna, gastronomi kariyerine dair deneyimlerini, mutfak kültürüne bakışını ve genç şef adaylarına tavsiyelerini paylaştı. Gastronomi söyleşisi öğrencilerden yoğun ilgi gördü Etkinliğe İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli, İGÜ akademisyenleri, MasterChef 2025 şampiyonu Sezer Dirican ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı. MasterChef 2025 şampiyonu ve İstanbul Gelişim Üniversitesi mezunu Sezer Dirican’ın etkinlikte yer alması öğrenciler için ayrı bir motivasyon kaynağı oldu. Gastronomi alanında kariyer hedefleyen öğrenciler, sektörün önde gelen isimlerinden biri olan Danilo Zanna’yı dinleme fırsatı buldu. Dalino Zanna’dan öğrencilerle sohbet ve ilham veren mesajlar Etkinlik kapsamında, ünlü şef Danilo Zanna iyi bir aşçının dikkat etmesi gereken püf noktaları vurgulayarak, mutfağın sadece teknik bilgi değil aynı zamanda tutku, disiplin ve kültür gerektirdiğini ifade etti. Şef Zanna, gastronominin farklı kültürleri bir araya getiren evrensel bir dil olduğunu belirterek genç şef adaylarına sürekli öğrenmenin önemini hatırlattı. Söyleşinin keyifli anlarından biri ise Danilo Zanna’nın Türk mutfağına dair düşüncelerini paylaşması oldu. Ünlü şef, en sevdiği Türk yemeğinin Cağ Kebabı olduğunu belirterek Türk mutfağının zenginliğine olan hayranlığını dile getirdi.
Pursaklar’da minikler camileri tanıyor
12 Mart 2026 Perşembe - 11:17 Pursaklar’da minikler camileri tanıyor Pursaklar Belediyesine bağlı Merkez Nezaket Okulu öğrencileri Yavuz Sultan Selim Camii’ni ziyaret etti. Pursaklar’da Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında Merkez Nezaket Okulu öğrencileri Yavuz Sultan Selim Camii’ni ziyaret etti. Minikler, caminin bölümlerini incelerken Ramazan’ın manevi atmosferini de yakından deneyimledi. ‘‘Çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren manevi değerlerimizle büyümesi bizim için çok kıymetli’’ Çocukların küçük yaşlardan itibaren cami kültürünü öğrenmesi, ibadet mekânlarına saygı duyması ve toplumsal değerleri benimsemesi gelecek adına büyük önem taşıdığını belirten Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, ‘‘Ramazan ayı; paylaşmanın, birlik ve beraberliğin, manevi değerlerimizi hatırlamanın en güzel zamanlarından biridir. Çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren camilerimizi tanıması, ibadet kültürünü öğrenmesi ve manevi değerlerimizle büyümesi bizim için çok kıymetlidir. Merkez Nezaket Okulumuzda eğitim alan evlatlarımızın hem ahlaki hem de kültürel açıdan gelişimini destekleyen bu tür etkinlikleri sürdürmeye devam edeceğiz’’ dedi. Ramazan ayının ruhuna uygun gerçekleştirilen bu etkinlikte öğrenciler hem camiyi yakından tanıdı, hem de cami adabı hakkında bilinç kazandı. Manevi atmosferi yerinde deneyimleyen çocuklar, ziyaret boyunca merak ettikleri soruları sorarak keyifli ve öğretici bir gün geçirdi.