GÜNDEM
Karatay’da mavi balonlar gökyüzüne bırakıldı 01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:25:46 Konya’nın merkez Karatay ilçe Belediye Başkanı Hasan Kılca, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında otizmli çocuklar ve aileleriyle bir araya geldi. Etkinlikte otizmin simgesi olan mavi balonlar gökyüzüne bırakılarak toplumsal farkındalığa dikkat çekildi. Karatay Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen program, otizmli çocuklar ve aileleri için anlamlı bir buluşmaya sahne oldu. Çocuklarla yakından ilgilenen Başkan Hasan Kılca, onların mutluluğuna ortak oldu. Programa; Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca’nın yanı sıra Konya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arif Topal, Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Kayacılar ile otizmli bireyler ve aileleri katıldı. Kılca: Özel bireylerimiz ve ailelerimizin her zaman yanındayız Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, programda yaptığı konuşmada özel bireyler ve ailelerine yönelik desteklerin artarak devam edeceğini vurguladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nün gözetimindeki çocuklarla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu ifade eden Başkan Kılca, geçtiğimiz hafta da down sendromlu bireylerle, Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde bir etkinlik gerçekleştirdiklerini hatırlattı. Karatay’da yürütülen tüm çalışmalarda kamu kurumlarıyla birlikte hareket ettiklerini belirten Kılca, "Özel çocuklarımızı, özel bireylerimizi ve ailelerimizi her zaman önceliğimiz olarak görüyoruz. Kamu kurumlarımızla birlikte yürüttüğümüz hizmetlerde hem ulaşılabilir olmayı önemsiyor hem de ailelerimizin yükünü hafifletmek için gayret ediyoruz" dedi. Ailelerin büyük bir özveri ve sabırla çocuklarını yetiştirdiğine dikkat çeken Hasan Kılca, tüm aileleri tebrik ederek, "Sizlerin emeği çok büyük. Gösterdiğiniz şefkat, sabır ve özveri her türlü takdirin üzerindedir. Allah gücünüzü artırsın" ifadelerini kullandı. Kılca, özel bireylerin gelecekte kendi ayakları üzerinde durabilen, vatana ve millete faydalı bireyler olarak yetişmelerinin en büyük temennileri olduğunu sözlerine ekledi. Programın sonunda protokol üyeleri, çocuklar ve aileler hep birlikte mavi balonları gökyüzüne bırakarak otizme dikkat çekti.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:19 Keçileriyle ömür geçirdiler, şikayetle yıkıldılar: "Uykularımız kaçtı" Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde yarım asrı aşkın süredir keçi yetiştiriciliği yapan kadın ile eşi, yıllardır hayvanlarını otlattıkları alana yapılan şikayet sonrası keçilerini götüremez hale geldiklerini söyledi. Doğal otlaklardan mahrum kalan hayvanlarının yeterince beslenemediğini belirten çift, yaşadıkları mağduriyeti, "5-6 tane hayvanımız telef oldu, yavrularını attı. Çok üzülüyoruz, uykularımız kaçtı" sözleriyle anlattı. Konyaaltı ilçesinde kendi arazilerinde ve uzun yıllardır kullandıkları bölgelerde keçi yetiştiriciliği yapan Menşure Albayram ve eşi Bünyamin Albayram, yaklaşık 1 yıl önce yapılan bir şikayetin ardından hayvanlarını otlatmakta güçlük yaşadıklarını belirtti. Yıllardır sürdürdükleri üretimin sekteye uğradığını ifade eden çift, doğal otlamanın engellenmesi nedeniyle bazı keçilerin yavrularını attığını, bazı hayvanların ise telef olduğunu söyledi. 63 yaşındaki Menşure Albayram, dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili’ne yakın Arapsuyu Mahallesi’nde doğup büyüdüğünü, çocukluğundan bu yana hayvancılıkla iç içe yaşadığını anlattı. Evlendikten sonra da aynı arazide yaşamayı sürdürdüklerini belirten Albayram, keçilerin kendileri için yalnızca bir geçim kaynağı değil, adeta ailelerinin bir parçası olduğunu dile getirdi. Albayram, "Doğma büyüme buralıyım. Çocukluğumdan beri malımız hep var. ’Şunun anası güzel, şunun oğlağı güzel’ derken hayvan sayımız biraz çoğaldı. 50’ye yakın keçimiz var. Keçilerin yavruları 15 günlük oluncaya kadar sobanın başında sobayı yakıyorum. Altlarında halı parçası, battaniye parçası oluyor. Aç kalırsa biberonu soğutup gelip içeride veriyorum çok ağlamasın diye. Aynı bebek gibi bakıyoruz. Bizim için insanlardan hiç farkı yok, vazgeçemiyoruz" dedi. "Abla götürme, bak ceza yazacağız, senin için zor olur" dediler Keçilerini daha önce eski bir portakal bahçesi olan ve otlamaya elverişli bir alana götürdüklerini belirten Menşure Albayram, söz konusu yerin kendi akrabalarına ait olduğunu söyledi. Bir komşunun şikayeti sonrası bu alana artık gidemediklerini kaydeden Albayram, yaşadıkları süreci şöyle anlattı: "Arka tarafımızda otlatacak yer var ama çok verimli değil. Aşağı götürüyorduk, eskiden orası portakal bahçesiydi. Otlatmaya müsait bir yerdi. Orada bir tane komşu var, nedense bize taktı. Bir senedir götüremiyoruz oraya. Orada hem güzel otluyorlardı hem gelen geçen seviyordu. İnsanların hoşuna gidiyordu. Geçen gün eşim pazara gitti, ben de keçileri otlatıyordum. Keçileri salınca portakal bahçesine kaçtılar. ’Gelmişken otlansınlar’ dedim. Hemen bahsettiğimiz komşu beni videoya çekmiş, Konyaaltı Belediyesine şikayet etmiş. Memurlar da bana, ’Abla götürme, bak ceza yazacağız, senin için zor olur’ dediler. ’Bir daha olmaz, kaza ile oldu’ dedim. Böyle yapması doğru değil, onun kullanım alanı değil benim otlattığım yer. Bizim kendi akrabalarımızın yeri. Onun yasaklamasını, neyi amaçlayarak beni şikayet ettiğini bilmiyorum." "Keçiler çalıdan doymuyor, yazık oldu çocuklarına" Doğal ortamda otlayamayan keçilerin yeterli besini alamadığını, bunun da hayvanların sağlığını doğrudan etkilediğini belirten Menşure Albayram, bazı yavruların telef olduğunu, bazı keçilerin ise düşük yaptığını söyleyerek, "Abartmıyorum ama keçilerimin 3-4 tanesi bebeğini attı. Çalıdan doymuyor çünkü. Ne kadar yem saman versek de otlandığı gibi olmuyor. Yazık oldu çocuklarına. Keçinin emeğine mi yanayım, o da can ona mı yanayım, kendi emeğimize mi yanayım? 7/24 karı koca ikimiz de peşinde koşturuyoruz. Ne ölüsünü bilir bu mal, ne dirisini bilir. İşletme belgem var. Çok üzülüyorum, uykularım kaçtı" konuştu. Kendilerini şikayet ettiğini öne sürdükleri kişiye ulaşmaya çalıştığını da anlatan Albayram, "Geçenlerde bizi şikayet eden kişiyi ısrarla aradım. Hem annesini hem babasını aradım. Sonunda kendisi açtı. ’Yanlış numara’ dedi, yüzüme kapattı. Sonra da engelledi" ifadelerini kullandı. "Geçimimiz bunun üstüne oldu" Yaklaşık 40 yıldır evli olduklarını ifade eden Bünyamin Albayram ise eşinin çocukluğundan bu yana hayvancılıkla uğraştığını, kendisinin farklı işlerde çalıştıktan sonra emekli olduğunu ve o günden bu yana eşine daha fazla destek verdiğini söyledi. Yörük Türkmen çocuğu olduğunu ifade eden Bünyamin Albayram, "Önce çok az sayıda hayvanımız vardı. Zamanla üreyince çoğaldı. 2015 yılında emekli oldum. Emekli olduğumdan beri 1-2 saat hayvanları otlatıp getiriyorum. Geçimimiz bunun üstüne oldu, sütünü ve yoğurdunu satıyoruz. 24 saat karı koca emek veriyoruz. Hayvanlarla indiğimizde herkes ilgi gösteriyor, bakıyorlar, seviyorlar, fotoğraflarını çekiyorlar. Bütün komşular memnun. Çocuklar, turistler herkes fotoğraf çektiriyor. Gitmeyeli hangi komşu görse, ‘Lütfen sen gel’ diyor" dedi. "Ben bir üreticiyim, insanlara faydam var" Geçtiğimiz yıl mart ayında hayvanlarını otlatırken Konyaaltı Belediyesi zabıta ekiplerinin geldiğini ve haklarında şikayet bulunduğunu söylediklerini aktaran Bünyamin Albayram, o günden sonra yıllardır kullandıkları alanı bırakmak zorunda kaldıklarını belirtti. Albayram, "Geçen sene martta oldu. Videomuzu çekip atmış, zabıta geldi. ‘Abi hakkınızda şikayet var, buraya gelmeyin’ dedi. ‘Niye?’ dedim. Amaç ne dedim? Beni şikayet etmenin bir amacı olur, bir insana zararım olur. Benim insanlara faydam var dedim. Ben bir üreticiyim, üretmek güzel bir şey dedim. Köyde oturan yumurtayı, sütü benden satın alıyor dedim. Ben şehir merkezindeyim. Bunu üreteyim, hem kendim faydalanayım hem insanlar faydalansın" diye konuştu. "Rahatsız olmama rağmen yardım ettim" Şikayetçi olduğunu öne sürdükleri komşunun daha önce kendilerinden yardım aldığını söyleyen Bünyamin Albayram, sağlık sorunlarına rağmen destek olduğunu söyledi. Albayram, "Daha önce ‘Kimsem yok’ diyerek bahçe düzenlemesine yardımcı olmamı istedi. Gittim geldim, yardımcı oldum. Daha sonra bir buçuk dönüm zeytin bahçeleri vardı, ‘İlaçlama yapar mısın abi?’ dedi. Ben kimseye öyle gitmem ama yaparım dedim. Rahatsızım aslında, 2020’de kalp krizi geçirdim. Buna rağmen elimden gelen yardımı yaptım. Bu insanın amacının ne olduğunu bilmiyorum ama telefonuma cevap vermiyor. Hayvanlarımı bir yıldır götüremiyorum. Oradaki otlar güzel otlar. Ama arkadaki dağlık arazide çok fazla otlatacak alan yok" dedi. "Bir senelik emeği boşuna gitti" Yavrulara bebek gibi baktıklarını vurgulayan Bünyamin Albayram, otlatma yapamamanın getirdiği beslenme yetersizliği nedeniyle hem ekonomik hem de manevi olarak büyük zarar gördüklerini anlattı. Albayram, "5-6 tane hayvanımız telef oldu, yavrularını attı. Attı bebeklerini. Yazık oldu. Bir senelik emeği boşuna gitti" sözleriyle yaşadıkları kaybı dile getirdi. Yetkililere çağrı yaptılar Yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi için yetkililerden destek beklediklerini söyleyen çift, işletme ruhsatlarının bulunduğunu ve kimseye zarar vermediklerini ifade etti. Menşure ve Bünyamin Albayram çifti, "Bizim elimizden gelen bir şey yoktur. Mümkünse yardımcı olsunlar. Biz kimseye zararlı değiliz. Kimseye yardım talebinde bulunmadık. İşletme ruhsatımız da var. Kaymakamlığa gideceğiz. Kendimiz ondan şikayetçi olalım. Neymiş yani amaç, bize ne yapmak istiyor? Emin olun uykularımız kaçtı, huzurumuz kaçtı. Hem hayvanlara zarar oluyor hem bize. Moralim bozuluyor. Burada 40-50 tane ev var. Bu komşunun ya da bu hanımefendinin dışında biri çıkıp bana ‘zararın var’ derse ben bu hayvanları satarım, kurtulmaya çalışırım" şeklinde konuştu. "Mahalleyi cezalandırmış gibi oldu" Albayram çiftinin komşusu, Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu da şikayet sonrası ortaya çıkan yasaklama girişiminin yalnızca aileyi değil, mahalleyi, yerel ekonomiyi ve çevresel dengeyi de olumsuz etkilediğini söyledi. Yıllardır bölgede küçükbaş hayvancılık yapan ailenin hem üretime katkı sunduğunu hem de otlak alanın doğal şekilde kontrol altında tutulmasına destek olduğunu belirten Gökoğlu, mahalle sakinlerinin yaşanan duruma üzüldüğünü ifade etti. Gökoğlu, "Bu insanlar buranın yerlileri. Yıllardan beri burada küçükbaş hayvancılığı yapıyorlar. 25-30 tane keçileri var. Hayvanlarını eğitmişler, adeta laftan sözden anlayan hayvanlar. O kadar eğitimliler ki ‘gidiyoruz’ dediler mi geliyorlar, ‘koş’ dedi mi koşuyorlar, ‘dur’ dedi mi duruyorlar. Onları çocukları gibi eğitmişler. Bu insanlar o alanda bulunan otları ülke ekonomisine kazandırıyor. O otları hayvanlarına yediriyorlar, o da ülkeye et olarak dönüyor" dedi. Keçilerin bulunduğu alanın özellikle yerli ve yabancı ziyaretçilerin de ilgisini çektiğini anlatan Gökoğlu, "Bu hayvanları verimli otluk alana bıraktıklarında orası panayır yeri gibi oluyor. Yabancı vatandaşlar da dahil olmak üzere, hayvanlar geldiği zaman yol tamamen arabayla doluyor. Herkes bunun videosunu, fotoğrafını çekiyor, çocuklarına gösteriyor. Bir vatandaşın bunu şikayet etmesi üzerine belediye de gelip uyarmış. Türkiye’nin ete ihtiyacı var. O alandaki otu bu ülkenin ekonomisine kazandıran bu vatandaş. Bu tür şeyleri idare etmemiz lazım" diye konuştu. "Bahsedilen alanda yangın tehlikesi var" Söz konusu alanda yangın riskine de dikkat çeken Gökoğlu, keçilerin otlatılmasının çevresel açıdan da önemli bir işlev gördüğünü belirterek, "Bahsedilen alanda yangın tehlikesi var. Bu durum belediyeye ayrıca iş çıkaracak. Çünkü belediye burayı kontrol altına almak zorunda kalacak. Burası bir yerde suç mahali haline de geliyor. Oysa bu hayvanlar orayı kontrol altında tutuyordu. Ayaklarıyla bastıkları, otunu yedikleri için hem yangın çıkma ihtimalini azaltıyorlardı hem de buradaki otu ete dönüştürüyorlardı" ifadelerini kullandı. Mahalle sakinlerinin Albayram çiftinin üretiminden doğrudan faydalandığını da dile getiren Gökoğlu, "Komşular olarak biz çok üzüldük. Yapılan şeyi tasvip etmiyoruz. Bir kişinin şikayeti, koskoca mahalleyi cezalandırmış gibi bir durum oluşturdu. Ayrıca bu mahallenin insanları onların ürettiği sütten, yoğurttan faydalanıyor. Hatta keçinin dışkısını bile gübre olarak satın alıp ağaçların dibine döküyoruz" dedi.
Didim Belediyesi Kadın Meclisi Mart ayı toplantısı gerçekleştirildi
13 Mart 2026 Cuma - 08:50 Didim Belediyesi Kadın Meclisi Mart ayı toplantısı gerçekleştirildi Kentte kadınların sosyal hayata katılımını artırmak ve yerel yönetim süreçlerinde daha aktif rol almalarını sağlamak amacıyla Didim Belediyesi Kadın Meclisi’nin Mart ayı toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda kadınların kent yaşamındaki yeri, sosyal projeler ve kadınlara yönelik yapılabilecek çalışmalar ele alındı. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay’ın da katıldığı toplantıda, kadınların yerel yönetimlerde daha güçlü şekilde temsil edilmesi ve toplumsal yaşamda daha aktif rol alması için fikir alışverişinde bulunuldu. Gerçekleştirilen toplantıda, kadınların kent yaşamına daha etkin katılımını sağlayacak projeler ve sosyal çalışmalar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Kadınların görüş ve önerilerinin paylaşıldığı toplantı, ortak akıl ve katılımcı belediyecilik anlayışı doğrultusunda önemli bir buluşma oldu. Başkan Hatice Gençay: "Kadınların sesi yerel yönetimde daha güçlü duyulacak" Toplantıya ilişkin değerlendirmede bulunan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, "Kadınların kent yaşamında daha aktif olması ve karar süreçlerine katılması bizim için çok önemli. Kadın Meclisi toplantılarıyla kadınların görüş ve önerilerini dinliyor, kentimizi birlikte yönetme anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kadınların sesi yerel yönetimde daha güçlü duyulmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.
Denizköy sakinleri Didim Belediyesi’nin iftar sofrasında buluştu
13 Mart 2026 Cuma - 08:44 Denizköy sakinleri Didim Belediyesi’nin iftar sofrasında buluştu Ramazan ayı dolayısıyla birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu yaşatmak amacıyla Didim Belediyesi tarafından başlatılan iftar programları devam ediyor. Mahalle sakinlerinin yoğun ilgi gösterdiği iftar yemeğinde, Ramazan ayının bereketi ve paylaşma kültürü aynı sofrada yaşandı. Mahalle sakinleri iftar saatinde bir araya gelerek oruçlarını birlikte açtı. İftar programında halkla sohbet eden belediye başkanları, Ramazan ayının birlik ve beraberliği güçlendiren önemli bir dönem olduğunu ifade etti. Programla ilgili açıklamalarda bulunan Hatice Gençay, Ramazan ayının dayanışma ve paylaşma ayı olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Ramazan ayının bereketini ve dayanışma ruhunu hemşehrilerimizle birlikte yaşamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Denizköy Mahallemizde kurduğumuz iftar soframızda halkmızla bir araya geldik. Bu mübarek ay boyunca farklı mahallelerimizde de iftar sofraları kurarak birlik ve beraberliğimizi pekiştirmeye devam edeceğiz" Program kapsamında Denizköy Mahallesi’nde gerçekleştirilen iftar programına Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Çine Belediye Başkanı Mehmet Kıvrak, Karacasu Belediye Başkanı Mustafa Büyükyapıcı, Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı, CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, partililer, Denizköy Mahalle Muhtarı Nurettin Yılmaz ve Denizköy Mahallesi sakinleri katıldı.
Stratonikeia ve Lagina kazılarında geleceğin restoratörleri yetişiyor
13 Mart 2026 Cuma - 08:33 Stratonikeia ve Lagina kazılarında geleceğin restoratörleri yetişiyor Muğla’nın Yatağan ilçesinde yer alan ve Karia bölgesinin en önemli antik kentleri arasında gösterilen Stratonikeia Antik Kenti ve Lagina Antik Kenti’nde yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları, yalnızca tarihi gün yüzüne çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda geleceğin restoratörlerinin yetişmesine de katkı sağlıyor. Pamukkale Üniversitesi Buldan Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı öğrencileri, Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi tarafından yürütülen kazı çalışmalarında aktif olarak yer alıyor. Öğrenciler, 3+1 İSME programı kapsamında sahada gerçekleştirilen koruma ve onarım uygulamalarını uzmanların kontrolünde öğreniyor. Dünyanın en büyük mermer kentlerinden biri olarak bilinen Stratonikeia Antik Kenti, Helenistik dönemden Osmanlı dönemine kadar birçok medeniyetin izlerini taşıyan önemli bir yerleşim olarak dikkat çekiyor. Lagina Antik Kenti ise antik dönemde Tanrıça Hekate’ye adanmış önemli bir kutsal alan olarak biliniyor ve Stratonikeia ile antik çağda kutsal bir yol ile birbirine bağlanmasıyla öne çıkıyor. Kazı alanında yürütülen çalışmalar sayesinde öğrenciler, tarihi yapıların korunması ve restorasyonu konusunda hem teorik hem de uygulamalı eğitim alarak kültürel mirasın korunmasına katkı sağlayacak donanımlı restoratörler olarak yetişiyor.
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda basın mensupları için sahur programı düzenlendi
13 Mart 2026 Cuma - 05:47 AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda basın mensupları için sahur programı düzenlendi AK Parti İstanbul İl Başkanlığı ‘Ramazan Etkinlikleri’ kapsamında İstanbul’da çalışan basın mensuplarıyla sahur etkinliğinde bir araya geldi. İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir’in ev sahipliğinde AK Parti İstanbul İl Binası’nda gerçekleşen Medya Sahuru Programı’na İstanbul basınının temsilcileri yanı sıra AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar da katıldı. "Aslında biz dava arkadaşıyız" Etkinlikte açılış konuşmasını yapan İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Hamdolsun güzel bereketli bir Ramazan ayını bu sene ülkemizde idrak ediyoruz. Güzel bir gecede sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Böylesine güzide bir topluluğa ev sahipliği yapıyor olmak bizler için de büyük bir mutluluk bunu özellikle paylaşmak istiyorum. Faruk Başkanımız, İstanbullu kendisi. Biz kendisiyle İstanbul’da birçok toplantı icra ettik kendisiyle. Allah razı olsun, Genel Merkez Medya ve Tanıtım Başkanlığımızın her daim desteğini İstanbul teşkilatımız en üst ölçekte kendilerinden alıyor. Kendisi ve kıymetli ekibine hem katkıları hem de katılımları için özellikle teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Bir diğer özel teşekkürü de siz kıymetli basın mensuplarımıza etmek istiyorum. Aslında biz dava arkadaşıyız. Ülkemizin geleceği adına hep birlikte farklı alanlarda mücadeleler yürütüyoruz. Siyasetçinin işi zordur, zaman ve mesai mefhumu yoktur ama gazetecinin de basın mensubunun da aynı şekilde zamansız ve mekansız bir çalışma disiplini vardır. Hatta ölümü dahi göze alan ve şehit olan birçok basın mensubumuz olmuştur. Bu vesileyle Rahmet-i Rahman’a kavuşan, görev başında şehit olan geçmiş dönem basın mensuplarımıza da yüce Allah’tan rahmet diliyorum. İnşallah daha güzel bir Türkiye için, daha güzel bir bölge için, daha güzel bir dünya ve gelecek için hep birlikte bu güzelliği daha da büyütecek bir anlayışı kol kola, gönül gönüle yürüteceğiz diyorum. Tekraren teşrifleriniz için, bu salonu şenlendirdiğiniz için ve bizleri burada yalnız bırakmadığınız için hepinize şükranlarımı sunuyorum." dedi. "Şu anda AK Parti’de 94 ruhu havası var" AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar ise, "Ben iletişimin değişik alanlarında bulunan siz değerli arkadaşlarıma, meslektaşlarıma teşrif ettiğiniz için, beraberce bu güzel havayı soluduğumuz için öncelikle teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz sefalar getirdiniz. Bu Ramazan bir gazeteci arkadaşımız beni aradı ve dedi ki, ‘94 ruhu diye bir ezber var buna tekrar dönebilir misiniz diye düşünürken, Şu anda AK Parti de bir 94 ruhu havası var. Siz ne yapıyorsunuz?’ dedi. Ben de Abdullah Başkanımın anlattıklarını ona anlattım. ‘Kadın kolları sahada, gençlik kollarımız sahada. Teşkilatımızın her bireyi ’Bu ramazanda sıkılmadık el bırakmayacağız, muhatap olacağımız tüm ilgili paydaşlarımızla bir araya gelmeye gayret göstereceğiz’ dedik. Sizin vesilenizle de bunu toplumumuzla paylaşmaya gayret gösterdik. Tabi Cumhurbaşkanımızda buna önderlik ettiği için, her akşam bir program yaptı, ilgili bir paydaşla bir araya geldi. Hepimiz de buradan aldığımız ilhamla bugün ben basından, medyadan sorumlu kişi olarak, AK Parti’nin iletişiminin sorumlusu olarak bugün ilgili paydaşlarımla bir araya geliyor olduğum gibi hepimiz bu dokunuşları yapmaya ilgili paydaşlarla bir araya gelmeye gayret gösterdik. Buraya gelmeden önce Cumhurbaşkanımız henüz İstanbul’a inmişti. Abdullah Başkanım kendisini karşıladı. Ben erken gelip iletişim fakültesi öğrencilerimizle birlikte iftar yapmıştım. Kendisi buraya da gelecekti ama ben, ‘Efendim bugün İstanbul’da bulunan arkadaşlarımla bir araya geleceğim dedim. Her birinize ayrı ayrı selam gönderdi. Ben de vekili olarak çok büyük bir selamı size iletmiş oldum. Kadir Gecesi’ni bulmaya çalıştığımız bir dönemdeyiz. Rabbim bu manevi iklimi oluşturmaya sebep olan bu duygu çerçevesinde huzurlu bir bayram geçirmemizi de nasip etsin. Bizim mekanımız belli. Ankara’da Söğütözü’nde AK Parti Genel Merkezi diye bir mekan var. Burada her birinize söylüyorum. Her bir arkadaşım AK Parti Genel Merkezi’nin 6. katındaki Tanıtım ve Medya Başkanlığı’nda bir odası olduğunu bilsin, her daim size kapımız açıktır," diye konuştu.